İrem Uzun: BALKONLAR

İrem Uzun: BALKONLAR
17 Kasım 2021 - 12:31

BALKONLAR

Zamanın eli tenime dokundukça kaybolur içimde binbir orman. Neslim tükenmekte sanki. Çok gülüp çok ağlıyorum. Kahkahalarımla kızıl gökleri bile inletirken için için yaşlar damlatıyorum gözlerimden kalbime. Yanlış yerdeyim. İyi adamlar yalnızlıktan ölüyor, iyi kadınlar ise kötü adamların balkonundan gökyüzüne bakarken diye bir söz okumuştum. Yaşadıklarım iki cümleye ancak bu kadar güzel sığabilirdi. Gitmek kalmak kadar acı, kalmak ise gitmek kadar ağır. İyi adamlar yalnız ölüyorlarmış baksana. Kırkımdan sonra iyi bir adama rast gelmek kolay mı? Her ışığı yanan evi mutlu bir aile sanardım çocukluğumda. Yaşım ilerleyince ve odamdaki ışığı yalnızlıktan hiç söndürmeyince anladım her ışığı yanan evde mutlu aileler yaşamadığını.

Pazar kahvaltısında bile sofraya tek tabak koyacaksa bir insan neden evlenir ki?

Bir şiir kitabında satırların altı tek renk çizilecekse, şarkılar tutulmayacaksa, çiçekleri sulamak, çöpleri çıkarmak için küçük atışmalar yaşanmayacaksa hayatını neden iki kişilik yaşamayı kabul edersin ki?

Oturup düşündüm uzun uzun. Kendimi, onu, çiçekleri, kedimizi…

Neydi beni burda tutan?

Aşk mı? Hadi ordan!

Para mı? Asla!

Belki kedi yerini yadırgar, belki çiçeklerim başka yere geçince solar diye…

Öyle işte.

Issız bir adamın kalbinde yaşama tutunmaya çalışmış bir kadınım ben. Çiçeklerimin solması bile daha çok üzer artık beni.

Acımasızlaştım mı? Hayır.

Kendime saygımı geri kazanmak istiyorum sadece. Kırmadan, dökmeden, sessizce gitmek istiyorum. İncindiğim kadar incitmeden bir toz tanesi gibi püf diye yok olmak, kuş tüyü gibi rüzgar estikçe savrulmak istiyorum özgürlüğün içine.

Nefes almak istiyorum artık. Gökyüzüne bakmak değil gökyüzünde bizzat süzülmek istiyorum. Hayatın tam ortasında akıp gitmek, araya karışmak, insan kokmak istiyorum. Kitap koklamak değil kitabı yazan olmak istiyorum. Gitmek kalmaktan daha acı ise benim gözümde, en derinden hissederek terk etmek istiyorum bu evi. İçimdeki duygu mezarlığına gömüp tüm yükü atmak istiyorum narin omuzlarımdan. Artık pazar kahvaltısında masanın bir ucunda beklemek değil bir pazar günü öğle vaktinde denize karşı açmak istiyorum gözlerimi. Yüzüm güneşe dönük, ben kendime…


İrem Uzun


Bu haber 449 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum