Gökçe HUBAR: YENİ ZELANDA TERÖR SALDIRISININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Gökçe HUBAR: YENİ ZELANDA TERÖR SALDIRISININ DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
16 Eylül 2021 - 19:23

Gökçe HUBAR – SASAM Uzmanı

Terör örgütü DEAŞ’tan ilham alarak, Auckland bölgesinde bulunan bir süpermarkette 3 Eylül Cuma günü saldırı düzenleyen bir şahıs 7 kişiyi -3’ünün durumu ağır- bıçakladı. 60 saniye içerisinde polis tarafından öldürülerek etkisiz hale getirilen şahsın kimliği mahkeme kararı nedeniyle ilk etapta kamuoyuna açıklanmazken, basın toplantısında konuşan İşçi Partisi lideri Başbakan Jacinda Ardern saldırının 14.40’ta (Yeni Zelanda saati ile) gerçekleştiğini, şiddetli aşırılıkçı saldırganın 2016 yılından beri tehdit olarak görülüp takip edildiğini ve ‘bir inanç, bir kültür, bir etnisite tarafından değil, bir birey tarafından’ tertiplenen bu saldırının bir terör saldırısı olduğunu duyurdu.

Yetkililer 2011 yılında Yeni Zelanda’ya öğrenci vizesiyle gelen ve terörizmle mücadele izleme listesinde bulunan Sri Lanka uyruklu 32 yaşındaki Ahamad Aathil Mohamed Samsudeen’in Batı Auckland New Lynn alışveriş merkezinde Countdown adlı süpermarkete girdiğini, raftan bir bıçak kaparak yoldan geçenleri bıçaklamaya başladığını, bu esnada şahitlerin “Allahüekber” sesini duyduklarını ve saldırganın örgüt düzeyinde değil, tek başına hareket ettiğinden emin olduklarını beyan ettiler.

Komiser Andrew Coster 7/24 takip altındaki saldırganı izleyen ekiplerin bu eylemi tahmin edemediklerini, saldırganın rutin market alışverişi yapacağını zannettiklerini açıkladı. “Gerçek şu ki, birini 24 saat gözetlerseniz hemen yanında olmanız mümkün değildir.” dedi.

Oysa saldırgan daha önce de[1] bıçaklı saldırı planlamış ve bu yüzden tutuklanmıştı. Sosyal medya hesaplarında Batı karşıtı, şiddet yanlısı[2] yazılar paylaştığı, DEAŞ videoları bulundurduğu da tespit edilmişti. 2016 yılından beri 7/24 takip edilmesine karşın saldırganın durdurulamamış olması Yeni Zelanda istihbarat servislerinin hatasını gözler önüne sererken, bu olayın gelecekte tekrarlanmaması adına terörizmle mücadele kanununda bir değişiklik yapılabilmesi ihtimalini de doğurmuştur. Her ne kadar terörizmle mücadele kanunu Nisan 2021’de güncellenmiş[3] olsa da, bunun yeterli gelmeyeceği artık ortaya çıkmış durumdadır.

Saldırıyı halen üstlenmemiş olan DEAŞ tehdidinin -Suriye ve Irak’taki toprak kayıplarına rağmen- sona ermemiş olduğunu, aksine başka coğrafyalarda örgütün güç kazandığını, Afganistan’daki DEAŞ-Horasan saldırısı akabinde Yeni Zelanda’da vuku bulan DEAŞ motivasyonlu yalnız kurt eyleminin bunu ispat ettiğini öne sürebilmemiz mümkündür. DEAŞ önemli ölçüde militan ve toprak kaybetmiş olsa da, sempatizanlarını kaybetmemiştir.

Öte yandan, Başbakan’ın saldırının sorumlusu olarak ‘bir inanç, bir kültür, ya da bir etnisiteyi’ değil, bir bireyi işaret ediyor oluşu İslamofobi ile mücadelede son derece olumlu bir gelişmedir. DEAŞ sempatizanı bir şahsın terör eyleminden ötürü Müslümanlar veya genel olarak göçmenler -haklı olarak- hedef gösterilmemiştir. Ülkedeki Müslümanlar ise saldırıyı derhal kınamışlardır.

Canterbury Müslüman Derneği Sözcüsü Abdigani Ali, “2 yıldan biraz daha fazla bir süre önce bir terörist Christchurch’teki iki camimize girdi ve 51 masum insanı öldürdü ve çok daha fazlasını yaraladı. Bugün başka bir terörist, Yeni Zelanda’daki Covid-19 karantinası sırasında temel alışverişlerini yaparken masum Yeni Zelandalıları yaraladı. Bu iki terör eyleminin de Yeni Zelanda’da yeri yoktur. Canterbury Müslüman Derneği, topraklarımızda vatandaşlarımıza karşı yapılan bu terör eylemini en güçlü şekilde kınıyor. Onlar Biz ve Biz Biriz. Christchurch ve Yeni Zelanda Müslüman topluluğu bu iğrenç saldırının kurbanlarının yanında yer alıyor ve bu saldırının kurbanlarını desteklemek için küçük bir bağış toplama sayfası başlattı.  Canterbury Müslüman Derneği (Al Noor Camii) tarafından toplanan fonlar doğrudan bu korkunç saldırının kurbanlarına gidecektir.[4]” demiştir.

Nasıl ki 15 Mart 2019 Christchurch terör saldırısının sorumlusu Avustralyalılar ya da beyaz ırk değil ise, Auckland terör saldırısının da sorumlusu Sri Lankalılar ya da İslam dini değildir. Bunun bilincinde olunması ve devletin yönetici kadrosu tarafından savunulması, kutuplaştırıcı söylem ve eylemlerde bulunanlara yönelik verilmiş keskin bir cevap niteliği taşımaktadır.

Fotoğraf: https://givealittle.co.nz/cause/new-lynn-terrorist-attack


[1] NZ Herald, https://www.nzherald.co.nz/nz/auckland-mall-attack-isis-inspired-terrorist-stabs-six-shoppers-at-new-lynn-countdown-supermarket-before-being-shot-dead-by-police-jacinda-ardern-labels-attack-despicable/7FPYYV55I3L7DRUP2C5Q4AE6CE/

[2] NZ Herald, https://www.nzherald.co.nz/nz/auckland-mall-supermarket-terrorist-attack-witness-accounts-of-the-60-seconds-of-horror-in-new-lynn-countdown-pm-jacinda-ardern-a-despicable-act/BG4BRKNYBDI2P2M3J5R46HDGJU/

[3] https://www.beehive.govt.nz/release/government-takes-step-forward-counter-terrorism-laws

[4] https://givealittle.co.nz/cause/new-lynn-terrorist-attack
 

Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi – SASAM – Güçlü ...

Bu haber 106 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum