Abdurrahman PALA

Abdurrahman PALA

TAHLİL
[email protected]

Alimlerin sorumluluğu

20 Aralık 2020 - 17:45 - Güncelleme: 20 Aralık 2020 - 17:56

Alimlerin sorumluluğu
İlim Allah Celle Celalühü’nün sıfatlarından biridir.
İlim öğrenmek her Müslümana farzdır.
Peygamber efendimiz;
“İlim Çin de bile olsa gidip onu alınız talim ediniz” buyurmuştur.
Buradaki Çin İslam coğrafyasına bilinen en uzak yer olarak tanımlanmaktadır.
Bir de çok önemli bir ayrıntı vardır ki; Alim, sürekli öğrenmek, sürekli öğretmek ve ömrünün sonuna kadar bildiklerini Tullab’a öğretmek zorundadır.
Rabbimizin tensibi budur.
Bir de malın zekatı kırkda bir iken ilmin  zekatı yüzde yüzdür.
Yani, Alim bildiği her şeyi öğrenmek isteyenlere anlatmak, öğretmek mecburiyetindedir.
Böyle alimler nizamı ayakta tutarlar.
Onun için “Alimin ölümü alemin ölümüdür” denilmektedir.
Onlar etrafına ziya veren ışık hüzmesi insanlığı aydınlatmışlardır. Aydınlatmaya da devam edeceklerdir.
Hicri 200 yıldan itibaren islam alimleri bugün bile dünyanın hayran kaldığı keşifleri yapmış ve insanlığa hediye  etmişlerdir.  Peygamberi gören Sahabilerin ardından Tabiin ve Tebei Tabiin içinde binlerce alim dünya ilim ve araştırma sahasına binlerce eser bırakmışlardır.
Harizmi’nin İbni Sina’nın İmam Gazali’nin,  Cabir Bin Hayyan,  İmam Serahsi’nin  daha adını burada zikredemediğin  yüzlerce İslam aliminin her konuda yazdığı eserler ve keşifler bugün bile en yüce değer olarak islam dünyasının övünç kaynaklarıdır.
Ne var ki;
İslam alimleri ne zaman çalışmayı bırakmış, hazır bilgilere konmuş, ilimde fen de gelişmeleri ve icadları unutmuş, işte o zaman  çöküş başlamış.
700 – 800 – 900. Yıllarda birçok Türk ve İslam aliminin eserleri batı dillerine tercüme edilip batılı kaynaklara kazandırılırken,11. Yüzyıldan itibaren artık Şark alimleri garbın eserlerini tercüme edecek kadar gerilemişlerdir.
Hatta
İlim ve Fen ve icadların dışında İslami ilimler de bile bozulmalar başlamışki; büyük alim Gazali “İHYA-Ü ULUMİDDİN” adlı eseri yani (Dinin yeniden hayata geçirilmesi yanlışlardan arındırılması) yazmak zorunda kalmıştır.
53 yıla tıp, Fen Astronomi gibi bir çok eser bırakan Gazali ömrünün sonuna yaklaşırken 11. Yüzyılda dinin yeniden anlaşılması ve yorumlanması zaruretinin olduğunu farketmiş ve bu alana temerküz etmiştir.
Tarih tekerrürden ibarettir.
Toplumun ışığı olan alimler daha çok okumak, daha çok çalışmak ve daha çok yol göstermek zorundadırlar.
Günümüzün alimleri de bu sorumluluktan kaçamazlar.
Hangi alanda olursa olsun, en iyi bildiği işi en iyi şekilde ifa etmek, yanlışlardan arınmak ve toplumu doğru yönlendirmek günümüz alimlerinin de sorumluluğudur.
İlmin yerini taassubun aldığı, alime ve ilme değer verilmeyen bir toplumun manen helakı kaçınılmazdır.
İnancım odur ki;
Her bilen bildiği konuda insanlığı aydınlatmalı, donatmalı, yanlışların karşısına çıkmalı ve Allahın huzurunda görevini yapmış bireyler olarak alnı ak başı dik durabilmelidir.
Rabbim taksiratımızı affetsin.




 

Bu yazı 2447 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum