Mehmet ŞAHİN yazdı: KADİM ŞEHRİN KURTULUŞU KUTLU OLSUN

Yunan süvari tümeni de 7 Eylül 1922 günü Manisa' ya çekilmişti. Aynı günün akşamı, Manisa' yi kurtarmakla görevli 5. süvari kolordusu Fahrettin (Altay) Paşa'nın komutasında şehre yaklaşıyordu.

Mehmet ŞAHİN yazdı: KADİM ŞEHRİN KURTULUŞU KUTLU OLSUN
08 Eylül 2020 - 11:21 - Güncelleme: 08 Eylül 2020 - 13:14

                      KADİM ŞEHRİN KURTULUŞU KUTLU OLSUN

Başkomutanımız Mustafa Kemal Paşa’nın “Ordular ilk hedefiniz Akdenizdir İleri!” emrinden sonra şanlı Türk ordusu önüne kattığı Yunan illetini kovalamaya başlamış, peşini asla bırakmamıştır. Yunanlar oluşturdukları yangın taburları ile kaçarken geçtikleri yerleri yakmaya yağmalamaya başladılar. Aynı zamanda halkı da katletmeye başladılar. Yaptıkları tam bir barbarlıktı. Yunanlar hızla İzmir’e doğru kaçmaktaydı. Kaçarlarken onları ilk geldiklerinde törenlerle karşılayan yerli Rumlarda kaçmaktaydı. Barbarlık ve canilikte sınır tanımayan küffar yunanlar halkı camilere ve evlere doldurup yakıyorlardı. İnfazlar tecavüzler hepsi ardı ardına Türk halkına yapılıyordu. Tabi kahraman Türk milleti de boş durmuyordu. Onlarda şanlı Türk ordusunun önünden kaçan itilafların köpeği olmuş yunanlara cevap vermeye çalışıyorlardı. Aslında yunanlar cevaplarını Sakarya da Dumlupınar’da İnönü de büyük taarruzda aldılar. Yunan işgal kuvvetleri komutanı Bagorci, Türklere sürekli zulmedip evlerinden çıkmalarına dahi izin vermiyorlardı. Bu da yetmezmiş gibi Manisa da yaşayan yerli Rumlar Ermeniler de silah ve bombalarla donatılıp Türk halkının üzerine salınıyordu. Irza geçme olayları ve halka yapılan zulümler artık had safaya ulaşmıştı. 5eylül 1922 günü Yunan yangın taburları ilk önce malta semtini ateşe verdi. Hemen arkasından kışla yakıldı. Halk güçlükle bu yangınları söndürmeye çalışıyordu. 6 Eylül günü ise çarşı da ateşe verilmişti. Bu yangınlardan dolayı 3000e yakın dükkandan 279 dükkan, 40 han ve otelden 5 han, 9 hamamdan geriye 2 hamam kalmıştı. Halkın bir kısmı telaş içinde Spil dağına sığındı ve zulümden kurtuldu. Yunanlar son olarak hükümet konağını da ateşe vererek Manisa’dan kaçtılar.
Yunanlılar bizzat işgal komutanı Bagorci' nin emri üzerine Hükümet konağını da ateşe vererek Manisa'dan ayrıldılar. Ancak Türk ordusunun önünden kaçan Yunan süvari tümeni de 7 Eylül 1922 günü Manisa' ya çekilmişti. Aynı günün akşamı, Manisa' yi kurtarmakla görevli 5. süvari kolordusu Fahrettin (Altay) Paşa'nın komutasında şehre yaklaşıyordu. Bu kolordunun 14. tümeni 8 Eylül sabahı harekete geçerek, Gediz' i aştı. 9 Eylül sabahına kadar düşmana 200 kayıp ve dirilmiş, 80 de esir alınmıştı. 1. süvari tümeni büyük kısmı ile Manisa' ya yürüyordu. Tümen komutanı Mürsel Paşa' nın emri üzerine tugay komutanı Albay Cemil Bey, birliklerini Manisa' ya sokmaya başladı. Onun arkasından 11. ve 21. süvari alayları şehre girdiler
Manisa tamamen yanmış, bir enkaz şehir haline gelmişti. Tüm maddi varlığı yok edilen Manisa' da binlerce ev, yüzlerce dükkan, pek çok cami ve han yakılıp yıkılmıştı. İnsan kaybı da çok büyüktü. 3500 kişi ya kılmak suretiyle, 855 kişi de kurşunlanarak katledilmişti. Sadece bir mahalleden götürülen 500 kişinin akıbeti meçhuldü. Tümen kumandanı Mürsel (Baku) Paşa, karargah su bayları ile birlikte Manisa' ya girerken camilere, devlet dairelerine bayrak çekiliyordu
Gazi Mustafa Kemal Paşa, "Milletlerin esareti üzerine kurulmuş müesseseler, her zaman yıkılmaya mahkûmdur." derken bir tarihi hakikati dile getiriyordu. İlelebed yaşamak isteyen bir millet, tarihini de yaşatmak zorundadır. Bizler yokluklar içinde, destanlar yazan bir milletin çocuklarıyız. Memleketlerinin düşman çizmesi altında çiğnenmesini asla kabul etmeyen vatanseverler, yer yer bölgesel kurtuluş hareketlerine girişmişlerdi. Daha kongreler yapılıp, Millî Mücadelenin programı belli olmadan, Batı Anadolu işgale karşı çıkmıştır.
Kahraman Türk ordusu Manisa’yı 8 Eylül 1922 günü yunan zulmünden kurtardı. Biz Manisa ve Türk milleti olarak tekrar aynı duruma düşmemek için Atatürk'ü çok iyi okuyup anlamamız lazım. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün eserlerine ve Cumhuriyeti'ne sahip çıkmalıyız. Bize yazılan nutuk ve gençliğe hitabeden dersler almalıyız ki tekrar aynı durumları yaşamayalım.

Bu haber 1230 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum