Büyük Selçuklu İmparatorluğu

Büyük Selçuklu İmparatorluğu
15 Aralık 2020 - 17:31

Büyük Selçuklu İmparatorluğu

Büyük Selçuklu İmparatorluğu. 11 yüzyılın başlarında Oğuzların Kınık boyundan olan Selçuk Bey’in, bağlı olduğu Oğuz Yabgu Devletinden kendine tabi olan Oğuzlarla beraber ayrılarak kurduğu Türk – İslam Devletidir.

Oğuz Yabgu devleti, Müslüman olan Karahan Türk Devleti ve Musevi olan Hazar Türk Devleti ile ileri düzeyde ilişkileri vardı. Hem islam hem de Musevi inancı bölge Türk halkları arasında hızla yayılmaktaydı.

Selçuk Bey’in babası Oğuz Yabgu devletinde Subaşı (asker başı) olarak önemli görevler almış Dukak Beg’dir. Babasının ölümünde sonra subaşı görevini üstlenen Selçuk bey din değiştirerek İslamla tanıştı.

Horasan Bölgesine yerleşen Selçuk Bey, Karahan ve diğer yabgulara karşı mücadeleye girişti. 1009 tarihinde vefat eden Selçuk Bey’in yerine oğlu Arslan bey lider olarak Selçuklulara önderlik etmeye başladı. Arslan Bey’in Gazneliler tarafından yakalanıp esir edilmesinden sonra yeğenleri  olan  Tuğrul ve Çağrı Bey mevcut topluluk yapısını güçlendirerek devletleşme sürecini başlatmıştır.

Selçuk Bey’in torunu olan Tuğrul Bey dedesinin halefi olarak 1037 yılında büyümekte olan coğrafyasını devletleştirerek güçlendirmiştir. Doğu hattında bir başka Türk- İslam devleti olan Gaznelilere karşı 1035 yılında, Karahanlılara karşı ise 1040 yılında alınan zaferle beraber, doğu hattını iyice güven altına almıştır.

1037 yılında Merv şehrini Gaznelilerden alan Tuğrul Bey, baş kumandan olan kardeşi Çağrı Bey tarafından 1038 senesinde Sultan unvanyla hükümdar olarak ilan edildi ve Selçuklu devleti fiilen başlamış oldu.

Günümüz Türkmenistan’ın batı tarafında kurulan devlet hızlı bir şekilde İran coğrafyasına doğru büyümüştür ve kısa bir süre içinde İran ve Anadolu içlerine doğru seferler düzenleyerek büyümesini sürdürmüştür.

Büyük Selçuklu Devleti Haritası

İslam dünyasında yaşanan otorite boşluğuna karşı ciddi bir güç olarak orta doğu ve batı asya coğrafyasında etkinlik kurdu. 

Büyük çoğunluğu Oğuz Türklerinin oluştuğu, Türk nüfusunun İran ve Anadolu içlerine doğru ilerlemesini ve yerleşmesinde büyük rol oynadı.

Haçlı seferlerine karşı ciddi direnişler göstererek, Orta doğuda oluşabilecek Haçlı gücüne karşı önemli bir güç olarak karşı durdu. 

Tuğrul Bey sultan olmasıyla beraber yöneticilik yetenekleri hemen ortaya koyarak, ülkenin dört hattından, kardeşlerine ve başarılı komutanlarına  fetih için taarruz emri verdi.

1058 yılında Çağrı Bey ordusu ile beraber Fatımi baskısı altında bulunan Abbasi Halifeliğini kurtarmak için Bağdata hücum ederek, Büvehyiler tarafından işgal edilmiş olan şehri yeniden alarak Abbasi halifeliğini yeniden ihya etti. Abbasi Halifesi tarafından kendisine “Batının ve Doğunun Hükümdarı” ve “Dünya hakanı” ünvanları vererek iki altın kuşakla hediyelendirdi.

Tuğrul Bey’in vefatı sonrasında erkek çocuğu olmadığı için yerine kardeşi Çağrı Bey’in oğlu Alp Arslan Selçuklu devletinin başına geçti. Yardımcılığına Türk eğitim ve siyasi modelinde önemli bir yer tutacak olan Nizamül Mülk’ü getirmişti.

Fetih politikalarına Kafkasyada bulunan küçük devletçikleri alarak başlayan Alp Arslan, Hristiyanlığın en kuzey hattında bulunan Ani Kalesini ve Kars kalesini 1064 yılında feth ederek, İslam dünyasında büyük bir sevince sebep oldu ve Abbasi Halifei Kaim Bil-Emirillah tarafından “Ebu’l Feth (Fatihler-Fetihler Babası)” ünvanı verildi.

Seferlerini doğu hattına çeviren Alp Arslan, başıboş Kıpçak ve Oğuz boylarını itaati altına alarak doğu sınırlarını iyice güçlendirdi.

Kirman emiri olan kardeşi Kavurd’un 1067 senesinde ki isyanını bastırdı. Bahreyn merkezli Karmatiler ve Fatımiler üzerine seferler düzenledi. Mekke’de Abbasi halifesinin yanı sıra Sultan Alp Arslan adına hutbeler okunmaya başlandı.

1067 yılında Anadolu coğrafyasına doğru akınlar başlamıştı. Alp Arslan komutasında ki Selçuklu  ordusu, 1071 yılında Bizans İmparator Romenes Diogenes komutasında ki Bizans ordusunu Malazgirt ovasında yenerek Anadolu fetihlerine süreklilik kattı.   

İmparator Romenes Diogenes’in Constantinapolis’te imparatorluktan adelip öldürülmesi sonucu, Bizans ile yapılmış olan anlaşma hükümsüz kalmış ve Bizans İmparatorluğu anlaşma hükümlerini bertaraf etmesiyle, Selçuklu fetihlerinin devamının önü açılmıştır.

Sultan Alp Arslan 1072 senesinde Maveraünnehir seferi için yola çıktığında kendisine tabi olmak için geldiğini ifade eden bir kale kumandanı tarafından uğradığı suikast ile hançerlenerek ağır yaralanmış ve birkaç gün sonrasında şehit olmuştur.

Sultan Alp Arslan’ın şehadeti sonrasında oğlu Melikşah, Batıda Ege Denizinden doğuda Türkmenistan’a, Kuzeyde Hazar Denizinden güneyde Yemen’e kadar olan bir bölgenin verasetini üstlenmişti. 

Melikşah kendisine tabii olmayan amcası Kavurd ile savaşmış ve yenmiştir. Savaş sonrasında otoritesini güçlendiren Melikşah, Karahan ve Gaznelilerin üzerine doğru sefere çıktı. Her iki devlet üzerine baskı yaratan Melikşah kızını Gazneli Hükümdarının oğlu Mesut ile evlendirerek doğu hattında daimi bir sulh yarattı.

Babasının veziri olan Nizam’ül-Mülk’ün sadrazamlığını devam ettirerek eğitim sisteminin gelişmesinde önemli bir rol oynadı. Batı sınırlarını genişlemek için Anadolu fetihlerini sürdürdü. Fetihler neticesinde Anadolu’nun Türkleşmesi hızlandı.

MelikŞah sonrasında hükümdar olan Süleyman Şah İznik şehrini alarak bu şehri devletin yeni yönetim merkezi haline getirdi.

Ortadoğu üzerinde kontrolü elinde Selçuklular; Fatımiler, Kermatilere karşı yürütttüğü yıldırıcı saldırılarının yanı sıra Mervaniler devletininde ortadan kaldırarak, hakimiyetini perçinleştirti.

1076 yılında günümüz Şam şehri Selçuklu Kumandanı Atsız Bey tarafında fethedildi.

Sınırlarını genişleten Selçuklu Devleti kısa bir süre içinde imparatorluk seviyesine yükseldi. MelikŞah’ın Bağdat ziyareti sırasında Abbasi Halifesi Müktedi tarafında “Cihan Hükümdarı” ünvanı tevdi edildi.

Dönemin en tehlikeli yapılanması olan Hassan Sabbah’ın müritleri önce Nizamül Mülk’ü hançerleyerek sonrasında da Sultan MelikŞah’ı zehirleyerek şehit ettiler. 

Sultan MelikŞah’ın ölümü sonrasında kardeşi Tutuş, oğlu Mahmut ve diğer kardeşi Beryaruk üç farklı noktada sultanlıklarını ilan ettiler.

Mahmut Han’ın annesinin öldürülmesi sonrasında Tutuş ve Berkyaruk mücadele uzun yıllar devam etti. Otorite boşluğu Tutuş’un ölümü sonrasında sonlandı ve Berkyaruk adına hutbeler okutulmasıyla hükümdarlık kesinleşti. 

Berkyaruk tahta geçtiğinde Büyük Selçuklu Devleti Irak, Anadolu, Suriye ve Kirman olmak üzere dört ana parça ve çeşitli Atabeglikler şeklinde bölünme sürecine girmişti. Bölünen yapıyı toplamaya çalışan Berkyaruk’un karşısına Haçlı Ordusu sorunu çıkmıştı.

Haçlılar yerel ittifaklarla beraber Selçuklu Ordusunu bozguna uğrattı ve Kudüs’ü işal etti. Berkyaruk’un kardeşi Muhammed Tapar Gence Meliki iken abisine saltanat iddisasıyla isyan etti ve kendisine bağlı birliklerle saldırıya geçti. Berkyaruk kardeşi Muhammed Tapar ‘ı dört mağlup etmesine rağmen otoritede yaşanan sıkıntılar, ahalide baş gösteren huzursuzluklar ve hazinenin hızla erimesi nedeniyle kardeşine barış teklifinde bulundu.

Devlet kuzey ve güney hattı şeklinde yönetimsel olarak bölündü. Böylece Anadolu Selçuklu Devleti ile beraber üç Selçuklu hanedan devleti oluşmuş oldu.

Berkyaruk’un yirmialtı yaşında ölmesi sonrasında oğlu ve kardeşi arasında ciddi çatışmalar ortaya çıktı.Muhammed Tapar devlet yönetimini ele geçirmeyi başardı.

Devlet içerisinde yaşanan bu sıkıntılı süreci fark eden Haçlı Orduları Kudüs’te bir haçlı krallığı kurdu.

Haşhaşilerle ciddi bir mücadeleye girişildi ve Alamut Kalesi muhasara altına alındı. Yüzlerce Alamut haşhaşisi öldürülmesine rağmen kale zapt edilemedi. Muhammed Tapar’ın ani ölümüyle başlanılan haşhaşi mücadelesi sonuçlandırılamadı.  

Sencer, Küçük yaşta başa geçirilen Muhammed Tapar’ın oğlu Mahmut’a biat etmedi. Yeğeninin ordusu ile 1119 yılında savaştı ve kazandı ise de yeğeni olan Mahmut’a Irak bölgesinde ki topraklaın yönetimini ona bıraktı.

Batıda mevcut Haçlı baskına ek olarak doğuda Kara Hitayların baskılaı ile de uğraşmak zorunda kalan Sencer, 1141 senesinde Karahitaylarla yaptığı Katvan Savaşını kaybetti.

Selçuklu coğrafyası hızlı bir şekilde Moğol ve diğer Türk boylarının istilasına uğradı. Sencer Gûr Sultanlığı ile yaptığı savaşı ise kazanarak kaybettiği itibarını yeniden kazanmış olmasına rağmen devletin ekonomik kalbi olan Maveraünnehir bölgesi Karahitayların kontrolünde olması nedeniyle ciddi sıkıntıya girmiş ve dağılma süreci başlamıştı.

Tebası olan Oğuz Türkleri ile iki defa mücadeleye girişen Sencer son seferinde esir düştü. Oğuzlar tarafından serbest bırakılan Sultan yeniden devleti bir araya etirmek istediyse de 1157 tariihinde vefat etmesiyle bu amaç gerçekleşemedi.

Haçlı ordularıın baskıları, Haşhaşi saldırıları, Karahitay- Moğol saldırı ve istilası, Abbasi Halifeliğinin iki yüzlü politikaları ve iç isyanlar devletin hızla çökmesinde en önemli etkenlerdir.

Sultan Sencer sonrasında Kirman Selçukluları ( 1175 yıkılış) ve Irak Selçukluları (1194 yıkılış) bir süre daha devam etmiş olsa da kısa bir süre içinde yıkıldı.

Selçuklu coğrafyasının nerdeyse tamamı Harzemşahların denetimine geçti.

Kapak Resmi : “Berkyaruk’un tahta çıkışı”


İLGİLİ KİTAPLAR: 

1- Selçuklular zamanında Türkiye: siyâsi tarih Alp Arslan’dan Osman Gazi’ye (1071-1318) – Prof. Dr. Osman TURAN – 1971 

2- Selçuklular tarihi ve türk-islâm medeniyeti – Prof. Dr. Osman TURAN – 1965 

3- Selçuklular ve İslamiyet – Prof. Dr. Osman TURAN – 1971 

4- Selçuklu tarihi araştırmaları – Prof Dr. Osman TURAN – 

5- Selçuklular ve Selçuklu Tarihi Üzerine Araştırmalar – Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu – 1971

6- Selçuklu tarihi – Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu – 1972

7- Sultan Melikşah devrinde büyük Selçuklu İmparatorluğu – Prof. Dr. İbrahim Kafesoğlu – 1953

8- Nizamül Mülk: Bilge Vezir – Doç Dr. Erkan Göksu – 2018 

SELÇUKLU TARİHİ - TARİH - BİLGİPEDİA
https://www.bilgipedia.org › category › selcuklular
Bu haber 663 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum