Mehmet Tayfun MOĞOL

Mehmet Tayfun MOĞOL


OTOMOBİL UÇAR GİDER

26 Eylül 2019 - 19:03

OTOMOBİL UÇAR GİDER                                                                                                                       26.09.2019

Otomobil uçar gider/Ömrüm gibi geçer gider/Ben talihin peşindeyim/Talih benden kaçar gider.Saygı değer okurlarım talihin sizden kaçmadığı güzel günler dilerim.Çocukluğumuzda çok bilinen bu şarkının sözlerini yazan Vecdi Bingöl’e Bestesini yapan Münir Nurettin Selçuk’a Rahmetler dilerim.

Başlıktan da anlaşılabileceği gibi bugünkü konumuz otomobil ve güvenli sürüş.Sonbahar mevsiminin başladığı bu günlerde hava değişimleri;İnce ince yağan yağmurlar ,ağaçlardan koparak uçuşan pastel renkli yapraklar bu doğal tuvaldeki resmi tamamlar.Bu mevsim Otantik tarzda bezenmiş bir cafede Rodrigonun Gitar konçertosu efekti ile kahvesini yudumlayan naif yazarlar ve şairlerler için esin kaynağı olmaktadır.Bu hüzünlü atmosfer içlerindeki gizli  romantizm hislerini ortaya çıkartıyor olabilir.Ama bu romantik koşulların araç kullanma üzerine yaptığı olumsuz etkileri unutmamak gerekir.Islak zemin,yağış nedeni ile görüşün kısıtlanması ve rüzgar aracı güvenli bir şekilde yürütmeyi zorlaştırabilir.otomobiller lastikleri vasıtası ile yere tutunur ve motordan gelen gücü yola aktarır.Lastiğin ebadına göre ortalama yere basma  yüzeyi yaklaşık 15*15 cm.kadardır 1500 kg. Bir aracın bu alana yaptığı baskı 375 kg. Kadardır.Lastikler belli ısı derecelerine düşüldüğünde mikalaşma (sertleşme)eğilimi gösterir.Lastik dişlerinin de verilen ölçülerin altına düşmesi yola tutunmayı zorlaştırır.Bu bakımdan 1-Mevsimine göre lastik 2-Araca uygun jantlar 3-Lastik ölçülerine göre hava kullanılmalıdır.Hava basıncı ayarsız olursa tekerleğin yola bastığı alan yuvarlanma katsayısı ve sürtünme katsayısı değişecektir.Bu da yol tutuş,yakıt ekonomisi ve lastik ömrü üzerinde olumsuz etki yapacaktır. Trafikte hergün örneklerini gördüğümüz; iki tekerlek arasındaki açıklığı genişletmek için negatif offset* jantlar,geniş lastik ve jantlar bilinçsizce kullanılmaktadır.

Sürücünün başına gelebilecek önemli olaylardan biride otomobilin kaymasıdır.Eğer sürücü bu kaymaların bertaraf edilmesi için soğukkanlı davranarak doğru müdahalede bulunacak pratiğe sahipse tehlikeli durumdan kolayca çıkabilir.Tekerlekler özellikle virajlarda çok azda olsa kayma eğilimi gösterir ve biz bunu fark edemeyebiliriz.Kayma 2 çeşit olabilmektedir Understeer (Ön tekerleklerin kayması)Owersteer (Arka tekerleklerin kayması) Ön veya arka tekerleklerin kayma açısının hangisi büyükse o ismi alır.Viraja hızlı girildiğinde Ön tekerleklerden kaymada santrfüj kuvvetinin etkisi ile aracı dışa çekmeye başlar bu durumda direksiyon ile oynamak ön tekerleklerin tutunma kaybını artıracaktır.En olumlu hareket gaz pedalını yavaş yavaş bırakmaktır.(Hızlı gaz kesildiğinde araçta ağırlık transferi olacağından dengesi daha çok bozulabilir) Ara ara çok hafif frenleme yapılabilir.Owersteer oluşmaya başladığında ise aracın arka tekerleklerindeki kayma açısı artarak arkası sağa veya sola doğru gelmeye başlar bu durumda arka taraf hangi yöne kayıyorsa direksiyon o yöne çevrilerek araç düzeltilebilir.Önden çekişli araçlar genellikle Understeer Arkadan çekişli araçlar Owersteer kaymaya meyillidirler.Bu kaymaların baş sebebi virajlara hızlı girerek tekerleklere binen toplam  kuvvetlerden( Araç ağırlığı,merkezkaç kuvveti,sürtünme katsayısı) daha fazla motor gücünün tahrik tekerleklerine iletilmesidir.Aktif gövde sistemleri,ABS,ASR gibi güvenlik uygulamaları siz tehlikeli sürüş eğilimi göstermeye başladığınızda önlem alarak tehlikeyi bertaraf etmektedir.Fakat ülkemizde kullanılan araçların %34 ü 16 yaş ve üzeri %51 i 12 yaş üzeri olduğu için güvenlik sistemlerinin her araçta mevcut olduğunu söyleyemeyiz.

Trafik kazalarının %97 sebebi sürücü kaynaklı hatalardır.Sürücülerin bilinçsiz olması kendini aracını ve trafikteki diğer insanları gereksiz riske atmaktadır.Ölümlü kazalarda verilen cezaların caydırıcı olmaması da sorunların çözümüne yardımcı olmamaktadır.Sürücüleri eğitmek gereği inkar edilemez.(Genel fizik,matematik)  sürücü adaylarında düşünme yetisi,problem çözme yeteneği aranmalıdır. Sürücü 90 km/s.hızla 200km/s hız arasındaki seyrinin farkını bilmesi gerekir.90 km./s Hızla giden araç saniyede 25 m.yol almaktadır.İntikal ve reaksiyon zamanı 2 saniye düşünüldüğünde araç 50m. Yol almıştır.100 m. İlerideki tehlikeli alana 50 metre kalmıştır bu aralığı fren mesafesi olarak kullanabilir.200km/s hız yapan araç saniyede 56m. Yol almaktadır.2 saniyelik intikal ve reaksiyon zamanında araç 110 m.ilerleyecektir.Yani 100 m.ilerideki tehlikeli bölgenin 10m.içinden geçmiş olacaktır.2 saniyelik süreler en iyi olasılıklardır ve sürücüyü etkileyebilecek engeller gözardı edilmiştir. Ortalama bir aracın 90 km.ile durma mesafesi 51m.dir.Araç ağırlığının artması,asfaltın durumu ,yağışlar ve lastik durumları fren mesafelerini artırmaktadır.

Araçların güvenliğini test eden Euro NCAP  adlı kuruluşun crash(Çarpışma) testlerinde çarpışma hızı 64 km.dir. Alüminyum peteklere araç burun genişliğinin %40 lık bölümü ile çarptırılıyor.Araçlar bu süratlerde önemli hasarlar alıyorlar daha yüksek hızları düşünmek bile istemezsiniz.

Yüksek süratlerde en büyük handikap “Hız körlüğüdür.Hız ve görüş açısı ters orantılıdır.Hız arttıkça görüş açısı daralır.Sağlıklı bir göz hareketsizken 200 derecelik açıyı çok rahat algılar ayrıntıları gözlemler.Hız 35 km./s te görüş açısı 104 derecedir.130km./s hızla giderken görüş açısı 30 derecedir.Sürücü hız arttıkça hız körlüğünün etkisinde kalır sadece uzağa odaklanır mevcut hızının daha düşük olduğu yanılgısına düşer.Virajlarda ,hız limitli yollarda tehlikeye maruz kalır.Hız körlüğünde yolun kenarındaki canlılar nesneler ve gelebilecek tehlikeler algılanamaz.

 

Kazalarda sürücüyü ve yolcuları sabitleyen savrulmayı önleyen en önemli unsur emniyet kemeridir.Bilhasa arka koltukta oturanlar “Ben arkadayım önemli değil”diye bağlanmamakta ısrar etmektedirler.Kazalarda %55 arka koltukta kemer bağlamayanların ön cama çarpması ve dışarı fırlaması ile can kaybı olmaktadır.Emniyet kemeri takılmayan koltuklarda ve çevresinde airbagler açılmamaktadır.

Bazı bilinçsiz sürücüler yakıt tasarrufu için yokuş aşağı yollarda vitesi boşa almaktadırlar.Otomatik arabalarda tekrar vitese alırken arızalara neden olmaktadır.Yeni nesil arabalarda sürüş modları tasarlanmış ve seçeneklere göre süspansiyonlardan direksiyona, gaz tepkilerine kadar araba kendisi ayarlamaktadır. Giderken boşa almak tüm işleyen sistemi devre dışı bırakmak anlamındadır.Manuel arabalarda ise boşa alındığında rolantide bile olsa araç yakıt tüketir fakat en üst viteste gidildiğinde tekerleklerle motor bağlantısı bulunduğundan silindirlerin çalışması için yolun eğiminden faydalanılır yanma için minimum püskürtme yapılır daha ekonomik olur.Özetle bir kaçkuruş tasarruf etmek için bu tehlikeli araç hakimiyetini kısıtlayan eğilimden kaçınmak gerekir.

Tehlikesiz sorunsuz sürüşler dilerim.

*Lastiğe yandan bakıldığında dikey eksende lastiğin tam ortasından geçen çizgi ile jantın poryaya bağlandığı dikey eksendeki çizgi üstüste geliyorsa sıfır offset,bu çizgi içeride ise negatif offset,dışarıda ise pozitif ofset olarak adlandırılır.

https://youtu.be/xo7TrBbks2I

Bu yazı 532 defa okunmuştur.