İNSAN DUYGUSAL BİR VARLIKTIR - Yazan: Mehmet Bilgehan

İNSAN DUYGUSAL BİR VARLIKTIR - Yazan: Mehmet Bilgehan
10 Eylül 2020 - 20:06

İNSAN DUYGUSAL BİR VARLIKTIR

Duygusal bir varlık olarak yaşadığımız bu hayat içinde deneyimlediğimiz o kadar çok duygu var ki: Kızgınlıklarımız, kaygılarımız, sevinçlerimiz, alınganlıklarımız, mutsuzluklarımız, kendimizi suçlu hissedişlerimiz, sıkkınlıklarımız, yılgınlıklarımız, çaresizliklerimiz, hıncımız, intikam duygularımız, çökkünlüklerimiz ve daha nice deneyimlediğimiz duygularımız var.
Bu dünyaya gelişimizle yaşadıklarımızın bu duyguların ne ilgisi, alakası var?
İnsan olarak biz niçin ve neden birbirinden farklı bu duyguları yaşarız?
İnsanların duygularını düzenlemelerine yardımcı olabilecek güvenli bir yardımcı var mı?
Yoksa insanlar gelişirken, kendi duygularını anlamayı ve düzenlemeyi öğrenirler?
İnsan duygusal bir varlık olarak yaratılmıştır, yani insan duygusal bir varlıktır.
Peki, bu duygular nasıl oluşuyor?
İnsan olarak sadece duygulardan mı ibaretiz?
Ya da bazılarımız kendini bu duyguların gücüne daha fazla bırakmaya meyilliyken bazıları duygularını öylesine kontrol ediyor ki, diğerleri kadar etkilenmiyor.
Bazıları da duygularını bastırmaya, onları gizlemeye çalışıyorlar.
Madem duygusal bir varlığız, o halde duygularımızı yaşamaktan çekinmemeliyiz.
Aramızdaki bazı insanlar gereğinden fazla duygusaldır.
Peki, neden? Bunlar, yüksek empati yetenekleri sayesinde herkesin derdinden bir parçayı kendilerine yapıştırıp dert onlarınmış gibi üzülürler.  Bu nedenle de aynı zamanda iyi bir dinleyicidirler.
Ancak unutmamalıyız, karşınızdaki insan bize tüm negatif enerjisini attıktan sonra hayatına devam eder ve belki de o derde siz ondan daha çok dertlenirsiniz. Bu nedenle başkalarının duygu yükünün asla hamalı olmamalısınız.
Yani, bunu kendinize yapmayın, zaten deneyimlemek zorunda olduğunuz bir duygu okyanusu var.
Önce bir bakın, karşınızdakinin gerçekten derdi var mı ya da o derde sizin kadar üzülüyor mu.
Psikoloji, insan davranışlarını anlamayı, açıklamayı ve değiştirmeyi kendine amaç edinmiş bir bilim dalıdır.
Duygular, psikolojinin belki de üzerinde en çok durulan, kuram ve araştırma üretilen alanı olarak dikkati çekmektedir.
Ancak, duyguların nedenlerini açıklamaya çalışanlar sadece psikologlar değildir, sokaktaki insanın da hem kendinin hem de başkalarının duygularına getirdiği açıklamalar vardır.
Duygu konusunda da dikkat etmemiz gereken şey şu bence, İnsan ilişkilerinde temel alınan şeyin duygulardan çok duygularla ilgili açıklamalar, sözlü söylemlerdir.
"Kullandığın o söz beni çileden çıkarttı, adeta beni çıldırttın!"
"Bir gün yaptığın bir şey beni mutlu etse…"
"Bu tavrından dolayı çok kaygılandırıyor."
"Beni herkesin ortasında aptal durumuna düşürdün, kendimi çok kötü hissettim!"
"Hala beni mutlu edecek bir iş bulamadım."
"Beni o kadar çok sevindirdin ki ... "
"Bu çocuk bir gün beni delirtecek."
"Artık beni üzmeyi bırak ... "
"Sözlerine içimi karartıyorsun."
"Moralimi bozdun."
Elbette buna benzer duygularımız içeren cümleler kurarız yaşamamız boyunca…
Dil dediğimiz şey bir iletişim aracıdır ve iletişim aracının ana işlevi duygu ve düşünce ilemek…
Aslında dil ile belirttiğimiz duygu hali, mutlaka bir olaya bağlıdır ve o olaya bağlı neden-sonuç ilişkisi söz konusudur.
Dil bir duygu hali ile bir olayın neden-sonuç ilişkisi içinde sokulmuş olmasıdır.
Burada dilin ifade ettiği şey, insan dışında meydana gelen bir olaydır.
Bu olayın bireyin dışında gerçekleşmiştir.
Bir başkasının yaptığı ya da yapmadığı, yine bir başkasının söylediği ya da söylemediği davranıştır.
Buradan şu sonucu çıkarabilir, bizim öfkelenmemiz, üzülmemiz ya da mutlu olmamız için birinin bir eylemle bir olay yaratması gerekmektedir.
O halde sizce bizim duygularımızın anahtarı veya denetimi başkalarının elinde mi?
Paylaştığımız iş ortamını ele alalım değişmesi veya aynı ortamda çalıştığımız kişilerin bizi mutlu edecek davranışlar üretmesini beklememiz ve o zaman da birlikte çalıştığımız kişilerin bizi mutlu etme gücüne sahip oldukları gibi, mutsuz etme gücüne sahip oldukları sonucuna varmamız gerekecektir!
 
Mehmet Bilgehan

Bu haber 569 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum