Neden ? - Nazar Güneş

Bir öğrencinin gönlünden kalemine damlayan cümleler, Nazar Güneş öğrencimizin "Neden ?" adlı hikayesi toplumumuzun kanayan bir yarasına değiniyor. Öğrencimize yazım hayatında başarılar dileriz.

Neden ? - Nazar Güneş
30 Ocak 2020 - 23:02

NEDEN ?

Dışarıda yağmur şırıl şırıl yağıyordu. Sanki bana “Haydi ne duruyorsun gel“ der gibiydi. Tutamadım kendimi dışarıya çıktım. Koştum koştum, diğer insanlar gibi onlar da koşuyorlardı. Onlar yağmurdan kaçıyor bense yağmura koşuyordum. Sadece koşuyordum. Bir an da olsa bütün dertlerimi, sıkıntılarımı unutmak istedim ve unuttum. Gökyüzüne huzura bakmaya çalıştım ama bakamadım. Yağmurun yağmasından falan değil utandım bakamadım. Gökyüzü bu kadar masumken, huzur doluyken yeryüzü neden bu kadar kötüydü,  acımasızdı ve utanç vericiydi? Düşündüm oysa ben dertlerimi, sıkıntılarımı düşünmemek için dışarıya çıktım. Kendimi alıkoyamıyordum düşünmeden ve birden cevaplarını bilmediğim sorular yığıldı beynime. Düşünüyordum sadece. Ne ara bu kadar vicdansızlaşmıştık biz, neden böyle bir toplum olmuştuk? Ne ara merhametsizleşmiş, duygusuzlaşmıştık? Biz Allah’ın verdiği canı neden kendimiz alıyorduk ya da insanlar niye birbirlerini öldürüyorlardı, namus niye bu kadar basitleşmişti? Peki, çocuk istismarı? Oysa çocuklar değil miydi dünyayı renkli gösteren ve masum hale getiren?  Biz ne ara bu kadar iğrençleşmiş ve aşağılaşmıştık? Artık bu olaylardan sonra yalan, hırsızlık, iftira gibi olaylar o kadar basit geliyor ki aslında onlar da çok kötü bir şeydi ama insanoğlu bunları onların yanında normalleştiriyordu.                                                                                                 

Gözümün önüne bir an hedefleri, hayalleri olan gelecekte kendini bir psikiyatrist gibi gören Özgecan Arslan geldi. Sustum. Suçu neydi? Minibüste tek kalması mıydı yoksa telefonunun bozuk olması mı? Yine sustum. Sonra bir an o minicik yüzünde kocaman gülümsemesiyle bize masumluğu öğreten küçük Eylül geldi aklıma. Peki, ona ne demeliydi? Neydi onun suçu, küçük olması mı yoksa oyuncaklarıyla çok mu oynamasıydı? Birden irkildim, ellerimle gözlerimi sonra kulaklarımı kapattım. Hiçbir şey görmek ve duymak istemiyordum. Bir an gözümün önüne Emine Bulut geldi. Türkiye onu bir ünlü olarak ya da işinde çok iyi olduğu için aldığı ödüllerle tanımadı. Türkiye onu “Ölmek istemiyorum” yardım çığlığıyla ve kızının “Anne lütfen ölme.” yakarışları ile tanıdı. Ne kadar vicdansızlaşmıştık! Kızının gözü önünde annesinin boğazını kesecek ve daha sonra hayvan kestim diyebilecek kadar iğrençleşmiştik. Orada yardım bekleyen bir anne ve kızı varken bizim toplumumuz her zaman ve her yerde olduğu gibi almış eline telefonu video çekiyordu. Kimsenin yardım çığlıklarını duymamak için kulaklarımızı kapamışız.            

Birden irkilmiştim, sırılsıklam olmuştum. Bu kez de ben kaçıyordum yağmurdan ya da kaçmak istediğim düşüncelerden ve duygulardan. Kaçıyordum ve neden böyle bir hale gelmiştik onu düşünüyordum. Neden?

Nazar Güneş

Bu haber 868 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum