Erkan AKBALIK

Erkan AKBALIK

[email protected]

“YANIK VE FELAKETDİDE MANİSA BELİNİ DOĞRULTMAK ÜZERE”

25 Mayıs 2018 - 12:26

“YANIK VE FELAKETDİDE MANİSA BELİNİ DOĞRULTMAK ÜZERE”

            Manisa tarihinin en acı yılları hiç şüphesiz 1919-1922 arasıdır desek abartmış olmayız. Bu üç yıl zarfında çeşitli mezalime maruz kalan Manisa, şanlı Türk Ordusunun 8 Eylül 1922 günü işgalcileri önüne katarak İzmir’e doğru sürmesi ile özgürlüğüne kavuşmuştur. Fakat bu yıllarda çekilen acılar maalesef maddi ve manevi olarak ağır izler bırakmıştır. Manevi travmayı, yorgun ve mahzun dimağlardan atmak uzun sürerken maddi zararları giderici işlemler hemen başlatılmıştır.

            Şehirden kaçarak gitmek zorunda kalan işgalciler, ellerindeki son kozu da kullanarak ne kadar zarar verirlerse o kadar kar olacağı inancıyla, son 3 günlerini, kundaklama, yağma, vatandaşa zulüm ve akla gelmeyecek işkenceler uygulayarak geçirmişlerdir. Yangın Manisa’nın hemen hepsini yok etmiştir. Kurtulan kısım şehir geneline bakıldığında yok denecek kadar azdır.

            Tabii olarak yangın sadece sivil değil kamu binalarını da yok etmiştir. Hükümet Binası örneğinde olduğu gibi hem dinamitle patlatılmış hem de yakılmıştır.

            Yangın sonrası, elde bir şehirden çok bir harabe ve hayalet şehir kalmıştır. Şehri küllerinden yeniden ayağa kaldırmak adına 1923 yılında açılan bir ihale ile Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk imar planı Manisa için uygulanmıştır. Plan bir Fransız firmaya çizdirilmiştir. Planda tramvay hattının bile yer alması yeni kurulacak şehir için heyecan vericidir. Fakat muhtelif sebeplerden dolayı bu plan uygulanmamıştır.

            Şehirde öncelikle enkazdan kurtulmak için hafriyat çalışması yapılmıştır. Arkasından başta çarşı bölgesi, olmak üzere merkezi yerlerin onarım ve yeniden inşasına başlanmıştır.

            O günleri en iyi anlama yollarından birisi de dönemin süreli yayınlarını takip etmektir. 30 Haziran 1924 tarihli Anadolu Gazetesi’nde yer alan bir röportaj da Mimar Kemal Bey Manisa hakkında kendisine yöneltilen sorulara cevap veriyor. Gazetede yer alan haber şöyledir;

Anadolu, 30 Haziran 1340 (1924), no 3114

YANIK VE FELAKETDİDE(Felaket görmüş)  MANİSA BELİNİ DOĞRULTMAK ÜZERE

Yeni inşaat hakkında mimar Kemal Beyin Anadolu’ya şayan-ı dikkat ve

Mühim beyanatı

Manisa, 26 Haziran 1340

Seyyar muhabir-i mahsusumuzdan:

Manisa vilayetinin emrü imarında canlı bir faaliyet gördüğümden inşa edilmekte olan hükümet binasına nezaret etmekte bulunan vilayet mimarı Kemal Beyin "Anadolu"ya lütfet­tikleri izahatı yazıyorum.

  • Merkez-i vilayet mimarı olmanız hasebiyle alakadar bulunduğunuzu bildiğim için ka­za merkezlerinde inşa edilecek mektepler hakkındaki fikirlerinizi sormak isterdim?
  • Alaşehir, Salihli, Kasaba’da inşa edilecek mektepler aynı kardeştir. 31 metro yüz, 22 metro derinlik olmak üzere 682 metro murabbaı (metre kare) topluyor. Plan ve cephe itibariyle gayet sa­de ve milli bir tarzdadır. Öyle girintili çıkıntılı planların tatbikini ve ziynettar ornemanlarla (süsleme) bir süs cazibesi aramıyoruz. Kabil-i inşa olsun.
  • Metro murabbaı (metre karesi) bittahmin kaç liradır?
  • Keşfimize göre beher metro murabbaı (otuz beş lira) kadar oluyor. Şirketlerden birçok talip çıkmakla bu fiyatı az görenler de vardır. Mamafih biz onların fazla menafiine firifte (kandırılmış) ola­cak değiliz. Kendi iktisadımızı düşünüyoruz.
  • İnşa edilmekte olan hükümet binası eski şekil üzere midir?
  • Biz mevcut zemin katının esas plan tertibatı üzerine yeni binayı kuruyoruz. Mamafih planda bazı tadilat olmakla beraber eski Grek tarzını tamamıyla bir Türk kisvesine sokuyo­ruz.
  • Çarşıda yeni yapılmış olan binaları, bir mimar gözüyle nasıl bulursunuz?
  • "Lüks" işler midir, bilmem; nazar-ı firib (göz aldatan) olsun diye mi böyle renk renk, cicili bicili mo­zaik taklidi yapmışlar. Gülüncü buna bir de (Maşallah) kondurmuşlar. Mamafih aynı çarşı­da Mühendis Ziya Beyin yaptığı binalarda tarz-ı milli biraz ihmal edilmiş ise bile hiç olmaz­sa bir ahenk ve tenasüp vardır.
  • Numune evler hakkında ne dersiniz?
  • Kapanık kasvetengiz şekliyle eski Asur devri asarını andıran bir mabet.
  • Beton blok imalathanesinin faaliyeti hakkındaki fikriniz?
  • Bu imalathanede mozaik çiniler, alafranga kiremitlerin en metin ve zarif modelini ma­kinelerle çıkarmağa başlamışlardır. Memleketimizde böyle bir müessese-i sınaiyenin vücu­dunu ve çoğalmasını en ziyade arzu eden muhterem belediye reisimiz Bahri Beyefendinin daima teşvik tergibleridir ki fünun ve sanayi erbabına memleketi hevesle sevdiriyorlar. Ma­nisa’da bugün her vilayetten ziyade mütehassıs erbab-ı fen mevcuttur.
  • Yeni bir darüssınaa küşadı (açılışı) hakkındaki malumatınıza müracaat edebilir miyim?
  • Efendim asar-ı milliye-i mimarimizden olan Sultan [Muradiye] camiine ait kütüphane binası tamir edilerek bir imalathane oluyor. İstanbul Sanayi inşaat Kalfa Mektebinden mezun genç sanatkârlar burada Himaye-i Etfal namına çalışacaklardır. Demircilik, marangoz­luk için mükemmel makineler celp edilmiştir. Biraz faaliyet devresinden sonra İzmir’deki gibi burası da bir "Sanatlar" mektebi olacaktır.
  • Nafia yolları hakkında bildiğiniz?
  • Affedersiniz bana ait olmadığı için bilemiyorum. Mamafih sermühendisimiz muhterem Hami Bey çalışkan bir zattır. Genç meslek arkadaşlarını daima vikaye ederek vazifesine çalıştırır bir idare âmiridir.
  • Şayan-ı iftihar ve takdir bir valiniz olduğunu görüyorum.
  • Valimiz Müştak Lütfi Beyefendi bizden alkış bekleyip aramazlar. Kendi ciddi mesai-i fa­aliyetlerinde hakkıyla koşanı çalışanı severler Memleketin emr ü imarı hususunda büyük hizmetleri daima hürmet ve şükranla yâd edilecektir.

Hüseyin Muammer”[1]

Erkan AKBALIK

Kaynakça:

 

 [1]

 
  


     Zeki ARIKAN,  İzmir Basınından Seçmeler, 1923-1938
            1. Bölüm, S. 104-105, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayını

 

 

Bu yazı 1158 defa okunmuştur.