Abdurrahman PALA

Abdurrahman PALA

TAHLİL

Yaşasın Türk Birliği

19 Kasım 2020 - 10:53 - Güncelleme: 19 Kasım 2020 - 11:27

TAHLİL/ ABDURRAHMAN PALA
Yaşasın Türk Birliği
Dağlık Karabağ nerede? Dağlık Karabağ Sorunu nedir? Sıkı yönetim ve seferberlik ne demektir?
TBMM Tezkeresi ile  Türk askeri Azerbaycan topraklarına gidecek. Kardeş ülkenin güvenliği, gerekirse birlikte hareket etme özelliği bu tezkere ile mümkün olacak.
Soru şu;
Durup dururken Suriye’de, Libya’da Ukranya’da Kırım meselesinde  karşı karşıya olduğumuz ve rakip olarak masaya oturmak zorunda kaldığımız Rusya ile  S400 alımı ve Nükleer Santralin inşası gibi önemli ekonomik ilişkilerimiz de var. Buna rağmen Rusya Türkiye’nin dostu mu? yoksa başka bir tanımı mı var?
İçimizdeki sosyal demokratım diyen ve her şekilde Erdoğan karşıtlığı üzerine masallar anlatmaya çalışan arkadaşlar şunu söylüyorlar.
“Türkiye yanlış dış politikaları dolayısıyle  yalnızlığa itildi. Bunun için siyaseten ülkemizin yenilenmesi ve askeri gücü geri çekerek dünyaya yeni bir imaj vermesi lazım” diyerek  Erdoğan’ın devrilmesini ve yeni bir siyasi gücün işbaşına gelmesini hayal ederek Küresel dünya’nın yeniden uydusu ve emireri bir Türkiye hayal ediyorlar.
Suriye, Libya ve Doğu Akdeniz’de açtığı cephelerden sonra Türkiye’nin güçsüz ve takatsiz kalacağını, Ermenistan’da açılacak yeni bir cephe ile son vuruşun gerçekleşeceğine inanmışlardı.
Planları Rusya’nın “Karabağ Azerbaycan toprağıdır” demesi ve Paşinyan’ın telefonlarına bile çıkmaması, burada Hristiyan Rusya’nın Ermenistan’ın yanında yer alacağını, batıya karşı birlikte görüntü vermeye çalışan Rusya ile Türkiye’nin bir daha karşı karşıya gelerek aslına döneceğini umanlar bir kez daha yanıldılar.
Özellikle
Rusya’nın “beklenen” müdahalesi ile Karabağ topraklarındaki savaş sona ererken, Azerbaycan’da görülen sevinç dalgasının aksine Ermenistan sokaklarına matem, hayal kırıklığı ve kızgınlık hâkim. 1994’ten 2020’ye dek işgal altında tutulan Azerbaycan topraklarının yeniden sahibine dönüyor olması, normal koşullarda, olması gereken bir husustur.
2018 ilkbaharında yaşanan ve “kadife devim” adı da verilen geniş çaplı meydan gösterileriyle iktidarı devralan Nikol Paşinyan, geçen 2 yıldan fazla sürede kendi gücünü siyasal anlamda sürekli olarak konsolide etse de her daim bir korku içinde yaşamıştır. Nitekim parlamentoda “süper çoğunluk” haline gelmiş ve başta yargı, istihbarat ve emniyet teşkilatları olmak üzere devlet bürokrasisine büyük oranda nüfuz etmeyi başarmış olmasına rağmen, Paşinyan’ın çekinceleri her daim varlığını sürdürmüştür. Bunlara rağmen Ermenistan Parlamentosunda olanlar, kurulan sistemin ne kadar kağıttan kule olduğu bir kez daha gözler önüne serilmiştir.
Türkiye bugüne kadar herkes ile müzakere ile sonuca gitmeyi hedeflemekte… Rusya ile bile müzakere ettiğimiz tüm sorunlarımızı tüm dünya ile de yapabiliriz. Rusya ile gerektiğinde birlikte olabiliriz. Gerektiğinde karşı fikirleri masada müzakere ediyor da olabiliriz. İçimizdeki Hainlerin bu müzakerelerle ilgili  kaygu yaşamasını bir türlü anlayamıyorum.
Rusya iki yıldan beri ilişkilerinden memnun olmadığı Paşinyan’dan kurtulma planı da yapmış olabilir. Son tahlil de Rusya Karabağ toprağının kurtarılmasına taraf olmadan fırsat vermiştir.
Sonuçta Paşinyan’dan da kurtulmak istiyorsa bu Rusya’nın bileceği şeydir.
Başkasının ne dediği ne yaptığı değil. Biz ne yapacağız? Onu ortaya koymalıyız. Mutlaka devletimizin belli mahfillerinde imbikten süzülür gibi yeni yeni politikalar oluşturulmaktadır. Ben böyle inanıyorum.
Biz Türkler bu coğrafya’da  Türkleri derleyip toplayıp Türk dünyası işbirliğini kurmak zorundayız. O zaman daha güçlü resim vereceğiz. Düşmanlarımız da  bizim kolay lokma olduğumuzu düşünemeyecekler.
Yaşasın Türk Birliği
 

Bu yazı 1389 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum