Dünyada Türk milleti İslam öncesi neden yok? - Ferit Erden BORAY

Dünyada Türk milleti İslam öncesi neden yok? - Ferit Erden BORAY
16 Ocak 2021 - 00:41

Şuurun yapısında bir unsur olarak kabul edilen ve kutsalın tecrübesi olarak tanımlanan DİN, evrendeki bir form olarak karşımıza çıkmaktadır. Buradan hareketle SOSYAL-EKONOMİK ve de SİYASAL YAPILARIN NE OLURSA OLSUN bütün insan topluluklarının mutlaka bir dine inandıklarını bilmek gereklidir.

Bu açıdan bakılınca tarihler boyunca TÜEKLER de birçok dini sistemleri tecrübe etmişlerdir. Zamanlar içinde onu kabul ederek, çoğu kez bunu kabul ederek çoğu kez kabul edilen dine, siyasi destekler sağlayarak onların gelişip yayılmasına katkı vermişlerdi.

İşte bu mantıkla baktığımızda teşkilatçılık, hoşgörü bulundukları iklim ve coğrafi şartlara uyan, hâkim oldukları bölgelerde birer siyasi istikrar unsuru olma özelliği taşıyan Türklerdi.

Ancak bilinen eski çağ tarihlerine göre de asırlardır devam edegelen Şamanizm vardı. Daha sonraki asırlar içinde bölgeleri itibariyle benimsedikleri MANİ DİNİ çıkmıştı. Bundan başka KARAİLİK ve Kırımçaklarda olduğu gibi TAHMUTİS MUSEVİLİK çıktı. Fakat Güney Asya da yaygınlaşan BUDİZM adlı Semavi olmayan bir dine inanışlar da yaşandı. Asya'nın batısına yönelişle birlikte tanıştıkları NASTURİ HIRİSTİYANLIK ile de birliktelik ve benimsenmeleri oldu.

Öte yandan gittikçe sayıları çoğalan TEFSİR kitaplarında kendilerine verilen YE-CÜC ve ME-CÜC gibi sıfatların da aynı şekilde kabullenmesine başlatıldığını görmekteyiz. Ve hatta İslamiyet'in getirdiği okullarda ve hatta devamında yıllarca da okutulduğunu bilmekteyiz ne yazıktır ki.

Öte yandan tariklerimizde anlatılan gibi de dönemin Arap ordularının Orta Asya Türk toplulukları ile savaşlarını ise bu kez bilinen İSTİLALAR yerine, İSLAMIN FETHİ olarak değerlendirilen tarihçilerin de tarih bilincinden ne kadar bilgisi oldukları halen bile tartışılan gerçeklerin çıkması ile oldu.

Aslına bakılırsa Arap tarihini kendileri içinde İÇ SİYASİ- POLİTİK VE EKONOMİK çelişkilerinden doğan yaşanmış birçok hadiseyi, olayları dinsel açılardan tanımlamaları başlar. Örneğin, SUNNİLİK-ALEVİLİK (v.b.) mezhepçilik gruplaşmalarının öncelikli yapılmasıydı. Oysa baştan içte asırlardır var olan MİLLİ TARİHİMİZLE hiç ilgilendirilmemesine rağmen bu kez buna Türk tarihinin ana problemleri olarak yansıtma şekliyle Türk tarihini unutturmaya yönelik olmuştur.

Burada ortaya çıkan köşe yazımızdaki konu başı deyişimizde ki, İSLAM ÖNCESİ TÜRK TARİHİ YOK MUYDU? Sorusunun kapısını açmak olmuştur. Bu konunun en iyi araştırmasını yapan değerli hocam Prof. Dr. Harun Güngör'ün uzun araştırmalarla yayınlanan TÜRK BUDUN BİLİMİ ARAŞTIRMASI eserinde detaylarıyla vardır.

Aslına bakılırsa İptidai insan (ilk insan) tarihi perspektiften mahrumdur. Çünkü tarih insanları ve onların ortaya koyacakları KÜLTÜRLERİ yaşayan insan bireyleri olmuştur. Bu açıdan bakıldığında ise tarih bir yandan Kültür temalarının kaynağını, diğer yandan da "Kozmopolitlikten" ve de benliğini erimekten koruyan, halkın MİLLİ DUYGU şuur altının canlı olarak ayakta kalmasını sağlayan bir biçimlendirme sistemidir. Kuşkusuz.

Kabul edilmelidir ki insan toplulukları arasında en önemli faktör "Milli Kültürün değerlerini" DİL-DİN-ÖRF ADETLER-TOPLUMSAL DÜNYA GÖRÜŞLERİ-DEĞER YARGILARI-SANAT-TARİH-COĞRAFYA- BİLİM v.b. gibi bölümleriyle bir bütündür. Kuşkusuz bunlara sahip çıkan milletlerin devam ettikleri, sahiplenmeyenlerin ise çöküşleri yaşamış, asırlar da oldukça çoktur.

Toplumlarda kültür değerlerinin sıra başındaki DİL kavramı bireyleri beraberliklerini sağlayan, kültür yapılarını bir arada tutan bir çimentodur. (Günümüzde bunu unutup, Dine dönük mantıkla Arapça hatta Osmanlıca dillerinin asıl olduklarını saymak cahiliyettir.)

Millet olmuş toplumlarda ikinci satırbaşında sayılan DİN ise İNSAN-TANRI-TOPLUM ve ÇEVRE ilişkilerine yön veren ve de insanların mutluluğu için dinsel kurallar koyan "Kiramlar sistemidir."

Ne yazıktır ki insanoğlu dini kişisel hesaplarının ve de HIRS-TAMAH iştahlarını yozlaştırıp zaman içinde Allah'ın iradesi dışında sayarak, kendisini de mutlu edenler, kendince kurumsallaşmaya yönelmiştir.

Aslına bakılacak olursa insanoğulları içinde inanç kavramı genelleşmeler dışında bakılınca iki ayrı bölümde kutuplaşmalar olarak ortaya çıkmıştır. Efsaneler dışında öğretiler kutsal kitaplarda yazılıdır.

Çünkü SEMAVİ dinler yüce Allah'ın gönderdiği VAHYE dayalı ortaya çıkanlar vardır. Araf suresi 79'da "Kalpleri olup da anlamayanlar, gözleri olup da görmeyenler, kulakları olup da işitmeyenler duvarlar gibidir. İşte gaflette olanlar onlardır, çünkü onların ilmi yoktur, sana (varsayıma) uyarlar" der.

Değerli okuyucularım, sanırım bu köşe yazımız da hiç değilse ihsas ettirdiğim hem dinimizi bütün olarak bilmek varken, üstelik İslamiyet öncesinde Türkleri yok saymak cahiliyettir. 

Kaynak: Dünyada Türk milleti İslam öncesi neden yok? - Ferit Erden BORAY

Bu haber 883 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum