Ekber GHOSHALI
Aramızda sadece sınırlar değil, aynı zamanda ses ve ruh köprüleri de var. Gündoğar rüzgarında, Türkistan vilayetlerinde büyüyen, Çin Seddi'ni aşan, Aral ve Hazar Denizi'nin dalgalarında çınlayan, Kafkas Dağları'nda yankılanan bir ses ve ruh. O ses, ulusal kimliğimizin, ortak hafızamızın, insan ruhumuzun sesidir. Böyle bir sesle Nizami'nin eserleri, Nevai'nin aşkı yazıldı, Semerkant Registanı bu sesle inşa edildi, Haribülbül'e anlam veren - onu bitki örtüsünden çıkarıp Kalp'te, Hafıza'da bitiren sesti bu, bak, bak, bu muğamı destana, âşığı bahşiye bağlayan sesti...
Devlet başkanları arasında olduğu gibi, bugün milletler arasında öyle bir manevi köprü inşa ediliyor ki, Bakü'de "Özbekistan" parkı inşa ediliyorsa, bu Azerbaycanlıların kalplerindeki bahçelerin zevkle Doğa'ya teslim edildiği anlamına geliyor. Bu tür parklar ve bahçeler sadece toprakta bir uyanış değil, aynı zamanda toprağın hayallerinin ve anılarının ortaya çıkması ve çiçek açmasıdır. Burada sadece ağaçlar büyümeyecek - kardeşlik daha derin kök salacak, manevi gücümüz yeni meyveler verecek.
Bakü Bakü'dür - eski Kara Şehri, bugünün Akşehir'i ve geleceğin beyaz günleri! Peki ya Karabağ? - Karabağ sadece Azerbaycan'ın değil, tüm Türk dünyasının iyi niyet yarışması sahası gibidir. Bu büyük meydanda ilk yardım eli-okulu uzatan ülkenin adı: Özbekistan! İlk okul - ilk ışık, ilk nefes! Ulugbek'in adını taşıyan ilk okul Özbekistan'ın kardeş eli, Fuzuli'deki Kurmangazi'nin adını taşıyan merkez Kazakistan'ın kardeş eli, Ağdam'daki okul kompleksi projesi Kırgız Cumhuriyeti'nin kardeş elidir. - Her biri kendi yerinde-gökyüzünde ve sözünde!..
Evet, her durumda sadece bir binanın inşasından bahsetmiyoruz. Bu bir Türk eli, bir Türk imzası, yıkılmış bir hafızanın, defalarca kırılmaya çalışılmış bir gururun, parçalanmış bir coğrafyanın birliğini birleştiriyor. Hankendi'deki dikiş fabrikası bile kardeş bir elin eseri. Bu eser ipek kadar narin, çınar kadar köklü, dağ kadar görkemli.
Bu jestlerin arkasında siyasetten daha büyük temeller var: Büyük kardeşliğin sorumluluğu gibi! İki ülke birbirlerinin dertlerine uzaktan bakmıyor, onları paylaşıyor, birbirlerine sempati duyuyor. Bu sadece devlet adamlarının saygısı değil, aynı zamanda bir milletin kendine olan saygısıdır.
Taşkent ile Bakü arasında protokollerin ötesine geçen manevi akışlar var artık. İttifak diplomatik bir terim olmaktan çıkıp ulusal bir ideal haline geldi. Ortak yatırım projeleri, Orta Koridor planı, tarımsal iş birliği - bunlar sadece ekonomik göstergeler değil elbette. Elbette bunlar Türk birliğinin gerçek çalışma mekanizmalarıdır.
Bu işbirliği “bir gün olacak” romantizmini aşmış, “başladı” gerçeklerinden bahsediyoruz. İlham Aliyev ve Şevket Mirziyoyev’in liderlik sinerjisi, Türk dünyasının Avrasya düzlemindeki konumunu güçlendiren stratejik eylem (aksiyon!) haritasıdır.
Bugün Azerbaycan ve Özbekistan'ın birliği sadece ekonomik, politik ve kültürel çizgilerde değil, aynı zamanda manevi birliktelikte de yansıyor. Türkistan'ın bereketinin kokusunu alanlar ve Şuşa'da bülbülün sesini duyanlar birbirini tanımayanlar olarak düşünülemez. Bu coğrafyada ruhun sınırı yoktur.
Türk dünyası sadece tarih kitaplarında aranıp bulunamaz; bugünün inşasında, bugünün parklarında, bahçelerinde ve gönül bahçelerinde, ortak bir kültürel iklimde ve hatta bugünün gülümsemelerinde yaşar. Özbekistan Cumhurbaşkanı'nın Bakü'ye, sonra Fuzuli şehri üzerinden Ağdam'a ve oradan Hankendi'ye yaptığı ziyaret, bir manevi gücün diğer bir kardeşin manevi gücüyle buluşmasıdır. Bu buluşmanın alt katmanında binlerce yılın sesi, üst katmanında ise yarının berraklığı vardır!..
Tarih bazen kelimelerle, bazen bir yolculukla yazılır. Bazen bir bayrak dalgalanır, bazen bir kardeş eli uzanır. İkisinin aynı anda olması daha da güzeldir! 02.07.2025 sadece takvimdeki bir gösterge değil, Türkistan ruhunun bir yolculuğa çıktığı, zamanın bir çağrıya dönüştüğü gündür. O ruh, Türk'ün İlahi - Gök'ten gelen nefesidir; o çağrı, Türk dünyasının derin ve geniş birliğinin işaretidir.
Bugün Özbekistan ile Azerbaycan arasında ekonominin yanı sıra tarihi, manevi ve stratejik köprüler de inşa ediliyor. İki devlet arasında değil, iki halkın kalbinde bir yol açılıyor. Bu yol, Aral Denizi'nin suları ile Hazar Denizi'nin çekirdeği arasında nefes alan manevi bir yoldur.
İttifak Antlaşması, Yatırım Fonu, okullar, fabrikalar, parklar — bunlar çoktan taş, çimento ve kağıt olmaktan çıktı. Bunlar ruhun canlanması, Türk milletinin modern manifestosu. Burada siyaset üstü bir buluşma var — ulusal bilinç, Turan ideali, geleceğe yönelik irade!..
Bu sarsılmaz ruh şimdi Karabağ dağlarında derin bir mutluluk ve kurtuluş nefesi soluyor. Alişer Nevai'nin bilgeliği, Nizami'nin şiirleri, Uluğbek'in aklı, devlet adamlarımızın iradesi - tek bir yolda birleşiyor: o yol Türk dünyasının büyük yoludur.
Evet, bu yol kolay olmadı, zorluklar da olabilir; ama yol bizim yolumuzdur. Her adımda bir vatan, her durakta bir bayrak var. Bu yolun bir adı var: Büyük Türk Birliği!
Bakü'den Taşkent'e uçan bu can, iki şehir arasında olmaktan çok, iki gönül, iki tarih, iki buluşma arasında uçuyor, uçuyor!.. Ve bu canın kanatlarında bir haykırış var: "Allah Türkleri korusun!"
Kaynak: 6 Temmuz 2025, turkustan.az
Azerbaycan Özbekistan Paktı Kuruluyor
Bakü'de Özbek Parkı, Karabağ'da Ulugbek Okulu
19:04
09:04










FACEBOOK YORUMLAR