A. Yağmur TUNALI

A. Yağmur TUNALI


TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİ BUNLAR MI?

19 Mayıs 2020 - 01:28 - Güncelleme: 19 Mayıs 2020 - 01:31

TÜRKİYE'NİN GÜNDEMİ BUNLAR MI?

Bir kaç defa, "Bu memleket hakîkatini kaybetti" demiştim.

Sebebi elbette hepimiziz diyebilirsiniz, doğrudur.

Bu hale biz getirdik.

Şimdi, çeşitli dinî cemaatlerle din üzerinden konuşan ideolojik-siyasî hareketler merkezdedir.

Onların böyle bir ölçüsüzlüğü, en acımasız tondan seslendirdikleri ve uyguladıkları bir dönem geçiriyoruz.

 

Son günlerin yaratılan gündemlerine bakınız.

Evet "yaratılan".

Bunlar, hiçbir insanî tarafı olmayan, kişi-topluluk hakkı gözetmeyen, ahlak dışı bir halkla ilişkiler faaliyetidir.

Bana kalırsa bir toplumu bozmak için bundan daha yıkıcı bir kampanyayı hiçbir düşman ülke veya kuruluş büyük servetler harcayarak yürütemez.

Bunu biz yapıyoruz.

 

Evet gündeme bakınız!

Bir siyasî, bir söz etmiş..

"Bak gördün mü, darbe ima ediyor! Vay alçak vay! Ey millet bunlar böyledir!"

Günlerce koro halinde bu tartışılıyor.

Allah Allah!

Dinliyorsunuz, okuyorsunuz, o zorlama yorumu çıkaran çıkar!

Ama, hele bir durun!

Bu sözlerde öyle açık bir şey yok.

İma dediğiniz üstü kapalı noktayı da kendisi açar!

Böyle anlaşılır, düzelt deriz, düzeltir!

Bu kadardır.

On gün memleketin birinci meselesi halinde konuşturursanız, orada zerrece iyi niyet aranmaz.

Memlekete yazık edersiniz!

 

En son Yüreğir'de bir gençlik kolu başkanı üzerinden yürütülen de tam bu.

İyiliğe saldırmış.

Kim kime saldırmış, nasıl olmuş, gel de anla!

Bir tarafta hükumet güçleri, bir partili de olsa öbür tarafta halktan bir genç.

Gel de inan!

Diyelim ki o gencin de içinde bulunduğu bir kaç kişi öyle bir densizlik yaptı.

Yapılacak bellidir.

Bu bir adlî vak'adır.

Gereği yapılır, hadi olsun, siyasî partiler de açıklamalarla bunu tasvib etmediklerini belirtirler, olur biter.

Nedir kardeşim, kaç gündür televizyonlar bunu konuşuyor?

Bu sabah da açtım, yine aynı konular...

Akşam haberlerine baktım, devletin en tepesindekiler, en yüksek perdeden bu "menfur olayı" yorumlarken bir partiyi, bir bloku neredeyse ülke düşmanı ilan etmeye kadar varan sözler ediyorlar.

 

İyi ki dedim, İstanbul'u işgal ettiğimizden bahseden kişi onlardan değildi.

Bu zat üstelik ülkenin Kültür Bakanı.

Biz kültürsüz Kültür Bakanları çok gördük.

Belli ki bu zat da onlardan.

Belki daha fenası.

Çünkü onların hiçbiri, fetih yerine 'Türkler İstanbul'u işgal etti" demedi.

Evet iyi ki bunu bir chp'li söylemedi.

Bu bakışla ve ölçüsüzlükle yıllarca konuşulurdu.

Neler neler denmezdi.

"Bunlar ecdadın düşmanı.."

Diyenler ecdaddan haberli olsa bu kadar içim yanmayacak.

Geçen dedim ya, büyük ceddimiz Osmanlı, bunları diyen, gazeteci, siyasetçi, okumuşlar arasından en önde gelenlerini, dış kapıda şeker tepsisi tutmaya koymaz.

Çünkü Osmanlılık herşeyden önce edeptir.

 

Bu böyle de bu malum Kültür Bakanına ne dendi?

O kadar es geçildi ki, duyan bile pek azdır.

Sosyal medyada gündeme geldi , o kadar.

Bir Kültür Bakanı değil, herhangi bir vatandaş da böyle bir şey diyemez.

Diyen Kültür Bakanı da orada oturamaz, deseniz haklısınız.

Yalnız, şu hakıkat kaybedilen devirde, tam uymasa da yukarda koyduğumuz ölçüyü buraya da uygularız.

Bakan çıkar, özür beyan eder.

Telafi cümleleri o kadar güçlüdür ki, onu affederiz

Diğer siyasiler de konuyu uzatmazlar.

Bir dil sürçmesi halinde anlaşılır ve biter.

 

Bu densiz söze bile böyle davranmak mümkünken, buna göre hafiften hafif çıkışlar için kıyametler koparılıyor.

Nedir kardeşim, bu bir damla suda adam boğmaya kalkmalar?

Düşmanlıklar, kamplaşmalar, ileri geri mahalle dedikodusundan geri.. düşük ifadeler?

 

Yapmayın!

Etmeyin!

Bunlar, asla ülkeye dostluk değildir.

A. Yağmur TUNALI

Bu yazı 331 defa okunmuştur.