Reklam
Reklam

Sinem AKYEL Yazdı:Tevfik Fikret'in Gençlere Armağan Ettiği Şiir: Ferda

TARSAM ailesine yeni bir yazar kazandırmanın mutluluğu içindeyiz. Bilim yolunda yürüyen genç akademisyen Sinem Akyel'in www.tarihistan.org'da ilk yazısını yayınlıyoruz. Yazarımıza ilk yazısı için tebrik ederiz. Yolu açık olsun.

Sinem AKYEL Yazdı:Tevfik Fikret'in Gençlere Armağan Ettiği Şiir: Ferda
13 Kasım 2025 - 09:18

 

Tevfik Fikret’in Gençlere Armağan Ettiği Şiir: Ferda

 

      Sinem AKYEL

 

    Tevfik Fikret (1867-1915), Servet-i Fünun topluluğunun en önemli şahsiyetlerinden biri olarak Türk edebiyatında müstesna bir yere sahiptir. Onun edebî kişiliğini iki dönemde incelemek mümkündür: gençlik dönemi ve olgunluk dönemi.

    Gençlik döneminde daha çok taklit ve nazirelere dayalı şiirler yazan Tevfik Fikret, bu süreçte hayata iyimser ve coşkulu bir gözle bakmış, eserlerinde umut dolu bir ruh hâli sergilemiştir. II. Abdülhamid döneminin başlarında padişaha karşı olumlu bir tutum içinde olan şair, zamanla toplumsal ve siyasal şartların da etkisiyle karamsarlığa sürüklenmiştir. Hayatında mutluluk ve iyilik ideallerini gerçekleştiremeyen Fikret, giderek melankoli ve hayal kırıklığının etkisi altına girmiştir.

    Bu ruh hâlinin etkisiyle şekillenen olgunluk döneminde, şair artık bireysel hayallerden çok toplumsal meselelerle ilgilenmeye başlamıştır. II. Abdülhamid’in istibdat yönetimine karşı duyduğu rahatsızlık, onu sosyal ve siyasi konulara yöneltmiştir. Bu dönemde yazdığı şiirler daha çok sosyal, toplumsal ve siyasal düşünceler içerir.Ferda adlı şiirini de bu olgunluk döneminde yazmıştır.

    Haluk’un Defteri adlı eserinde Tevfik Fikret, oğlu Haluk üzerinden aslında bütün Türk gençliğine seslenir. Ona göre milletin geleceğini yükseltecek olan güç, gençlerin inancı, cesareti ve azmidir. Bu nedenle Fikret, gençlere sürekli öğütler verir; onlara atalarından kalan mirası hatırlatır ve memleketi için yorulmadan mücadele etmelerini öğütler.

   Ferda, geleceğin sembolü olarak karşımıza çıkar; gençliğin temiz, saf ve bozulmamış bir temsilcisi gibi görülür. Onun baktığı gökyüzü de aynı saflığı ve duruluğu simgeler. Böylece Fikret, gençlere geleceği kendi omuzlarında yükseltmeleri gerektiğini hatırlatır.

Şiirde dikkat çeken önemli noktalardan biri de zaman bilincidir. İnsan, geçmişin gölgesinde ve geleceğin hazırlayıcısı olarak yaşar. Bu nedenle gençliğin, zamanı doğru değerlendirmesi gerektiği vurgulanır.

Şiirde geçen bazı imgeler:

çehre-i behic-i ümid: gençliğin,umudun güzel yüzüne benzetilmesi.

ağuş-i lerzedarı açık beklemek: geleceğin, gençleri titrek bir anne kucağı gibi özlemle

beklemesi.

Saygısız bir göz/ kirli,yabancı el: vatanın değerlerini hiçe sayan,düşman.

  Sema-yi Seher saf u bi-sehab: vatanı bekleyen gelecek güzel günlerin saf,açık ve bulutsuz.

    Sonuç olarak, Tevfik Fikret bu şiirini bugünün gençlerine ithaf etmiştir. Bugün biz gençlere düşen görev ise yalnızca geçmişten kalan mirası korumak değil; aynı zamanda onu daha ileriye taşımaktır. Karşımıza hangi engeller çıkarsa çıksın, hangi zorluklarla karşılaşırsak karşılaşalım; özgürlükten, adaletten ve Cumhuriyet ideallerinden vazgeçmemeliyiz.

    Yazımı Mustafa Kemal Atatürk’ün sözü ile sonlandırmak istiyorum: “Bütün ümidim gençliktedir.”

FERDA(YARIN)

-Bugünün gençlerine-

Yarınlar senin; senin bu değişim, bu yenilik…

Her şey senin değil mi ki zaten?.. Sen, ey gençlik,

Ey umudun güzel yüzü, işte yansıyacak yerin

Karşında: bu sabah göğü, tertemiz ve bulutsuz,

Titreyen kucağı açık, bekliyor… Koş!

Ey yaşamın doğan güler yüzlü sabahı, işte herkesin

Bakışları sende; sen ki yaşamın umudusun.

Alnında yeni bir yıldız, yok, bir güneş;

Ufuklara doğ, önünde şu dert dolu geçmiş

Sönsün sonsuza dek.

Sönsün sonsuza dek, o cehennem; senin bugün

Cennet kadar güzel vatanın var; şu gördüğün

Zümrüt bakışlı, inci gülüşlü kızcağız

Kimdir, bilir misin? Vatanın… Şimdi saygısız

Bir göz bu nazlı yüze – Allah esirgesin. –

Kötü bir gözle baksa katlanabilir misin?

İster misin, şu ak sakalın, ak ve o çok güzel

Onurlu alnına demem bir kirli el,

Hatta yabancı bir el uzansın? Şu mezarı

İzin verir misin, taşa tutsun bir serseri?

Elbet hayır, o mezar, o gururlu alın

Kutsal birer vatan simgesidir… Vatan vatanın

Çalışkan insanların omuzları üstünde yükselir.

Gençler, vatanın bütün umudu şimdi sizdedir.

Her şey sizin, vatan da sizin, her onur sizin;

Ama unutmayın ki zaman sert ve emin

Bir sessiz adımla izlemektedir bizi.

Önden koşan, ama yine dikkatle her izi,

Derinleştirmeye yol açan bu şaşmaz izleyicinin,

Ayıplamasından utançlı kalırsak, yazık!.. Demin

 

“Yarınlar senin” dedim beni alkışladın; hayır,

Bir şey senin değil, gelecek emanettir sana;

Her şey emanettir sana ama ey genç hiç unutma

Bir hesap sorar yakınan yarınlar senden de.

Geçmişe şimdi sen bakıyorsun dikkatle,

Gelecek de senden kuşku duyacak böyle,

Her yanı yoklukların kasırgasıyla sarsılan

Bir kuşağın oğlusun, bunu anımsa zaman zaman.

Unutma senin çağın, bilgi şimşeklerinin yüzyılıdır;

Her yıldırımda bir gece, bir gölge devrilir,

Bir yükselme ufku açılır, yaşam yükselir;

Yükselmeyen düşer; ya ilerlenir ya yok olup gidilir!

Yükselmeli, dokunmalı alnın göklere;

Doymaz insan dedikleri kuş yüksekliklere…

Uğraş didin, düşün, ara, bul, koş, atıl, bağır;

Durmak zamanı değil çalışmak zamanıdır!
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum