Hüseyin Cemre BEYTEKİN Yazdı: BAYRAM SEVİNCİ

Çocuk kalbinizin bayram sevinci, her zamanki dünyayı size otantik göstermeye yetecektir. Nihayet evlerimize geldiğimizde harçlık umuduyla ebeveynlerimizin ellerini öper, akraba ve komşulara yine aynı umutla el öpmeye giderdik.

Hüseyin Cemre BEYTEKİN Yazdı: BAYRAM SEVİNCİ
31 Temmuz 2020 - 10:22

                                                                     BAYRAM SEVİNCİ

Çocuk kalbimizin bayram sevinci, arife gününden başlardı. Anne ve babalarımız hayattalarsa Rabbim hayır üzere uzun ömürler versin, baki âleme göçmüşlerse günahlarını mağfiret etsin ve derecelerini yükseltsin- imkânları ölçüsünde bizlere bayramlık almayı asla ihmal etmezlerdi. Bayramlıklarımızla akranlarımıza övünmeyi ne de severdik!... Tabi onlar da kendi bayramlıklarıyla bizlere övünürlerdi. Bayramlıklarımızı arifeden giymez; bitmek bilmeyen o bayram gecesinde, hemen başucumuza hatta yastıklarımızın altına kıymetli bir hazine edasıyla kor; bayram sabahına saklardık. Sonra kalbimizle beraber atan ve her geçen lâhza artan bir sevinçle bayram namazına, sabahına uyanır; başucumuzda bulunan bayramlıklarımızı giyer bayram namazı kılmak için camiye nasıl da koşardık. Bayram namazını ayrı bir neşe içinde kılar, dışarıda bekleyen, tanıdık simalardan oluşan küçük büyük akraba, konu komşu, dost, arkadaşlarla sarım gürüm bayramlaşırdık.
Bayramın iyiden iyiye yaklaştığı şu günlerde insanları kaplayan bir sevinç belirtisi herhalde telaşları ile belli oluyordur. Gelecek olan bayram ayrı hava ve heyecan ile insanları kuşatmaya başlıyor. Çocukların ayrı bir sevinci büyüklerimizin farklı bir mutlu halleri kardeşlik duygularını iliklerimize kadar hissetmemize neden olmaya devam ediyor. Mutluluğun , sevincin ve küslerin barışmaya meyledişi bayramın anbiyansını farklı bir yola iletmeye sevk ediyor. Yeni elbiselerin şık görünmenin bir tezahürü olan güzel bayram günlerimiz hepimizi ayrı bir duruma ayrı bir sevince gark eyliyor.
Çocuk kalbinizin bayram sevinci, her zamanki dünyayı size otantik göstermeye yetecektir. Nihayet evlerimize geldiğimizde harçlık umuduyla ebeveynimizin elini öper, akraba ve komşulara yine aynı umutla el öpmeye giderdik.
Bayramlar Allah’ın kullarına rahmetinin bir ifadesidir. Bu yüzden bayramlarda güler yüzlülüğü, hoşgörüyü, güzel ahlâklı davranışları elden bırakmamak lâzımdır. Bayramlar ayrıca müminlerin sevinç günleridir. Müminlere sevinçli görünmek; kalbi üzen durumlardan sıyrılmak en çok bu günlerde yaraşır, yakışır. Bayramlarda küsler barışır, barıştırılır; Allah için gurur ayaklar altına alınır. Aslında bayramlar bizleri diğer günlerde de güzel davranışlar serdetmeye alıştıran mübarek günlerdir.
Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: ’Rasûlullah (a.s.a.) Efendimiz Medine’ye geldiğinde Medinelilerin iki bayram günü vardı. Medineliler o bayram günlerinde oynayıp eğlenirlerdi. Rasûlullah (a.s.a.) Medinelilere: ’Bu iki günün mana ve mahiyeti nedir?’ diye sordu. Medineliler de: ’Biz Cahiliye Devri’nde bu günlerde eğlenirdik.’ dediler. Sonra Aleyhissalâtu vesselâm Efendimiz: ’Allah, bu iki gününüzü onlardan daha hayırlı diğer iki günle değiştirdi: Kurban Bayramı, Fıtır Bayramı ’ buyurdu...’ (Ebu Davud, Salât 245; Nesaî, Iydeyn 1)
 
Cafer CEYLAN Özlenen Rehber Dergisi 55. Sayı
 
                                                                                             Hüseyin Cemre BEYTEKİN
                                      ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ FEN - EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİSİ 
 
 
 

Bu haber 407 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum