Prof. Dr. Mehmet Saray vefat etti!
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Saray'ın vefatını derin bir üzüntüyle paylaşıyoruz. Hocamıza Allahtan rahmet, sevenlerine baş sağlığı dileriz. Prof. Dr. Mehmet Saray hocamızın asistanı Prof. Dr. Mustafa Budak'ın Mehmet Saray'ın vefatı üzerine yazdığı yazıyı yayınlıyoruz.
13 Temmuz 2025 - 10:02 - Güncelleme: 13 Temmuz 2025 - 10:27
ÖGRENCİNİN HOCASINA VEDASI...
Her zaman veda yazılari yazmak kolay değildir. Bu yazılarda ayrılığın verdigi acı ve hüzün vardır. Hele bu ayrılan kişi, hocanız olursa, hüznünüz kat be kat artar.
Sevgili dostlar, dün vefat eden Prof.Dr.Mehmet SARAY biz asistanları için hocadan fazla bir varlıktı. Bizlere evlatlarım derdi. Her birimize hitabı, sevecenlik ve samimiyet gösteren bir şekildeydi Bana her zaman " Mustafam" diye hitap ederdi. Ayrıca, " biz bir aileyiz" der, her zaman bireysel de olsa sorunlarımızı birlikte çözeceğimizi söylerdi. En önemlisi bizim başarilarımızdan büyük gurur duyardı.
Merhum demeye dilim varmıyor ama, "Merhum hocam, diğergam bir insandı. Düşünebiliyor musunuz, kendi kitaplarindan elde ettigi telif paralaryla sırf öğrencilerini "ilim dünyasi tanisin " diyerek sadece dört sayilık Kafkas Araştirmaları Dergisi'ni çıkardı. Bunda başarılı oldu. Bugun bile dergide bizlerin asistan iken yazdığımız makaleler, atıf almaya devam etmektedir.
Saray hoca, insanlara yardım etmeyi severdi. Mesela fakültede çoğu hocanın görüşme günü ve saatleri varken hocanın yoktu; kendisi çok yoğun olduğundan dolayi yakaladığıniz anda görüşebilirdiniz. Hiç kimseyi geri çevirmezdi. Bundan başka, öğrencilerinin devlette bir yere yerleşmesine büyük önem verirdi. Özellikle 1980'li yıllarda birçok öğrencisinin Emniyet teşkilatina girişine vesile oldu. Bugün bu öğrencilerden Emniyet Müdürü olanlar vardır.
Merhum hocamızın en bariz özelliği Türkçü-milliyetçı olmasiydi. Ismail Gaspıralı'nın hayranı idi. Bu yüzden hayati ve fikirleri hakkinda bir kitap yazdı.Türkistan'in istiklali onun en büyük ideali idi. O yüzden İngiltere'de yaptiğı doktora tezinin adi Emperyalizm Çağında Türkmenler idi. Bu tezinden dolayı Türkmenistan devleti, ülke dışindan vatandaşlık verdiği ilk iki kişi Mehmet Saray hocam ile merhume eşi idi. Doğu Türkistan ile de yakınen ilgilendi. Isa Yusuf Alptekin en yakın dostu idi. Bu ilgi, bazen Batı Türkistanlileri kıskandiriyor; hoca arafta kalıyordu. Onlarin gönlünü de daha sonra yazdigı Özbekistan'ın da yer aldiği 5 kitaplik Türk Cumhuriyetleri serisiyle almayi başardi.
Ayrica, merhum hocam, 1989'da Bulgaristan'da Türklerin etnik temizliğe uğradiğı sırada, devlet ricasiyla Balkan Türkleri Derneği başkani oldu. Burada da çok önemli işler yaptı. O günlerde hocanin tarih bölümündeki 318 nolu odasi, adeta bir enformasyon bürosu gibiydi. Birçok yerli yabanci gazete ve ajanslar hocadan bilgi almaya çalışiyor biz asistanlar da sekreterlik yapiyorduk.
Merhum hocamiz, Türk dunyasi konusunda ilklerin adamiydı. TİKA Başkoordinatörlügü yıllarinda(1992-1996), Türk dunyasindan öğrenci getirtme fikri onundu. Her ne kadar başarili olunmasa da Türk dünyasi ortak tarih ve edebiyat kitaplari yazma işı de onun zihninden çıkmıştı. Dedim ya, hocamız ideallerinin peşinden koşan bir adamdı.
Ayni zamanda merhum hocamiz iyi bir Müslüman idi. Buna şahidim.Oda kapısını kapatarak namazlarini kılardı. Bizlere de iyi niyetle dikkat edin derdi. Hatta, 28 Şubat sürecinde, milliyetçi-muhafazakar kimliğimiz "aşırı Islamcı" suçlamasiyla rektör K.Alemdaroğlu tarafindan dile getirilince " Merak etmeyin hocam, Mustafa benim gibi milliyetçi vatansever bir kişidir" diyerek bizi savunmuş ve bunu da yıllar sonra söylemiştı. Velhasıl hocamız bizlere kol kanat germiş; adeta bir paratöner görevi görmüştü.
Dedim ya hocamiz iyi bir Müslümandi; Ankara'da TİKA'da başkoordinatörlük yaptıgı yıllarda(1992-1996) Diyanet Misafirhanesinde kalırken oradaki hocalara Atatürk'ü anlatiyor, diğer taraftan da Harp Akademisindeki derslerde kurmay subaylara " Kur'an'ı okuyun ve öğrenin" diyerek nasihatlar veriyordu. Bu haliyle hocamız Diyanet nezdinde Atatürkçü, askerler açısından da dindar olarak görünüyordu. Bundan dolayı olsa gerek, Dıyanet camiasi, yıllardir görev yaptiğı üniversitede dindarlara ve İslama hakaret eden, aşağilayan bir öğretim üyesini yıllarca,kendi üniversitesinde istihdam ederken merhum hocamiza ilgisiz kalmıştır.
Hocam, benim 2004'de Devlet Arşivleri Genel Müdür yardımcisı olmama rıza göstermedi. Çünkü, ilmi çalışmalarımın aksayacağini düşündü. Bir bakıma haklıydı.Son yıllarda ise hastalığı sebebiyle görüşemedik. Birkaç kez Istanbul Ün. Atatürk ilkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsüne konuşmacı olarak davet ettim ise de sağlığı elvermedi. Nihayet dün (12.7.2025) vefat etti.
Merhum Prof.Dr.Mehmet Saray hocamiz, Müslüman, Türkçü, Milliyetçi ve Atatürkçü bir kimseydi. Bundan dolayı hiç bir kesime/kimseye yaranamadi. Öyle ki, Atatürk Araştırma Başkanı olduğu dönemde, devlet ricali huzurunda bile devlet ve ülke meseleleri konusunda eleştirilerde bulunmaktan çekinmedi. Tam arafta bir insandı.
Biliyorum; Bir hocanın hakkı, kesinlikle ödenmez. Yine biliyorum ki, yazdiğimiz ve yazacağımiz eserler bir nebze olsa da onun yerine geçecektir. Çünkü, onun tavsiyesi her daim eser üretmemizdir.
Bu vesileyle merhum hocamiz Prof.Dr.Mehmet SARAY'a Cenab-Allah'dan rahmet diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Ailesine, yakınlari ile öğrencilerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. 13.07.2025.
Asistanı
Prof.Dr.Mustafa BUDAK
Kaynak: 13 Temmuz 2025, https://www.facebook.com/mustafa.budak.9484
Her zaman veda yazılari yazmak kolay değildir. Bu yazılarda ayrılığın verdigi acı ve hüzün vardır. Hele bu ayrılan kişi, hocanız olursa, hüznünüz kat be kat artar.
Sevgili dostlar, dün vefat eden Prof.Dr.Mehmet SARAY biz asistanları için hocadan fazla bir varlıktı. Bizlere evlatlarım derdi. Her birimize hitabı, sevecenlik ve samimiyet gösteren bir şekildeydi Bana her zaman " Mustafam" diye hitap ederdi. Ayrıca, " biz bir aileyiz" der, her zaman bireysel de olsa sorunlarımızı birlikte çözeceğimizi söylerdi. En önemlisi bizim başarilarımızdan büyük gurur duyardı.
Merhum demeye dilim varmıyor ama, "Merhum hocam, diğergam bir insandı. Düşünebiliyor musunuz, kendi kitaplarindan elde ettigi telif paralaryla sırf öğrencilerini "ilim dünyasi tanisin " diyerek sadece dört sayilık Kafkas Araştirmaları Dergisi'ni çıkardı. Bunda başarılı oldu. Bugun bile dergide bizlerin asistan iken yazdığımız makaleler, atıf almaya devam etmektedir.
Saray hoca, insanlara yardım etmeyi severdi. Mesela fakültede çoğu hocanın görüşme günü ve saatleri varken hocanın yoktu; kendisi çok yoğun olduğundan dolayi yakaladığıniz anda görüşebilirdiniz. Hiç kimseyi geri çevirmezdi. Bundan başka, öğrencilerinin devlette bir yere yerleşmesine büyük önem verirdi. Özellikle 1980'li yıllarda birçok öğrencisinin Emniyet teşkilatina girişine vesile oldu. Bugün bu öğrencilerden Emniyet Müdürü olanlar vardır.
Merhum hocamızın en bariz özelliği Türkçü-milliyetçı olmasiydi. Ismail Gaspıralı'nın hayranı idi. Bu yüzden hayati ve fikirleri hakkinda bir kitap yazdı.Türkistan'in istiklali onun en büyük ideali idi. O yüzden İngiltere'de yaptiğı doktora tezinin adi Emperyalizm Çağında Türkmenler idi. Bu tezinden dolayı Türkmenistan devleti, ülke dışindan vatandaşlık verdiği ilk iki kişi Mehmet Saray hocam ile merhume eşi idi. Doğu Türkistan ile de yakınen ilgilendi. Isa Yusuf Alptekin en yakın dostu idi. Bu ilgi, bazen Batı Türkistanlileri kıskandiriyor; hoca arafta kalıyordu. Onlarin gönlünü de daha sonra yazdigı Özbekistan'ın da yer aldiği 5 kitaplik Türk Cumhuriyetleri serisiyle almayi başardi.
Ayrica, merhum hocam, 1989'da Bulgaristan'da Türklerin etnik temizliğe uğradiğı sırada, devlet ricasiyla Balkan Türkleri Derneği başkani oldu. Burada da çok önemli işler yaptı. O günlerde hocanin tarih bölümündeki 318 nolu odasi, adeta bir enformasyon bürosu gibiydi. Birçok yerli yabanci gazete ve ajanslar hocadan bilgi almaya çalışiyor biz asistanlar da sekreterlik yapiyorduk.
Merhum hocamiz, Türk dunyasi konusunda ilklerin adamiydı. TİKA Başkoordinatörlügü yıllarinda(1992-1996), Türk dunyasindan öğrenci getirtme fikri onundu. Her ne kadar başarili olunmasa da Türk dünyasi ortak tarih ve edebiyat kitaplari yazma işı de onun zihninden çıkmıştı. Dedim ya, hocamız ideallerinin peşinden koşan bir adamdı.
Ayni zamanda merhum hocamiz iyi bir Müslüman idi. Buna şahidim.Oda kapısını kapatarak namazlarini kılardı. Bizlere de iyi niyetle dikkat edin derdi. Hatta, 28 Şubat sürecinde, milliyetçi-muhafazakar kimliğimiz "aşırı Islamcı" suçlamasiyla rektör K.Alemdaroğlu tarafindan dile getirilince " Merak etmeyin hocam, Mustafa benim gibi milliyetçi vatansever bir kişidir" diyerek bizi savunmuş ve bunu da yıllar sonra söylemiştı. Velhasıl hocamız bizlere kol kanat germiş; adeta bir paratöner görevi görmüştü.
Dedim ya hocamiz iyi bir Müslümandi; Ankara'da TİKA'da başkoordinatörlük yaptıgı yıllarda(1992-1996) Diyanet Misafirhanesinde kalırken oradaki hocalara Atatürk'ü anlatiyor, diğer taraftan da Harp Akademisindeki derslerde kurmay subaylara " Kur'an'ı okuyun ve öğrenin" diyerek nasihatlar veriyordu. Bu haliyle hocamız Diyanet nezdinde Atatürkçü, askerler açısından da dindar olarak görünüyordu. Bundan dolayı olsa gerek, Dıyanet camiasi, yıllardir görev yaptiğı üniversitede dindarlara ve İslama hakaret eden, aşağilayan bir öğretim üyesini yıllarca,kendi üniversitesinde istihdam ederken merhum hocamiza ilgisiz kalmıştır.
Hocam, benim 2004'de Devlet Arşivleri Genel Müdür yardımcisı olmama rıza göstermedi. Çünkü, ilmi çalışmalarımın aksayacağini düşündü. Bir bakıma haklıydı.Son yıllarda ise hastalığı sebebiyle görüşemedik. Birkaç kez Istanbul Ün. Atatürk ilkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsüne konuşmacı olarak davet ettim ise de sağlığı elvermedi. Nihayet dün (12.7.2025) vefat etti.
Merhum Prof.Dr.Mehmet Saray hocamiz, Müslüman, Türkçü, Milliyetçi ve Atatürkçü bir kimseydi. Bundan dolayı hiç bir kesime/kimseye yaranamadi. Öyle ki, Atatürk Araştırma Başkanı olduğu dönemde, devlet ricali huzurunda bile devlet ve ülke meseleleri konusunda eleştirilerde bulunmaktan çekinmedi. Tam arafta bir insandı.
Biliyorum; Bir hocanın hakkı, kesinlikle ödenmez. Yine biliyorum ki, yazdiğimiz ve yazacağımiz eserler bir nebze olsa da onun yerine geçecektir. Çünkü, onun tavsiyesi her daim eser üretmemizdir.
Bu vesileyle merhum hocamiz Prof.Dr.Mehmet SARAY'a Cenab-Allah'dan rahmet diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. Ailesine, yakınlari ile öğrencilerine başsağlığı dileklerimi iletiyorum. 13.07.2025.
Asistanı
Prof.Dr.Mustafa BUDAK
Kaynak: 13 Temmuz 2025, https://www.facebook.com/mustafa.budak.9484









FACEBOOK YORUMLAR