DÜNYANIN JANDARMASI OLMAK YA DA OLMAMAK - Yazan: Mehmet Garip SİPER

DÜNYANIN JANDARMASI OLMAK YA DA OLMAMAK - Yazan: Mehmet Garip SİPER
17 Ağustos 2020 - 19:32

DÜNYANIN JANDARMASI OLMAK YA DA OLMAMAK
 
ABD’de neler oluyor, bunların Avrupa’ya etkisi neler olabilir?
Dünyanın gündemini teşkil eden ve zihinleri soruyan sorular zincirin başında geliyor.
Dahası: ABD’de Trump, neden korkuyor? ABD’de Trump, neden her yerden asker çekmek istiyor?  ABD’de yaşanan ve yaşanması muhtemel hadiseler mi bekleniyor? Trump’ı korkutan şeyler nelerdir?
Trump Almanya başta olmak üzere Irak’tan Afganistan ve Güney Kore’den asker çekme kararlarının arkasında ne var?
Dünya’nın jandarmalığını yaptığını iddia eden ABD bu görevi bırakıyor. Trump, “Artık, dünyanın jandarması değiliz!” diye haykırıyor. Trump’ın bu ifadesi, ABD’nin hangi korku zincirlerine işarettir?
Atlantik Ekseni bir problem dünyanın başına bela olmaktan kendisi vaz geçiyor?
Buna karşılık, Türkiye, Çin, Hindistan, Almanya, Rusya gibi ülkelerin durumu ne olacak?
Bu ülkeler dünyada öne mi çıkacak ya da yükselişe mi geçecek? Batı’nın sonunu ABD’mi getirecek! Türkiye’nin yüzyılı yeni başlıyor.
Bundan sonra ABD ve Avrupa’da daha çok iç krizler, sorunlar izleyeceğiz. Belki, George Floyd’dan sonra izlediğimiz bunun ilk örnekleridir.
Atlantik ve Batı güç ekseni yüzyıllar sonra ilk kez kırılmıştır.
Son olarak çok cesur bir söz edeyim: Batı’nın sonunu ABD getirecektir.
Türkiye için yeni bir yükseliş çağı başlayabilir.
Artık Türkiye durdurulamaz!
Bu derin değişim dünyada çok şeylere gebedir.
Türkiye önderliğine açılan yeni bir yüzyıla giriyor olabilir.
***
George Floyd olayından sonra ABD şehirlerinde başlayan protestonun dünya geneline yayılmasından korkuluyor. Dünya üzerinde çeşitli ülkelerde kitlelerin yaşadığı acılar, baskılar, etnik kıyımlar ve bilinçaltında çok değişik yaralar açtığı malumdur. Yaşanmışlıklardan kaynaklanan bilinçaltı tahribatlara neden olan adaletsizlik, memnuniyetsizlik bir öfke dalgası oluşturulabilir.
ABD’de başlayan bu protesto dalgası ve öfkesini, kitlelerin bilinçaltını harekete geçirebilir.
Bu geçici bir dalga değil. Virüs salgını ve sonrasında yaşananlar toplumsal patlamalara neden olabilir.
Dünyanın her tarafında bundan kaynaklanacak beklentiler de var.
Buna bir de ırkçı bir davranışlara yönelen bir palama dalgası yaşanabilir.
Şu anda ABD’deki ırkçılığa karşı yükselen ve yayılan öfke, geçici bir dalga mı yoksa dünyadaki büyük değişimin yol açtığı bitmek bilmez bir derin sarsılmanın habercisi mi?
Dünyada yaşanan bu olaylar, dünyada farklı, yeni tür siyasal bilincin oluşmasına yol açacaktır.
Kimlik veya tepki için psikolojik temel ve atmosfer oluşturur mu?
Siyasi tez ve söylemler, toplumsal kimlik tanımı, devlet-toplum ilişkileri, ekonomik yapı yeni anlayış ve değişikliklere gebe.
ABD ve Batı’da inançlarda başta olmak üzere değer ve algılar değişimin arifesinde…
Küresel ölçekte geleneksel güç haritası kökten sarsılacak.
Özellikle Batılı ülkelerde toplumsal çözülmeler yaşanacaktır.
Salgın sonrası devlet kurumları sorgulanacaktır.
Sivil yönetimler, etnik ve dini kimlikler yeniden sorgulanacak…
İnsanlar ABD’de daha çok sahaya inecek, örtülü umutsuzluklar ve anlaşmazlıklar açığa çıkar, kitlelerin devlete inancı sarsılır, toplumsal isyanlar patlar, kaynaklara yönelik açlık daha da büyür bu da büyük çatışmalara yol açar…
Ne olabilir, öngörülemiyordu ama büyük oranda bir hareketlilik başlayacağı biliniyordu.
ABD hızla kamplaşıyor, çözülüyor, bölünüyor.
 
Mehmet Garip SİPER
 

Bu haber 427 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum