Fuat YILMAZER

Fuat YILMAZER


Türkiye güçlü olmadıkça sorunları bitmez

19 Ağustos 2020 - 10:58

“Tarihimiz büyük, kendimiz büyük, vatanımız çok önemli bir yerdedir, bunun üzerinde bugün millet olarak biz fakir, teşkilatsız, perişan bizi bırakmazlar, korkuyorum. Halen bu korkuyu taşıyorum. Bu kadar kıymetli topraklar üzerinde,  tarihte bu kadar büyük işler yapmış olan bir millet süratle kalkınıp kendini toparlayamazsa korkuyorum, tehlike var. Bunu anlatmak için yazıyorum.”

Başbuğ Alparslan Türkeş 12 Eylül mahkemelerinde ABD’nin bizim çocuklar dediği kişilerce yargılanırken, hem onlara ders vermek, hem de tarihe not düşmek adına bunları söylemişti.

14 Ekim 1981 günü yapılan duruşmada bunları söylerken sanki bugünlerde olacakları da öngörmüş gibi.

Coğrafyası ve tarihi nedeniyle düşmanlıkları üzerine çeken Türk Milleti yine zor krizlerle mücadele etmektedir. Sınırlarımızın dört bir yanı yangın yeridir. Bunların çoğu da bizimle doğrudan ilintilidir. Güneyimizde uzun süredir bizi meşgul eden olaylardan sonra şimdide Rum-Yunan ikilisi aldıkları işaret sonucu Akdeniz’i karıştırmaya başladırlar.

KRY (Kıbrıs Rum Yönetimi) 2003 yılında Mısır’la Münhasır Ekonomik Bölge anlaşması imzaladı. 2007 yılında da Lübnan’la, 2010 yılında da İsrail’le.

Buna karşılık KKTC bu anlaşmaları tanımadığını ilan etti. Türkiye yapılan bu anlaşmalara tepkisiz kaldı.  Daha sonra 2011 yılında Türkiye KKTC ile kıta sahanlığı anlaşması imzaladı. Gelişmelerin farkına varılmış olmalı ki Türkiye 2019 yılı Kasım ayında Libya ile MEB anlaşmasını imzaladı ve önemli bir yol almış oldu.

Mısır’la da aynı anlaşma için çalışmalar yaparken 2013 yılında Sisi’nin darbesinden sonra irtibat kesildi.

Türkiye ve KKTC tarafında bu gelişmeler yaşanırken Yunanistan tarafında da öngörülü bir çalışma yoktu. Yunanistan GKY ile böyle bir anlaşma için çalışma yapmadı. Son zamana kadar da Akdeniz’de Münhasır Ekonomik Bölge ilan etmedi. Ama daha sonra Münhasır Ekonomik bölge çizgisini de inanılmayacak kadar bencilce çizdi, Girit ve Kıbrıs adasının ortasına kadar olduğunu savunmaya başladı.

Kabul edilmesi mümkün olmayan bu çizgiye Türkiye tepki gösterdi. Son krizde bir ara Türkiye ve Yunanistan sorunlarla ilgili müzakere yapmayı kabul etmişlerdi. İmzalama görüşmesi aşamasına geldiğinde Yunanistan beklenmedik bir hamle ile Mısır’la anlaşma yaptı ve Türkiye’nin Kıta sahanlığını Antalya önünde ince bir koridor şeklide görmesi bardağı taşıran son damla oldu. Şimdi kriz bilinen noktaya taşındı.

Yaramaz çocukla aramızdaki anlaşmazlık kolay çözülecek gibi değildir. Uzun, karşılıklı salvolar ve müzakere dönemi başlayacağını söyleyebiliriz.

Yazının başında da belirtildiği gibi bu bölgede ve Anadolu coğrafyasında yaşayan devletin rahat yaşaması mümkün değildir. Hele adı Türk devleti de Türkiye olursa daha dikkatli olmak zorundadır. Rahat yaşaması Türkiye’nin çok güçlü bir devlet olmasına bağlıdır. Askeri ve ekonomik güç siyasi müzakerelerde krizi çözme becerisine sahiptir.

Güçlü, daha güçlü devlet olmak dileği ile...

Bu yazı 899 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum