IĞDIR YÖRESİ ATASÖZLERİ – DEYİMLER- BEDDUALAR / Derleyen: Emir ŞIKTAŞ

IĞDIR YÖRESİ ATASÖZLERİ – DEYİMLER- BEDDUALAR / Derleyen: Emir ŞIKTAŞ
06 Haziran 2020 - 23:10 - Güncelleme: 06 Haziran 2020 - 23:14

IĞDIR YÖRESİ

ATASÖZLERİ – DEYİMLER- BEDDUALAR

Derleyen: Emir ŞIKTAŞ Derlemeye Tarihi: 17.10.1983

Iğdır yöresi atasözleri, deyimleri, bedduaları (garğışlar’ı) derlemeye başladığımda rahmetli Babam Gazeteci, yazar, şair H. Salih Şıktaş, Genceli Şair Hamit Dönmez, Emekli öğretmen, Yeşil Iğdır Gazetesi Mes'ul Müdürü  H. Paşa Akyıldız, Kayın pederim, emekli öğretmen, şair  Mehmet Yılmaz,  halk edebiyatında derin bir hafızaya sahip Kayın validem Kudret Yılmaz, Muhtar Cabbar Günaydın,  halk edebiyatında güçlü bilgisi olan Karakoyunlu ağsakallarından H. Beytullah Taşbağ hayatta idiler. her konuşmasında yüreğine yerleşmiş atasözü yada deyimleri kullanmayı seven hayatta olan Annem H. Seyali (Sefiye) Şıktaş  ile sohbet ettikçe hafızalarında kalan ata sözlerini, fikir ve bilgileri benimle paylaştılar, onlardan ve sohbet ettikleri emsallerinden  derleme notları ve bilgi aldım.

Ayrıca çeviri de görüşlerine başvurduğum başta Öğretim Görevlisi Arslantürk Akyıldız hocam olmak üzere, atasözleri ve çeviri desteği sağlayan şair Seven Eyrice hanıma, yine atasözleri desteği sağlayan Sema Ataş hanıma, eşim Muazzez Şıktaş hanıma katkıları ve sabrından dolayı teşekkür ederim. İsmini yazmayı unuttuklarım varsa kusura bakmasınlar.

Vefat eden büyüklerimizin hepsini Allah rahmet etsin. Hayatta olanlara da sağlık versin. Onların birebir söydikleri şekliyle yazmaya çalıştım. Kayıtlarımı alfabetik sıraya göre tutmuştum. Bu nedenle aynen döküp sizlerle  paylaşıyorum.

Şunu da belirteyim ki, köyler, ilçeler, şehir merkezi bazında, kelimeler ve ata sözleri anlam, yazım ve teleffuz değişkenliği gösterebilmektedir. Bazen de atasözü yada deyim de bir yörede yerine başka bir kelime kullanılmıştır. Ör. “Çöreh vereni değil yiyeni tutar” denilmekte, yada “çöreh yiyeni değil vereni tutar” diye kullanılmakta. Derleme, Yeşil Iğdır gazetesinde zaman zaman neşredilmiştir.

 

A

Allah, sağ eli, sol ele möhtaç elemesin.

(Allah kimseyi en yakını da olsa muhtaç etmesin)

Ağ gün gören ağarar, gara gün gören garalar.

(keyfi yerinde olan beyazlaşar, zorluk çeken de siyahlaşar)

Allah dağına baxar gar verer.

(Allah insanı bildiği için ona göre servet, güç, yetenek vs verir)

Ağız şirin olsun, ölü gorba gor olsun.

(ölen mezara girmiş artık, ağzımız tatlansın artık)

Ac garnım, dinç gulağım.

(karnım aç olsun fakat kulağımda rahat olsun)

Ağzın küleh, burnun küleh, ele gül ki bizde güleh.

(Ağzını, burnunu rüzgara tutmuşsun ama kimse neye güldüğünü bilemiyor)

Aşı pişiren yağ olar, keyveninin üzü ağ olar.

(Aş yağla pişer ama usta kendi marifetiymiş gibi yüzü ak olur)

Arvadın gohumu küllüyün başında doyar, kişinin gohumu

bucaxda doymaz.

(Kadın tarafı sobadan çıkan küllerin döküldüğü yerde olsa aç kalmaz, erkek tarafının misafiri en başta oturur ama aç kalır)

At, at olana geder sahabı mat olar.

(At ehilleşene kadar sahibi çok zorluk yaşar)

Atın axmağı yorga olar, itin axmağı avcı olar.

(Atın iyi koşamayanı yavaş gider, itin işini bilmeyeni koruması gereken evi bırakır, av peşinde koşar)

Adamın axmağı döyüşgen olar.

(insanın çalışmak istemeyeni,  iş bilmeyeni kavgacı olur)

Allah minini bir elesin, birini de heç.

(Allah hepinizi yok etsin)

Allah gotur versin dırnağ vermesin.

(Allah kaşınma hastalığı versin kaşıyacak  tırnağı vermesin)

Ağzım yandığına göre aş ola, başım yarıldığına göre daş ola.

(Çekilen sıkıntıya göre bir şeye yarasa)

At gazanar, eşşeh yiyer.

(At kazanç  eder, eşekte içeride oturur geleni yer)

Acı acıyı keser, su da sancıyı.

(Acıyı en iyi su keser)

Ana çıxan ağaca bala putax putax çıhar.

(Anne bir iş yapmışsa evladı da o ağaca dal dal çıkarak yapar)

Ağayın malı gedir nökerin canı

(Zenginin malı harcandığında ağanın çalıştırdığı işçinin canı acıyor, vermek istemiyor)

Altun çamura tüşsede altundu.

(Altun çamurda olsada kıymetinden kaybetmez)

Aslını itiren haramzadedi.

(Kökünü, soyunu inkar eden haram yiyenlerdendir)

Adem, Hatem’lik edebilmez.

(Adem'in kişiliği, özelliği Hatem'den farklıdır, Hatem olamaz)

Atın tepiyine at dözer.

(At sert tekme attığı için başkası dayanamaz at dayanır)

Ac ayı oynamaz.

(Ayının karnı aç ise oynamaz, eğlenmez)

Aşgın tersi, uvandı olmaz.

(Aşkın farklı şeklini ara, aşk tek yüzlüdür)

Ac toyuğ yuxusunda darı görer.

(Aç olan tavuk rüyasında yem görürmüş)

Aşığın sözü kurtulanda yar, yarey çağırar.

(Aşıklar tüm sözlerini tüketince diyecekleri kalmaz yar yarey diye sonunu bağlamaya çalışırlar)

Ağ toyuğ molla evine yaraşar.

(Beyaz tavuk dini hocanın evine yakışır, o eve verilmeli)

Atın ölümü itin bayramıdı.

(At ölünce leşini köpek yiyeceği için bayram edecek)

Atın ölümü goy arpadan olsun.

(Atın sevdiği yem arpa olduğu için ölene kadar yese doymaz)

Az yiyer arıxlıyar, çoh yiyer tırıxlıyar.

(Az yiyer zayıflar, biraz fazla yiyince hastalanar, altını batırır)

At minenin, gılıç kuşananındı.

(İş becerenindir, usta olanındır)

Atın kökelmeyi altı günde, itin kökelmeyi iki günde belli olar.

(At 6 günde yediğini belli eder, köpek 2 günde )

Allah’ın işine bax, gurbağanın dişine bax, çıxıp çınar ağacına şakşak gülüşüne bax.

(İma var, kurbağada diş olmaz, ağaca da çıkamaz, sürekli ötmesi gülme olarak gösterilmiş, yapılanlara imalı tepki var)

Ağ ayrandı ite tökeller, gara kişmişdi cebe tökeller.

(Beyaz ayrandı köpeye verirler, siyah kuru üzümü cebe doldururlar. Ten farklılığına tepki ve savunma)

Aşşığı uduzup çuruna güvenir.

(Aşık; koyunların eklem yerindeki kemik kurutulur, boyanır ve  oynanılırdı. Tüm aşıklarını kaybeden en son çur-gur deyip en sondakileri zorla kendine alırdı. Aşıklarını kaybedip yenilen son zorla alacağına ümit bağlamış)

Araz başına daş tüşsün üstünnen yaz tezzeyi axır.

(Aras kafana taş düşsün, üstünden hayvan gübresi akıyor. İmalı bir deyim beyenmediği birinin haline tepki)

Az ver çoh yalvar, çoh ver az yalvar.

(Az para ver çok dil dök, çok para ver konuşma)

Az yiyerem hekim'nen işim olmaz, düz giderem hakim'nen işim olmaz

(Az yersen rahatsız olmazsın doktora gitmezsin, kimseyle dalaşmazsın mahkemelik olmazsın hakimle işin olmaz)

Ay hürü hürü, saçların sürü, oynaş bir olar, yohsa bir sürü.

(Hürü isimli şahsa imalı eleştiri yapılmış. Bu kadar sevgilimi olur diye)

Arxı atıl berekallah al.

(Büyük su kanalından atla, sonra maşallah, dua iste)

Atı, atın yanına bağlasan ya huyunnan alar, ya suyunnan.

Hayvanlar bile bir yerde uzun süre kaldıklarında birbirlerinin etkilenirler, huyundan alırlar, ya da suyundan içerler.)

Adamnan eşşeh olmasaydı, eşşeğin biri min tümen olardı.

(İnsanların cahilliğini vurgulayıp, cahil, yük taşıyan eşek olmasaydılar eşek pahalı olurdu, kıymetli olurdu)

At tavlamıxı yerden çıxartsa, iki yere vursa, birde öz başına vurar.

(At ahırında bağlı olduğu kazığı yerinden çıkarır, giderse iki kez  yere çarpar kazığı ama bir kez de at kendi başına deyer) 

Ağlıyanın malı gülene galmaz.

(Birinin malını gasp ettiysen sen de hayrını göremezsin)

Adam var ki İrevan’a gedir deyirman xeberi getirmir, adam da var değirmana gedir İrevan xeberi getirir.

(Şahısın haber alma yeteneğinin iyi yada kötü olduğunu, olaylarla ilgili ya da ilgisiz olduğunu vurguluyor)

Aranda buğdadan, Bağdat’da hurmadan olduğ.

(Ova da buğdaydan gelir sağlayamadık, Bağdat şehrinde de hurmadan da kazanç elde edemedik)

Allah kessin bele reşberçiliği, men gazanım ağam yesin.

(Allah böyle çiftçiliği kabul etmesin, ben çalışayım tarla sahibi ağalar yesin)

Adın nedi daş demir, yumuşuyarsan balam, yumuşuyarsan.

(İsmin taş, demir de olsa zamanla sertliğin geçer, yumuşarsın evlat)

Acın gurşağında darı durarmı.

(Gaçagaç vakti en bol bulabildikleri darı imiş, öğütmeden yedikleri için kuşaklarının arasında muhafaza ederlermiş, bu nedenle aç adamın bel kuşağında darı kalmaz, yer demişler)

Az yemeği dostuna, çoh yemeği düşmanına ver.

(Az yemeyi dostuna ver rahat hazmetsin, çok yemeği düşmana ver sıkıntı çeksin yedikten sonra)

Aş daşmazsa çömçenin gediri bilinmez.

(Pişirilmekte olan aş kazandan taşmadığı müddetçe büyük karıştırma kepçesine ihtiyaç olmayacağından kıymeti bilinmez)

Aşın cıvıxlığı denin yohsulluğundandı.

(Aş katı ve sıvı pişen yemeklere genel ad olarak kullanılmakta, yemeğin suyunun bol olması yemek malzemesinin yokluğundan  kaynaklıdır)

Azzacığ aşım ağırmaz başım.

(Azıcık yemeğim olsun ama başımı ağrıtacak işlerden uzak olayım)

Ac, boğazını pıçağa çeker.

(Aç olan kişi gırtlağını bıçağa sürter, ya öldürün, ya da karnım doysun der)

Acın garnı doysa gözü doymaz.

(Aç insan ne kadar yese karnı tok olur ama gözü açtır hep)

Adamın başına ne gelse öz üzünnendi.

(İnsanın başına gelen hadise kendisi yüzündendir)

Ağaç bar verende başını aşşağı eyer.

Ağaç meyve verince dalları aşağı eyilir, yani insan yaşına göre davranışlar içinde olmalı)

Ağıla gelen başa geler.

(Aklına gelen başına gelir)

Ağır otu, batman gel.

(Toplumda  ölçülü ol, halkta sana saygı duysun)

Ağlamıyana meme vermezler.

(İstemeyene, talep etmeyen çocuğa anne sütü vermezler)

Adın nedir reşid, birini de birini eşid.

(İnsan karşıdakine de konuşma fırsatı tanımalı)

Ağıllı düşünene geder, delinin uşağı olar.

(Akıllı yapacağı işin getirisini götürüsünü hesap edip karar verene kadar deli düğününü yapar hemde çocuğu olur)

Ayaxlığda durup başdan danışma.

(Toplumun önce baştakileri konuşur, kapı ağzında duran sıra gelmeden konuşmaz)

Ayağına daş deyende gelbini yoxla.

(Parmağına taş çarpsa kalbini yokla, yanlış düşünmüşsün)

Allah dağına göre gar verer, bağına göre bar verer.

(Allah herkesin kalbine göre vereceğini ayarlar)

At ölünce tayı galar, namerdin neyi galar.

(At ölünce yavrusu geriye kalır, ya namert ölünce geriye nesi kalır)

Anam öğüt verene geder itimiz kırk çevin tuttu.

(Annemin nasihatı bitene kadar köpeğimiz kırk kere dönüp durdu)

Arvad erini vezirde eliyer, rezilde.

(Kadın kocasını en yükseğe de çıkarır, aşağıda düşürür)

Avazın ey avazdı, oxuduğun guran olsa.

(Sesin güzeldir ama okuduğun Kuran dışında birşeydi)

Armud kimi malın olsun, satılmazsa ipe düzersen.

(Eskiden kışa kalması için armutları saplarından bağlar tavanlardan asarlardı, asma olayını vurgulamış)

Al gapıda, sat gapıda, yat gapıda, öl gapıda.

(Aldığın, sattığın, yatan, ölen herşey kendi ev kapının önünde)

Ayı dediğin bed canavardı, belli olmaz, balaladı, balaladı.

(Ayının ne yapacağı belli olmaz, her an yavrulayabilir)

Allahsız yerde otur, böyühsüz yerde oturma.

(Allah'a inanmayanların yerinde otur, büyüğü olmayan yerde oturma)

Alacağı bir iğnedi, polat’ın putunu sorur.

(Alacağı bir iğnedir, demir'in kilosunu sorur. Put:ağırlık ölçüsü)

Aş daşdımı çömçeyin gıymeti olmaz.

(Aş taşdıysa  kepçenin bir hayrı olmaz taşmayı önlemeye)

Araba çamura batanda öküz öküzü suçluyar.

(Eskiden öküzlerin koşulduğu arabalar vardı,  araba çamura battıysa iki öküz birbirlerini suçlar)

Alışdı yağlı dolmaya acep bir gün olmuya.

(Dolma genelde sebzelerden yapılır, yağlısı lezzetli olur, yağlı dolmaya dolmaya alışmışsın ama bekli bir gün olmadı)

Ahmağı gönder dalıca get.

(İşi yapamayacak adamı gönderirsense peşi sıra gitmek zorunda kalırsın)

Adam adamdı olmasa da pulu, eşşeh eşşehdi olmasa da çulu.

(İnsan kıymetlidir parası olmasada, eşek değerlidir üzerinde olmasada heybesi)

Apar pıçağı vur gatığa kesmese malımdı menim, yoh eger vursan peynire kesmez, o xam xayalındı senin.

(Azerbaycanda bir bıçak satıcısının satış yapma reklamı, bıçağım yoğurdu keser kefilim ama peynire vurursan o ham hayalindir kesmez bıçak)

Aşşağı kentte kebin kesir.

(ileride aşağı köyde nikah kıyıyor)

Ala garğa menimdi yumurtasını görmürem.

(Ala karga benim fakat yumurtasını görmüyorum, mal benim fakat kazancını görmüyorum)

Asdarı üzünnen bahalıdı

(Yapılan işe edilen masraf kazanacağından daha fazladır)

Ayranı yohdu işmeye, faytonnan gedir sıçmağa

(Evinde içmeye ayranı yok ama eskinin en lüks aracı faytonla tuvalete gidiyor)

Arvat gonağı taxt dibine kişi gonağı mıh dibine

(Kadının misafiri önemli kişilerin oturduğu büyük masanın köşesine, erkeğin misafiri hayvan mıh'ın dibine oturur)

Asile emeh versen gelip yetirer, bedasile emeh versen özünü itirer

(Asil insana emek versen kendini yetiştirir, aslı bozuk insana emek harcarsın kendisini kaybeder, ne oldum acaba der)

Avcının tazısı her zaman guş tutmaz

(Avcı tazısı her  zaman kuş avlayamaz)

Avcının kütünün işaret elediği yanda kuşa benzer

Almağa alıcı guşdu, vermeye kor beyguş

(Almaya kartal, şahin gibi alıcı kuştur, ödemeye geldiğinde beddualar, laflar ettiği için kör baykuş)

Aşığınki haydandı, mollayın ki vaynan

(Aşık ın işi çalıp söylemektir, molla ise herkes ağlasın vay olsun ister)

Arpa çöreyi ossuraxlı göte mahna olup

(Arpa ekmeği sürekli alışkalığı olan adama bahane olur)

Allah sene baxsın mene rehmelesin

(Allah sana baksın bana acısın, rahimli olsun)

Ağılsız başın xercini ayağ çeker

(Akılsız kafanın cezasını ayaklar çeker)

Arsız adamnan, amansız dosttan mert düşman yaxçıdı

(Arsız insandan, aman bilmeyen dosttan, arkadan vurmayan mert düşman daha iyidir)

Ala garga çoh bilmişliyinnen duzzağa tüşer

(Ala karga kendini çok bilmiş, usta, uyanık saydığından, yanılır ve tuzağa düşer)

Ac acıxdı acadan biri de tüşdü yan bacadan

Aç azıydı biride sonradan çağrılmadan geldi)

Ala garğa özünü bıldırçın sanır

(Ala karga kendisini başka bir gözde görür, deyerli kabul eder)

Adam var adamların naxışıdı, adam var eşşeh onnan yaxşıdı

(Adam var insanların nakışıdı, adamda var eşek ondan iyidir, kıymetlidir)

Arvadın gici kişiye badax örgeder

(Kadının saflığı erkeğe çelme atmayı, kavga etmeyi öğretir )

B

Borç iyidin gemçisidi.

(Borç yiğidin kamçısıdır

Bu iti vurdum sinsidi, o itte bunun cinsidi.

(Bu köpeği dövdün alıştı "sinsini a)alıştı b)içine atıp kinlendi" ötekiside bunun cinsi olduğundan aynıdır)

Bey dediğin hansıdı, beyenmediğin hansıdı.

(Bey dediğin de, beyenmediğin de aynı insanlardır)

Bülbülü gefese gatan gözel sesidi.

(Bülbülü kafese hapsettiren güzel sesidir)

Bala baldan şirindi.

(Evlat baldan tatlıdır)

Bir evin iti kimi yola gedin.

(Bir evin köpeği gibi boğuşmadan geçinin, sorun çıkarmayın)

Bildiğin geder derde tüşesen.

(Beddua, çok bilmişler için söylenir, ne kadar biliyorsan o kadar acıya boğulasın)

Bar veren ağaç başını aşağı eyer.

(Bar çiçekten sonraki meyve dönemine verilen ad, bilgili –meyve yüklü- olmaya başlayan kişi daha ağırbaşlı olmalı)

Beyguşa dedilerki yola gedirem xeyir danış, dedi gidesen gelmiyesen.

(Baykuş uğursuz kabul edilen bir kuş, Baykuştan güzel bir kelam, söz beklenmez)

Baxmağnan senet örgenilseydi itter tamam gesseb olardı.

(Bakmayla sanat öğrenmek mümkün olsaydı kasabın camından etlere bakan köpekler sanat öğrenir, kasap olurdular)

Bir ağaç yıxılanda balta götüren çoh olar.

(Bir güçlü, saygın kişi düştüğünde dost görünen herkes bir taraftan çekiştirir)

Bildir ölüp boz eşşeh gelin bu il ağlaşağ.

(Geçen yıl ölen eşeğe bu yıl yas tutup ağlaşalım, yani ölü vaktinde ağlanılır, sonradan ağlamak boş iştir)

Bir bilmirem min gada savar.

(Bir kez bilmiyorum demek bin tane sıkıntıyı def eder)

Bacarana bac gurban.

(İşi yapabilene aldığı karşılık kurbandır)

Bağçı bağa gıyır, bağmançı bir gileye gıymır.

(Bağ sahibi  üzüm alabilirsiniz diyor fakat bağ bakımını yapan işçi salkımı boşver bir tane üzüme vermek istemiyor)

Bildiğimiz garnımızda.

(Susmayı öğütleyen bir deyim, bildiğimiz ne bilgi varsa içimizde tutalım)

Bazara bir delleh gelip, kekilini yannan goyar.

(Halk pazarına bir berber gelmiş, saçını yana doğru dökmüş)

Başına gelen başmağçı olar.

(Bir olay başına gelmişse o konuda tecrübeli olunur)

Bosdanı ver yetirer, arvadı er yetirer.

(Sebze ekildiğinde fidelerin dibine açılan büyük kerdinin küçüğü fideleri yetiştirir, kadını da kocası tecrübeli ise kocası yetiştirir, hayata hazırlar)

Başıma gelen pişmiş toyuğun başına gelmemişdi.

(Başıma gelen bişirilmiş tavuğun başına gelmemişti, deyim)

Buynuzlu geçiynen buynuzsuz geçinin gıssası gıyamete galar.

(Boynuzlu keçi hep boynuzsuz keçiyi boynuzuyla vurduğu için, boynuzsuz keçi kısasını kıyamete bırakıyor, gücü yetmediğinden)

Buynuz goça yük olmaz.

(Hem alıştığı için hemde korunma amaçlı kullandığı için boynuz koça yük olmaz denmiş)

Balığ başdan ıcıxar.

(Balık baş tarafından kokar)

Burnu fıtılağlı guzu buynuzu burma goç olar.

(Zaman ne getirir bilinmez, burnu sürekli akan, hastalıklı kuzu bir bakarsın boynuzu kıvrık koç olur)

Beyguş haraba yerde bannıyar.

(Uğursuzluk simgesi sayılan Baykuş harabeye dönmüş yerlerde öter)

Bilirsen götünün huyunu niye içirsen baş ayağın suyunu.

(Biliyorsun vücudun kaldırmayacak, kelle paça suyunu içme..

Bir arha su gelende umud var birde geler.

(Bir büyük kanala su gelmişse bir daha geleceğine umut edebilirsin)

Bir gülnen bahar gelmez.

(Yanlnız senin evinde yetiştirdiğin ve açan bir gülle bahar olmaz)

Bir guyunun suyu özünnen olacağ, eşihden töhmeynen dolmaz.

(Yer altından açılan kuyuda su kendiliğinden olmalı, yoksa dışarıdan taşıyarak dolduramazsın)

Biri acınnan tumanını satırdı, o biri dedi versiye vermezsen.

(Borçlu olan birisi borç ödemek için elindekini peşin paraya satmaya çalışıyor, ötekisi gelip bana veresiye verirmisin)

Bir it bir deriyi sürüttüyer.

(Bir köpek bir deriyi götürecek sürüklemeyle de olsa, kullanıldığı yerler genelde bir hayır işte kararsız olanlara söylenen bir deyim)

Bizden yeyir el gapısında hürüyür.

(Bizden karnı doyar başkalarının kapısına bekçilik yapar, nankörlük edenler için bir deyim)

Boş durmahdansa gız doğmah eydi.

(Boş oturmanın faydasızlığını vurgulamak)

Bizim gelin bizden gaçır, başını örtüp götünü açır.

(Gelin bizden utanıyor kendince ama etekliğiyle yüzünü kapatınca kıçını açıyor. Utanmanın getirdiği sonucu vurgulamakta)

Bu yılki serçe bildirki serçeye çikçik örgedir.

(Bu yıl yeni doğan serçe, kuş, geçen yıldan kalma serçeye akıl vermeye kalkışıyor, bilinçlilik taslama)

Bığın gıybetini sakgala eleme.

(Bıyık hakkında yaptığın eleştriyi sakal bilmesin)

Böyüyen balığ başınnan bellidi.

Büyümeye başlayan balık kafadan belli olur)

Bol ot sarp yerde çıxar.

(Bol ot kimsenin ulaşamayacağı yerde çıkar)

Buynuzsuz geçinin ahı kelik geçiye galmaz.

(Boynuzsuz keçinin bedduası boynuzlu keçiye kalmaz)

Boğaz dediğin boydan aşşağıdı.

(Boğazına düşkün olmamalı, her gördüğünden alıp yememeli)

Bey veren atın tişine baxılmaz.

(Bey hediye vermişse onun yaşını öğrenmek için dişine bakılmaz, yani bey hediyesi maddi olarak değerlendirilmez)

Bağ bele bostan bele, garpız gelir şele şele.

Bağ, bostanım var, karpuz sırttaki selelerle, yani abartı, yalan hepsi diyor)

Bıldırçının beyliği darı savılana gederdi.

Bıldırçının beyliyi, hububat tarlaları biçildiğinde yere dökülen darı deninin bitimine kadardır)

Boğaz dediğin dokkuz boğumdu.

(Boğaz dediğin dokuz boğumdur, konuşmaya başlamadan hesaplayıp konuşmak lazım)

Bal yiyenin poxunu ye, pox yiyenin poxunu yeme.

(Bal yiyeninden birşey um, bok yiyen zaten olsa onu yemez)

Bize gelen keçelin saçı dabanınnan çıhar

(Bize gelen saç özürlünün saçı bize gelince tabanından çıkar)

Başı mollanın, döşü mollanın, yeddide beşi mollanın, galanı gönderin eve çarşıda var işi mollanın

(Başı, döşü, beşi hocanın, gerisini eve gönderin yani hepsini eve gönderin, şehirde var işi mollanın, tümü hocaya gitmiş oldu)

C

Cebin zengin olunca gönlün zengin olsun.

(Cebin zenginliği gönlünde olsun, eli açık, çömert ol)

Cahallığ bir uçar guşdu, gocalığ bir naçar işdi.

(Gençlik bir uçan kuştur, ihtiyarlıksa çaresizlik, her başa gelecek iştir)

Cüceyi tarda sayallar.

(Tavuğu eve gelir yattığı yerde sayarlar, eve gelmeden var demek olmaz)

Can de can eşit.

(Karşı taraftan can duymak istiyorsan can demelisin)

Cin ayrı, şeytan ayrı.

(Cin ayrı bir yaratık, şeytan ayrı bir yaratık)

Can yanmasa gözden yaş çıxmaz.

(Can yanmazsa birine gözünden yaşta akmaz)

Canın olsun malın olmasın.

(Canın sağolsun malın olmasa da kazanırsın)

Cıda çuvala sığmaz.

(Cıda (uzun balık avlama sopası) çuvala sığmaz)

Cebinin dibi delih olsun

(Kazancın cebinde kalmasın, para sahibi olmayasın, beddua)

 

Ç

Çöreh vereni değil yiyeni tutar.

(Ekmek veren kişiyi değil yiyen kişiyi tutar)

Çini’ye vere vere paxırın parası çıxar.

(Çiniyle kaplı eşyaya para bir kaç kez vererek bakırdan yapılmış eşyanın parası çıkmış oldu)

Çıra dibine ışığ vermez.

(Gaz lambası alt tarafına ışık vermez)

Çöreh yiyeni değil vereni tutar.

(Ekmek yiyene değil verene ceza olarak döner)

Çıxmıyan canda umut var.

(Ruh bedende ise o canda yaşama umudu var)

Çahçah ha çakgıllasın daş bildiğini ohuyar.

(Değirmende işleyen çark ne ses çıkarırsa çıkarsın, un öğüten taş görevi neyse onu yapar)

Çoh bilmehdense az bilmeh daha eydi.

(Çok bilmek rahatsız edici olacağı için az bilgi sahibi olmak daha iyi)

Çox çekişen, çox berkişer.

(Çok kavga edenler, sonra çok samimi olurlar)

Çöreyi dizinin üstündedi.

Ekmeyi dizinin üzerindedir, yani vefasız, güvensiz insandır)

Çirkin sen burda dur, men gözel ahdarıram, tapsam heç, tapbasam gelecem.

(Güzel olmayan sen bekle eğer güzel arayıp bulursam dönmem, bulamazsam sana döneceğim)

Çömçe aşdan ireli olar.

(Kepçe yemeklerden önde olar)

Çağrılan yere erinme, çağrılmıyan yerde görünme.

(Davet edilen yere üşenme, davet edilmediğin yere gitme)

Çöreyi ver çörehçiye bir çörehde artıx ver.

(Ekmeği iş bilene ver, bir ekmekte fazla ver)

Çöreh gılışdan keskindi.

(Ekmek kılıçtan keskindi, etkilidi)

Çarşı iti ev behlemez

(Şehire alışan köpek bir daha dönüp eve bekçilik etmez)

Çerçi gızı muncuğa aşıhdı

(At arabasıyla muncux satan çerçinin kızı boncuğa hayran olar)

Çöreyimin duzu yoxdu

(Ekmeğimin tuzu yoktur, yani ekmek yedirdiklerim vefasız çıkmakta)

D

Dal gabaxdan iti gelir.

(Geriden gelen öndekinden daha keskin geliyor)

Düz yoldan giden yorulmaz.

(Sıkıntılı olmayan yolu tercih eden zorlanıp yorulmaz)

Deve uşağ olmaz.

(Deve çocuk olmaz)

Dost başa düşman ayağa bahar.

(Dost olan insanın yüzüne bakar, düşmansa hata bulmak için önce ayağına bakar)

Düz baxan göze çöp batmaz.

(Doğru bakar ise göz çöp batmaz, fesatça bakmamak gerek)

Duvar daşı semitti gereh.

(Divar taşı yerine oturan köşeli taş olmalı)

Dişin ağırdı çeh gurtul, gonşun pisti köç gurtul.

(Dişin ağırır ise kurtulma şanssı yanlız çektirmektit, komşun da kötü ise o evi bırakıp başka bir eve taşın kurtul)

Daddı ye daddı danış.

(Tatlı ye tatlı konuş)

Duvar uca, it goca.

(Divar yüksek, köpekte yaşlanmış, her işin zor gelmeye başladığını vurgulanıyor)

Derdini vaxdında ağla.

(Sıkıntını zamanında çözmek için uğraş, sonra daha zor olur)

Dünya malı dünya da galar.

(Dünyada kazandığın servet dünyada kalır)

Dedesi otara, balası tuta, nenesi sağa, bu süt gurtulmaz.

(Dedesi otlata, torunu yalaya, anneannesi sağa, bu süt bereketli olur, bitmez)

Derdi çeken bilir.

(Sıkıntıyı yaşayan zorluğunu bilir)

Darıya da gabulum var.

(Yoksulluk çeken kişi, darı tahılını bile kabul eder)

Döyüle döyüle goyuna giden itten fayda yoxdu.

(Dövülerek koyun sürüsünün yanına giden köpek, sürüyü korumaz)

Dığala çurgur mahnadı.

(Yenilmeye itiraz eden kişi oyunun sonunda tüm yerdekilere el koymak için bahane uydurur)

Dağa yavaş yavaş çıxılar.

(Dağa ağır ağır çıkılır)

Dilençinin torbası dolu olar.

(Dilenci etraftan topladığı için torbası hep dolu olar)

Derdi dağa veripler dağ dayanmıyıp.

(Derd çekmek o kadar zorki dağ bile dayanamamış çekmeye)

Dost meni ansız bir çürüh gozla.

(Dost yeterki hatırlasın bir çürük cevizlede olsa)

Deli gırmızı giyer, gic sarı.

(Deli kırmızı rengi sever, yarım akıllıda sarı rengi)

Davıdan, döyüşten halva yaxcıdı.

(Kavga, dövüş etmektense, helva yapmak daha iyidir)

Derdini unut, sözünü unutma.

(Derdini unut ama gönlündeki sözünü unutma)

Dilin olmasa gözünü garğalar oyar.

(Dilin olmazsa, kendini savunman olmazsa gözünü oyarlar)

Daş attın golun yoruldu.

(Taş savurdun kolunmu yoruldu)

Dünen bir böyün iki, sıyrıldı çıxdı çükü.

(Çok kısa zamanda artık herşeye itiraz etmeye başlamak)

Deden evinin danasını gezirsen.

(Aradığı bir eşyayı ilgisizce aramak, umursamadan aramak)

Dağ döşündeki ayı meşesi, indi olup dayı meşesi.

(Daha önce ayı ormanı denilen yer kıymete binmiş)

Deve gangalı görmese boynunu eymez.

(Deve bağını görmeyinceye kadar bağlayın diye başını eğmez)

Dıngır eleh, dıngır sac, elim xemir garnım ac.

(Elek ve sac ile boş uğraştığını, eli hamurlu fakat karnının doymadığını vurgulamakta)

Deli bir guyuya bir daş attı, gırx ağıllı çıhardammadı.

(Bir deli kuyuya bir taş attı kırk akıllı çıkaramadı. İşin zora koşulması, çözülmemesi vurgulanmakta)

Dede görmüyüp elebilirki şahgulu da bir dededi.

(Dedenin ne olduğunu bilmeyen zannediyor şahgulu da söz sahibi dededir)

Daldan atanın buduna deyer.

(Kişinin arkasından konuşursan boşa konuşursun)

Deveye deyipler boynun niye eyridi, deyip öz işimi özüm görürem.

(Deveye boynun neden eyri diye sormuşlar kendi işimi kendim yapıyorum ondan demiş)

Deveciynen gohum olanın darbazası geniş olar.

(Deveci ile akraba, hısım olanın bahçe kapısı geniş olmalı, develerin rahat girebilmesi için)

Daş daşın sökeyidi

(Taş taşın sırtını dayadığı desteğidir)

Dırnax verilen malın tişine baxılmaz.

(Tırnak verilen hayvanın kaç yaşındadır diye dişine bakılmaz

Derd bir olsa çehmeye ne var.

(Dert bir tane olsa dertle yaşamaya nevar)

Deli deliyi görende çombağını gizleder.

(Deli kendinden beter bir deliyi görünce elindeki ağaç sopasını gizletir)

Derdin dağa, daşa.

(Derdin senden gitsin, dağa taşa)

Deveyi xelbirnen suvarıllar

(Deveyi kalburla suladılar)

Dedesi it oynadanın balası taxçaya sıçar

(Babası it oynadanın evladı duvarda asılı tahtaya pisler)

 

E

Eli işdedi gözü oynaşda

(Eli iş yaparken gözü sevgili bulmakta)

Et yiyen kuşun dimdiyi eyri olar.

(Et yiyen kuşun gagası eyri olur, et yiyeni tanıyabilmek için özelliklerine bakmak gerek)

Eşşeh gazanar at yiyer.

(Eşek çalışıp getirir at da evde yatarak gelenleri yer)

Ersiz arvad cilovsuz ata benzer.

(Kocasız kadın, başıboş dolaşan ata benzer)

Elmi usdalığdı, zırzır mollalığ deyil.

(İlimle yapılan ustalıktır, boşboş konuşmak gibi hocalık değil)

Et giren yere dert girmez.

(Et gıdalı bir yiyecek olduğu için et giren yere dert girmezmiş)

El tutanın eli kesilmez.

(Yardımlaşmayı seven biri el tutmuşsa o el kesilmez)

Eşşeğe yasin oxumağ.

(Boşuna faydasız uğraşmak

Erşin yattı sende yat, erşin galxdı sende galx.

 

Elimi öpüp alçalacağına gönlümü oxşa ucal.

(Sahtekarca el öpüp alçalacağına, kişilikli ol gönlümü kazan, gözümde yüksel)

El atına minen tez tüşer.

(Başkasının sermayesine güvenen çabuk söner, erken indiriler)

Elnen garagün toy, bayramdı.

(Halkla birlikte yaşanışan sıkıntı, zorluk bayram gibidir, herkese gelmiştir)

Et yiyen guş dimdiyinnen bellidi.

(Bir yolun, iş yapanın duruşu işin ehili olduğunu gösterir)

Ergici argaca bac ele, gören desin ha bele.

(Yaptığın işi  güzel, temiz yap, iş yapıldıktan sonra gören aferin desin)

Eşşeh ne annar mexmer neçedi.

(Değerli dokumanın kıymetini eşek bilemez)

Eşşeh ola ola tükü mexmer çalır.

(Kendisi değersiz ama saçları, üzeri değerli işlemeli yapılmış)

Elçiye zeval olmaz.

(Aracılık edenin günahı olmaz)

Eyisini ülküt, axsağına yapış

(Sürünün iyilerini korkut kaçır, geriye kalan kaçamayanı yakala)

Ev oğurusuna it havlamaz.

(Ev halkını köpekler tanıdığı için hırsızlığı rahatça yapabilir)

Eydi, ele verme hayıfdı, pisdi ele verme ayıpdı.

(İyiyse başkalarına verme kıymetlidir, kötüyse yine kandırıp başkalarına verme, yanlış yapma)

Ez gurudunu.

(Kendi işinle ilgilen, başkasının işlerinden uzak dur)

Eyri otu düz danış.

(Toplumda yanlış bir pozizyonda eyri şekilde otursan bile sözün doğrusunu konuş, dürüstçe konuş)

Eşşeği min sudan geç.

(İşin geçene kadar sesini çıkarma, işin görülsün)

El eli yuyar elde döner üzü yuyar.

(Yaptığın iyilik karşılıksız kalmaz, birisi de karşılığında sana iyilik yapar)

Ekende yoh, piçende yoh, yiyende ortağ gardaş

(İşin hiç bir safhasında ortada gözükmeyen fakat hasat zamanı ortağım diyenlere vurgu yapılmış)

Elden gelen öyün olmaz o da vaxdında olmaz.

(Başkasından gelen ne vakit yemeği olur ne de vaktinde gelir)

Ehdiyim noxut, pişdiyim noxut, içine sışdığım noxut, nece olupsan gubeydecih.

(İran da nohuta gubeydecik deniyormuş, her şeyiyle nohut olarak bildiği ürün gubeydecik ismiyle karşısına çıkıca, değerli olunca sitem etmiş)

Et goxanda duz gerek, duz goxanda ne gerek.

(Saklama aletleri yokken et kokmasın diye tuzlayarak kuruturlarmış, peki kokması imkansız olan tuz kokar ise ne yapılabilir, iyi bir insan beklenmedik bir hata yaparsa nasıl telafi edilir)

El elinnen gül derme, öz elinnen tikan yol.

Başkasının eliyle iyi bir iş yaptırdım diye övüneceğine, kötüde olsa kendin işini kendin gör)

Eşşeh çamura batanda sahabı onnan yeyin olar.

Bir iş sarpa sardığında iş sahibi canı yandığından herkesten daha çok koşturur)

Ete pul vermez küfdenin böyüyünnen yapışar.

(Hiçbir katkısı olmaz yapılan işte, ticarette, ama iş olduktan sonra kazancın çoğunu almaya çalışır)

El garğışı yerde galmaz.

(Başkalarından ah almışsan ah yerde kalmaz, bir şekilde çıkar)

Esmere al bağla, gaç gabağında ağla.

(Esmerin gönlünü kırmızıyla al, sonra önüne çık ağla kendini affettir) 

Eyninde yoxdu gecelih, göynünden geçir xocalığ.

(Üzerine giyecek elbise bulamayan başkalarına akıl vermeye çalışıyor)

El içinde öl içinde

(Gurbette isen yabancısın ve ölürsen kimse sahip çıkmaz)

Esli olmasaydı Kerem od tutup yanmazdı.

(bir işin esli/aslı olmasaydı, Kerem Aslının olmadığı sevgi uğruna ateş alıp yanmazdı)

El için ağlayan gözünnen olar.

(Başkaları için kendini hırpalayan bir şey beceremez fakat görme yeteneğini de kaybeder)

Evde galanda hırda bacı olur, er çıhanda yeke bacı

(Çıkarı olunca önce ben diyen, eğer faydasızsa başkalarına kalsın diyen zihniyeti eleştiriyor)

Eliyip eliyip kepeyine garışdırma

(Bir işi sonuna getirdikten sonra tekrar eski haline getirmemek)

Eteyini yelliye yelliye gezir, görende iş görür deyir

(Kız&Gelinler için vurgu yapılmış bir söz. Boşboş dolaşıp iş yapıyormuş gibi gözükme)

F

Fırına un gereh,  geline altun gereh.

(Fırının un isteği ile Gelinin altun isteği belirtilmiş)

 

G

Gatırnan dost olanın gaburgası galın olar.

(Güçlü olanla dost olanın gücü, kuvveti yerinde olmalı)

Geder bostan gırası galar üzün garası.

(her şey bittikten sonra insandan geriye yapılan acı konuşmalar kalır)

Gurt yuvasınnan sümüh ehsih olmaz.

(Zenginin evinden ziyafet etksik olmaz)

Gorxu yarım şeriyetti.

(Dinin korkutarak etkili ölduğu ima ediliyor)

Gar dağa çıhanda daddanar.

(Her zaman yanında olan ve değer vermediğin ani olmayınca, ya da ölünce tatlı olurmuş)

Gonağın urzasını Allah yetirer.

(Misafir rızkıyla gelir)

Gül putağda gözeldir.

Güzellik asıl olduğu yerde güzel görünür)

Guru surfaya duva olmaz.

(Yemek içmek olmayan yerde şükür demenin manası yoktur)

Goy yağıbı yağ öldürsün.

(kişi yeme içme sonucu ölsün, aç ölmesinde)

Geçi öler, goturu kesiler.

(Eskiden keçilerdee hep cilt hastalığı olurdu, yani hasta biri ölürse önemli değil, dünyadan hastalığını da götürür)

Goç guzu kozda meler.

(yiğit olan çocukluktan belli olur)

Gezirem aranı, turanı, gene ey görürem buranı.

(Her yer gezilebilir ama en iyi yer burasıdır)

Gözelden göz ehsiy olmaz çirkinnen dert bela.

(Gözel insanın bahtı, gözü, kaşı da güzel olur, çirkin insan pislik işlerle uğraşır, bela eksik olmaz)

Gazan hellendi gabağını taptı.

(Kazana uygun kapak olmazsa içi rahat etmez)

Gerip itin kuyruğu götünde olar.

(Yabancı yerde kim olsa sesini kesmeli, başına bela almamalı)

Gız gartalanda dayısının boynuna galar.

(Kız kocaya gitmemişse dayısı sorumlu olur, dayı sahiplenmelidir)

Gurban olum tipiye, gavıp getirer gapıya.

(Sıkıntıya girmeyen zorda kalınca gelmek zorunda kalıyor)

Geçinin ölümü gelende çobanın deyneyine sürtüner.

(Bir kişi başka birinin işine karışmasının sakıncası anlatılıyor)

Gurunun oduna yaş da yanar.

(Birinin hatasını yanında olan başkası da çeker)

Gızım sene deyirem gelinim sen eşid.

(Bir kişye laf denildiğinde o çevrede olan diğerleri için uyarı olur)

Gelinin dili yoh, gaynananın imanı.

(Gelinler büyüklerle konuşmazlardı eskiden, konuşmayan geline haksızlık yapılması eleştirilmiş

Gider elden varı devlet, vefasız çıharsa evlat.

(Ne kadar baba toplarsa servet toplasın evlat hayırsızsa hiç anlamı yok)

Goduğ oynuyan günü gar yağar.

(Eşeğin sıpası eğer eşekten öne düşer oynarsa kar yağar, yani büyüğün yapması gerekeni küçük yaparsa sonu felaket olur)

Galın incelene geder incenin canı çıxar.

(Durumu iyi olan fakir oluncaya kadar fakir ekmeye muhtaç olur)

Gurd buluddu gün axdarar.

(İnsan eğer avcı ise fırsat kollar, zamanı gelince işini bitirir)

Gaçanda Allah’ı çağırır, gavalıyanda.

(Haklı olanda haksız olanda yardım talep etmekte)

Goz gabığınnan çıhıp gabığını beyenmir.

(İpek böceği kabuğundan çıkınca beyenmezmiş, yani çıktığı yeri, mekanı unutmak)

Garaçıya dediler gıl bahadı, garaçı saçını kesdi eleh eledi.

(İnsan istedikten sonra çare bulur)

Gelin evi ne geder zengin olsa, dede evinnen gelen gıymetli olar.

(İnsanın beklediği yerden gelen, alıştığı beyendiği olur)

Garnımnan çıxıpdı gada, hara gedim haray dada.

(İmdat ediyor, çare bulun diyor, kime yalvarayım diyor)

Gorx gorxmazdan, utan utanmazdan.

(Bir kimsenin ar damarı çatlamışsa o korku ve utanma bilmez, böylesinden uzak durmak gerek)

Gözümün ışşığı ne oldu, götümün ışşığı ne ola.

(Kendi evladım, yakınım ne yapabildi ki başkası gelince ne yapabilir)

Gonağın ağzına baxıp aş pişireller.

(Gittiğin yerde senin konuşmaların ağırlığını, etkini belirler)

Gatır ossurağıynan peye gızmaz.

(Küçük bir çabayla istenilen başarı sağlanamaz)

Ganana da can gurban, ganmaza da, dad yarımcığ elinnen.

(Anlayan insan ile anlamayan insana da eyvallah, her işten az az bilenin derdi çekilmez)

Gurd oldum xalxın goyununu yedim, be sene neyledim.

(Zararım olmuşsa başkalarına olmuş, sana ne zararım var)

Guş ganadsız uşmaz.

(Gücün, dayanağın yoksa boşuna uğraşma)

Gelin ajdığça toy aşı yadına tüşer.

(İnsan zorda kaldıkça geçmişte yaptıklarını hatırlar)

Göz gördüğünnen isdiyer.

(Gözü aç olan insan her şeyden almak ister)

Güvenme varlığa, tüşersen darlığa.

(Hiçbir şey baki değil, güvenmemek gerekir)

Görülmemiş oğru, hannan, beyden doğru.

(Bir olayda delilin yoksa kimseyi suçlaayamazsın)

Gurd dumannı gün axdarar.

(Başkalarına kötülük yapmak isteyen fırsat kollar)

Gorunan göze çöp batar.

(Bir şeyi çok sevmek iyi değil)

Gelen geldi, giden getti.

(Herşey yerine oturdu)

Gezmiyen ayağa daş deymez.

(Bir laf deniliyorsa insanın kendi yüzündendir)

Goç buynuzunnan kiraye istemez.

(Koç boynuzuna ayrıca bir yer talep etmez)

Goyun, guzu ayağı basmaz.

(Hayvan insandan daha dikkatlidir)

Goç iyid dayısına çeker.

(Yiğit olan dayıya benzetilir)

Goyunun guzuya ziyanı yohdu.

(Başkasının zenginliğinin kimseye zararı olmaz)

Goyuna gurt tepende bir geçilini tapar.

(Şanssız olan her zaman en önde zarar görer)

Goyun olmuyan yerde geçiye çelebi diyeller.

(İşe yaramaz adamların yanında biraz eli iş becerene kıymet verilir)

Gurddan gorxan goyun saxlamaz.

(Zarardan korkup ticaretten vaz geçilmez)

Gurdnan goyun, kılışnan oyun olmaz.

(Kurtla eğlenmeye, kılıçla oynanmaya gelmez, biri boğar, biri keser)

Goşnan döyüşen guzunun gözü bozarar.

(Kendinden güçlüyle kafa tokuşturanın gözüne perde iner)

Gonağa demezler dur çıx eşiye, diyeller galx altını süpürüm.

(Misafirinden bıkan kırmadan misafirini gitmesi için böyle uyarır)

Gördün yemeh ne demeh.

(Yemek bulduysan sorma otur ye)

Gettiği su, sıştığı poxu artdamır.

(Yaptığı iş kazançsız olduğunu söylemekte)

Gelin galxdı gulluğa başlı başını sahlasın.

(Gelin sağlıklı iş yapmaz)

Gemide oturup gemiçiynen davı elenmez.

(Başkasının evinde oturup ev sahibiyle kaqvga edilmez)

Güleyen gızın ağlayan gelinniği olar.

(insan değişkendir, geleceği farklı olabilir)

Gülistanın tılsımını da istemeh gerek.

(Sadece beceriyle olmuyor, tılsımda gerekir)

Gırağına bax bezini al, anasına bax gızını al.

Kaliteyi gör, öyle tercih yap)

Garannığın tikesi guvvetti olar.

(Gözler görmeyince lokma büyük olabilir)

Gız bibiye, oğul dayıya çeker.

(Çocuklar yakınların huyundan alırlar)

Geçi can hayındadı, gessep piy axdarır.

(Birileri can kaygısı yaşarken, başkalarıda menfaatlerini ararlar)

Gurd ne biler gatır bahadı.

(Birisinin malına saldıran onun nasıl emekle toplandığını masrafını bilmez, umurunda olmaz)

Goy geçinin ölümü palıddan olsun

(Ölüm önemli değil yeterki doyana kadar yesin)

Goyma goyma ev yıxar

(Dedikodular sonunda ev yıkar)

Gelini gerdehde uşağı demehde

(Herkesin kişiliği belli bir zamanda oturur yerine, değer verilir)

Gonşu gızı göğülcenli olar

(Yakın olan iyi bilinir)

Gonşu baldan şirin olar

(İyi komşu tatlı olur)

Gardaş gardaşın ölmesini isdemez, pis gününü isdiyer

(Kötü insankardeşte olsan ölmeni istmese de durumu iyi olsun istemez)

Gen günde yad gonşu, dar günde gel gardaş

(İnsanın kötü zamanında imdadına yetişeni itip, yanında bulunmayan kardeşine gel demesi ayıplanıyor)

Garğa nedi gazığı nola, bire nedi büzüğü nola

(Birinin yapabileceği iş küçümseniyor)

Gıryatlı adama bext elini uzadar

(Durumu iyi olana bahtıda yardım eder)

Güdürenin yanında durma ağlayanın yanında dur

(Keyfi yerinde olanın yanında durma, garibana destek olmalı)

Goyunu olmuyanın pıçağı iti olar

(Olayın içinde kendisi olmayan kişiye konuşmak kolaydır)

Galxan öküz yatan öküzün başına sıçar

(Yatmanın zarar olduğunu belirtmişler)

Gazan hergün balalamaz

(Her zaman istenilen bulunmayabilir)

Gurullarsan durnam gurullarsan, başın keçel deyil, gözün göy değil, nişannında gapılarda galmıyıp.

(Keyfi yerinde olanlara gönderme yapmakta, kendi çaresizliğini anlatmaya çalışmakta)

Gocaya giden guyruğ yiyer, cavana giden yumruğ yiyer

(Yaşlıları meteden ve gençlerin dövmeden yana olduklarını belirtmekte)

Gezaya yalgız geden, razı geler

(Yalnız gezen başına gelene razı olur)

Geline oyna deyipler yerim dardı deyip

(Oynamak istemediğinden bahane üretir)

Gancığa ne hacat kapıda sen varsan

(Birisinin insanlık dışı davranışlarını vurgulamakta)

Geyiş ne bilir kotan ne çekir

(Yükü çeken bilir zorluğunu)

 

H

Hemedan uzağ, kerdi yaxın.

(İddialı  konuşan bir kişiye Hamedan şehri uzak ama tarla içine yapılan 3 mt eninde olan içine tohum ekilen kerdi yakın gel atla bakalım denilmiş)

Hürüyüşünü bilmiyen it sürüye gurt getirer.

(Konuşmasını bilmeyen insan topluma zarar verir)

Her guşun eti yeyilmez.

(hem kuşların hepsi helal değil denilmek isteniyor, hemde canın istediğine bulaşma, ayağını denk al, hesabı ağır olur denilmekte)

Her dedesinin gözünü çıxardan Koroğlu olabilmez.

(Halk kahramanı Köroğlu olmak baba gözü çıkarıp kör oğlu olmayla olmuyor, yürekte lazım Köroğlu olmaya)

Heç kim ayranına turş demez.

(Kimse yaptığına laf kondurtmaz, her hangi bir şeyinin kötü olduğunu kabullenmez)

Her goyun balasını çoh istiyer, garagoyun poxunu yalıyar.

(Sevgininde bir ölçüsü olmalı, abartılı olmamalı)

(Halalzade sevda düzer, haramzade sevda pozar.

Helal insan güzel işler yapar, heramla dünyaya gelen sevgiye zarar verir)

Harda aş orda baş.

(Her tarafta gezen, her yerde görünenler için söylenmiş)

Hayhayı gedip vayvayı galıp.

(Tamamen elden düşmüş, işe yaaramayan halde)

Heç bilmir aş harda pişir, bir çömçede mene ver deyir.

(Aç gözlü, herşeyden almak istemek, fırsatçılık)

Her derede bir at öldürmezsen baytar olammazsan.

(Tecrübe kazanarak ustalaşılır, tecrübesiz olan beceri kazanamaz)

Her toyuğ yumurtasına göre gıkkıllıyar.

(Herkes gücü nisbetinde konuşma hakkı olur)

Hessabını bilmiyen gessep, elinde galar massat.

(Ticaretçi hesabını bilmezse kar edemez)

Herkes öz evinin gılbasını biler.

(Evdeki işi, gidişatı ev sahibi bilir)

Her oxuyan molla penah olammaz

(Okuyabilirsin ama güçlü yetenekli olmak ayrı birşey)

Hacı meciyini dayadısa gorx gaç,

(Asasına dayanan hacıdan korkmalı)

X

Xeyir, şer ecele gereh.

(Hayır iş ve cenaze gibi üzüntülü iş uzatılmamalı)

Xeyirnen şer yarıdı.

(Eğer aynı anda bir yerde düğün, bir yerde cenaze varsa ikisinide yapmalı)

Xıyar puluynan alınan eşşeh suda boğular.

(Dolaylı yollarla elde edilen gelirden hayır olmaz)

Xaraba bayguşu.

(Virane ev yerinde öten uğursuz olduğuna inanılan kuş)

Xalana bah oyna.

(Büyükten örnek al)

Xala xetrin galmasın, gazan dibin yanmasın.

(dil uçu hal hatır sormak, geçiştirmek)

Xıyarı ver, arvadı er yetirer

(Sebzeyi fidenin kökünü doldurmak yetiştirir, kadını evlendiği erkek hayata hazırlar)

 

I - İ

İş dediyin eşşehdi bizliyersen geder, bizlemezsen durar.

(İş yapmayla biter)

İt ittiğini tergitse sümsühlüğünü tergitmez.

(Alışkanlığından vazgeçmeyenlere vurgu yapılmış)

İt el çekir, motal el çehmir.

(Zarar gören vazgeçmiş, zarar veren yakasını bırakmıyor)

İtin ahmağı gayganaxdan pay umar.

(Aptal köpek herşeyden pay bekler)

İt özüdü gurdu bize gösterir.

(Kendi hesabını başkaları üzerinden halletmeye çalışmak)

İlan her yere eyri getse yuvasına düz gider.

(Dışarıda eğri olsan da evinde doğru ol)

İlanın yaxçısı olmaz, ilan ilandı.

(Yılanın iyisi kötüsü, büyüğü küçüğü olmaz)

İlanın ağına da nehlet, garasınada.

(Yılanın her çeşidine lanet)

İt itnen boğuşar yolcuyun Allahı verer.

(Diğerleri birbiriyle uğraşınca yolcu da rahat yoluna gider)

İt iti tişinnen tanıyar.

(Kavgacılar birbirini iç güdüsel olarak tanır)

İt ayıbını bilse özüne tuman tiker.

(Ayıbına anlayan kendini toparlar)

İxtıyarlıxda nefis, sıcannan gorxup gaçan pişih kimidi.

(yaşlanınca insan herşeye temkinli yaklaşır)

İyid odur ki pençesi guvvetli aslana gem vura.

(Yiğit garibanla uğraşmaz, güçlüyle uğraşır)

İnek emdi mene ne tepdi töhdü mene ne.

(İlgilenmediğini beyan etme)

İki yere baxan şaş olar.

Birkaç iş birden yapmaya çalışmanın yanlışlığı belirtiliyor)

İt oldum özüm hürümedim.

(başkaları tarafından yönetilmekten şikayet etmekte)

İtiyh itiyi tapar.

(Kaybolan bir malzemenizi ararken başka birini bulursunuz)

İt gorxduğu terefe hürüyer.

(Gücünün yetmeyeceğini bildiğin tarafa laf söylemek, laf atmak)

İtin tişi, donguzun derisi.

(Birbirine zarar versinler karışma)

İt hardan alsın iki kütü, birini yesin, birini de başının altına goysun.

(Umduğun dğil bulduğun senindir)

İt başı xonçada durmaz, dığırranar tüşer.

(Kıymetli olan yerde durmayanlar kastedilmiş)

İt otu, bağa yarpağı.

(Bir anlam ifade etmeyen, boş konuşma)

İşdah dediğin diş alttadı.

(Yersen iştahın açılır)

İnsaf dinin yarısıdı.

(insaflı olan dinin yarı istediklerini yerine getirmiş olur)

İşden artmaz dişden artar.

(Harcamadan kısar isen tasarruf edebilirsin)

İki garpız bir goltuğa sığmaz.

(Birkaç iş yapmaya çalışma, yetişmez)

İt açınnan oğurluğ eliyer.

Hırsızlık yapan açlığından yapmakt)

İtnen çuvala girilmez.

(Kötü insandan uzak durmak gerek)

İtnen bir guyuya tüşmeh.

(Çekilmez birisiyle yaşamak)

İt itin dilinnen ganar.

(Köpek köpeği anlar)

İt gursağı yağ götürmez.

(Midesi yağa karşı hassas)

İti mecitten gavalıyan kimi gavaladılar.

(benzetme yapılmış, kutsal mekana girilemediği)

İyne ile gor gazmağ.

(zor işi yapmak)

İtin ağzına garpız atmah.

(Havlamasını kesmek)

İtden çoh çarığ aparan yoxdu, gene ayağı yalındı.

(Çalmayla, hırsızlamayla bir yere varılamayacağını belirtir)

İçim özümü yandırar eşiyim xalxı.

(Temiz insanlar sanallar daketum olmayın

İtin axmağı gayğanaxdan pay umar.

(Aklı çalışmayan her gördüğünden alabileceğini zanneder)                                                                                                                                                                  

İt itin ayağına basmaz.

(Çıkarları olanlar bibirlerini ele vermezler)

İt yiyesine göre hürüyer.

(Köpek sahibinin isteğine göre havlar)

İt ele hürümez, kütünü verene bax.

(Köpek sert olmaz yedirenin isteğine dakmak gerek)

İt ittiğinnen el çekmez, asil deyip güvenme.

(Asil gibi durabilir ama neticede köpekliğini bırakmaz)

İti öldürene sürüttedeller..

(Cezasını öldürene çektirirler)

İtnen yatan pitnen galxar

(Kim ile oturup kalktığın önemli, arkadaşından bir takım özellikler kapabilirsin)

İkimizde aynı kentliyih, ikimizde aynı dertliyih.

(Sorunları ve yaşadıkları yer aynı imiş)

İt otu bağa yarpağı.

(Boş konuşma, içinde faydalı bir laf olmayan sohbet)

İtin axmağı kurban bayramında dağa çıxar

(Etin, kemiğin bol olduğu günü kaçıran aptaldır)

İt elinnen sümüh gevelemeh olmur

(Köpekler çoğalınca kemik bulup yemek zorlaşmış)

İt kuçüğünnen çobana gardaş olmaz

(Her köpek yavrusundan çobana destekçi olmaz)

K

Kermeden arağ çekip beye gulluğ düzeldir

(Kendisi geçinemiyor, beye yalakalık ediyor)

Kesseh oturup daşın gününe ağlıyır.

(Kendi sıkıntısını gideremeyen başkalarının sıkıntısına ağlıyor)

Kelle gıran beyin yiyer.

(Güçlü olan karşılığını alır)

Kasıba gaşşığ sırası gelende burnu ganıyar.

(Fakirin şanssızlığını vurgular)

Kettayı gör, kendi yıx.

(Sahibinden izin al istediğini yap)

Köroğlunun özünnense sözü.

(Etkili adamın kendisindense sözünün gitmesi etkili olur)

Kuş menimdi yumurtasını görmürem.

(Mal varlığım var fakat bana getirisi yok)

Kasıplıx, gocalıx, gış geremetdi.

(Sıkıntılı zamanda bu üçü insanı rahatsız eder)

Keçel yaxı tapsa öz başına salar.

(Maddi imkanı olan önce kendisine fayda sağlar.)

Kor tuttuğunu berk tutar.

(Bir şeyi körü körüne sahiplenmek)

Kilitti gapı min gada savar.

(Tedbirli olmak kötülükten kurtarır)

Könül istese Ağrı dağıynan Elegez dağı bir addım olar.

(İnsan isterse her güçlüğü yener)

Karın götüne kiran girir deyir bu ne tak ha takdı.

(Zor durumda olan biri kendi durumunu bilmemesi)

Kötühlerin üstünde çoh şüvgeler dorğanar.

(Yaşlılar hayatta iken çok gençler vefat eder)

Kimse kimsenin garnındaki derdini bilmez.

(Herkes kendi içindeki derdi bilir)

Kefşen başdı, kar basdı.

(Çöl iyiydi kar bastırdı)

Kasıp çıxarını bilse geydiyi etlas olar.

(Fakir giyindiğinin kıymetini bilemez)

Kar göynündekini annıyar.

(Duymayan içinden geçenin söylendiğini zanneder)

Keçel gızın neyi var demirden bir darağı.

(Özürlü birinin gereksiz aletinin olması)

Kor kora nece baxsa Allah da ikisine ele baxar.

(Görmeyenler birbirlerine nasıl bakmaktalar, Allahta onlara aynı şekilde bakmakta)

Kor çirmendi, elebildi ki gören olmadı.

(Kendisi görmediği için başkalarının da görmediğini zannediyor)

Kor kora lağ elemezse bağrı çattıyar.

(İki özürlü biribirine takılmazsa içleri rahat etmez)

Kor Allah’a nece baxsa Allah da kora ele baxar.

(Görmeyen Allaha nasıl ibadet ederse, karşılığını da öyle alır)

Köroğlu olmağ üçün korun oğlu olunmaz.

(Yürekle köroğlu olunur, kör babanın evladı olmakla değil)

Kölgede yatanın kölgesi olmaz.

(Birine sığınmışsan kendi iraden yok demektir)

Kor gız inanmırdı ere gede, indi er beyenmir.

(Beklemediği bir şeyin sahibi olanın şımarmasını vurguluyor)

Korun daşı, keçelin başı.

(Rastgele atılan taş saçsız birine denk gelir9

Kasıp itinin adını gümüş goyarmış.

(Fakirliğin getirisi sonucu köpeğine değerli isim vermiş)

Korun talaşına mı mum bahadı.

(Işığa ihtiyacı olmayanın mum fiyatı umrunda olmaz)

Kasıp ölende kentde molla tapılmaz

(Cenazeyi kaldıran para alamayacağı için fakirin cenazesine kimse yanaşmaz kaldırmaya)

Kasıbı deveyin üsdünde ilan vurar

(Eğer işler sarpa sarmışsa devnin üzerinde yılan ısırır)

Kenarda yeyip ortada gezir

(Keyfine göre hareket ediyor)

L

Lal’a de kar’a gandır.

(Kabul ettirmesi zor olan insanlar)

Lotuynan gezen lotu olar.

(Başıboş, iş gücü olmayan, çalışmak istemeyenle gezen ona benzer)

Lavaş gulağı geneltmeh.

(Karşı tarafa yağcılık etmek, rakibin tarafını tutmak)

Lafı götünnen annamağ.

(Denileni anlamamak ve tam aksine anlamak)

Lotuluğ paraynandı.

(Bedava olduğu için herkes özeniyor)

 

M

Meyvalı ağaca daş atallar.

(Güzel alımlı olanın taleplisi olur)

Mal yiyesine çeker.

(Hayvan sahibine benzer)

Malını pulunu sel aparıp, be suyuna, şikiline noyulup.

(Fakir olmuşsun tamamda gülümsemen neden eksilmiş)

Malın mal olana geder bazarı bazar olsun.

Malın kötü olması önemli değil pazarı olsun yeterlidir)

Mal gider bir yere, iman gider min yere.

(Malı çalan bir kişidir fakat insanın canı acıdığından herkesi suçlu görür)

Molla gelmişken ölen ölsün.

(İşi yapan burda iken her işinizi bitirin)

Min bilsen bir bilene danış.

(Çok bilebilirsin ama az bilen tecrübeli ise ona sormalısın)

Mollanın dediğini yap, yaptığını yapma.

(Mollanın dediği yolda gitme)

Men umaram bacımnan, bacım ölür acınnan.

(Yokluk çeken biriden medet umulmaz?

Molla südaşını görende namaz yadınnan çıhar.

(Yemek, boğaz herşeyden öne geçiyor)

Meçit yapılmadan kor gapıyı alıp.

(Siftah etmeden bedevacılar kapıya toplandı)

Men deyirem xedimem bu deyir neçe uşağın var.

(Çocuğu olmayan, kısır birine kaç çocuğun var diye

Men deyirem hemnen heme sen deyirsen demnen deme.

(İki kişinin sözü birbirini tutmuyor)

Meçidin gapısı açıxdı be itin hayasına noyulup.

(Her açık kapı görünce içeri dalmamak gerekir)

Minnet eyleme namerde galsanda pulsuz.

(Çaresiz kalsanda namerde el açma)

Men oğuru oldum ay sabaha galdı.

(Bir iş yapmaya niyetlendiğinde engeller çıkmakta)

Maya buddu gelin al ner buddu oğlan doğsun.

(Fiziken iri yapılı kadın al gürbüz evlatlar doğsun)

Molla kitaptan kitaba salar, halal eliyip yiyer.

(Yapılan hırsızlık gibi bir işe kılıf hazırlamak)

Müselmanın son ağlı menim olsa.

(Müslüman sonra en iyisini düşünür ama iş işten geçer)

Molla ossursa, camaat sıçar.

(Hoca hata yaparsa toplum örnek alır daha kötüsünü yapar)

Mollayın beş garnı var biri hemeşe boşdu

(Yemek için her zaman hazır olmak)

Men ne deyim gedir bilmez nadana, özü durur meni salır yabana

(Cahile ne diyeyim, onun belasını ben çekiyorum)

N

Ne dorğasan aşına, o geler gaşşığına.

(Ne iş yaparsan karşına yaptıkların çıkacak)

Nenen soğan, deden sarımsağ, sen hardan oldun gülme şeker.

(Kendini abartılı tanıtana söylenen uyarı sözü)

Naxırçı gızının göynü naxır eppeyi ister.

(Herkes alıştığı ortamı arzular)

Ne şiş yansın ne kebap.

(Kimse zarar görmesin, orta yolu bulalım)

Ne mollası var annıya, ne horozu var bannıya.

(Toplumda elle tutulur kimse kalmamış)

Nehlet gelsin bele reşberçiliğe men gazanım ağam yesin.

(Çalışıp kazanç elde edemeyen kişinin sitemi)

Nuh Nebi zamanınnan galmadı.

(Nuh peygamber döneminden kalan, o kadar yaşlı)

Niyyet hara menzil ora.

(Neyi istiyorsan gideceğin yer ora kadardır)

Ne sen menim keçelimi, ne men senin korunu.

(Biribirimizin ayıplarını açmayalım)

Ne gurdu gör, ne gulfallah ohu.

(Sana kötülük edeceklerden uzak dur)

Niye garaağaç kölgesidi

(Bedava dinlenme yeri değil)

 

O

Ocaxdan kül ehsih olmaz

(Yiğit yetişen yerde yeni yiğitlerde yetişir)

Oddan, sudan, gar amannıdı

(Her ikisinden de zarar gelebilir, kar daha iyidir)

O senin yaz xeyalındı

(Boşuna hayal görme)

O gözü kor olsun ki düşmanını tanımıya

(Düşmanını tanımayan gözü kör olsun)

Oddan kül külden od

(Ateşten kül, küldende ateş olabilir, beklenmediğin anda her şey olabilir)

Oxu atıp yayı gizletmey olmaz

(Sözün hepsini söyle, yarım yarım söyleme, gizleme)

Oğul dayıya, gız bibiye çeker

(Erkek dayı tarafına, kız hala (bibi) tarafına huyu benzer)

Oho var yola getirer, oho var yoldan çıxardar

(Söz var hakaret gibi algılanır, söz de var yola getirir)

O adamın atasına nehletki yemeden fate oxuya

(Aç karına fatiha okunmaz)

Ossuraxlı göte arpa çöreyi mahnadı

(Bahane üretmek, yapılan işe gerekçe göstermek)

Ot kök üsde piter

(Kökü olmayan ot yeşermez)

Ossurağın gulunca ne repti

(Yapılan yanlışa kılıf uydurma)

Oğurçudan evliya, goyma tavlaya, ya samıyı oğurlayar ya samı ağacını.

(Hırsıza asla güvenme dürüstüm der yine de birşeyler çalar)

Ö

Özünü herkesden aşşağı gör

(Kendini başkalarından büyük görme)

Öküzü olana gön borç vereller

(Geri alabilecekleri kişiye borç veririler)

Öz soğanın elin pilavınnan yaxcıdı

(Kendi evinde yediğin en tatlı yemektir)

Ölmüş eşşeğin nalını sökür

(Çok çıkarcı, herşeyden menfaat beklemek)

Özüne omaç ovammır, xalxa erişte kesir

(Kendi işini beceremeyen başkalarına akıl verip, yol gösterir)

Öz gözündeki keranı görmür, xalxın gözünde gılı axdarı

(Kendi büyük hatasını görmeyen başkasında en küçük hatayı deve eder)

Öldürerem diyennen gorhma, ölerem diyennen gox  

(Ölmek çaresizlik demek, son çare kendisini öldürmek olduğundan tehlikelidir)   

P

Poh yiyenin gaşığı belinde olar

(Yapaacağın iş için aletin yanında olmalı)

Puxarının eyriliğine baxma dumanın düz çıxmağına bax

(İnsanın fiziki yapısında özür olabilir ama konuşması ve yaptıklarına bakmalı)

Pişmiş aşa su gatma

(Olmuş işi bozmak)

Pulsuzluğ gara gün getirer

(Yokluk kötü günleri doğurur)

Pişih balasını dolandıran kimi dolandır

(Benzetme, kedi yavrusunu ağzına alıp gideceği yere götürür)

Pişih balasını çoh isdediğinnen yiyer

(Kedi yavrusunu çok sevdiği için yermiş)

Pul veripsen guyruğunu sökürsen

(Parası çıkan kişinin karşılığını çıkmaya çalışması)

Pişiye poxun dermandı dediler sıçıp üsütünü örttü

(Kedi pisliği ilaç demişler, faydalanmasınlar diye toprağa gömmüş)

Pehlivan güleşde belli olar

(Dışarıda herkes dil pehlivanı ama güreşte belli olur pehlivan)

Pişiyi öldürüp gelinin gözünü gorxudur

(Gözdağı vermek, yapılan bir iş ile korku vermek)

R

Reşberin tembeli bosdancı, talebenin tembeli destancı olar

(Uğraşmak istemeyen sebze eker, çalışmayı sevmeyen öğrenci hikaye masal fıkra okur)

 

S

Soğanı yiyer derdecer, sözü danışar aybecer

(Soğan faydalı derdi olana, söz konuşmak ise fiziki şekille alakalı değil)

Sahapsız iti gurt boğar

(Gücü olmayanı ezerler)

Saggalı agarıp ağlı ağarmıyıp

(Yılları görmüş geçirmiş fakat aklen olgunlaşmamış)

Sözün qeyimide birdi yavaşıda

(Sözü adabında söylemek gerek)

Senki oldun deyirmençi çağır gelsin den koroğlu

(Köroğlu kendi hal vaziyetine sitem etmiş)

Sakgalda keremet olsaydı geçi’de niye pitirdi

(İnsanların keramet uydurduklarının anlamsızlığını belirtiyor)

Saxla samanı geler zamanı

(Şu an ihtiyaç olmayabilir ama ileride olabilir)

Söz sözü açar

(Konuştukça konu çoğalır)

Saman alttan su yeridir

(Gizliden iş yapanlar için söylenir)

Sattığ at kimi baxma

(At satılacağını anladığında mahzun bakar)

Soy soydan sınmaz

(Aile birbirinden vazgeçmez)

Su içip içinde görüp

(Ürkek davrananlara kullanılır)

Sevildiğin yere çoh getme

(Her şeyin haddini aşma kıymetin azalır)

Sivarışnan hac gabul olmaz

(Gideceğin yere kendin git, başkası kabul görmez)

Sürüden ayrılanı gurd yiyer

(Yanlız kalınca tehlike riski artar)

Söz sözü getirer arşın bezi getirer

(Sohbet peşine başka işleri getirir)

Soğanı soyduxça gabığa çıxar

(Soğan hep kabuk, boşuna soyup yorulmamak lazım)

Sen yazdığın bele dursun göreh felek ne yazır

(Gönlünden geçenle başına gelen farklı olabilir)

Sen Allahnan ol o kimnen olur olsun

(Sen doğruyla ol gerisi Allahın bileceği)

Söz vaxdına çeker

(Geçmişte yapılan konuşma anılar tazelendiğinde önceki söylendiği zamanda tekrar edilirmiş)

Su bir yerde galdıxca goxar

(İnsan da bir zaman sonra bozulur)

Su geçidi basmadan başına çare gıl

(İş sıkıntıya girmeden çare bul)

Saxsıya vere vere pahırın parası çıhır

Ucuz diye aldıkların sıksık bozulacak ve sağlama vereceğin parayı vermiş olacaksın)

Suyun yavaş axanınnan adamın yere baxanınnan gorx

(Su yavaş akınca sıkıntı yapmaz zannedip rahat durar tedbir almazsın, insanda yere bakıyorsa içten pazarlıklıdır)

Saman senin deyil, samannığki senindi

(Zorla yemenin faydası yok, çok yersin ama karnın zarar görür)

Sakgalım yoxdu sözüm keşmir

(Yaşlanınca söz dinlenilmiyor gençlerce)

Sakgaldan kesip bığa goyur

(Gönül almaya çalışmak)

Sen ağa men ağa inehleri kim sağa

(Evde herkes ağa olunca iş yapacak kimse kalmaz)

Sıçannan doğan gezeyen olar

(Gezmeyi seven kadının çocuğuda gezmeyi sever)

Söz var desen söze yazzığ, söz var demesen bize yazzığ

(Değerli söz tutulmayınca söylemenin manası yok)

Senin canın candı menimki beddimcandı

(Herkesin canı kendine tatlıdır)

Ş

Şerti şumda kesex hermende davımız çıxmasın

(tarlayı ekmeden hak hukuku konuşmak gerek)

Şirin dil ilanı yuvasınnan çıxardar

(Tatlı konuşmak yılanı bile ikna eder)

Şitil olma axı

(Yanından ayrılmayan için söylenir)

Şoreket torpağa ehme bosdanı, tağı tağ olsada garpızı garpız olmaz

(Tarlanın önemi vurgulanıyor, tohum tarlaya göre gelişir)

Şapalaxnan üz gızardırığ

(Günü kurtarmaya çalışmak, idare etmek)

Şaddığına şıddığ eleme axı

(Bu günki yaşaantının kıymetini bil)

Şerihli mala Bağdat’dan durna geler

(Ortaklı mal sıkıntılı olur)

Şöyürlü oğul neynir dedenin malını, şöyürsüz oğul neynir dedenin malını

(Babadan kalan mal evlada göre değişir, evlat hayırlıysa zaten yeni bir şeyler ilave eder, hayırlı değilse babadan kalanı da hemen harcayacak boşuna mal bırakmanın anlamı yok)

Şah Abbas’a yarıyır, keçel Abbas’a yaramır

(Yapılan iyiliği bilmemek, şah kıymetini biliyor ama kel abbas bilmiyor)

 

T

Tembele iş buyur seye ağıl örgetsin

(Tembel iş yapmamak için yol göstermeye çalışır)

Tülkü suvaxlı bağa girmez

(Risk olan yere kim olsa girmez)

Terlan yerinde sar eyleşipdi

(Alıcı kuş Terlan’ın yerinde sar ‘kuş benzeri’ durmakta)

Toyuğ gider poxuhu aparar

(İlla gitmet isteyen için söylenen deyim)

Temsilde heta olmaz

(Benzetmede hata olmaz)

Toyux su içer Allaha baxar

(Ne yaparsan vicdanen yapmalı)

Tezze geldi bazardan köhne tüşdü nezerden

(Yeni alınınca eskinin kıymeti kalmaz)

Telesen it süpürülmüş yere sıçar

(Aceleye getirilen iş kötü olur)

Tesirli söz şakaynan deyiler

(Şaka ile gerçek vurgulanır)

Tezze bardağın suyu şirin olar

(Yeni olan herşey tatlı gelir)

Tapan tapanın olsa naxırçı bey olar

(Yolda bulduğun senin değil, sahibinindir)

Toxun açdan ne ne heberi

(Karnı tok olan acın halini bilemez)

Tülkü haca gedir

(Hileyle iş çevirme)

Tiş çehmey

(Yokluk yaşamak)

Toba, toba ne toba alışan göte ne toba

(Alışkın olan için tövbe olmazmış)

Tosbağa gınınnan çıxıp gınını beyenmir

(Kaplumbağa çıktığı kabuğunu beyenmez)

Tülküler adam yeyir, gurdun adı beddamdı

(Herkes kötülük yapıyor fakat kurdun ismi yaygındı)

Tülkü ezasını oxuyana geder posdu dabbaxdan çıxar

(Derdini anlatana kadar derisini yüzmek)

Tay tayını tapbasa günü ah vaynan geçer

(herkes kafadengi, emsalini bulur)

Tikeynen dost olan min sene tüşman olar

(Yemek dostluğu dostluk değil)

Tendir baddan isti olup

(Benim yakınımı şeytanlıkla benden çok sevmek)

Tazı ava gidende işeği tutar

(Beceriksiz olan iş yapamaz)

Teh başına yola çıhılmaz

(Riske girilmemeli)

Tısda pısın tayıdı

(Birşey ifade etmeyenler için söylenir)

Tox arıxlıyana geder arığın canı çıxar

(Herkesin dayanma gücü farklıdır)

Tox acın halından bilmez.

(Kimse kimsenin halini bilemez)

Toydan sora nağara hoşgeldin bayram ağa

(Toy bittikten sonra oynama hevesi olan için söylenir)

U

Uzax yerin halvası balnan pişer

(Dışarıdan gelen tetlı olur)

Ucuz etin şorfası olmaz

(Gösterişli olmayan etin yemeğide olmuyor)

Ucuz etin dadı olmaz

(Gösteriş meraklılarına atıfta bulunulmakta)

Uşağa buyur dalıca yuyur

(Çocuğa iş dediğinde peşine gitmeli)

Uca dağ başınnan gar ehsiz olmaz

(Yüksek yerde olanın başı hep zorlu olur)

 

Ü

Üzümü daş gözeli gaş besler

(Taşlık yerde üzüm güzel yetişmekte)

Üzü asdarınnan bahalıdı

(Masraf üze daha çok çıkar)

Üz verme ite dadanıp geler birde

(Yüz bulan köpek tekrar gelir)

Üz verdihce asdarını da istiyir

(Utanmadan sürekli talepte bulunma)

Üzümünü ye bağını sorma

(İstediğin gelmişse gerisini öğrenme)

Üzü yırtılıp astarınnan istiyir.

(Gözü doymamak)

Üz üze baxar utanar..

(Yanlış yaptığını anlar)

 

V

Ver gorhma ye utanma

(Eli açık ol ve sıkılmadan ye)

Vur oğul ataya bahmaz

(Yiğitlik mayada olur)

Vesiyet yüngüllühdü

(Paylaşmak rahatlamaktır)

Var evi kerem evi, yoh evi viran evi

(Zengin evi iyi, yokluk olan ev sıkıntı)

Varın olsa herkes senin yarındı

Durumun iyiyse dostun çok olur)

Veren eli Allah kesmez

(Mert insan darda kalmaz)

Verenin bir üzü gara, vermiyenin iki üzü

(İstediğimi vermeyene beddua etmek)

 

Y

Yürüh at özüne gemçi vurdurmaz

(Çalışkan olan kendine laf getirmez)

Yaza, kışa bir ağıl neylesin

(Çok dolu olan aklının yetersizliğinden yakınmakta)

Yağmadısa da gürülledi

(Laf olsun diye de olsa konuştu

Yavaş giden çoh gider

(uzun mesafeli gidebilmek için yorulmadan gitmeli)

Yaş tahta adam yıxar

(Yaşa basmadan dikkatli yürümek gerek)

Yorgan getti döyüş pitti

(Eldeki sermaye gidince kavgada sona erdi)

Yerimeden yorga olma

(Ani hızlı yürüme)

Yüz ayının döyüşü bir armudun  başındadı

(Menfaat içindir her kavga)

Yaşınnan evveli danışma

(Bilmediğin konuda fikir yürütme)

Yetimi ne döy na söy, çöreyini elinnen al besdi

(İnsanla kavga etme, ekmeğiyle oynarsan yeterlidir)

Ye daddıyı  içme suyu goy  yandıracaxsa yandırsın

(Tatlı yemek su isteği doğurur su içmezse içi yanar insanın)

Ye yağlıyı iç buzlu suyu goy donduracağsa dondursun

(Yağlıyı ye su iç donduracaksa dondursun)

Yetim gızsan yıxıl yat, ne işin var el içinde

(Sahipsiz birisin ne işin var ara evlerde buluşma)

Ye  meciyi, ver cermiyi, gorxma men dalındayam

Her sıkıntıyı sen çek , gorhma seni korurum)

Yağın ey yağdı hayıf it derisin dedi

Fiziki yapın iyidir ama aile yapın kötüdür)

Yazda beyni gaynıyanın kışda kazanı kaynar

(Yazda çalışan kışın çalıştığını yer)

Yazın kölge xoş, kışın çuval boş

(Yazda güneş güzel ama kış rızkı yok)

Yahında birin ölmesin uzaxda minin ölsün

(Sürekli görüştüğün ölünce etkileniyor insan)

Yoldaşını mene de sene kim olduğunu deyim

(Arkadaş seçimi önemli)

Yetime öğüt veren çok olar, para veren az

(Akıl vermek bedeva olduğu için çok olur)

Yaxçı gün ağardar yaman gün garaldar

(Yaşadığın ortam insanı olumlu yada olumsuz etkiler)

Yahçılığa yahcılık her kişinin işidi, pisliğe yahçılık er kişinin işidi

(Herkes kötülüğe karşı iyilik yapmaz)

Yarım molla dinnen, yarım hekim cannan eliyer

( Bir işi tam bilmeyen zarar verir)

Yoldan giden yorulmaz

(Düz yolu takip eden zorluk yaşamaz)

Yatan ölmez yeten öler

(Vakti gelen ölür)

Yüz gün fere yaşıyacağına bir gün horoz yaşa

(Sürekli ezileceğine dik dur ezilme)

Yumux gözden heç kim gorhmaz

(Kapalı gözden korkulmaz)

Yaz var gış var ne ecele iş var

(İşini uzatanlara vurgu yapmakta)

Yemehnen, döyüşe ne buyur

(Kişi her ikisinide davet edilmeden yapmalı)

Yersiz geldi yerli gaç

(Mal sahibini dışarıdan gelen kovalıyor)

Yetim deyir men gülerem, Azrail deyir men harda galmışam

(Herkesin işini engelleyen biri çıkabilir)

Ya lele şeliyi basar ya şele leliyi

(Yükü ağır olanın sıkıntısı anlatılmakta)

Yaz gününün yağışı er arvadın döyüşü

(Kısa kavgalar yaz yağmuruna benzetilmekte)

Yeyicininkini Allah yetirer

(Yiyen adamlara teselli olsun diye söylenmiş bir söz)

Yaş kes, baş kes ama merhemeti elden goyma

(Zalimlik etsen dahi merhametli ol)

Yatan aslannansa gezen tülkü eydi

(Yatanlara laf atılmakta, aslan dahi olsa uyanık olmalı)

Yumurtana göre gıkgılla

(Becerin neyse ona göre konuş, haddini bil)

Yetimi döyeceyine paltarını cır

(Yetimin en değerlisi elbisesi, döveceğine elbisesine zarar ver)

Him daşı yerde galmaz

(Değerli olan köşe taşı kullanılır)

Yer oturanın, söz götürenindi

(Oturduğun yer ve kabul ettiğin laf senindir)

Yarıyannan olasan

(Sevdiklerin hayırlı evlat çıksın)

Yıxılana gülen çoh olar

(Düşene gülerler)

Yeddi goyan yeddi boyanar

(Yapılanın karşılığı olur)

Yumurtası ters gelen toyux kimi dolanma

(Rahat duramamak, yerinde oturamamak)

 

Z

Zer gedrini zerger biler, ne bilsin her divane

(Altın kadrini altın alıp satan bilir, herkes bilemez)

Zenginin malı doğru kasıbındı

(Doğru insan zenginin gönlünü kazanır)

Zererin harasınnan gayıtsan kardı

Zararın neresinde farkına varıp kurtarsan kardır)

Zor gıymetini erkeş biler

(Zorluk çekince kıymet anlaşılır)

Zor basar fendi bozar

(Güç, kurulan dümeni bozar)

Zirih yeriyen tez yorular

Çabuk giden çabuk yorulur)

Zirih atın tesi teh teh tüşer

(Hızlı gider at pisliği birer birer düşer)

Zenginliğe telesen kâsıplığa tez tüşer

(Çalışıp zamanını beklemeli her güzelliğin)

Zoncuğ atır, gara gatır, özünü taydan sayır

(Yaşlı katır tekme atarak gençlere özenmekte)

Bu haber 591 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum