İranda rejim değişikliği mümkün mü?

İranda rejim değişikliği mümkün mü?
27 Eylül 2020 - 17:22

”Ortadoğu’nun gelişmesinin başlangıcı; İran İslam Cumhuriyeti’nin devrilmesi olacaktir”

Farzedilim İran İslam Cumhuriyeti yerine farklı bir sistem İran’da iktidarda gelinirse;
Ortadoğu’da neler değişecekti?
(Baştan ifade etmemiz gerekir ki bu senaryo çok yakın zamanda gerçekleşmesi uzmanlar tarafından tahmin ediliyor)
Bu sorunu cevabını vermeden önce, iki meseleyi hatırlatmakta fayda olacaktır.
Birinci mesele 1979’tan önce, Ortadoğu’nun problemleri az değildi ama bu problemler genellikle dünya’nın iki kutuplu ‌koşullarından etkileniyordu ve ikinci mesele o zaman ekonomik ve siyasi kalkınma koşulları çoğu Ortadoğu ülkeleri için hazır değildi ve bu coğrafya az gelişmiş coğrafya konumda kabul ediliyordu. Yani o dönemin şartları şimdiyle karşılaştırmak çok doğru bir kıaslaşmak olmayacaktır.
Ama sorumuza geçelim: neler değişecek?

İlk Siyasal İslam modeli, Komünist modeli gibi ortadan kayb olacaktır. Bu model etkisiz hale gelince, diğer radikal cehadist gruplarda ( Hizbullah, El-Kaide ve …) anlamsal doğalarında boşluk bulacaklar. Yani o ki bu model eski anlamını kayb edip, Ortadoğu toplumlarda dinamik bir rol oynamayacaktır ve karmaşık denklemlerin yıkıcı unsurlarını ortadan kaldırarak şimdiki durumu değişecek fırsatı yeni lider’ler için yaratacaktır.
Siysal İslam modeli kalkınmanın en büyük barajlarından birisidir.
( Unutmayalım ki İstibdat ve Diktatörlük diğer geri kalmanın kanatıdır.)
Ekonomi ve siyasi kalkınma koşulları, Dogmatik Şeriat’la ortuşmamaktadır. Bunun örenklerini İran İslam Cumhuriyeti ve Afganistan’i(Taliban dönemi) gösterebiliyoruz. Bu rejimler katı yorumlarıyla (İslam’dan) kapsayıcı gelişmeyi engellediler.

Siyasal İslam modeli, İran hükümdarlarına bir yol haritası çizmektedir; amac bölgesel yayılmacılık(Şii-Mehdevi imparatorluğuna zemin hazırlamak) ve İran İslam Cumhuriyeti bu amaca varmak için agresif ve saldırgan politikaların dünya’da ve özellikle Ortadoğu’da yayılmalıdır ve bu amacına varmak için bu meseleye çoktan başlamıştır.
( Şii-Mehdevi imparatorluğa bazı yazarlar Pers imparatorluk unvanı kullanmaktdırlar ki yanlıştır. Çünkü Siyasal İslam konsept ve doğasında Millet yada Milliyetçiliğe anlam vermiyor ve onun yerine Ümmet yada Ümmetçiliğe mana vermektedir ve bu hatayı siyaset ve tarih uzmanları bile diğer konularda defalarca tekrarlamaktadırlar.)

Nitekim İran İslam Cumhuriyeti her ne kadar komşularına dostluk ve istikrar sinyalı vaat etse de, ideolojik amacı olan Şii-Mehdevi imparatorluk kurulması için barış ve emniyeti bölgede engelleyecektir ve bu da Ortadoğu’nun dengeli kalkınmasına büyük zararlar sağlanacaktır. (Bu rejimde ne gerçek bir reform gerçekleşecek ve ne hedefinden vazgeçecek.)
Şimdilik bu rejimi bir an bile yok farz edilim ve hayal edilim ki Ortadoğu’nun çoğu çözülmeyecek problemleri ne kadar rahatca çözülmesi mümkün olacaktır.
Lübnan, İrak, Süriye, Yemen, Afganistan, Filistin en çok İran İslam Cumhuriyeti’nden zarar gören ülkelerdiler. Para ve sermayeleri kalkınma yerine boşa gidin bu ülkeler, İran İslam Cumhuriyeti tarafından zaman zaman tehdit olmuş ve henüz tehdit altındadırlar.
Bu koşullar altında Ortadoğu ülkeleri kalkınma fırsatını rahatca elden veriyorlar ve bu mesele terorism ve radikalizmin hiç bitmeyeceğin sinyalını göstergesidir.
Kalkınmanın gerçekleşmesi için Ortadoğu bölgesinde barış ve ekonomiye açık zemin hazırlaması gerekir ve bu duruma ulaşabilmek için İran İslam Cumhuriyeti tehditlerinden bütün ülkeler kurtulması gerekmektedir.
Bu mesele asla olmayacak eğer İran’da iktdir değişikliği hızlı gerçekleşmesin.
İran İslam Cumhuriyeti bölgenin gelişmesi için en büyük tehdit ulaştırmaktadır. Bu durumu değişmek için küresel uzlaşma( icma)’dan başka bir yol gözükmüyor.

Hossein Vahid
Tahran

Kaynak: https://kafkassam.com/
 


Bu haber 311 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum