MEHMET EMİN AVCI YAZDI: MUHACİR YÜZLÜ AKŞAMLARIM-4

MEHMET EMİN AVCI YAZDI: MUHACİR YÜZLÜ AKŞAMLARIM-4
12 Mayıs 2022 - 08:24
MUHACİR YÜZLÜ AKŞAMLARIM -4

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
İçimdeki ırmaklar yetim akar ummanlara,
Serin akışında taşınan Diyar-ı Yeşilyurt’un acısıdır derinden,
Hasret bir başka yakar uzaklarda, vakti seherin yelinde,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Ayaz kış gecelerinin sabahında yavru tavşanların bakışları keskindir,
Şelalesi donuk bir manzaranın sevdasıdır, emanetim olanı,
Vefasızlığımı yırtık bir elbiseden sanma, çatlak düğmesi renkli,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Tozlanmış bir kilimin desenlerinde dövünmek rahmettir,
Kays’ın yanı başındakini, gökteki yıldızlardan gördürende mesele,
Vermek istemeseydi Yüce Zülcelal, istemeyi de vermezdi inan bana,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Unutulmayı kış mevsiminde ayvanın kakında arama,
Nüvesi ayaklanmış, cemrenin düşeceği sert toprakların arifesinde,
Bir ömür yetmez, taşınır, ta mahşerin mizanına meyvesi,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür
.
Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Yaşarken ölmeyi göze almak her cengâverin harcı sanma,
Öyle tozlanmış tarih kitaplarına da bakma, çilesi sığmaz mısralarına,
Hazineler gündüze değil, uzun bad-ı gecelerin zulmatında gülümser hayata,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Karlı ihtişamıyla Erek’i resmedip Tarsus’un Toros’unu da çizdirmek kolaydır,
Beyaz bir örtünün serinliğidir, çeyrek asırda sinemi yakıp yıkan,
Muzdarip değilim, bir Abdalın gölgesinde kuruttum ab-ı efsunlarımı,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Türevlenmiş denklemler zamanla adres değiştirirmiş,
Hüznün, limiti olsa da sürekliliği arz etmez, parçalı fonksiyonunda,
Sayının sıfıra bölümünde açılır bahtım, ayaklanır sevincim, yeniden bahara,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Elinden geleni yapıp güzelleştiremediğin yeri terk etmen, seni kötü yapmadı,
Bilakis, bir ömür boyu boynumda taşınandır, zemher-i amberden muska,
Beni de anla, ayağı bağlı yavru ceylanın çizeceği şekil dairedir, inan bana,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Pusulasız bir geminin koordinatları orijine daha yakındır,
Çarpanlarına ayrılmayan denklemlerin kökleridir, yelkeninde sallanan,
Okyanuslar suskun bir hayatı taşıyamaz, resmeder, paralel doğrular arasında,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Hem öyle bakma uzaktan, gördüğün mazi, depremden kalma harabeleri sanma,
Biten otlarının rengi koyu yeşil, çiçekleri altın sarısındandır,
Eğri duvarlarının mayası safirden, Mevlevileri coşturacak kadar çembersel incelikte,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Burçak tarlasında ekinlerin bakışı ezani, duruşu Bilal'idir, inan bana,
Merhameti bebekleri kucaklayacak kadar sıcak, gülümsetecek kadar insanidir,
Hala bir nefes alabiliyorsam, alnımda ayaklanıp secdeye kapanan başaklara bak,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Özlemin, beyaz tülden bir perdedir, sabahı bekleyen kuzuların meleyişinde,
Melodisidir, gamlı sinelerin bostanında açtırdığı narçiçeğinde,
Sendeki yaprağını kor ateşlerden sanma, yanardağların akıttığı adresler vardır,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Biçaremi, bozkırların baykuşunda değil, Yunus'un mısralarında ara,
Yılkı atlarının gözlerinde, kanadı kırık serçenin bakışı yakıcıdır,
Başka sevginin gölgesinde büyümek, güneşin sıcaklığını unutturamaz, inan bana,
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

Muhacir Yüzlü Akşamlarım!
Rabbine açılan kırık kalplerin sırrı, hükmi şehitlikmiş,
Beyaz sahillerin kumunda sabırlar ömürlüktür, beklenen şafakta,
Ezanı şerifle coşan gökteki yıldızların gülüşüdür, senden bana kalan.
Dolunaylı gecelerimin titreyen gölgesi, son gülün kara süsüdür.

 Mehmet Emin AVCI(10.03.2022
 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum