Ersin Tatar'la Kıbrıs Türk Devleti - Hüseyin Macit YUSUF

Ersin Tatar'la Kıbrıs Türk Devleti - Hüseyin Macit YUSUF
16 Ocak 2021 - 00:32
Bu köşeyi sürekli takip edenler, aramızdan ayrılışının 9. yıldönümünde özlem ve rahmetle andığımız devletimiz KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı, Ebedi liderimiz Rauf Raif Denktaş'ın emanetlerine, fikirlerine ve hedeflerine ne kadar bağlı olduğumu çok iyi bilecektir. Rahmetli Denktaş'ın KKTC'nin kalkınması, tanınması ve ilelebet yaşaması için ortaya koyduğu siyasetin sadık bekçisiyim. Milli Kıbrıs davamızda Denktaş'ın izinden zerre kadar sapmadan yalpalamadan yürüme andımız yaşamım süresince devam edecektir.

Yine bu köşeyi takip edenler 2015-2020 yılları arasında KKTC Cumhurbaşkanı olan Mustafa Akıncı'nın tavize yönelik federasyon siyasetine, Kıbrıs Türkü'nü felakete götüren, Anavatan Türkiye'nin Kıbrıs'ın tamamı üzerindeki haklarını yok sayan, siyasetine karşı duruşumu, muhalefet ettiğimi çok iyi bilecektir.

Akıncı'yı 18 Ekim'deki Cumhurbaşkanlığı seçiminde işgal ettiği koltuktan alaşağı eden Ersin Tatar göreve geldiği günden itibaren içte ve dışta birçok merkezin hesaplarını altüst etmiştir.
Daha önce yazdım birkez daha tekrarlamakta fayda görmekteyim. KKTC Cumhurbaşkanı Tatar benim çocukluk arkadaşımdır ve kendisini çok iyi tanımkatayım. Ülkesine, Milli davamıza, liderlerimiz Dr. Küçük ve Denktaş'a, Anavatan Türkiye'ye bağlılığı tartışılmaz. İstanbul'da çalıştığı dönemde aklı fikri hep Kıbrıs Türklerine, devletimiz KKTC'ye nasıl katkı koyarım ile meşguldü. Birlikte çıkardığımız Kıbrıslı Türkün Sesi dergisi KKTC'nin -Kıbrıs Türk Halkının milli davasının savunucusu ve ismiyle uyumlu olarak da sesiydi. Ersin Tatar'ın vatan sevgisi ve hizmet aşkı, Onu çok iyi şartlardaki işini bırakarak KKTC'ye dönmesindeki en önemli etken oldu. Tatar KKTC'de siyasete girdi, milletvekili oldu, bakan oldu, Ulusal Birlik Partisi'nin Genel Başkanı oldu, Başbakan oldu ve en nihayet Kıbrıs Türk halkının lideri olarak da Cumhurbaşkanı oldu. Tatar dünyanın sayılı üniversitelerinden Cambridge Üniversitesi'nden  mezunu olduktan sonra Londra, Ankara ve İstanbul'da çok önemli şirketlerde üst düzey mevkilerde başarılı işlere imza ettı ve tecrübe sahibi oldu. İş hayatındaki tecrübesi ve siyasetteki deneyimleriyle şimdi KKTC'nin en üst makamında halkına hizmet etmeye çalışıyor.

Ortaya koyduğu ve hararetle savunduğu egemen eşitlik temelinde iki devlete dayalı çözüm modeli ile başta Rum-Yunan ikilisi olmak üzere Kıbrıs ve Doğu Akdeniz üzerinden çıkar sağlamak isteyen emperyalist Batı'nın, Avrupa Birliği ve ABD'nin planlarını altüst etti. Emperyalist Batı'nın ve Rum-Yunan ikilisinin içimizdeki satılmış piyonlarının, AB ve ABD'den aktarılan fonlarla beslenen kuklaların federasyon maskaralığıyla sözde birleşik Kıbrıs yaratma hayallerini ve geçim kaynaklarını ortadan kaldırdı. Cumhurbaşkanı Tatar 52 yıldır görüşülen ve başarısız olan federasyon çözüm modelini bir daha görüşmeyeceğini, ada gerçeklerini yansıtmayan, çağın gerisinde kalmış çökmüş-bitmiş BM parametrelerini ve dahası olası müzakerelere Crans Montana'da kaldığı yerden devam etmeyi kabul etmediğini  defalarca çok açık bir şekilde açıkladı. Tatar 3 Kasım'da görüştüğü Rum lider Anastasiadis'e,1 Aralık ve 11 Ocak'ta görüştüğü BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Jane Hall Lute'a, mektup yazdığı BM Genel Sekreteri'ne, AB yetkilileri ve görüştüğü yabancı diplomatlara iki egemen devlete dayalı çözüm modelini ayrıntılarıyla anlattı. Tatar, Rum tarafına iki ayrı egemen devlet olarak işbirliği de önerdi. 5+BM toplantısında istenilen sonucun alınmaması, Rum tarafının işbirliğine yanaşmaması halinde Tatar'ın KKTC'nin tanınması için gerekli adımları atmaya başlayacağı gizli değildir.

Ersin Tatar'ın Başbakanlığı döneminde, UBP-HP koalisyon hükümeti Covid-19 ile çok başarılı bir mücadele sergilemiştir. Anavatan Türkiye, Tatar'ın girişimleriyle salgınla mücadele için tıbbi malzeme ve ekipman yanında, kısa zamanda Acil Durum Hastanesi inşa ederek Kıbrıs Türkünün yanında olmuştur. Tatar cesurdur ve yüreklidir; kafasına yatan ve halkımızın faydasına olabilecek her konuda gözüpektir. Yıllarca kapalı kalmış Maraş'ın açılması konusunda attığı adımlar, Maraş'ı gerçek sahipleri olan Türk Vakıf'larına kazandırma siyaseti, Türkiye'nin bu konuda da desteğini almış olması oldukça önemlidir. Tatar'ın uluslararası hukuğu çiğnemeden Maraş'ın tamamını Devletimize kazandıracağından ve ülke ekonomimize inanılmaz katkı sağlayacağından kimsenin en ufak bir şüphesi olmamalıdır.

Cumhurbaşkanı Tatar'ın görevi süresince ülkesine çok faydalı hizmetler yerine getireceği ve tüm halkımızı kucaklayacak şekilde başarılı bir liderlik ifa edeceği açıktır. Devletimizin gelişmesi, kalkınması ve Kıbrıs Türk Devleti olarak tanınması, Maraş'ın tamamının KKTC yönetiminde açılması Tatar'ın ilk döneminin en önemli icraatları olacaktır.

Kaynak Yeniçağ: Ersin Tatar'la Kıbrıs Türk Devleti - Hüseyin Macit YUSUF


Bu haber 363 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum