Erkan AKBALIK

Erkan AKBALIK

[email protected]

9 EYLÜL SON GÜNLERDE NELER YAŞANDI! ADIM ADIM ZAFERE GİDİŞİN GAZETELERE YANSIMASI ( 1 )

29 Mart 2018 - 21:03

9 EYLÜL

SON GÜNLERDE NELER YAŞANDI!

ADIM ADIM ZAFERE GİDİŞİN GAZETELERE YANSIMASI ( 1 )

            Basın yayın organları bir toplumun nabzının en rahat gözlemlenebildiği yerlerdir. Toplumların olaylar karşısındaki duygularını, tepkilerini ve düşüncelerini en iyi yansıtabildikleri zemin hiç şüphesiz basın yayındır. Özellikle gazeteler, televizyonların ve radyoların olmadığı yıllarda vatandaşın tek haber kaynağıdır. O yıllarda tabii olarak haberlerin gazetede yer alarak okurlara ulaşması günümüzdeki kadar hızlı değildi. Önemli bir haber, gazetenin merkezine ulaşır ulaşmaz hazırlanarak ilk baskıya yetiştirilmeye çaba harcanırdı. Okurlarda bu şekilde gündemi mümkün olduğunca hızlı ve yakından takip etmeye çalışırdı. Bazen vakanın ehemmiyetine göre ilave baskılar yapılırdı.

            9 Eylül 1922’de Türk Milletinin zaferi ile neticelenen Milli Mücadelemiz de dönemin gazetelerince adım adım takip edilmiş ve her türlü gelişme süratle okurlara ulaştırılmıştır.  Bu gazetelerden biri de “Hakimiyet-i Milliye” gazetesidir. Bu gazete günlük yayınlarında Türk Ordusunun kutlu harekâtını adım adım ve her yönden takip ederek vatandaşlara duyurmaya gayret etmiştir. O günleri bize hissettiren haberler günümüzde de okunduğunda ciddi bir heyecana sebep olmaktadır. Adeta bizi o günlere götürmektedir. Ayrıca bu haberlerde bildiğimiz kitabi bilgilerin dışında ayrıntı gibi görünen ama bir o derece önemli bilgiler de alınabilmektedir.

            Bahse konu gazetede -tarihinin gereği olarak- Osmanlıca olarak verilen haberlerden bazılarının çevirisini yaptıktan sonra derleyerek sizlerle paylaşarak hem o günü gazete diliyle sizlere aktarmak hem de aynı heyecanı sizlere yaşatmak istedik. Çok aşina olunmayan bazı kelimelerin anlamlarını yanına parantez içinde vermenin faydalı olacağını düşündük.

9 Eylül 1922 Tarihli Hakimiyet-i Milliye Gazetesinden;

Son Dakika;

ORDUMUZ MUVAFFAKİYETLE İLERİ HAREKÂTINA DEVAM EDİYOR

6 Eylül 1338(1922) tarihli resmi tebligattır:

            Ordu sağ cenahta Bozüyük civarındaki harekât taarruzumuz muvaffakiyetle neticelenmiş ve Bozüyük tarafımızdan işgal olunmuştur. Bursa istikametinde takip devam olunmaktadır. Merkezde Simav istikametinde tard edilen düşman takip edilmektedir.

            Sol cenahta Salihli işgal eyledik ve Buldan, Nazilli mıntıkasını düşmandan tathir(temizlenerek) eyleyerek bir miktar top ve cephane ele geçirdik. Düşmanın Menderes civarındaki köyleri kemalen ihrak ettiği görülmüştür. El’an (hali hazırda), Buldan, Alaşehir ve civarındaki kurada (köylerde) yapmış olduğu mezalim ve tahribat tasvirin fevkindedir.

7 Eylül 38 (1922) tarihli resmi tebligattır:

            Sağ cenahta Yenişehir, kıtaatımız tarafından işgal olundu.

            Sol cenahta Ahmetli’yi işgal eden düşmanı garba doğru tard eyledik. Düşman gerek Salihli’’yi gerekse Salihli’ye civar olan bilcümle kura’yı yakmış ve bir mutad ahali-i müsellemeye (teslim olmuş) beşeriyette misli görülmeyen bir şenaat ve fecaatle katl ve ihrak eylemiştir.  (A.A)

MÜTTEFİKLER İZMİR’İ TESLİM ETMEK İSTİYORLAR

8-9 Eylül: (A.A)- Ankara telsiz istasyonu İzmir limanında bulunan Fransa’nın Edgar Gine (Edgar Quinet) kruvazörü telsizinden attığı tebliği almıştır.

            “İzmir müttefikin ceneral (general) konsolosları şehrin teslimi için en yakın Türk Kuvva-i muntazaması kumandanıyla derhal müzakereye girişmeği arzu ederler ve kendilerinin gönderecekleri mümessillere alelacele bir mahal-i mülakat tayinini rica ederler.”

BAŞKUMANDANIMIZ CEVAP VERDİ!

(10 Eylül tarihli gazeteden) Düvel-i müttefika İzmir ceneral (general) konsolosları tarafından şehrin teslimini müzakere etmek üzere bir mahal tayini hakkında Edgar Gine (Edgar Quinet) zırhlısı telsiz vasıtasıyla vaki olan müracaata başkumandanlık cenab-ı semiyyesince verilen cevap sureti bir vecizedir:

            “telgrafnameniz alındı. Mümessillerinizi İzmir-Turgutlu-Kasaba şosesiyle kasabaya gönderiniz. Bir yanlışlığa mahal kalmamak üzere otomobillerde beyaz bayrak bulundurmak muvafık-ı ihtiyat olur.   İmza: “Türk Başkumandanı”       (A.A)

            Fransız zırhlısından çekilen telgrafa Başkumandan’ın verdiği cevap bir siyasi ve askeri dehayı ortaya koyan en güzel örneklerdendir. Müttefikler çektikleri telgrafta müzakere ederek şehri teslim etmek istiyorlar. Fakat onlara verilen cevapta nazikçe müzakereye beyaz bayrak ile gelmeleri ikazında bulunuluyor. Bu nazikçe ikazın anlamı şudur. “SİZ ŞEHRİ TESLİM ETMİYORSUNUZ BİZ ALIYORUZ VE BEYAZ BAYRAK İLE MÜZAKEREYE GELEREK TESLİM OLDUĞUNUZU VE MAĞLUBİYETİNİZİ KABUL EDİYORSUNUZ.”  

2. Bölümde, Fransız zırhlısına giden Türk Komutanın aynı telsiz telgrafını bu sefer nasıl kullandığını ve gazetenin konu ile ilgili diğer haberlerini takip etmeye devam edeceğiz.

 

Erkan AKBALIK