İlhan Berk: "Mutlu insan yazmaz"

Manisa'lı şair-yazar İlhan Berk Manisa'da başladığı yazarlık hayatını " Güneşi Yakanların Selamı" ile başladığı sanat hayatına...

İlhan Berk: "Mutlu insan yazmaz"
28 Mayıs 2020 - 20:14 - Güncelleme: 28 Mayıs 2020 - 23:40

Manisa'lı şair-yazar İlhan Berk Manisa'da başladığı yazarlık hayatını " Güneşi Yakanların Selamı" ile başladığı sanat hayatı

18 Kasım 1918'de doğan İlhan Berk 17 Yaşında " Güneşi Yakanların Selamı" kitabını yazdı.

O dönemin anlayışına özgü bir karamsarlıkla yazdığı şiirlerinde 'Sonsuzluk', 'Kızıl', 'Hülya', 'Ateş' kelimelerini sıkça kullandı.

1940'lara doğru 'Yeni Edebiyat' anlayışı içinde yer alan İlhan Berk, şiirlerini çeşitli dergilerde yayımladı. Berk, Balıkesir Necatibey Öğretmen Okulu'ndan mezun olduktan sonra iki yıl ilkokul öğretmenliği yaptı. Daha sonra Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü'ne giren İlhan Berk, mezuniyetinin ardından 1945 - 1955 arasında Zonguldak, Samsun ve Kırşehir'de ortaokul ve liselerde Fransızca öğretmeni olarak görevlendirildi. Öğretmenliği bırakarak 1956'dan itibaren 13 yıl boyunca Ankara'da Ziraat Bankası'nın Yayın Bürosu'nda çevirmenlik yapan İlhan Berk, bu süre içinde modern dünya şiirinin iki büyük şairi sayılan Arthur Rimbaud ve Ezra Pound'un şiirlerini çevirerek kitaplaştırdı. Berk, bu tarihten sonra kendini tümüyle yazmaya vererek şiirler üretti.

 

Öğretmenlik zamanları

Espiye’de iki yıl ilkokul öğretmenliği yaptı ve ardından Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’ne başladı. 1944’te Fransızca bölümünden mezun oldu. Artık öğretmenlik günleri başlayacaktı. 1945 – 1955 yıları arasında Zonguldak, Samsun ve Kırşehir’de ortaokul ve liselerde Fransızca Öğretmeni olarak görev aldı. Ancak bir sorun vardı; sürekli iyi bir öğretmen olup olmadığını sorguluyordu. Genelde bu sorgulama iyi bir öğretmen olmadığı sonucuna varıyordu zihninde. Sonunda görevinden istifa etti.

İkinci Yeni Akımı

İlhan Berk, Türk şiirinde, “çok deney yapan, şiire yeni yapılar arayan şair” olarak anılmaya başlamıştı. Vezinli ve kafiyeli olarak başladığı ilk şiirlerinden sonra sürekli bir arayıştaydı çünkü. Garip Akımı’nın da etkisinde kalmıştı; ama yeni bir şeylere ihtiyaç duyuyordu. Sonunda kendine has bir dil oluşturdu ve “İkinci Yeni Akımı” öncülerinden biri oldu.

“Güneşi Yakanların Selamı”nda görülen Nazım Hikmet etkisi de dağılmıştı. “Türkiye Şarkısı”, “İstanbul”, “Günaydın Yeryüzü” kitaplarındaki şiirler, geleceğe yönelik toplumsal özlemleri dile getiriyordu.

İkinci Yeni Akımı’nın örnekleri olacak şiirlerini ise, “Köroğlu”, “Çivi Yazısı”, “Mısırkalyoniğne”, “Galile Denizi” kitaplarında yayımladı. 1950’lerin ortalarında ortaya çıkan genç şairleri etkilemişti; onlardan etkilenecek kadar da gelişmeye açıktı.

Şiirde anlam yaratmak için anlamsızlıklara yöneldi. Bu sırada yalnızca anlamsızlığı savunduğu gerekçesiyle oldukça eleştirildi. Bu sefer de şiirde konuyu tamamen yok etmeyi denemeye karar verdi. Bir zaman sonra şiiri giderek düzyazıya yöneldi.

Tüm bu deneme yanılmalar, sonunda özgün duyarlılıkları ve buluşlarıyla 20. Yüzyıl Türk Şiiri’nin en önemli isimleri arasında anılmasını sağlayacaktı…

İlhan Berk, şiir yazmayı şöyle anlattı; "Yazmak mutsuzluktur, mutlu insan yazmaz. Bu yeryüzünü olduğu gibi görmeme engel olan ve bana bu yeryüzünü cehennem eden bu yazmak eyleminden kurtulduğum, mutlu olduğum bir tek şey var: Resim yapmak."
28 Ağustos 2008'de 90 yaşında vefat eden İlhan Berk, Bodrum'da defnedildi.

Kaynaklar:https://www.haberturk.com/mutlu-insan-yazmaz-2693604

https://www.ensonhaber.com/biyografi/yazar/ilhan-berk-kimdir

Bu haber 501 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum