TIP, İSTİHBARAT VE MİLLÎ GÜVENLİĞİN KESİŞİMİ - Yazan: Mehmet BİLGEHAN

TIP, İSTİHBARAT VE MİLLÎ GÜVENLİĞİN KESİŞİMİ - Yazan: Mehmet BİLGEHAN
06 Temmuz 2020 - 15:53 - Güncelleme: 06 Temmuz 2020 - 15:57

TIP, İSTİHBARAT VE MİLLÎ GÜVENLİĞİN KESİŞİMİ
Biyolojik virüs ve yaydığı hastalıklar nedeniyle ölenlerin sayısı savaş kayıplarından daha fazla olduğu görüldü. Bu nedenle olabilecek biyolojik savaş planları ve kapasiteleri istihbarat gündemine alındı. Askeri haritalara çizilen çizgilere tıp konusu da eklendi.
II. Dünya Savaşı'nın ilk günlerinden itibaren birbiriyle ilişkisi yok gibi görülen “Tıp” ve “istihbarat”, özellikle “millî güvenlik” alanları ve konuları birleriyle önemli oranda kesişmiştir. Devlet, Ordu Departmanlarındaki istihbarat unsurları, yabancı askeri ve siyasi gelişmeler hakkında bilgi toplarken, orduların savaş daireleri kapsamlı bir askeri istihbarat programına gerek duyarak ordu teknik servislerinin her birinin kendi istihbarat bölümlerini kurmaya yönlendirdi.
İstihbarat dünyasının tıp Dünyasından çok farklı ve uzak bir alan olduğunu düşünen önyargılı tutumlara karşı, “Covid-19” vakası birbirlerinden uç gözüken alanların ortak kesişme noktaları olduğunu ispatlamıştır. Aslında “Covid-19” sadece tıp alanını değil aynı zamanda zooloji, kimya, biyoloji, psikoloji, sosyoloji, endüstriyel teknoloji, uluslararası ilişkiler, güvenlik, diplomasi ve hukuk gibi birçok farklı bilim dalının kesiştiğini ortaya koymuştur.
İstihbarat teşkilatlarının, medikal alanı bir milli güç unsuru olarak ele alınırken günümüzde zooloji, hukuk gibi alanlarda kesişmesi istihbarat departmanlarını gelecekte şekillendirmekle kalmayacak bu uzmanlık alanlarının birlikte değerlendirilmesini gerekecektir.
Günümüzde anlaşılması gereken artık istihbaratın da bir bilim dalı olduğu konusunu kabul etmektir.
İstihbarat günümüzde bir bilim dalı ile berabe r çalışması gereken bir bilim dalıdır.
İstihbarat birimlerinin bu gerçeği kabul etmesi gerekir.
İstihbaratı bir dedikodu ağına bağlı olarak gelişen ve yönetilen gizli ve örtülü operasyonlardan ibaret bir sitem değildir.
İstihbarat birçok bilim alanını bünyesinde birleştirmiş bir bağımsız “bilim” dalıdır.
Buradaki sorunsal, tıp dünyasının ve medikal sektörün istihbarat çalışmalarından herhangi bir şey anlamayacağı, keza istihbarat camiasının da tıp literatürü ve çalışmalarını idrak edemeyeceği meselesinden kaynaklıdır.
Netice itibarıyla Covid-19, medikal, sağlık güvenliği, siber-uzay, sinyal, teknik, sosyal medya, açık kaynak, insan ve kültürel alanlardaki tüm istihbarat toplama disiplinlerinden beslenen, tam kaynak analizine ihtiyaç duyan ve bu nedenle bir stratejik istihbarat düzeyinde analiz gerektiren bir vaka olarak gereken ilgi ve yatırımı fazlasıyla hak etmektedir.
İstihbarat ve tıbbın bir milli güvenlik meselesi olduğuna gelince:
Millî güvenlik krizi haline gelen halk sağlığı olayları: SARS, H5N1 kuş gribi, MERS, H1N1 grip salgını, Ebola, Zika, COVIT-19, Laboratuvar kazaları ve sızıntıları, Biyolojik savaş ve terör…
Operasyonel tahmin, tespit etme olası yayılımları, verebileceği zararları tahmin etme... gibi konullar millî güvenliğimizle ilgili meselelerdir.
Hasta koşulları hakkında temel anlayışın yanı sıra bireylerde ve gruplarda sağlık olaylarının örüntülerini anlama çabalarını engelleyen sağlık bakım bilgilerinin nasıl toplandığı, depolandığı, dağıtıldığı ve analiz edildiği konusundaki eksiklikleri ele alınmalıdır.
 Tıbbi “istihbarat” ile ilgili işler, askeri istihbarat ile benzerlik göstermektedir.
Devriye gezen küçük birim seviyesinde, ayrıntılar genellikle coğrafya ve zaman boyunca paylaşılabilecek veya analiz edilebilecek şekilde rapor edilmez (farklı tıbbi bilgi sistemleri ve prosedürleri), raporlanan veriler farklı insanlar, farklı terminoloji ve kayıt alanları tarafından farklı şekilde tanımlanır, verilerin birimler (ofisler, hastaneler, eyaletler) arasında paylaşılması kolay değildir ve gerçekte bilgiye ihtiyaç duyan insanlar ne isteyeceğini veya bunun için geçerli bir sorgu nasıl oluşturulacağını bilemeyebilir. Tıpta bilgi için hastalar ve aileler kayıtları ve arşivlerinin istatistik değerlendirmeleri yapılmalıdır.
Bu anlamda gerçek tıbbi kayıtlar tıbbî istihbaratta önemli kaynaklardır.
Tıp, İstihbarat ve Milli güvenlik konularının kesiştiğini görerek istihbarat departmanarı kendini yeniden düzenlemelidir.
Mehmet BİLGEHAN

Bu haber 483 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum