Celil ALTINBİLEK

Celil ALTINBİLEK

[email protected]

Turfan'da Medeniyet İzleri/ Türk Dünyasından

13 Aralık 2020 - 21:58 - Güncelleme: 14 Aralık 2020 - 18:53

Turfan’da Medeniyet İzleri / Türk Dünyasından

     Doğu Türkistan’ın kuzeyinde eski bir medeniyet merkezi olan Turfan şehri, etrafındaki yüksek dağlardan inen sularla verimli, tarıma ve yaşamaya elverişli bir vaha oluşturmuştu. Kuzeyinde, Turfan havzasında tarihi Türk şehri Beşbalık bulunmaktaydı. Kaynaklar, Turfan’ın, 460 yılında Töles Türk boylarının Ordugâhı yani merkezi olduğunu yazmaktaydı. “ Turfan vâhası Çin'den garba giden kervan yolu üzerinde ilk merhalelerden biri olarak, Garb illerinin kapısı" diye anılırdı. Bu civarlarda çeşitli Türk boyları yaşar, üzerinde çadır bulunan kağnılarla göç ederlerdi ve bu yüzden onlara Kanklı denirdi. Türklerin yaradılış efsanesindeki kutsal Kurt, Turfan’ın kuzeyinde bir mağaraya sığınmıştı. Turfan şehrini ele geçiren Tölesleri Göktürk Hakanı Bumin Kağan hâkimiyeti altına almıştı. Türkler Turfan vahasına Koço-Koçu demişlerdi. Bu bölgeler Çinlilerle Türkler arasında çetin mücadelelere sahne oldu, Töles boylarının önemli bir kısmını Uygurlar oluşturmaktaydı,  bunlar Göktürklerin On Oklar diye anılmış olan boylarından biriydiler, kah Göktürklerin kah Çinlilerin hakimiyetinde kaldılarsa da varlıklarını hep korudular, 745 yılında Uygurlar kendi devletlerini kurdular,  840 yılında devletleri yıkılınca, bir grup Uygur kabilesi doğuya gittiler ve 850 senesinde batıda Yar Hoto’yu doğuda ise Koço’yu merkez edinen Uygur Devleti kuruldu. Tufan sahasındaki Uygur Devleti 1209 yılına kadar varlığını müstakil olarak devam ettirdi, bu seneden itibaren Moğollara tabi olup, 250 sene kadar varlıklarını sürdürdüler. 900 sene  kadar tarih sahnesinde kalmışlardı.

     “Uygurlar beyaz keçe, çiçek motifleri ile işlemeli kumaşlar, yeşim taşından oymalar, altın ve gümüş kaplar, murassa kılıçlar imâlinde mâhir idiler. Ayrıca mûsikî sevgisi de bulunan Uygurlar kopuz ile kanun tarzında âletler çalar, dinî mâhiyette temâşâlar tertib ederlerdi.” * Uygur Devletinde, Çağatay Hanlarının gayretleriyle İslamiyet 1400 senelerinden itibaren yayılmaya başladı.1758 yılında Çin tarafından ilhak edildi hürriyet mücadeleleri kanlı yakıp yıkmayla bastırıldı.

    Uygurlar, İslam’dan önce var olmuş olan Mani Dini ve Budizm’in etkisinde kalmış çeşitli tapınaklar inşa etmişler, ileri seviyede kültür ve sanat eserleri bırakmışlardı. “Moğul imparatorluğunun bütün merkezlerinde olduğu gibi, Turfan'da da Moğullar bu kültürün te'sîrine girmişti. Turfan 'da bulunan Moğul devri yazma ve basma eserlerden anlaşıldığı üzere, Moğullar hem Uygur yazısını, hem de başlangıçta yazı dili olarak Türk dilini kullanmakta idiler.”*  Resim sanatında, ipekli kumaş imalinde, kültür sahası ve alfabesiyle üstün bir yer edinmişler, günümüze gelen birçok kitaplar yazmışlardı. Hatta medeniyet kelimesinin Türkçeleştirildiği düşünülen uygar kelimesinin Uygurlardan geldiği ifade edilmiştir.

   Daha sonra İslamiyet’i kabul eden Karahanlılar, Gazneliler ve diğer Türk devletleri de Uygurların tesirinde kalmışlardı.
Celil Altınbilek
03.12.2020 
               
Kaynaklar

*Emel Esin İslam Ansiklopedisi İslam Âlemi .Turfan
Gülçin Çandarlıoğlu İslam Ansiklopedisi. Uygurlar

 

Bu yazı 691 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum