KANDİLİN MİRASI
17 Kasım 2025 - 12:12
KANDİLİN MİRASI
Meryem KOZAK
Bir mısra düşer gönle, meşk olur hâlim,
Tâ ezelden yazılmıştır “ilim”dir talim.
Siz hikmetin kandili, aşkın rehberi,
Her harf bir inci, siz onun cevheri.
Bir millet uyanır, sizden doğar nur,
Bir kelâmla dirilir yürekler onur.
“Vatan” dediniz, ses verir her iman,
Sözünüz devrimdir, kaleminiz ferman.
Bir ders akar sessiz, musikî misal,
Kalem raks ederken, sükût olur hâl.
Bir gün biter yorgun, gözünüzde mehtap,
Yazar gönlünüz: “Ümit var gençlikten” kitap kitap.
Toprak kokar sesiniz, sabırdan maya,
Anadolu nefesidir her duada paya.
Bir sözle yoğurursunuz insan özünü,
Bir dua gibisiniz, bilginin gözünü.
Bir kara tahta, bir mavi sema,
Arasında doğar yarının duası da.
Bir kalem düşer yere, siz eğilirsiniz,
O kalem değil, bir ömür, sizde dirilir ses.
Çağlar değişti, kelimeler yoruldu,
Ama sizde bir ışık var, çağlarla korundu.
Bir pervane misali yandınız sessizce,
Bilirdiniz: yanmak vuslattır gizlice.
Ey mektebin kandili, irfanın özü,
Biz size bakarken görürüz gökyüzü.
Ve bir gün biz düşersek bu yola,
Desinler ki:
“Bir ışık sönmedi, devroldu nesillere.”
Bir Yunusu vardı, kelâmı gül idi,
Her derste bir gönül dirilti yol idi.
Kalemi rahmet, bakışı nur idi,
Biz onda bulduk, ilmin asıl kul idi.
(Kalemden değil, gönülden doğar hakiki ders.)









FACEBOOK YORUMLAR