Nazmi EROĞLU: Nevzat Kösoğlu'dan Hatıra Tadında Söyleşiler

Nazmi EROĞLU: Nevzat Kösoğlu'dan Hatıra Tadında Söyleşiler
10 Ekim 2021 - 10:53

Nevzat Kösoğlu'dan Hatıra Tadında Söyleşiler

Osman Çakır'ın Nevzat Kösoğlu ile yaptığı söyleşiler bir kitapta toplanarak önemli bir hatırat, kültürümüze ve kütüphanemize kazandırılmış oldu. 2008'de yayınlanan kitabı yakın bir zamanda okudum. Neticede, bir entelektüel ve bir milliyetperver veya bir dava adamının hayatını tanımanın yanında, yakın tarihimizde cereyan eden önemli olayları ve gelişmeleri yeniden düşünme imkânı buldum. Kitaba konulan isim militan bir ruh halini akla getirse de, muhtevaya nüfuz ettikçe daha ziyade idealist bir insanın hikâyesi olarak karşımıza çıkmaktadır. (Hatıralar yahut Bir Vatan Kurtarma Hikâyesi).

Önce bir hususu ortaya koymakta yarar görmekteyim: İnsanlar dünyaya kendi iradelerinin dışında, kudret-i ilahiyenin takdiriyle gelirler. Yetiştikleri sosyokültürel ortam, onların hayatını şekillendirmeye başlar. Ve reşit olduklarında kendi eğilim ve talepleriyle hayat felsefelerini geliştirir veya tam aksine güdük bırakabilirler. Belli bir dönemden sonra bu sorumluluk o şahsın omuzlarında kalır. Ve insanların birçoğu hayatlarının bir döneminde hakperest, idealist bir tutum içinde bulunurlar ve buna göre yaşama cehdi gösterirler. Bununla beraber, değişen şartlar içinde bu tutumlarını muhafaza eden, edebilen az sayıda insan kalır. İdealizmini "ahir ömrüne" kadar sürdürebilenleri, "dava adamı" ve tercihlerine göre "insan-ı kâmil" olarak kabul etmek gerekir. Zira, fikirle zikrin, ef‘alle tefekkürün mutabık olması bilgeliğe işaret etmektedir. Neticede, "Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz o şekilde haşrolursunuz" cümlesi rahmanî anlayışı ifade etmektedir.

Nevzat Kösoğlu, söyleşilerinde idealist, bilge bir insanı akla getirmektedir. Zatıâlilerini şahsen tanımamakla birlikte, okuduğum bazı kitaplarında, böyle bir tecrübeyi müşahede ettiğimi söylemeliyim. İttihat ve Terakki dönemiyle ilgili bazı konuları araştırırken "Şehit Enver Paşa" adlı hacimli kitabı dikkatimi çekti ve kitabı alıp kısa zamanda okudum. Kitap, bir döneme damgasını vuran genç bir komutanın hayatını ve icraatlarını bilimsel metotlarla ortaya koymanın ötesinde, ülkesi için yanıp tutuşan ve bu uğurda canını veya kendine ait her şeyini ülkesi ve insanları uğrunda feda eden bir idealistin hayat hikâyesini ihtiva etmektedir. Aslında, kendi ruh dünyasında inşa ettiği insan modelini Enver'in şahsında bulduğunu satır aralarından anlamak mümkündür. Bu, kitaba koyduğu isimden de bellidir. Zira, "Şehit"lik, ulaşılması zor ve ayrıcalıklı bir makamdır ve ülkesi, milleti, halkı, ailesi vs. için, hak yolunda canını seve seve veren insanlara nasip olmaktadır. Enver, gerçekten böyle bir insandır ve Nevzat Bey de bu özelliğini ön plana çıkarmak için o büyülü kelimeyi seçmiş ve isabet etmiştir.

Burada, bir hususu yazmadan edemeyeceğim: Yakın tarihle ilgili bir dostumla sohbet ederken bir konuyu açıklamak için "Enver Paşa'nın şahadetinden önce" gibi bir tabir kullandığımda, dostum, müdahale gereği duydu ve yarı şaka yarı ciddi "şehit mi diyeceğiz?" dedi. İslamî ve millî hassasiyetlerinin yoğun olduğunu bildiğim arkadaşımın bu ifadesi Enver'in İttihatçı olmasından kaynaklandığını anladım. Ve bahsi geçen paşanın hayatını araştırmalarım sırasında bir parça inceleme fırsatı bulduğumdan, "Eğer Enver Paşa şehit değilse son üç yüz senede şehit olan bir Türk yoktur" gibi -belki de abartılı- bir cevap verdim. Yıllar sonra, Nevzat Kösoğlu'nun kitabını gördüğümde dostumla aramızda geçen bu diyalog aklıma geldi ve ilmi açıdan sorunlu ve yanlı olarak gözüken böyle bir ismin ne kadar isabetle seçildiğini düşündüm.

Nevzat Bey'in okuduğum diğer kitabı, yazıya başlarken belirttiğim gibi, hayatı, şahit olduğu olaylar ve düşünceleriyle ilgili Osman Çakır'a anlattıklarını ihtiva etmektedir. Kitap, gençler ve orta yaşlılar için öğretici, hatta yol gösterici bir özelliği bulunmaktadır. Daha doğrusu, erbabının bu mülakatlardan çok dersler çıkaracağı açıktır. Zira Osman Çakır'ın tertip ettiği sualler, ömrünü milletinin kültür ve medeniyetine hasretmiş, hatta bu uğurda bir dirhem hizmeti olanları da takdir edebilmiş olan -ki bu bence çok önemli meziyettir ve bir dava adamı için ayırt edici bir hususiyettir- Nevzat Kösoğlu'nun adım adım hayatını ve hizmetlerini ortaya çıkarmaktadır.

Üstad'ın çocukluğu İspir'de geçmiş, buradan, önce Erzurum'a, sonra İstanbul'a uzanan bir öğrencilik. Bu arada seçtiği arkadaşlarla sürekli irtibat halinde olmuş, onlar da kendisi gibi birer dava adamı olarak hayatlarını sürdürmüşler ve ortaya koydukları projelere hep beraber sahip çıkmışlardır. Kösoğlu ve arkadaşları, ırkçılık ve ayrımcılıktan uzak birleştirici bir milliyetperverlik ve vatanperverliği ülkü edinmişler ve milliyetçi camiada bu düşünceleri yaymak için düşünce bazında, kurdukları yayınevi ve neşrettikleri kitaplar, yaptıkları konuşmalarla hizmet etmişlerdir. Kamuoyunun da yakından tanıdığı bu insanların, tabir caizse birer "kanaat önderi" ağırlığında düşünceleri itibar görmektedir. Kösoğlu'nun iyi dediği bir şahsın iyi olduğunu, eleştirdiği şahısların da bunu hak ettiğini kendi gözlemlerimle de söyleyebilirim. Nevzat Bey ve arkadaşlarının temel vasfı vatanperverlikleridir, bu anlayış ve duyuşlarını bir takım siyasi tarafgirliklere kurban etmemeye özen gösterdikleri, ülke için nereden gelirse gelsin bir iyiliği ve kötülüğü tespit etmelerinden anlaşılmaktadır. Kösoğlu, kendi camiasının dışında yer aldığı düşünülen şahıslar ve toplulukların ülke için ortaya koydukları eserleri ve emeği açık yüreklilikle takdir etmekte, bu çalışmaların ne derece yerinde olduğunu bir düşünür hassasiyeti içinde ifade etmektedir. Hatta bunu o kadar özgüvenle ortaya koymaktadır ki, biz şu şu hizmetleri gerçekleştirmek istememize rağmen başarılı olamadık, ancak, falanca şahıslar bunu son derece güzel başardılar şeklinde anlatabilmektedir.

Son elli yılın siyasi gelişmelerini de yeniden düşünmeyi temin edecek olan hatıralarda, darbeler, siyasi partiler, siyasetçiler ve liderler, talebe hareketleri, üniversiteler, yayınevi çalışmaları, dostluk ilişkileri, kırgınlıklar vs. gibi birçok konu akıcı bir anlatımla işlenmiştir. Kitap, bilgi edinmenin yanında, keyifli bir okuma için de başarılı bir çalışma olduğu açık.

Nazmi EROĞLU
Bu haber 180 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum