Osmanlı Dönemi Libya Ülkesi - Yazar: Mustafa Said BİLGİN

Osmanlı Dönemi Libya Ülkesi - Yazar: Mustafa Said BİLGİN
29 Ekim 2020 - 11:41

On altıncı yüzyıl boyunca, Habsburg İspanya’sı ve Osmanlı Türkleri, Akdeniz’de üstünlük mücadelesinde bir yarıştaydılar. Osmanlıdan önce en son İspanya kuvvetleri, 1510’da Trablus’u ele geçirerek bölgeye hâkim olmuşlardı. Osmanlı öncesinde uzun yıllar birçok devletin işgal ettiği ya da yeni devletler içinde yer aldığı Libya, Osmanlı ile beraber göreceli bir istikrar dönemine girmiş, kabileli yapısı nedeniyle, dayı adı verilen kişiler tarafından bölge, Osmanlı ademi merkeziyetçi (yerel yönetimlerin güçlü olduğu) yapısıyla yönetilmiştir.

Bölgenin fethi Barbaros Hayrettin Paşanın Cezayir’i almasıyla ve ardından Tunus ve Trablus’a göz dikmesiyle başlamıştır. Sokullu Mehmet Paşa’dan sonra Kaptanı Derya olan Sinan Paşa 1551’de İspanyol Şövalyelerini Trablus’tan çıkardı ve bölge ele geçirildi. Donanmaya bağlı olan Turgut Reis tarafından şehir 1552′ te düzene sokuldu ve eski adıyla Trablusgarp olan Libya’da 360 yıllık Osmanlı yönetimi başlamış oldu. Kanuni Sultan Süleyman döneminde Turgut Reis Trablus’a sancak beyi olarak atandı. Fizan bölgesi alınmaya pek değer değildi o yüzden Osmanlı, çok üstüne gitmedi güneybatı 1580’lerde Fizan hükümdarları padişahlara bağlılıklarını kendiler verdiler, ancak Osmanlı Devleti orada herhangi bir etki yaratmaya çalışmaktan kaçındı. Doğu Libya’da yani Sireneyka bölgesinde Osmanlı’nın hakimiyeti vardı fakat otoritesi yoktu, ajanlar vasıtası ile elde tutulmaya çalışılmıştır.

Trablus 1611 yılına kadar, sultan tarafından atanan paşalar tarafından yönetildi. Bölgeye.1611 yılında dayılık sistemi geldi.

1. DAYILIK EYALET SİSTEMİ



Mağrip’te yani kuzeybatı Afrika’da İsyanlar ve darbeler çok sık görülüyordu ve genellikle yeniçeriler en çok para ödeyen ve kendilerini besleyenlere sadık kalıyorlardı. 1611’de, başarılı bir darbe sonucunda Süleyman Safar’ı hükümet başkanı olarak atamaya zorladı yerel güçler. Dayılık rejiminin gelmesi bu tarihten sonra başlar. Dayıların yönettiği rejim, iç işlerde özerkti ve yeniçerilerin askerlerinin padişahlarına bağlı olmasına rağmen, hükümeti de neredeyse bağımsız bir dış politika izlemeye bırakıldı. Dayılar; reisler ve yeniçeri subayları tarafından seçilmiş ancak merkezden beylerbeyi tayini de devam etmiştir. Bu dönemde beylerbeylerin yetkileri sembolik olmaktan öteye gitmemiş dayılar yönetimi fiilen ellerinde bulundurmuşlardır. 1711 yılında dayılık ve beylerbeylik dayıların uhdesinde birleştirilmiş ve artık merkezden beylerbeyi tayini yapılmamıştır. Bu durum 18. yüzyıl boyunca devam etmiştir.

2. BERBERİ SAVAŞLARI

Berberi Savaşları, 1801-1815 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri ve İsveç ile Osmanlı İmparatorluğu’na bağlı Kuzey Afrika Berberi devletleri arasında gerçekleşen 1. ve 2. Berberi Savaşları olarak adlandırılan deniz savaşlarıdır. Korsan faaliyetleri sonucu ABD Libya’ya donanmasını göndermiştir. Dikkat edilmesi gereken nokta şu ki bu ABD tarihindeki ilk deniz aşırı harekattır. Berberi korsanların Akdeniz’deki Amerikan ticaret gemilerinden haraç talepleri üzerine çıkmış olup ilk savaş Libya ve ikinci savaş Cezayir kıyılarında gerçekleşmiştir. Bu savaşların sonunda ABD Osmanlı’ya ait olan korsanların kıyılarını ele geçirmiştir, nihayetinde ABD ve İsveç zaferiyle sonuçlanmıştır. ABD’nin yaptığı bu deniz aşırı harekât Akdeniz’de korsanlığı tarihe karıştırmıştır.


(1801-1815 Berberi Savaşları’nda ABD ve Osmanlı askerlerinin temsili tasviri.)

2016 yılında Birleşik Devletler Deniz Kuvvetleri 241. Yılını kutlamak adına Twitter’da bir gönderi paylaşmıştır. Bu gönderide kullandıkları bir resim içinde ay ve yıldızlı bayrağın olduğu ve bu resmin Berberi Savaş’ına ait olduğu görülüyor. ABD’nin tarihinde önemli bir deniz zaferi olan bu savaş, deniz kuvvetlerinin yıldönümü kutlamalarında unutulamayacak bir savaş olarak anılıyor.

3. SENUSİLİK VE LİBYA



Libya’nın 19. Yüzyılında ve 20. Yüzyılının ilk yarısında Senusilik önemli bir yere sahip. Senusilik, Muhammed Senusî tarafından 1837 yılında kuruldu. Mekke’de başladığı irşat faaliyeti sonucunda, “dört Sünni mezhep ile tarikat mensupları arasında orta bir yolda yürümeye, mezhep ve tarikatları birleştirmeye”, İslam dinini Afrika’nın iç bölgelerindeki yerliler arasında yaymaya ve halkı bid’atlerle, cehaletten kurtarmaya, eğitmeye, kardeşlik ve dayanışmayı geliştirilmeye çalışan tarikat, Fas’tan Yemen’e, İstanbul’dan Cava’ya kadar geniş bir coğrafyada etkili oldu.

Osmanlı Devleti tarafından 1856 yılında tanınan tarikat, memnuniyetle karşılandı ve Sultan Abdülaziz tarafından, Hicaz, Trablusgarp ve Bingazi Valileri ’ne, Senusi tekkeleri ve medreselerine karşı herhangi bir harekette bulunmamaları, 1865 tarihli bir fermanla emredildi. Şeyh Muhammed b. Ali Es-Senusi’nin oğlu Şeyh Muhammed Mehdi’nin, Libya (Trablusgarp), Büyük Sahra ve güneyine kadar yaydığı tarikat ve mensupları Senusiler’in, Trablusgarp Savaşı’nda Osmanlılarla kurdukları birliktelik ise ilk değildi. Bundan önce de Senusiler, Fransa’nın Afrika’daki işgallerine karşı mücadeleyi örgütlediler. Osmanlı memur ve askerleriyle birlikte hareket ederek bazı girişimlerde bulundularsa da Fransızlar’ın 20 Ocak 1902’de Çad gölüne 10 km mesafedeki Senusi Zaviyesi’ni ele geçirmeleri teşebbüslerine darbe vurdu. Buna rağmen güneydeki mücadeleden vazgeçmeyen Senusiler, 1911 yılına gelindiğinde bu defa başlarında, Afrika’da “Mukaddem” denilen yeni Şeyhleri Ahmed Eş-Şerif Es-Senusi olduğu halde kuzeyden başlayan İtalyan işgaline karşı silahlandılar. Muhammed Senusî’nin oğlu Ahmedü’l-Mehdi tarafından geliştirilen bu tarikat. Abdulhamid döneminde sömürgeci devletlere karşı düşman bir tarikatın gelişmesini Sultan Abdülhamid halifelik siyaseti bakımından faydalı görmüştür. Tarikatın üçüncü şeyhi Ahmed Senus

Senusiler Libya’yı işgal etmek isteyen İtalya’ya karşı mücadele etmişler, 1. Dünya harbinde cihat fetvasına uyarak İngilizlere karşı da savaşmışlardır. Ahmet Senusi, savaşın sonuna doğru Sultan Reşad’ın dâvetlisi olarak İstanbul’a gelmiş, daha sonra Kuva-yı Milliye’ye destek olmak için 1920 sonlarında Ankara’ya geçmiştir. Bir taraftan, İngilizlerin işgali ve kontrolüne girmiş Osmanlı topraklarındaki anti-emperyalist ve dindar unsurları harekete geçirerek İngiltere’yi zor durumda bırakmak, diğer taraftan, Hint Müslümanlarının İngiltere’de ve uluslararası kamuoyunda meydana getirdikleri Ankara yönetimi lehindeki havayı güçlendirmek için Şeyh Senusî çok önemli bir sembol olmuştur.

Mustafa Said BİLGİN
Stratejik Ortak Misafir Yazar

KAYNAK

(tarih yok). 02 20, 2019 tarihinde Turkish Weekly: http://www.turkishweekly.net/news/111993/turkey-struggles-with-chaotic-evacuation-of-citizens-from-libya.htm adresinden alındı.

Doğan, M. (2011, 02 24). Senüsilik ve Libya. 02 22, 2019 tarihinde Türkiye Yazarlar Birliği: http://www.tyb.org.tr/senusilik-ve-libya-2179yy.htm adresinden alındı.

Libya. (tarih yok). 02 20, 2019 tarihinde AlJazeera: https://www.aljazeera.net/news/ebusiness/2005/1/22/%D8%A7%D9%84%D8%A8%D9%8A%D8%B6%D8%A7%D8%A1 adresinden alındı.

Libya. (1987). 02 20, 2019 tarihinde Country Studies: http://countrystudies.us/libya/ adresinden alındı.

Ongur, B. (2016). LİBYA; KADDAFİ DÖNEMİ VE SONRASI.

The darkest deal. (tarih yok). 02 20, 2019 tarihinde The Economist: https://www.economist.com/britain/2011/02/10/the-darkest-deal adresinden alındı.

Uşi Antlaşması. (2017, 07 17). 02 20, 2019 tarihinde Antlaşmalar: https://antlasmalar.com/usi-antlasmasi/ adresinden alındı.

WikiLeaks cables: Lockerbie bomber freed after Gaddafi’s ‘thuggish’ threats. (tarih yok). 02 20, 2019 tarihinde The Guardian: https://www.theguardian.com/world/2010/dec/07/wikileaks-gaddafi-britain-lockerbie-bomber adresinden alındı.

Alıntı Kaynak: Stratejik Ortak: Uluslararası İlişkiler ve Çatışma Bölgeleri


Bu haber 398 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum