FLAŞ HABER

Suriye Selçukluları

Suriye Selçukluları
24 Haziran 2020 - 00:57

Suriye Selçukluları

Sultan Alp Arslan’ın ölümü sonrasında, Suriye Meliki olan Tutuş kendini Sultan ilan ederek kardeşinin oğlu Berkyaruk’un üzerine sefere çıktı. 1095 yılında Rey’de karşılaşan iki ordu savaştı ve Tutuş kaybederek öldürüldü.

Ölümü sonrasında kendine ait toprakları iki oğlu arasında pay edilerek Rıdvan Halep bölgesini, Dukak ise Dımeşk (Şam) tarafının yönetimini ele aldı.

Bölge diğer Atabegler ile yapılan mücadelelerle geçse de önemli savaşlar Haçlılara karşı yürütüldü. 

Antakya’ya kadar gelen Anadolu Selçuklu Devleti hükümdarı Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Suriye hakimiyetini ele almakiçin akrabaları olan Halep Selçukluları ile savaştı. İç kalesi alınamayan Halep’te sudan geçerken oğlu ve yardımcısı ile beraber Halep nehrinde boğuldu ve Caber Kalesine gömüldü.

Bölgede ki kaosu durdurmak isteyen Büyük Selçuklu hükümdarı Sultan Melikşah bölgeye sefer düzenledi.

Halep Melikliği

Bu sırada Rıdvan Halep’deki hakimiyetini devam ettirebilmek için Fatımilerin desteğine ihtiyaç duymuş ve bu devletle işbirliği yapmıştı. Bunun neticesinde hakim olduğu yerlerde 4 hafta süreyle Mısır Fatımi Halîfesi el-Musta’li adına hutbe okuttu. Ancak kendi çevresinin şiddetli tepkileri üzerine hutbe tekrar Abbasi Halifesi adına okunmuş ve Rıdvan, 1097’de Halife el-Mustazhir’den af dilemişti.

Bu sırada Müslüman ülkelerine batıdan Haçlı Seferlerinin başladı. Anadolu’yu geçen Haçlılar 1098 yılında Antakyayı aldılar. Haçlılar bundan sonra hakimiyet sahalarını genişletmeye çalıştı, Antakya kontu Bohemond Halep’e bağlı bazı kaleleri işgal etti. Bir süre sonra Melik Rıdvan harekete geçerek Halep çevresinde Haçlıların eline geçen birçok yeri geri aldı, böylece bir süre için Haçlı tehlikesinden uzak kalınmıştı. Fakat bu çok kısa sürdü ve 1105’te Kınnesrin’de Rıdvan ile Haçlılar tekrar karşılaştılar. Ancak Rıdvan Haçlılar ile yapılan savaşı kaybederek Haleb’e çekilmek zorunda kaldı. Haçlılar onun bu yenilgisinden yararlanarak Haleb bölgesinde yağma ve istilaya giriştiler.

Büyük Selçuklu sultanı Muhammed Tapar 1106’da Musul bölgesine Emir Çavlı Sakavu’yu atamıştı. Çavlı Musul’a hâkim olabilmek için Türkiye Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan ile mücadeleye girişti ve Melik Rıdvan’dan da bu hususta yardım istedi. Rıdvan da askerleriyle birlikte ona katıldı. Yapılan savaşı kaybeden I. Kılıç Arslan, 1107’de Habur suyunda boğuldu. Fakat daha sonra Rıdvan ile Çavlı’nın arası açıldı. Rıdvan bu durumda Antakya prensi Tancred’e mektup yazarak ondan yardım istedi. Ayrıca Çavlı’nın Haleb’i tehdit ve onun Suriye’deki Haçlı hakimiyeti için de bir tehlike teşkil ettiğini bildirdi. Tancred, Melik Rıdvan ile anlaşırken, Çavlı da Urfa Kontu Baudouin ile birleşti. İki taraf arasında Tel-Başir’deki savaş Ekim 1108’de Tancred ve Rıdvan lehine neticelendi.

1110’da Emir Mevdud idaresindeki Selçuklu kuvvetlerinin Urfa’yı kuşatması, Haçlıları bu şehri kurtarmak maksadıyla bir süre için Suriye’den ayrılmalarına yol açtı. Melik Rıdvan bu fırsattan istifâde ederek Antakya bölgesine kadar akınlarda bulundu. Daha sonra Antakya’ya dönen Tancred Rıdvan’a aralarındaki anlaşmanın bozulduğunu bildirerek karşı harekete geçti, önemli bazı kaleleri zaptederek ve yağma akınları ile bölgeyi büyük zarara soktu. Melik Rıdvan, 1111’de Tancred ile daha ağır şartlarda bir barış yapmak zorunda kaldı.

Melik Rıdvan bir süre sonra Haçlıların Halep yöresindeki faaliyetleri sebebiyle güç duruma düşmüş ve yardım için Büyük Selçuklulara başvurmuştu. Sultan Muhammed Tapar’ın çağrısına birçok Müslüman emir uymuş ve Mevdud’un idaresindeki bu Selçuklu ordusu, Joscelin’in elinde bulunan Tel Başir’i kuşatmıştı. Fakat sonuç alınamamıştır. Melik Rıdvan ise Haleb Selçuklu Melikliği’nin Haçlıların baskısı sonunda yok olmak tehlikesiyle karşı karşıya bulunduğunu Emir Mevdud’a bildirerek, Selçuklu ordusunun Halep’e gelmesini istedi. Emir Mevdud bu arzuyu kabul ederek Haleb bölgesine geldi. Ancak, muhtemelen Selçuklu askerlerinin sert hareketleri, Rıdvan’ın Haleb kapılarını kapamasına sebep oldu. Neticede Selçuklu ordusu Eylül 1111’de Halep önünden ayrılmak zorunda kaldı.

Melik Rıdvan gittikçe artan Haçlı baskısı karşısında Dımaşk hakimi Tuğ-Tegin’i Halep’e davet etti. Tuğ-Tegin buna uyarak Halep’e geldi. Neticede Rıdvan ve Tuğ-Tegin bir anlaşma yaptılar. Buna göre, 1112 yılında Tuğ-Tegin Rıdvan adına hutbe okutup, para bastıracaktı. Çok geçmeden bu anlaşmanın bozuldu. Tuğ-Tegin kendisini tehdit eden Haçlılara karşı birçok Selçuklu emirinden, bu arada Melik Rıdvan’dan da yardım istemişti. Rıdvan muhtemelen yıllık vergi ödediği Antakya Kontu Roger’den çekinerek bu davete uymadı. Ancak Tuğ-Tegin ve Mevdud’un Haçlılara karşı Taberiyye savaşını kazanmalarından sonra yüz atlı gönderdi. Tuğ-Tegin 1113 yılında onun bu çekingen davranışına kızarak, aralarındaki anlaşmayı bozdu. Melik Rıdvan bu olaydan sonra çok yaşamamış, şiddetli bir hastalığa yakalanarak 10 Aralık 1113’te Halep’te öldü.

Melik Rıdvan’ın ölümünden sonra Halep Melikliği’nin başına 16 yaşındaki oğlu Alp Arslan El Ahras  geçirildi. Ancak, idare tamamıyla atabegi olan Hadım Lü’lü’nün elinde bulunuyordu. Bu devrede Halep’de ki Bâtınîlerden şikâyetler artmıştı. Sultan Muhammed Tapar bir elçi göndererek Bâtınîlere karşı harekete geçilmesi ve onların liderlerinin öldürülmesi için emir verilmesini istedi. Alp Arslan bu isteğe uyarak bir kısım reisleri öldürttü. Bâtınîlerden nefret eden Haleb halkı da bu harekâta katılmıştı. Ancak Alp Arslan’ın meliklik devresi kısa sürdü. Yakınlarının tavsiyesi ile yardım için Tuğ-Tegin’e başvurdu, hatta Dımaşk’a dostça bir ziyaret yaptı. Tuğ-Tegin de onun müracaatını müspet karşılamıştı. Diğer taraftan Atabeg Lü’lü onun sorumsuzca davranışlarından ve Atabeg Tuğ-Tegin’in isteğine göre hareket edebileceğinden korkmuş, ayrıca kendi hayatını da tehlikede görerek Eylül 1114’te Alp Arslan’ı öldürtmüştü.

Atabeg Lü’lü, Alp Arslan’ın yerine altı yaşındaki kardeşi Sultan-şâh’ı tahta çıkardı. Böylece bir süre için devletin gerçek idarecisi oldu. Ancak kudretli bir melikin yokluğu ve ordusunun sayıca az olması, Haleb Melikliği’ni sadece adı geçen şehri savunmak durumunda bırakmıştı. Lü’lü ise hükümranlığını sürdürebilmek için; Haçlılar, Tuğ-Tegin ve Sultan Muhammed’den destek ve aynı maksatla zaman zaman da Artuklu İlgazî’ye başvuruyordu. Nihâyet 1117’de Lü’lü bir yolculuk sırasında beraberindeki Türk müfrezesi tarafından öldürüldü. Daha sonra idareyi başka hadımlar ele geçirdi. Sultan-şâh zâten yaşça küçük olduğundan sadece ismen melikti. Halep şehri bu iç karışıklıklar sebebiyle Haçlıların yağma ve istilâsından kurtulamayacak bir durumda idi. Artuklu İlgazî 1117’de Halep’i geçici olarak almıştı. Ertesi yıl sıkıntı içindeki halkın çağrısı ile İlgazî Haleb’e tamamen hâkim oldu ve 1118’de Sultan-şâh’ı da hapsetti. Bu suretle Haleb Melikliği, dolayısıyla Suriye Selçuklu Devleti, sona ermiş oluyordu.

Dımaşk Melikliği

Tutuş’un ölümünden sonra, oğlu Dukak, Suriye Selçuklularının Dımaşk sehrini eline gecirmis ve burada kurdudgu tabi devlete Dımaşk Selçuklu Melikliği adı verilmisti. Tutuş’un emrinde bulunan Emîr Zahiriddin Tuğtegin, Sultan Berkyaruk’un eline esir düşmüş, sonra serbest bırakılmıştı. Tuğtegin, Dımaşk’a gelerek Dukak’ın hizmetine girdi ve ordu kumandanlığına getirildi. Ayrıca, Dukak’ın annesiyle evlendi ve Savtegin’i ortadan kaldırarak, melikliğin idaresini ele aldı. Dukak, Șam’ı ele geçirmek isteyen ağabeyi, Halep Meliki Rıdvan ile yaptığı mücadelede mağlup olunca, onun hakimiyetini kabul etti.

Melik Dukak, bundan sonra Haçlılarla mücadele etti. Fakat Haçlı kumandanı Raymond de Saint Gilles’la 1102 yılında Trablus önünde yaptığı savaşı kaybetti. Daha sonra Cenâhüddevle, Rahbe’yi zaptetmek için sefer düzenlediyse de, buranın, Melik Dukak tarafından ele geçirildiğini öğrenince, bölgeden ayrıldı. Cenâhüddevle, Dukak’ın 1104 yılında ölümünden sonra, Atabeg Tuğtegin, önce onun bir yaşındaki oğlu  II. Tutuş adına hutbe okuttu. Daha sonra Dukak’ın on iki yaşındaki kardeşi Muhiddin Bektaş’ı tahta geçirdi. Fakat, Tuğtegin’den korkan Muhiddin Bektaş, 1104 yılında Dımaşk’tan kaçtı. Böylece, Suriye Selçuklu Devletinin Dımaşk Melikliği kolu sona erdi ve yerine Tuğtegin ailesi Dımaşk Atabeyleri olarak Böriler Hânedânı kuruldu.

Melikler

Tacüddevle Tutuş(1079-1095)

Halep Melikleri

Rıdvan(1095-1113)

Alp Arslan El Ahras (1113-1114)

Sultan Şah (1114-1117)

Şam (Dımaşk) Melikleri

Dukak(1095-1104)

Tutuş (1104)

Muhiddin Bektaş(1104)

Kaynak: BİLGİPEDİA

http://www.bilgipedia.org/category/selcuklular/

 

Bu haber 374 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum