FLAŞ HABER

ERMENİ MESELESİ VE TEHCİR - Bilal Dündar

ERMENİ MESELESİ VE TEHCİR - Bilal Dündar
05 Temmuz 2020 - 14:48

Birinci Dünya Savaşı şartları içersinde Osmanlı Devleti içindeki Ermeni kökenli kendi vatandaşları tarafından beklenmedik isyan çıkarmaları,  yıllarca yanyana yaşadıkları komşularını katletmeleri kısaca ekmeğini yedikleri Osmanlı Devletini arkadan vurmaları yeni tedbirler alınmasını zorunlu kılmıştır. Bu tedbir  tehcire  (zorunlu göçe) gönderilme şeklinde olmuştur. Başta Suriye olmak üzere İran ve Irak'a gönderilmişlerdir. Devletin kendisini 
Koruması amacı ile uygulanan tehcir aynı zamanda Ermenileri de koruma altına alma amacı olarakta düşünülmüştür. 
Benzer uygulamaları diğer ülkelerde ( Almanya ve Rusya'da ) da görmek mümkündür. 
Tehcir esnasında kadınlara ve çocuklara yardım yapanlar, kimsasizlerin hakkını koruyanlar, tehcirden bir yıl sonra geri dönen Ermenileri yurtlarına yerleştirenler nasıl "Soykırım " yapmışlardır?
Buna cevap vermeleri mümkün değildir. Yalan söyledikleri içinde arşivlerini denetime açmıyorlar.
Oysaki Türkiye arşivlerini sonuna kadar araştırma ve denetime açmış bulunuyor.

TEHCİRİN SEBEPLERİ
1) AVRUPA'NIN  BAKIŞI:
Yükselen Osmanlı İmparatorluğu döneminde  geniş etki ve yetki alanına sahip olması Avrupa Devletlerince elbetteki hoş karşılanamazdı. Bunun için sığınacakları çeşitli bahaneler üretmeleri  olacaktı.
Bu bahanelere bir ad vermeleri gerekirdi. Nitekim ŞARK meselesi olarak karşımıza çıktı. 
Bu meselenin içinde Türklerin Avrupa'ya ayak basmaları, Haçlı Seferleri, 

gibi bir çok sebeplere ilave olarak Ermeni meselesi de ilave edildi.
Özellikle 1877-1878 Osmanlı Rus savaşı sonrası imzalanan Ayastefenos anlaşmasında Ermeniler sorun olarak tanımlandı.
 Bu süreçten sonra çeşitli şekillerde ve değişik   zamanlarda ısıtılıp ısıtılıp organize şekilde önümüze koymaya başladılar. İşbirliği ve elbirliği yapan devletler topluluğu oluştu.
Rusya,  Fransa, İngiltere gibi.  Din faktörünün bu gibi konularda etkin olduğu apaçık  ortadadır.
Türkiye'nin yarım asırdan fazladır Avrupa Birliği kapısında bekletildiģi üye yapılmadığı gerçeği ortadadır.

2)  ERMENİ KOMİTELERİ

Ermeniler başlangıçta sosyal amaçlı gibi görünerek örgütlenmelerini yapmaya başladılar. Van bölgesinde "Ararat" merkezi, Muş'ta "Okul Sevenler"  Doğu ve Klima Dernekleri,  şeklinde değişik yerlerdeki örgütlenmelerini tek çatı altında "Ermenilerin Birleşik Dernekleri" adı ile faaliyetlerini yürütürler.
1879 da Milliyetçi Kadınlar Derneği, 1980 de Erzurum da Silahlı Derneği, Kafkasya'da
 Genç Ermenistan Derneği, Van da İttihat ve Halas Derneklerini kurarlar. İhtilal fikirlerini yaymak ve gerçekleştirmek için   Asya gazetesini çıkarırlar.
Devletin içinde ki milliyetçi kurum ve kuruluşların içine sızarak
Onlar gibi görüntü vererek bilgi almaya çalıştılar.
Daha sonra Ermeni meselesine güç katan İhtilalci Hınçak (çan ) Partisi kurulur. İstanbul,  İzmir ve Halep gibi büyük şehirlerde Temsilcilikler açarlar 
Daha sonra Rusya'nın desteği ile Taşnaksutyun Komitesi kurulur.
Aşama aşama bu Komiteler halkı silahlandırır. Çeteler kurulur. Devlet malı yağmalanır. İnsanları yıldırmak,  korkutma vede içlerinden çıkacak hainleri hemen yok etme gibi istihbarat bilgileri konusunda da örgütleniyorlar. Artık isyan çıkarmaları aşamasına gelmişlerdir.

3-  ERMENİ İSYANLAR
Kurulan Komiteler koordineli hareket içindeler.
İlk isyan Erzurum da siyasi amaçlı denenir. 1892-1893 yıllarında Merzifon, Yozgat ve Kayseri de yapılır. İsyana kendilerince masum kılıf uydurmaya çalışırlar. Bizden vergi alınmasın veya bize bu bu yardımlar yapılsın gibi.
Artık zivanadan çıkmalar başlamıştır. İdarecilere,  devlet adamlarına veya önde gelenlere korkutma amaçlı saldırıların her geçen gün attığı kaos ortamı yaşatıyorlar.

4) AMERİKALI MİSYONERLERİN ROLÜ
Bu konuda oldukça çok ve çeşitli yorumlara yer vermemiz gerekiyor.
İlk önceleri Müslüman ve Müsevilerle ilgilenen misyon erler bu iki grubu Protestan yapamayınca hedef ve tercihlerini değiştirdiler.
Bu bölümü ayrı ve tamamlayıcı bilgilerle birlikte değerlendirmeye çalışacağım.

Kaynak: https://asasmedya.info/news/authors


Bu haber 1853 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum