Celil ALTINBİLEK

Celil ALTINBİLEK


Anadolu'nun Bânîsi Süleyman Şah

23 Ekim 2020 - 08:08

Anadolu’nun Bânîsi Süleyman Şah
     Seyhun Nehri ve “İki Nehir Arası” çevresinde yerleşmiş bulunan Oğuz Boyları onuncu yüzyılda toplu olarak İslamiyet’i kabul ettiler ve yönlerini batıya doğru çevirdiler. Türk tarihinde 375 yılından itibaren batıya, kuzey yolundan Hazar denizi ve Karadeniz üzerinden yapılan göçler mühim bir yer işgal eder. Fakat Tuğrul ve Çağrı Beylerin idaresindeki Oğuz-Türkmen Selçukluların Gazneliler’le yaptığı 1040 Dandanakan Savaşından sonra hacimli ve devamlılık arz eden Büyük Oğuz Göçü, Türk ve dünya tarihinin seyrini değiştirmiştir.
       1018 yılında Çağrı Beğ'in 3000 kişilik Oğuz atlısı ile Gazneli hâkimiyetindeki İran üzerinden Azerbaycan ve Doğu Anadolu'ya kadar uzanan gâza seferi, aranan vatanın bulunmasına imkân vermişti. Oğuz Türklerinin Bizans’a karşı Anadolu’da ilk zaferi, Erzurum Pasinlerde 1048 de kazanıldı. 1071 de kazanılan Malazgirt savaşından sonra bazı Türk beyleri Anadolu içinde seferler ve fetihler yaptılar. Dandanakan zaferinden sonra gittikçe büyüyen göçler ve ele geçirmeler neticesinde Ön Asya ve Anadolu'nun yurt edinilmesi, asırlardır takip edilen Türk fütuhat yolundan farklı istikamette gelişecekti.  
      Süleyman Şah Selçuk Bey’in torunu Kutalmış’ın oğludur. Kutalmış, Sultan Alparslan karşısında giriştiği savaşta yenilgiye uğrayıp kaçarken atından düşüp ölmüş (455/1063), çocukları Süleyman Şah, Mansur, Alp İlig ve Devlet (Dolat), Alparslan tarafından esir alınmıştı. Süleyman Şah ve kardeşleri bu dönemde Urfa-Birecik taraflarında bir tür sürgün hayatı yaşadılar, Selçuklu Sultanı Melikşah tahta çıktığı sıralarda, Bizans hâkimiyetindeki Anadolu’da Fırat ırmağı boylarında ve Urfa dolaylarında fetihlerde bulunduktan sonra Orta Anadolu’ya geçerek faaliyetlerine burada devam ettiler. Anadolu’da yeniden fetihlere başlayan Süleyman Şah, kısa zamanda Orta Anadolu üzerinden daha önce Selçuklu akıncılarının harekâtta bulunduğu Marmara denizi yönüne hareket ederek 1075 yılında İznik’i fethetti ve başkent yaptı, böylece Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurmuş oldu. Abbasi Halifesi kendisini tanımış ve bir ferman göndermişti, fakat kendi adına hutbe okuttuğu ve para bastığı bilinmediği için Büyük Selçuklu Devletine tâbi olduğu düşünülse de 1082 yılında sultan ünvanı almıştı. Süleyman Şah Anadolu’da hâkimiyetini genişletti hatta Anadolu kıyılarında gümrük idaresi kurup boğazdan geçen gemilerden vergi aldı. 1086 yılında Suriye Filistin Selçuklu Devleti Hükümdarı Tutuş ile yaptığı savaşta hayatında ilk yenilgiyi aldı ve intihar etti.” Anadolu’da millî birliği kuran Süleyman Şah, Anadolu Türkleri arasında gazilik pâyesi kazanmış ve efsanevî bir şahsiyete bürünmüştü. Hiçbir kaynakta yer almamasına rağmen Caber’de bulunan Türk mezarı onun olduğu kabul edilmiştir.”
 
     Türk fetihlerinden önce Anadolu harabe halinde, bakımsız ve nüfusu çok azalmış idi. Öncesinde, büyük arazi sahiplerinin idaresinde zor şartlarda esir gibi yaşayan yerli halk, toprak sahibi oldu, hürriyetine kavuştu. Türk göçleriyle yeni yerleşim alanları imara açıldı, tarlalar işlendi, evler, binalar yapıldı, oralar şenlendi, huzur ve güvenlik sağlandı. Türkler Anadolu’ya küçük ve büyükbaş hayvan sürüleriyle ve atlarıyla gelmişlerdi “Bunlardan başka kavun, karpuz, ayçiçeği (günebakan veya günâşık), pamuk, pirinç ve cin-dan (bir mısır cinsi) gibi zirai mahsuller Türklerin Anadolu ziraatına ilave katkı sağladı. Ayrıca ipek böceği yetiştirme ve ipekçilik, atalarımızın yeni vatanlarına getirdikleri bir diğer yenilikti.” Burada taş, tuğla, çini ve ağaç işlemeciliği gelişti.
Yapılan fetihler ve göçler yer işgali ve kazanımın ötesinde, bir medeniyet inşâsıydı. 
Celil Altınbilek                           22.10. 2020   
 
Kaynakça
Mustafa Kafalı. Anadolu’nun Fethi ve Türkleşmesi Erdem Dergi 1996-22
Ali Sevim. Süleyman Şah. İ.A
Ali Sevim Anadolu’nun Fethi TTK 1982
M.Altay Köymen. Anadolu’nun Fethi. Diyanet İlmi dergi 1961
 
 
 

Bu yazı 264 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum