Türk'ün Ortak Çatısı: Türk Konseyi / Türk Keneşi - Yazar: Buğra Nalcı

Türk'ün Ortak Çatısı: Türk Konseyi / Türk Keneşi - Yazar: Buğra Nalcı
29 Ekim 2020 - 11:36

Türk’ün Ortak Çatısı: Türk Keneşi (Türk Konseyi)

Şüphesiz ki 20.yüzyılın Uluslararası İlişkilere diğer bir etkisi de uluslararası örgütlerin ortaya çıkması ve yeni yüzyıl ile birlikte etkin, buna mukabil söz sahibi olmaya başlamasıdır.
Bu örgütleşmelerin amaçları temelde uluslararası barış düzenini sağlamak, global ya da bölgesel düzeyde devletlerarası sürdürülebilir iş birliklerini artırmak olarak sıralanabilir ve bu örnekler pek tabii artırılabilirler. Bu yazıda uluslararası örgüt başlığına uygun olarak ortak dil, kültür ve tarihe sahip Türk devletlerinin oluşturduğu ve gün geçtikçe güçlenen bir uluslararası örgüt olan Türk Keneşini işleyeceğiz. Ayrıca bu konseyin ortaya çıkışını, vizyonunu, misyonunu ve faaliyetlerini ele almaya çalışacağız.

1.Türk Keneşinin Kuruluşu

“Keneş sözcüğü, Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lugatit Türk kitabında konsey anlamını vermekte olup, diğer Türk lehçelerinin ortak unsurlarına da bir örnek teşkil eder vaziyettedir.”

1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte ortaya çıkan yeni Türk devletleri olan Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan şüphesiz ki Türkiye için büyük bir heyecan yaratmış, ülkemiz bu yeni Türk devletler, için model ülke olarak gösterilmiş fakat sonrasında bölge hakimiyetini kaybetmek istemeyen Rusya, yeni Türki devletler üzerinde etkisini artırmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’nin
o dönemki dış politikasında karar değiştirerek uyguladığı “Russia First” yani “Önce Rusya” politikası da adeta Rusya’nın önünü açmıştır.

1991 yılının Aralık ayında Rusya, eski SSCB devletlerinden olan 10 devlet ile Bağımsız Devletler Topluluğunu oluşturmuş ve 1992 yılının mayıs ayında ise bölge ülkelerinden Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan ile bir askeri antlaşma olan Kolektif Güvenlik Antlaşmasını imzalamıştır. Aynı zamanda Rusya 1993 yılından itibaren eski Sovyet ülkelerine karşı Yakın Çevre Doktrini kapsamınca yaklaşarak bölgedeki nüfuzunu artırmaya çalışmıştır.

Türkiye ise köklerine bağlı siyasal ve kültür birliği ekseninde bölge ülkelerine yaklaşarak etkisini artırmaya çalışmış olsa da Rusya’nın bölgede attığı sağlam adımlar neticesinde bölgedeki dengeleri anlama ve analiz etme sürecine girmiştir.
Türk Devletleri arasında oluşturulan ilk temas 1992 yılında başlayan “Türkçe Konuşan Devletler Devlet Başkanları Zirveleri” olmuştur. Ankara’da başlayan bu zirveler 2010 yılına kadar sürmüştür fakat ortak bir uluslararası örgüt kurma gayesi güdülmemiş olup istisnai olarak bazı zirvelerde ise gelecekte ortak bir kurumsal yapı kurulma işaretleri görülmüştür.

Bunlar: Türkçe Konuşan Devletler Daimi Sekretaryasının kuruluş süreci, sekretaryanın ortak tüzüğünün hazırlanması ve kabulü , ayrıca Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de gerçekleştirilen altıncı zirve ile Daimi Sekretaryanın Türkiye Cumhuriyeti’nde tesisine karar verilmesi olarak sıralanabilirler.

2001 yılında Istanbul’da yapılan yedinci zirveyle birlikte Kazakistan Eski Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenterler Asamblesi kurulması önerisini vermiştir daha sonrasında 2009 yılında yapılan dokuzuncu zirvede ise yapılan Nahçıvan Antlaşması yeni bir döneme ışık tutmuş ve bu antlaşmayla birlikte Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan ve Kırgızistan tarafından “Türk Dili Konuşan Ülkeler İş Birliği Konseyi” kurulmuştur.

2. Türk Keneşinin Amaçları

Üye devletler, BM Antlaşması’nın amaç ve ilkelerine bağlılıklarını temin ederek, Türk Keneşinin temel amacının üye Türki devletler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi, küresel ve bölgesel düzeyde barışa katkı sunulması olarak belirlemişlerdir. Nahçıvan Antlaşması’nın 2.maddesinde yer alan temel amaç ve görevlerin bazıları kısaca şöyledir:

-Taraflar arasında karşılıklı güven, dostluk ve iyi komşuluğun güçlendirilmesi,
-Küresel ve Bölgesel barışın ve refahın korunup ve artırılması,
-Dış politikada üye ülkelerin ortak tutumlar benimsemesi,
-Uluslararası Terörizme karşı koordineli mücadele,
-Ülkeler arasında ortak çıkarların korunması ve etkili bölgesel ya da ikili ilişkilerle teşviklerin artırılması,
-Ülkeler arasında ticaretin geliştirilmesi ve karşılıklı ticaret için uygun şartların hazırlanması,
-Ekonomik açıdan ülkeler arasında dengeli bir büyüme, sosyal ve kültürel açıdan gelişimin amaçlanması,
-Türk halklarının sahip olduğu ortak dil ve tarih mirasının korunması, geliştirilmesi ve bu yöndeki yayın faaliyetlerinin çoğaltılması,
-Eğitim, bilim, teknoloji ve kültür alanlarında atılan adımlarım geliştirilip çeşitlendirilmesi.

3.Türk Keneşinin Yapısı

Her uluslararası örgütte olduğu gibi Türk Keneşinin de daimi organları mevcuttur. Bunlardan kısaca bahsedecek olursak, en güçlü ve üst karar alma mekanizması olarak Devlet Başkanları Konseyi öne çıkar ve o sene yapılan toplantıya ev sahipliği yapan devlet bir sonraki toplantıya kadar dönem başkanlığını elinde bulundurur.
İkincil olarak Dışişleri bakanlarından oluşan Dışişleri Bakanları Konseyi bulunur ve her yıl düzenli olarak toplanırlar. Bunların altında Kıdemli Memurlar Komitesi bulunur ve onu sırasıyla Aksakallar Konseyi ve Sekretarya izler.

Sonuç

Türk Konseyi, esas ismiyle Türk Keneşi, hükümetler arası bir örgüttür. Bu örgütün kurulmasında SSCB’nin dağılmasının ardından ortaya çıkan Türk devletlerinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin iş birliği kurma konusundaki çaba ve girişimleri büyük bir önem taşımaktadır. Ayrıca, Türk Keneşinin kapsamı ve amacı kesin olarak belli olmakla birlikte yapısı itibariyle sınırlı ve bölgesel bir örgüt olma eğilimindedir. Fakat bünyesinde kendisi ile ilişkili kuruluşları bulunduran Türk Keneşi adeta bir çatı örgüt özelliği de göstermektedir.
Bağımsızlıkları tanınmayan ya da özerk olarak varlığını sürdüren Türk devletlerinin katılmasında engel bulunmayan Türk Keneşi, eğitim, ticaret, kültür, dil, ekonomi, turizm, dış politika gibi birçok konu hakkında projeler ve faaliyetler üretmekte ve uygulamaktadır. Bu faaliyetler ile ilişkilerin kuvvetlenmesi ve Avrasya’da bölgesel, sürekli bir iş birliği amaçlanmaktadır. Günümüzde ise Türk Keneşine üye ülkeler arasında kurucu ülkeler olarak Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye bulunmakta ve bu dört ülkenin yanı sıra, 2019 yılının Ekim ayında yapılan zirve sırasında Özbekistan tam üye sıfatıyla katılmış ayrıca 2018 yılının Eylül ayında gerçekleşen altıncı zirvede ise Macaristan gözlemci ülke statüsünde Türk Keneşine katılmıştır.

Kaynak: 

V. ULUSLARARASI TÜRK DÜNYASI ARAŞTIRMALARI SEMPOZYUMU, BİLDİRİLER KİTABI, 3. CİLT 11-13 Ekim 2018

Ateş, Davut (2014), Uluslararası Örgütler Devletlerin Örgütlenme Mantığı, Dora Yayınları, Bursa.

Başak, Cengiz (2012), Uluslararası Örgütler, Seçkin Yayıncılık, Ankara.

Bennett, A. L. & OLĠVER, J. K. (2015), Uluslararası Örgütler, BB101 Yayınları, Ankara.

Denk, Erdem (2015), Uluslararası Örgütler Hukuku: Milletler Cemiyeti Sistemi, Siyasal Kitapevi, Ankara.

Erol, M. S. & ÇELİK, K. E. (2017), ―Türk Dünyası‘nda İşbirliği Denemesi: Türk Keneşi ve Kazakistan, Türk Dünyası İncelemeleri Dergisi, 17/2 Kış, s. 15-32.

Şahin, Çiğdem (2015), ―Uluslararası Örgüt İşlevleri Açısından Türk Konseyi (Türk Keneşi), 13. Uluslararası

Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongresi, Bakü/Azerbaycan.

Togan, A. Zeki Velidi (1981), Bugün ki Türkili (Türkistan) ve Yakın Tarihi, Enderun Yayınları 8, İstanbul.

Alıntı Kaynak: Stratejik Ortak: Uluslararası İlişkiler ve Çatışma Bölgeleri


Bu haber 1269 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum