Türkiye – İran ilişkilerin sonu: impasse( çıkmaz) - Hossein Vahid

Türkiye – İran ilişkilerin sonu: impasse( çıkmaz) - Hossein Vahid
07 Ekim 2020 - 18:40

Yıllar boyunca İran muhalefeti bu İran İslam Cumhuriyeti içinde reform olmayacağını bağırdı, ama siyası şartlar için bu çağırışlar ne duyuldu ve ne kabul edildi.
Karabağ savaşından sonra Türkiye kamuoyunu İran İslam Cumhuriyeti ne kadar acımasız ve katı bir rejim olduğunu hissetmeye başladı ve bu konuda diğer uluslararası devletlerle(ABD ve İsraiil ve …) yanyana İran meselesini çözülmesini ne kadar önemli olduğunu anlamıştır.(Bu çözümü nasıl ve ne şekilde muhakkak olacağını düşünmek uluslararası bir iradeye ihtiyac görünmektedir).

Ama asıl soru bundan ibarettir ki:
Türkiye neden bu konuda hassas olmalıdır? ve bu İran İslam Cumhuriyeti ilişkileri nereye kadar bu vaziyette devam edebilecektir?

Bu soruların cavabi elbet malum ve aşikardır. Türkiye er ya geç İran İslam Cumhuriyeti ile karşı karşıya gelecektır.
Bunun hikayesi uzun ama özetini anlatmadan konu mechul kalacaktır.
1979’tan beri iki ülke arasında çok önemli bir anlaşmazlık sahnede!
Oda iki zit ideoloji yan yan komşu oldular.
Türkiye’nin laik ve sekolar devlet sistem yapısının karşında tam bir radikal islamcı bir devlet ortaya çıktı.
Yirmi birinci yüzyılın başlarına kadar bu iki devlet farklı nedenlerle çakışmalardan kaçınıyordular ama 2011’den sonra( özellikle Süriye konusunda)bu devletlerin kapanmış yaraları yeniden ortaya çıkmaya görünlendi! Bu dönemden sonra Türkiye nereye ayağını basmaya çalıştı orda İran ve fitnelerine maruz kaldı.
Bu fitneler sadece Türkiye için değildi. Bütün Arap ülkeleri, İsraiil ve aslında tum Ortadoğu bu rejimin anarşı oyunlarından nasibini fazlasıyla almış ve tekrar tekrar alıyorlar..
Türkiye bu meseleyi çözümek için çoğu diplomatik yolları denedi ama her zaman karşısında katı bir reaksiyon İran rejiminden şahit oldu.
Bu sebeplerle Türkiye ve diğer Ortadoğu ülkeleri bu konuda inanılmaz maddı ve manevi hasarlar gördüler.
Görünen o ki bu hüsranların durdeme vakti gelmiştir.
Nedenini sorarsanız? Tek bir cümle olur.
“Ortadoğu’nun kalkınması için İran İslam Cumhuriyeti bu davranışlarından vaz geçmesi gerekir” ama bakıyoruz ki bu değişim İran rejimi için imkansız hale gelmiş ve Tahran yönetimi yayılmacı politikalarından ısrarla vaz geçmeyeceğini açıkça beyan etmektedir.
İran İslam Cumhuriyeti bir totaliter rejimidir. Yani dogmatik bir ideolojiye sahip ve bu ideolojinin amacı bir armageddon yaratmayı hedeflenmektedir.
Bu rejim için kalkınma, demokrasi, insan hakları, ilerleme, barış vs. değerler manasız ve anlamsızdır ve bu sistem bir tarikat gibi kendi mechul düşüncelerin peşinden gidiyor ve bu konuda hiç bir şey onu durduramaz.
Türkiye ekonomi şartları için geleckte OrtaAsya, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Çin’e kadar tranzit yolları arayacak( kara ve demiryol) ve bu açılış için karşısında kapalı olan İran rejimi ile er ya geç problem yaşanacaktır.
Diğer önemli husus, İran İslam Cumhuriyeti siyasi ve ekonomi şartları( Enerji, bölgede barış ve istikrar vs. konuları) her yerde zorlanmaktadır ve bu tarz ihlal edici davranışlar sonuna kadar büyük güçler tarafından tahammül edilemez. Bu sebeple Türkiye beyan ettimiz gibi diğer komşu ülkelerle beraber (Arabistan, İsraiil ve …) bu sorunu çözmesi için bir ittifak içinde olması en doğru çözüm olacağını düşünmelidir ve her ne kadar geç bu konuya dahil olursa o kadar milli manfaatlarında zararlı çıkacaktır.

Hossein Vahid

Kaynak: 
KAFKASSAM – Kafkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi


Bu haber 230 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum