Manisa yangını ve kurtuluşu

Yazar Mustafa Uçar Manisa'nın kurtuluşu ve yangını yazdı

Manisa yangını ve kurtuluşu
09 Eylül 2021 - 11:31
"Mustafa Kemal'in Mucize Ordusu" romanımda sadece Başkomutan M.Kemal'in takip ettiği güzergahdaki olaylar anlatıldığı için Manisa maalesef yer almıyor. Manisalı hemşehrilerimin isteği üzerine 8 Eylül 1922 Manisanın kurtuluşgününü kısaca aşağıda anlatıyorum.

8 EYLÜL MANİSA’NIN KURTULUŞ GÜNÜ


1.Foto : Yangın sonu Manisa Hükümet Binası

8 Eylül 1922, Manisa’nın Yunan işgalinden kurtulduğu gündür. O günlerde yaşananları detayları ile anlatmak için ciltler dolusu kitaplar yazmak gerekir. Belki bir gün konuyu derinlemesine konuşacağımız bir konferansa davet ederler de orada anlatırız. Bu nedenle kurtuluş gününü burada kısaca anlatmakla yetineceğiz;
Manisa’da, 1 Eylül gününden itibaren gerek Yunan askeri çevreleri gerekse yerli Rumlar arasında gözle görülür bir telaş ve endişe vardı. Türkler ise henüz ne olduğunun farkında değildi, hayret ve şaşkınlıkla Rumların işlerini tasfiye etmeye, ev ve iş yerlerini Türklere satmaya çalışmalarının nedenlerini anlamaya çabalıyorlardı.
Diğer yandan, Manisa’nın da diğer yerler gibi yakılacağı dedikoduları tüm şehirde dolaşıyordu ama kimse böyle bir olayın gerçekleşeceğine inanmıyordu. Rumlar, Ermeniler, işbirlikçiler İzmir’e gitmek için izin alırlarken Türklere izin verilmiyordu. Yunan İşgal Komutanı Bagorci, Türklerin evlerinden çıkmalarını yasakladığı gibi, bağ ve bahçelerinde işleriyle meşgul olanların da evlerine dönmelerini emrediyordu.
Bagorci ve yardımcısı Filipos, 5 Eylül 1922 akşama kadar, göğüsleri kırmızı işaretli ve başları kalpaklı Yangın - Tahrip taburları kurdular. Bu taburlar, yerli Rumlar ve 1915 sürgünü nedeniyle Türklere kin duyan Ermenilerden kurulmuştu. Tahrip birlikleri biri atlı, ikisi yaya üç kişiden oluşuyordu. Yayalardan biri içi bomba dolu bir sepet, ikincisi benzin dolu göktaşı tulumbası taşıyordu.
Deneme olarak Malta semti ateşe verildi, halk el birliği ile yangını söndürdü. 6 Eylül sabahı saat 06.00’da çarşı yakıldı. Yangın sonucunda, 2728 dükkândan 279 dükkân, 40 han ve otelden 5 han, 9 hamamdan 2 hamam yanmadan kalmıştı.
Yunanın, İzmir’e doğru, güya gizlice geri çekilen trenlerin sıklaşması bozgunun ilk işaretleriydi. Kentte güven kalmamıştı, Türk halkının üç yıldır çektiği korku şimdi dehşete dönüşüyordu. Halk büyük tehlikeleri göze alarak, bu kargaşa ve katliamdan canını kurtarabilmek için Spil dağına kaçmaya başladı.
7 Eylül günü, bir Türk tayyaresi, Manisa üzerinde uçarak “ Milli Ordunun çok yakınlarda olduğunu, Yunan’ın perişan bir vaziyette kaçmakta olduğunu, çok yakında kucaklaşacağız” yazılı kâğıtlar attı. Bu arada yayladan inen 30-35 kişi Yarhasanlar, Narlıca ve Çarşı mahallelerinde düşmanı engellemeye çalıştı. Aynı gün Yunan komutan Bagorci’nin emri ile Hükümet Konağını ateşe vererek Manisa’dan resmen ayrıldılar.
7 Eylül günün gecesi Türk Süvari Kolordusunun 14. Tümeni Saruhanlı ve Hacırahmanlı’da; 2. Tümeni Mütevelli’de, 1. Süvari Tümeni de Sinirli’de idi.
14. Tümen, 8 Eylül günü saat 06.00’da harekete geçti, 10.00’da Gediz ırmağı aşıldı. Tümenin Öncüsü Horozköy, kuzey ve doğu bölgesindeki Bahçelerden Yunanın piyade ateşi ile karşılaştı. Burada 50 Yunan askeri ile 50 silahlı Rum çeteci yok edildi. Tümen bir alayı ile Manisa, bir alayı ile Horozköy’e hücuma geçti, saat 13.30 da Muradiye’ye varıldı.
Tümen komutanı Mürsel Paşanın emriyle Tugay komutanı Alb. Cemil Bey birliklerini düzenli bir şekilde şehre sokmaya başladı. Alb. Sami Beyin komutasındaki 14. Süvari alayı başta olmak üzere, Yrb. Ali Rıza (Ülgenalp) ‘nın 11. Süvari Alayı, Yrb. Hüsnü komutasındaki 21. Süvari Alayı Manisa’ya girdiler. Birlikler düşmanla savaşarak ilerlemeyi sürdürüyorken şehir yanıyordu. Bir süre yapılan sokak çatışmalarının ardından düşman Manisa’yı birliklerimize terk etmek zorunda kalıyor, İzmir’e doğru kaçmaya başlıyordu.
Tümen Komutanı Mürsel (Bakü) karargâh Subayları ile birlikte Manisa’ya girmekteyken Camilere Ay yıldızlı Türk bayrakları çekiliyordu. Manisa, yangının söndürülmesi, cesetlerin toplanması ve halkın ihtiyaçlarını karşılaması için yetkili olarak Binbaşı Arap Musa’ya bırakılıyordu. Adı geçen Binbaşı Musa, isabetli kararları ile kısa sürede halkın gönlünde özel bir yer edinmişti.
Öğleden sonra 5. Kolordu Komutanı Fahrettin Paşa’da Manisa’ya geldi.
Maalesef Manisa’da da, 10700 ev, 13 Cami, 2728 dükkân, 19 han, 26 bağ kulesi, 3 fabrika ve 5 çiftlik yandı. O günlerde maddi hasarın tutarı 50 milyon altın olarak saptanmıştı.
Manisa’yı yakmak üzere bizzat emir veren Alb. Bagoci, 9 Eylül günü İzmir’de esir alınan subaylar içindeydi. Ermeni Agop Ohanesyan gibi işgal sırasında halka zulmeden pek çok kişi yakalandılar. Türk askeri Cuma günü Manisa’ya girerek kente tam hâkim olmuştu. İşgal sırasında halka zulmeden suçlular pazartesi günü İzmir’de asıldılar.
İşte Manisa’nın kısaca kurtuluşu böyle oldu. Bu güzel ülkeyi can vererek kurtaran, bize emanet eden tüm şehitlerimize, gazilerimize Rabbin rahmeti bol olsun.
Mustafa UÇAR
Araştırmacı Yazar


2.Foto : Yangın sonu Manisa Belediye binası
Bu haber 249 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum