Türk Dünyası Zangezur Koridoru ile yeni bir aşamaya geçiyor
Türk Dünyası yeni bir aşamaya giriyor: Zangezur koridoru stratejik hedef haline geliyor
07 Temmuz 2025 - 09:58
Türkiye'nin iktidar partisi Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı, Türk Devletleriyle İlişkiler Genel Müdürlüğü Başkanı Kürşat Zorlu, Zangezur koridorunun açılması için ortak çabaların önemi hakkında konuştu. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Hankendi'de düzenlenen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı'nın (EİT) 17. Zirvesi'ne katılımını yorumlayan K. Zorlu, Türkiye ve Azerbaycan liderleri arasındaki diyaloğun iki ülkenin sarsılmaz kardeşliğinin sembolü olduğunu söyledi.
Alıntı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da belirttiği gibi, Türkiye ve Azerbaycan sadece dostlukla değil, aynı zamanda güçlü kardeşlik bağlarıyla da birleşmiştir. “Tek millet, iki devlet” ifadesi özel bir anlamla zenginleştirilmiştir. Ülkelerimiz tarihin en kritik ve önemli anlarında birbirlerine desteklerini defalarca göstermiştir. Zangezur koridorunun açılması sadece Azerbaycan için değil, aynı zamanda tüm bölge için yeni fırsatlar yaratacaktır. Bu güzergah sadece jeopolitik değil, aynı zamanda jeoekonomik öneme de sahiptir. Zangezur koridoru, Türk dünyası ülkelerini birbirine yakınlaştıracak ve aynı zamanda Orta Koridor için stratejik bir teşvik olacaktır. Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde bu hedefe ulaşmak için kararlı çabalarını sürdürecektir. Zangezur koridorunun açılması için atılan ortak adımlar hem Türkiye hem de tüm Türk dünyası için tarihi bir süreçtir.”
Tüm bunların arka planında zirvenin Türk Dünyası'nın geleceği açısından stratejik öneme sahip açıklamalarla damgasını vurduğu söylenebilir. Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan ziyareti ve orada gerçekleştirdiği üst düzey temaslar, Ankara-Bakü hattında var olan kardeşliğin ve Türk devletleri arasındaki birliğin daha da güçlendiğini gösterdi.
K. Zorlu'nun bu bağlamda yaptığı açıklamada belirttiği üzere, Zengezur Koridoru sadece Azerbaycan için değil, aynı zamanda tüm Türk dünyası için tarihi ve jeoekonomik bir devrim projesidir.
Peki Zangezur koridorunun açılması ihtimali jeopolitik ve jeoekonomik açıdan bölgede nasıl yeni bir güç dengesi yaratabilir? Bu koridorun Türk dünyası için gerçek etkileri neler olabilir?
Globalinfo.az'a konuşan Dünya Panorama Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Siyaset Bilimci Ramiya Mammadova , İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nde çok sayıda ülke liderinin konuştuğunu belirterek, bu örgütün sadece bugün değil, gelecek için de büyük önem taşıdığının bir kez daha vurgulandığını söyledi:
"Toplantıda örgütün hem jeopolitik, hem ekonomik hem de politik açıdan güçlü bir stratejik perspektife sahip olduğu belirtildi. Aynı zamanda bu birliğin hem İslam ülkeleri hem de Türk devletlerinin birliği olduğu vurgulanmalıdır. Elbette toplantıya sadece Türk devletleri değil, diğer ülkeler de katıldı. Ancak Türk devletlerinin çoğu orada temsil edildiğinden, bu iki birliğin - İslam ve Türk dünyası - birbirleriyle koordinasyon içinde faaliyet gösterdiği söylenebilir.
Türk Dünyası yeni bir proje gibi görünse de coğrafyası oldukça geniştir. Ne yazık ki bazen insanlar Türk Dünyası'nı sadece Türkiye ve Azerbaycan ile sınırlandırıyor. Oysa Türk Dünyası, Başkurtistan, Tataristan, Rusya'daki Kırım Tatarları gibi eski Sovyet sonrası ülkeler, bölgeler ve halklar da dahil olmak üzere Türk konuşan ve Türk kökenli halkların birliğidir. Buna Kazaklar, Türkmenler, Kırgızlar, Azerbaycanlılar, İran'da yaşayan Türkler, Oğuz Türkleri ve Osmanlı mirası da dahildir.
Ramiya Mammadova
Siyaset bilimci, Türk devletlerinin günümüzde birleşmesinin hem halkların refahı hem de gelecek nesiller için jeopolitik güç oluşumu açısından büyük önem taşıdığını kaydetti:
“Türk Dünyası projesi birkaç yıldır faaliyet gösteriyor. Son dönemde Türkiye’de AKP yönetiminde Türk Dünyası başkanlığı kuruldu ve başkanlığına Profesör Kürşad Zorlu atandı. Onun liderliğinde bu yöndeki çalışmalar daha da genişlemeye başladı ve Türk devletleri arasındaki ilişkiler daha da güçlendi. Bu birliğin temelleri Azerbaycan ve Türkiye tarafından atıldı. Ben her zaman Azerbaycan’ın Türk Dünyası’nın kalbi, Türkiye’nin ise başı olduğunu söylüyorum. Bu iki ülkenin birliği ve iş birliği Türk Dünyası projesinin temelini oluşturuyor. Bugün tüm dünya Türk Dünyası’ndan bahsediyor ve bu birlik hem siyasi, hem ekonomik, hem de jeopolitik güç gösteriyor. Doğal olarak bu kimilerinde sempati, kimilerinde ise endişe uyandırıyor. Bu birlik insanların aidiyetlerini, kültürel ve tarihi köklerini anlamaları ve bu değerlere sahip çıkmaları için bir fırsat yaratıyor. Azerbaycan-Türkiye ikilisi bu yönde birçok önemli projeyi hayata geçiriyor. Elbette bu yolda zorluklar var ama bunların üstesinden gelmek için ciddi çalışmalar yapılıyor. Türkiye’de kurulan başkanlık diğer Türk devletleriyle de iş birliği içinde faaliyet gösteriyor. Kürşad Zorlu "Başkanlığını yaptığı bu kuruluş Türk dünyasının refahı için projeler başlattı, diğer ülkelerin de bu girişimlere destek vermesi gerekiyor."
Siyaset bilimci, Zirve'de Zengezur koridoruna ilişkin de önemli konuşmaların yapıldığını vurguladı:
"Bu koridor sadece jeopolitik olarak değil, aynı zamanda Türk dünyasının birliği ve ekonomik entegrasyonu için de önemlidir. Zangezur koridoru aracılığıyla Çin'den Avrupa'ya ve tersi yönde kargo taşımacılığı mümkün olacak. Mallar, Hazar Denizi'nden geçerek Türkiye üzerinden taşınacak ve bu hem bölgenin lojistik kapasitesini genişletecek hem de dünya pazarlarına erişimi artıracaktır."
"Bu bağlamda, Zangezur koridorunun açılması Türk devletleri ve bölge ülkeleri için önemli ve faydalı bir projedir. Azerbaycan ve Türkiye bu yönde ciddi bir şekilde çalışmaktadır. Ermenistan'ın da yakın gelecekte bu sürece yapıcı bir şekilde yaklaşmasını ve koridorun açılmasına katkıda bulunmasını umuyoruz."
Kaynak: 6 Temmuz 2025, turkustan.az
Alıntı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da belirttiği gibi, Türkiye ve Azerbaycan sadece dostlukla değil, aynı zamanda güçlü kardeşlik bağlarıyla da birleşmiştir. “Tek millet, iki devlet” ifadesi özel bir anlamla zenginleştirilmiştir. Ülkelerimiz tarihin en kritik ve önemli anlarında birbirlerine desteklerini defalarca göstermiştir. Zangezur koridorunun açılması sadece Azerbaycan için değil, aynı zamanda tüm bölge için yeni fırsatlar yaratacaktır. Bu güzergah sadece jeopolitik değil, aynı zamanda jeoekonomik öneme de sahiptir. Zangezur koridoru, Türk dünyası ülkelerini birbirine yakınlaştıracak ve aynı zamanda Orta Koridor için stratejik bir teşvik olacaktır. Türkiye, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde bu hedefe ulaşmak için kararlı çabalarını sürdürecektir. Zangezur koridorunun açılması için atılan ortak adımlar hem Türkiye hem de tüm Türk dünyası için tarihi bir süreçtir.”
Tüm bunların arka planında zirvenin Türk Dünyası'nın geleceği açısından stratejik öneme sahip açıklamalarla damgasını vurduğu söylenebilir. Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Azerbaycan ziyareti ve orada gerçekleştirdiği üst düzey temaslar, Ankara-Bakü hattında var olan kardeşliğin ve Türk devletleri arasındaki birliğin daha da güçlendiğini gösterdi.
K. Zorlu'nun bu bağlamda yaptığı açıklamada belirttiği üzere, Zengezur Koridoru sadece Azerbaycan için değil, aynı zamanda tüm Türk dünyası için tarihi ve jeoekonomik bir devrim projesidir.
Peki Zangezur koridorunun açılması ihtimali jeopolitik ve jeoekonomik açıdan bölgede nasıl yeni bir güç dengesi yaratabilir? Bu koridorun Türk dünyası için gerçek etkileri neler olabilir?
Globalinfo.az'a konuşan Dünya Panorama Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Siyaset Bilimci Ramiya Mammadova , İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nde çok sayıda ülke liderinin konuştuğunu belirterek, bu örgütün sadece bugün değil, gelecek için de büyük önem taşıdığının bir kez daha vurgulandığını söyledi:
"Toplantıda örgütün hem jeopolitik, hem ekonomik hem de politik açıdan güçlü bir stratejik perspektife sahip olduğu belirtildi. Aynı zamanda bu birliğin hem İslam ülkeleri hem de Türk devletlerinin birliği olduğu vurgulanmalıdır. Elbette toplantıya sadece Türk devletleri değil, diğer ülkeler de katıldı. Ancak Türk devletlerinin çoğu orada temsil edildiğinden, bu iki birliğin - İslam ve Türk dünyası - birbirleriyle koordinasyon içinde faaliyet gösterdiği söylenebilir.
Türk Dünyası yeni bir proje gibi görünse de coğrafyası oldukça geniştir. Ne yazık ki bazen insanlar Türk Dünyası'nı sadece Türkiye ve Azerbaycan ile sınırlandırıyor. Oysa Türk Dünyası, Başkurtistan, Tataristan, Rusya'daki Kırım Tatarları gibi eski Sovyet sonrası ülkeler, bölgeler ve halklar da dahil olmak üzere Türk konuşan ve Türk kökenli halkların birliğidir. Buna Kazaklar, Türkmenler, Kırgızlar, Azerbaycanlılar, İran'da yaşayan Türkler, Oğuz Türkleri ve Osmanlı mirası da dahildir.
Ramiya Mammadova
Siyaset bilimci, Türk devletlerinin günümüzde birleşmesinin hem halkların refahı hem de gelecek nesiller için jeopolitik güç oluşumu açısından büyük önem taşıdığını kaydetti:
“Türk Dünyası projesi birkaç yıldır faaliyet gösteriyor. Son dönemde Türkiye’de AKP yönetiminde Türk Dünyası başkanlığı kuruldu ve başkanlığına Profesör Kürşad Zorlu atandı. Onun liderliğinde bu yöndeki çalışmalar daha da genişlemeye başladı ve Türk devletleri arasındaki ilişkiler daha da güçlendi. Bu birliğin temelleri Azerbaycan ve Türkiye tarafından atıldı. Ben her zaman Azerbaycan’ın Türk Dünyası’nın kalbi, Türkiye’nin ise başı olduğunu söylüyorum. Bu iki ülkenin birliği ve iş birliği Türk Dünyası projesinin temelini oluşturuyor. Bugün tüm dünya Türk Dünyası’ndan bahsediyor ve bu birlik hem siyasi, hem ekonomik, hem de jeopolitik güç gösteriyor. Doğal olarak bu kimilerinde sempati, kimilerinde ise endişe uyandırıyor. Bu birlik insanların aidiyetlerini, kültürel ve tarihi köklerini anlamaları ve bu değerlere sahip çıkmaları için bir fırsat yaratıyor. Azerbaycan-Türkiye ikilisi bu yönde birçok önemli projeyi hayata geçiriyor. Elbette bu yolda zorluklar var ama bunların üstesinden gelmek için ciddi çalışmalar yapılıyor. Türkiye’de kurulan başkanlık diğer Türk devletleriyle de iş birliği içinde faaliyet gösteriyor. Kürşad Zorlu "Başkanlığını yaptığı bu kuruluş Türk dünyasının refahı için projeler başlattı, diğer ülkelerin de bu girişimlere destek vermesi gerekiyor."
Siyaset bilimci, Zirve'de Zengezur koridoruna ilişkin de önemli konuşmaların yapıldığını vurguladı:
"Bu koridor sadece jeopolitik olarak değil, aynı zamanda Türk dünyasının birliği ve ekonomik entegrasyonu için de önemlidir. Zangezur koridoru aracılığıyla Çin'den Avrupa'ya ve tersi yönde kargo taşımacılığı mümkün olacak. Mallar, Hazar Denizi'nden geçerek Türkiye üzerinden taşınacak ve bu hem bölgenin lojistik kapasitesini genişletecek hem de dünya pazarlarına erişimi artıracaktır."
"Bu bağlamda, Zangezur koridorunun açılması Türk devletleri ve bölge ülkeleri için önemli ve faydalı bir projedir. Azerbaycan ve Türkiye bu yönde ciddi bir şekilde çalışmaktadır. Ermenistan'ın da yakın gelecekte bu sürece yapıcı bir şekilde yaklaşmasını ve koridorun açılmasına katkıda bulunmasını umuyoruz."
Kaynak: 6 Temmuz 2025, turkustan.az









FACEBOOK YORUMLAR