Gazi Yüzbaşı Muhammet KEMALOĞLU

Gazi Yüzbaşı Muhammet KEMALOĞLU

[email protected]

30 YIL SONRA DİKİLEN BAYRAK

18 Ocak 2021 - 20:17 - Güncelleme: 18 Ocak 2021 - 22:38

30 YIL SONRA DİKİLEN BAYRAK

Azerbaycan ile Ermenistan arasında devam eden Karabağ savaşının akabinde yapılan Barış Antlaşmasının/Ateşkesinin üzerinden 12 gün geçti.
Bu savaşı ve ardından barış sürecini değerlendirirken, hep  “Neden Türkiye masada yok (hala bu konuda bazı tereddütlerimiz bulunmakta)?” diyorduk.
Ama masada olmayan asıl başka birisiydi.
Rusya, Ermenistan, Azerbaycan, Türkiye bu kangren olmuş yaranın, işgal edilmiş toprakların geleceğinin ne olacağı ile alakalı planların merkezindeydi. Hatta bu merkez etrafında, İsrail, Fransa vb. bazı Avrupa ülkeleri de bir vesile ile varlığını göstermeye çalışıyordu.
Pakistan uzaktan Azerbaycan’ın yanında olduğunu en yüksek seviyede dile getiriyordu.



Bölge haritasına baktığınızda burada bir ülkeyi daha görürsünüz.
İran.
İran, 999 yılında Karahanlı hakimiyeti ile başlayan ve Seyid Cafer Pişeveri ve Azerbaycan Milli Hükümeti (1945-46)’ne kadar aralıksız Türk hakimiyetinin/Türk Devlet yönetimin hüküm sürdüğü toprakların adı.
İran, farklı bileşenlerden meydana gelmiş bir ülke. Nüfusunun yarısından fazlası Türk. Hem de Azerbaycan Türkleri, Türkmenler, Horasan Türkleri, Kaşkay Türkleri, Afşar Türkleri, Kaçar Türkleri, Karapapak Türkleri, Kazak Türkleri, Şahseven Türkleri, Bayat Türkleri, Şamlu Türkleri ve Sungur Türkleri vb..  1000’lerce yıllık devletleri (İskitler, Ak Hunlar, Hazar İmparatorluğu, Gazneliler, Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Irak Selçukluları, Kirman Selçukluları, İldeniz oğulları, Harezmşahlar Devleti, Karakoyunlu Devleti, Akkoyunlu Devleti, Safevi Devleti, Afşar Devleti ve Kaçar Devleti) ellerinden alınmış, okulları kapatılmış, Türkçe isim verme/alma hakları gasp edilmiş, Türkçe konuşması yasaklanmış Azerbaycan Türkü.
Karabağ Savaşı başladığında, İran önce şaşkınlık devresine girdi. Azerbaycan’ın bu savaşta bu kadar etkin, caydırıcı ve yok edici bir tarzda hareket edeceğini tahmin edemiyordu. Azerbaycan’ı 1990’ların Azerbaycan’ı olarak hafızasına işlemişti.
Bu devrede Rus Savaş uçakları ile diğer Rus askeri araçlarının ermenistan’a geçişi konusundaki tavrı Azerbaycan aleyhineydi.
İran, 30 yıldır süren statükonun devamından yanaydı. Hatta İran-Ermeni ilişkilerine baktığımızda, tavrı Ermenilerden yana idi.
Güçlü bir Azerbaycan tehlikesi vardı ve var olması İran için bir sorundu.
Azerbaycan’ın zaferi, “Bütöv/Büyük Azerbaycan”ın kurulmasına giden yolun başlangıcı olabilirdi.
Korku.
Ekim ayı itibariyle başta Tebriz olmak üzere İran’da, özellikle Azerbaycan Türklerinin yaşadıkları şehirlerde Azerbaycan’a destek gösterileri/mitingleri/toplantıları yapıldı.
"Karabağ bizimdir bizim olacak", "Norduz kapatılmalıdır" ve "Ermenistan'a destek cinayettir" sloganları atan göstericiler Azerbaycan'ı desteklerken, İran ile Ermenistan arasındaki Norduz Sınır Kapısı'nın kapatılmasını istediler.İran’da “Karabağ bizimdir! Yaşasın Azerbaycan!” sloganları daha da güçlü atılmaya başlanmıştı.
Birde İran üzerinden ermenistan’a silah yardımı yapılıyor haberleri/görüntüleri yayılınca, İran üzerinden ermenistan’a giden askeri araçlar yakılmaya başlanmıştı.
Bu da Tahran'ın en azından söylem olarak geri adım atmasına yol açtı.
Ve
Ali Hamaney, “Karabağ şüphesiz Azerbaycan toprağıdır. Azeri ordusunun yanındayız.” demek zorunda kaldı.
Ancak bu durum günü kurtarma politikasının/siyasetinin ürünüydü.
İran hiçbir zaman Azerbaycan’ın yanında olmamıştı.
İran, yakın ilişki içinde olduğu Rusya’yı karşısına almak (ABD karşıtı blokta olduğu için) istemiyordu.
İran, İsrail ile iyi ilişkiler içerisinde olan Azerbaycan’ın zaferinin kendisinin sıkıştırılacağı planın bir parçası olduğunu değerlendiriyordu.
İran, kuzey sınırını Ermenilerle dengelemeye çalışıyordu. Türkiye ile Azerbaycan ve hatta çevre gerisi/hinterlandının/priferinin ilişki kurmasını bu kanca ile önlemeye çalışıyordu.
İran'ın Türkiye'nin Azerbaycan üzerindeki toplumsal, siyasi ve kültürel nüfuzunun ve etkinliği göz önünde bulundurarak, Ermenistan'ın Karabağ'dan tamamen çekilmesini özellikle söylemiyor. Birçok açıdan Azerbaycan, İran için bir risk oluşturuyor. Bu sebeple Ermenistan'ı kaybetmek istemiyor.  İran kesinlikle bu işgalin Azerbaycan lehine sonuçlanmasını istemiyor. İran, Karabağ sorunun çözümünü (çözümlenmemesini) Minsk Grubu vasıtasıyla olmasını istiyordu.
30 yıldır yarayı iyileştiremeyen diplomasi.
Bunların hepsini bilen İran, Azerbaycan ordusunun şanlı taarruzu sonucunda (Hankendi, Hocalı, Hocavend, Ağdere ve Meğri-Zengezur Hattı, tamamen Azerbaycan lehine çözülürse) bölgenin kaybedeni oldu.
Çünkü, İran,
  1. Türkiye, Azerbaycan, Rusya ve Ermenistan’ın taraf olduğu Antlaşma ve faaliyetlerde yoktu.
  2. İran’ın 30 yıldır istediği, desteklediği statüko Azerbaycan ve diğer taraf ülkeler tarafından ortadan (hala belli açık sorunları bünyesinde taşısa da) kaldırıldı.
  3. 1918 yılında bölgeden çekilen Türkiye, artık yeniden Kafkaslardaydı, Azerbaycan’daydı, Nahçıvan’daydı. İran, hiçbir zaman Türkiye’nin doğuya yönelik hareketlerini olumlu karşılamamıştı.
  4. Rusya, Ortadoğu’da olduğu gibi Kafkaslarda da Türkiye ile (taban tabana zıt algı ve kararları olsa da) iş birliğini tercih ediyordu.
  5. İran- Azerbaycan sınırının Azerbaycan lehine (haklı olarak) genişlemesi, İran’ın cephe hattının konumu ve kararlarını da etkiledi.
  6. Özellikle, Nahçıvan-Bakü ulaşım hattının güçlenmesi, Nahçıvan’ın, Türkiye ve Bakü ile olan ilişkisini güçlendirdi. Ticari güzergah kuzeye kaydı.
  7. İran, yıllarca, kuzey komşusu (Azerbaycan’ın kuzeyi, güneyi de İran’daki topraklar için kullanılmaktadır) için güçsüz, hiçbir şey yapamaz, toprakları işgal altında, siz kime özeniyorsunuz diyerek, bünyesinde yaşayan 40 milyon Azerbaycan Türkü üzerinde psikolojik fars üstünlüğü sağlamıştı. Karabağ Savaşı, İran’da yaşayan Türkler üzerindeki bu korkuyu yıktığı gibi, orada yaşayan Türkler, biz de kuzeydeki kardeşlerimiz gibi yapabiliriz demeye başladı.

Bu kayıpların yanında İran, yıllardır unuttuğu bir görevi yerine getirmeye başladı.

İran, kendisi ile aynı kıbleye baş koyan, aynı Allah’a inanan kardeşlerinin toprakları işgalde iken sınır bölgelerine İran bayrağını asmaktan imtina ederken, Azerbaycan Mehmetçiğinin başarıları ve sınır hattına yerleşmesini müteakip, İran bayrağı Azerbaycan-İran sınırlarında görülmeye başlandı.
Bazen düşman olarak gördükleriniz size, sizi bile hatırlatır.











 

Bu yazı 683 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum