VATAN KIRIM'IN EDEBİ SESİ: CENGİZ DAĞCI'NIN VEFATININ 9'UNCU YIL DÖNÜMÜ

VATAN KIRIM'IN EDEBİ SESİ: CENGİZ DAĞCI'NIN VEFATININ 9'UNCU YIL DÖNÜMÜ
23 Eylül 2020 - 19:50

Milyonlarca Kırım Tatarının anavatanları Kırım’a duyduğu özlemi, eserleriyle dile getirerek hafızalara kazınan ünlü Kırımlı yazar Cengiz Dağcı, vefatının dokuzuncu yıl dönümünde saygıyla anılıyor.

Türk edebiyatının en güçlü yazarlarından biri olan Cengiz Dağcı, 22 Eylül 2011’de Londara’da hayata veda etmişti. Gerçek bir vatansever, samimi ve duygusal bir yazar olan Cengiz Dağcı, “Ben yalnızca Kırım’ın yazarı değilim ama Kırım’ın faciasını bütün gerçeği ve içtenliği ile yalnız ben yazabilirdim” demişti.

“Bize Tatar diyorlar, Çerkez diyorlar, Türkmen diyorlar, Kazak diyorlar, Özbek diyorlar, Azer diyorlar, Karakalpak, Çeçen, Uygur, Kabardı, Başkırt, Kırgız diyorlar. Bunlar hep yalan! Deniz parçalanamaz.” diyen usta yazarı, Kırım Haber Ajansı (QHA) olarak bir kez daha saygı ve rahmetle anıyoruz…

CENGİZ DAĞCI KİMDİR?

Ünlü Kırım Tatar romancı Cengiz Dağcı, 9 Mart 1920’de Yalta’nın Gurzuf kasabasında dünyaya geldi. Cengiz Dağcı Türkiye’ye hiç gelmediği halde kitaplarını Türkiye Türkçesi ile yazmış, kitaplarının ilk redaksiyonunu da şair Ziya Osman Saba yapmıştır. Türkiye’de yayınlanan eserleri sayesinde Türkiye’de birçok insan Kırım’ı ve Kırım Tatarlarının yaşantılarını öğrenmiş oldu. İlk ve orta öğrenimini köyünde ve Akmescit’te aldı. 1938’de ortaokulu bitirdi. Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken İkinci Dünya Savaşı çıktı. 1941’de Ukrayna cephesinde Almanlara esir düştü. Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtularak müttefik devletler safına sığındı. 1946`da Londra’da Wimbledon  yakınlarına yerleşti.

Cengiz Dağcı vatanından ayrıldıktan sonra hiç Kırım’a dönemedi. Ancak Dağcı’nın naaşı, Türkiye’nin girişimleriyle 2 Ekim 2011’de Kırım’a getirilerek atalarının mezarlarının bulunduğu Yalta bölgesi Kızıltaş köyündeki Müslüman mezarlığına defnedildi. Dağcı’nın 3 Ekim’de düzenlenen cenaze törenine Türkiye’den dönemin Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile yine dönemin Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın da aralarında bulunduğu 200 kişilik bir heyet katıldı. 

CENGİZ DAĞCI’NIN ESERLERİ

Eserleri savaştan önce yayınlanıyor olsa da, yazar asıl yurtdışına çıktığında tanınmaya başlandı.

Tüm hayatı boyunca gurbette Kırım’ın hayaliyle yaşadı, onun nefesini hissetti, romanlarının ve hikayelerinin her satırını sevgili Gurzuf köyüne, gençliğinin en mutlu yıllarını geçirdiği, Akmescit’e adadı. Dağcı’nın tüm eserlerinde vatanına olan sevgisi, Kırım Tatar ruhunun güzelliğine inancı yer alıyordu. Yazar, Kırım Tatar Halkının başına gelen trajik olayların halkın tarihi, kültürel, ahlaki  ve ulusal bağlarının yavaş yavaş kopmasına zemin hazırladığını düşünüyordu.

Dağcı’nın, roman yazarken kendisine biçtiği bir misyon vardı. Dağcı, Kırım’ın hafızası olacaktı. İnsanlar, Kırım’daki Türk’ün dramını Dağcı’dan okuyacak ve gelecekteki kuşaklara aktaracaktı. Dolayısıyla Dağcı eserleriyle Kırım Tatarlarının tüm zorluklardan sonra tarihe meydan okumalarını ve kendi ruh güzelliklerine inanmalarını sağlamaya çalıştı. Kendi halkını dünyaya tanıtmak için yazar Türk dilini seçti.

Cengiz Dağcı’nın Türk edebiyatının gelişmesine katkı sağladığı ve önemli eserleri arasında “Yoldaşlar”, “Anneme mektuplar”, “Onlar da insandı”, “Badem Dalına Asılı Bebekler”, “Yurdunu Kaybeden Adam”, “Korkunç Yıllar” adlı eserler yer alıyor. Yazdıkları belgesellere (Gamalı Haç ile Kızıl Yıldız Arasında Türkler, 2005), çeşitli film (Kırımlı, 2014) ve dizi uyarlamalarına (Yurdumda Ölmek İstiyorum-“Onlar da insandı” uyarlaması-1993) konu oldu.

Kaynak: Kırım Haber Ajansı - QHA


Bu haber 465 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Günün Başlıkları