Dr. Ahmet Yılmaz SOYYER

Dr. Ahmet Yılmaz SOYYER


SEKÜLER MİLLİYETÇİLİK

27 Haziran 2020 - 13:22

SEKÜLER MİLLİYETÇİLİK

Sekülarizm anladığım kadarıyla ferdin din ve dünya işlerini birbirinden ayırarak bir hayat sürmesidir. (Laiklik devletin dinden ayrılmasıdır). Her ne kadar kendimi milliyetçiden ziyade millî olarak görsem de bu konulara kafa yormuş bir olarak bir şeyler yazmak mecburiyeti hissettim. Bu meseleye kendimi ifadeye çalışarak gireyim: Tanrı'ya, yolladığı vahye ve getirene (peygamber) inanıyorum. Lâkin ben kutsal olanı derûnunda (kendi derinliğinde) yaşayan biriyim. Bir şeye başlarken besmele çekerim, günlük hayatımda Tanrı'ya sığınırım; dinle ilgili olsun olmasın klasik kültürümüzü severim; Mûsıkîyi, hattı, şiiri ve diğerlerini... İnternette sıklıkla gördüğünüz "beş soruyu cevapla karakterini öğren" anketlerine katılsam "Yeni Osmanlıcısınız" hükmünü yiyebilirim.

Ben Türk tarihini bir bütün kabul ederim. Öncelikle belge (delil) olarak Türkçe yazılmış metinlere dayanan tarihi (anıtlar, yazmalar vs) sonra bu dili konuştuğu muhtemel insanların yazı öncesi arkeolojik ve antropolojik buluntularına dayanan tarihi önemserim. Tarihi bana inandırılan bir şehir efsanesini kanıtlama peşinde koşmak yerine bulgulardan yola çıkarak anlama derdindeyim.

Gelelim asıl meselemize: dinî milliyetçilik ferdin kendisini kutsal metinlerde anlatılanlara göre ayarlaması ve böyle bir milliyetçilik anlayışını herkese dayatması mıdır? Bunun tek düzlemde böyle olduğu kanaatinde değilim. Şeyhime biat etmezseniz milliyetçi olamazsınız diyenleri de görmüş biri olarak bu kanaatte değilim. Çünkü bir tarikata müntesip, musalli ve hayatını kutsal metinlere göre tanzim ettiği halde milliyetçilik meselesinde benim gibi davrananları da gördüm. Bu meyanda kendisini seküler hatta lâdinî olarak tanımlayanların da "bir milliyetçi günlük hayatına din alanını karıştıramaz" dediğini de gördüm. Oysa ben kutsalı dine karıştırmamak ve başkasına dayatmamak taraftarıyım; elbette kutsalı reddedişi de... Hesap gününe ve tek başıma hesap vereceğime inanıyorum. Hal böyle olunca ona göre bir ahlak geliştirmek zorunda olduğumun bilincindeyim.

Milliyetçiden çok millî olduğumu söylemiştim; bana milliyetçilik hep lüzumsuz gevezelik gibi gelir, millîlik ise milletin kültürünü desteklemek ve geliştirmeye adanan bir ömürdür... Orhun kitabelerini okumamış, Divan-ı Lügati't-Türk'ü okumasa da yer yer karıştırmamış, bütün idarâkı ezberlediği sloganlardan ibaret olanlar çoğunlukla milliyetçilik adına boy göstermektedirler. Ben milletimin kültürünü hâl edinerek onlardan ayrılmak niyetindeyim.

İşte bütün bu çerçevede kendimi ne seküler ne de dinî milliyetçi hissediyorum. Ben millîyim...

A. Yılmaz Soyyer

Bu yazı 537 defa okunmuştur.