İrem UZUN yazdı: Mehlika'dan...

Üretken yazarlarımızdan İrem Uzun'un yeni yazısı: Mehlika'dan...

İrem UZUN yazdı: Mehlika'dan...
26 Kasım 2021 - 17:57

Mehlika’dan…

Tedirginim.

İliklerime kadar hissediyorum korkuyu.

İçime derin bir soğuk işliyor günden güne.

Kanım resmen donuyor ve vücudumun tek bir noktasında toplanıyor gibi.

Ellerim kafesten kaçmak isteyen bir kuşmuş gibi panik halinde, titriyorlar.

Korkuyorum.

Gülüşün başka yüzlere değecek, başka kalplere mesken olacak diye çok korkuyorum.

Çünkü biliyorum. Bir gün beni yaktığı, kasıp kavurduğu gibi başka birini de yakacak gülüşün Fazıl.

Ardı ardına sıraladığın o sözler artık eskisi gibi şeker kokulu değil sanki. Tükendim ben senin tedirginliğinde.

Sonu ne olacak, nereye varacak bilmiyorum ama gideceğim sanırım bu şehirden. 

Seven hisseder derler. Hissediyorum. Her zerresine kendimi feda etmeye hazır olduğum tenine başka eller, başka yürekler dokundu. 

Ateşle barut yan yana durmaz. Durmadı da. Başkaları sana su oldu. Sen onlarla söndün.

Biliyor musun?

Ben her gece puslu gördüm gökyüzünü sol tarafı boş ve soğuk yatağımdan yolunu gözlerken.

Sen bana bir kere olsun gelip sormadın nedendir bu bulanıklık diye. Çünkü hiç bir zaman benim gözümden bakamadın dünyaya. Bu yüzdendir puslu gökyüzümde huzuru bulamayışın.

Halbuki o bulanık görüntü benim en güzel yanım.

Neden mi? 

Ben o gökyüzünde seni bekledim. Bulut olur, güneş olur, yağmur olur, kar olur, sis olur gelirsin diye. Dört mevsim, aralıksız, nefessiz...

Gelmedin.

Çok ağladım. Bütün gecelerimi damla damla göz yaşlarıma pay ettim. Ömrümü tükettim uğrunda.

Ağladım. Çünkü ben o gökyüzüne bakarken senin başkalarıyla güldüğünü biliyordum.

Hissettim, hissettim, hissettim...

Evet, doğruymuş. Bir başkası varmış.

Saç uçları bile acıdan titrer mi insanın?

Yemin olsun ki titredi. 

Benim pencerem seni beklerken puslandı. Bir parça da ağlamaktan.

Ama gel gör ki o pencerenin pervazında kül tablam var hala. Eskiden seni beklediğim, bir yanı yetim yatağımı pencerenin tam karşısına çektim yine içimde bir buruk umutla.

Ortaya irice bir sehpa koydum. Çiçekler dizdim üstüne.

Ben mi?

Ben her zamanki gibi yine o pencerenin yanıbaşındayım.

Sevmedin beni demek ayıp geliyor.

Bana, bize, hayata benim penceremden bakamadın Fazıl.

İşte o gün bu gündür pusluyum sana, penceremden gördüğüm gökyüzüm gibi... 

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum