Aytmatov'dan Eskimeyen Bir Eser: Toprak Ana - Yazan: Mehmet KAYAR

Aytmatov'dan Eskimeyen Bir Eser: Toprak Ana - Yazan: Mehmet KAYAR
20 Ekim 2020 - 23:00

Aytmatov’dan Eskimeyen Bir Eser: Toprak Ana

Son günlerde şahit olduğumuz Ermenistan’ın Azerbaycan toprakları üzerindeki işgalci tavrı, akıllara tarih sahnesinde yaşanmış ve çok büyük acılara sebep olmuş savaşları getirmiştir. Bu savaşlar her ne sebeple olursa olsun her iki tarafa da büyük yıkımlar yaşatmıştır. Özellikle cephe gerisinde kalanların tarifi imkansız acılar içerisinde kaldığı savaşlardan birisi de II. Dünya Savaşı’dır. Birçok yazarın konu edindiği bu savaşı bizlere belki de en gerçekçi tasvirlerle, etten kemikten diyaloglarla aktaran kişi ise Cengiz Aytmatov’ dur.

Ünlü yazar Cengiz Aytmatov bu eserinde bir Kırgız ailesinin parçalanışını ve buna sebep olan savaşı romanın merkezine oturtmuştur. Roman II. Dünya Savaşı yıllarında erkekleri askere alınan ve geri dönmeyen bir kadının, Tolganay’ın toprakla ( Toprak Ana ) ile konuşmaları şeklinde geçmektedir. Eserde anlatılanlar Tolganay’ın ağzından okuyucuya aktarılmaktadır.

Tolganay ve Suvankul birbirini seven iki gençtir ve çok geçmeden evlenirler. Bu evliliklerinden Kasım, Caynak ve Maysalbek adında üç oğlu olur. Bir de Kasım’ın eşi Aliman vardır romanda. Aile Kırgız bozkırlarında bir köyde yaşamaktadır.  Çiftçilikle geçinen aile için her şey güzel giderken insanlığın kadim belası olan savaş bu güzelliğe son vermek için yeniden ortaya çıkar.

Köyün tüm erkekleri ardı ardına cepheye alınır. Elbette bunlar arasında Suvankul ailesinin erkekleri de vardır. Suvankul , Kasım , Caynak ve Maysalbek artık cephededir. Peki ya geride kalanlar? Cepheye gitmeden evvel köyün tarla işlerindeki en güçlü üyesi Suvankul’dur. O, cepheye gittikten sonra artık karısı Tolganay bu sorumluluğu almıştır.

Kırgız yazar eserde Tolganay’ı güçlü bir kadın figürü olarak okuyucunun karşısına çıkarır. Zira Tolganay köydeki tüm şartları zorlayarak tarlaları işler halde tutmaya çalışmış ve çoğu zaman da bu işinde başarılı olmuştur. Tolganay özelinde yazar güçlü bir kadın figürü çizmiş ve insanoğlunun savaşın tüm yıkıcılığına rağmen her zaman ümitvar olmasını okuyucuya salık vermiştir. Bunun en güzel örneğini eserin sonunda Tolganay’ın gelini Aliman’ın bebeğini dünyaya getirirken kendisinin ölmesi şeklinde görmekteyiz. Ölüm ve yaşam , ümitsizlik ve ümit…

II. Dünya Savaşı’ndan kesitler sunan ve  savaşın cephede olanlar kadar cephe gerisinde olanları da ne denli etkilediğini ortaya koyan bu eşsiz eserin bir solukta okunması ve dersler alınması dileğiyle.
Mehmet KAYAR
 
 
 

Bu haber 1723 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum