AVRASYA TÜRK DERNEKLERİ FEDERASYONU GENEL BAŞKANI İSMAİL CENGİZ: KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ KURULMASININ VAKTİ GELMİŞTİR!

AVRASYA TÜRK DERNEKLERİ FEDERASYONU GENEL BAŞKANI İSMAİL CENGİZ: KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ KURULMASININ VAKTİ GELMİŞTİR!
27 Kasım 2020 - 22:00

Türk ve dünya kamuoyu son dönemde kritik ve ciddi bir dönemden geçti. Azerbaycan’ın tarihi Karabağ harekatı ile bölgede 27 yıllık Ermeni işgaline son vermesi ve II. Karabağ Savaşı’ndan zaferle ayrılması, KKTC’nin uluslararası kamuoyunda tanınmasına ilişkin planlar ve Doğu Akdeniz’deki güncel gelişmeler bunlar arasında öne çıkıyor.

Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı İsmail Cengiz, Kasım ayı içerisinde gerçekleşen önemli gündem maddeleri olan Azerbaycan’ın Karabağ’daki Ermeni işgaline son vermesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması ve Doğu Akdeniz’deki son gelişmeler ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.

İşte İsmail Cengiz ile yapılan o röportaj:

KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’NİN KURULMASI YÖNÜNDE ADIM ATILMASININ VAKTİ GELMİŞTİR!

KKTC’de Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı olmasından itibaren yeni bir süreç başladı. Sürecin Kıbrıs’taki seyri nasıl olur?

Türkiye’nin katliama maruz kalan soydaşlarını korumak ve garantörlük haklarını uygulamak üzere “Kıbrıs Barış Harekatı”nı düzenlediği 1974 yılından günümüze hala kalıcı bir çözüm üretilmeyen Kıbrıs’ta son yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimleri önemli bir gelişme olmuştur. Türkiye ve Kıbrıs Türkü aleyhine görüşleriyle bilinen Mustafa Akıncı’nın kaybetmesi ve adada iki devletli çözümü savunan Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkanı olarak seçilmesi Kıbrıs’ta bütün dengeleri Türkiye ve Kıbrıs Türk halkı lehine değiştirmiştir. Ayrıca Vakıf malı olduğu resmi belgelerce ortaya konulan “Kapalı Maraş”ın açılması ve yerleşime de açılacak olması yeni görüşmeler öncesi şüphesiz Türk tarafının elini oldukça güçlendirecektir. Şu bir gerçek ki, Kıbrıslı Türkleri her fırsatta yok etmeyi hedefleyen Yunanların öne sürdüğü “özel statüye” dayalı federasyon önerisi, beklentimiz olan “eşit statü” ile hiç bir alakası olmayan içi boş bir oyalamadır. Erol Manisalı’nın ifadesiyle “Kıbrıs’ta federasyon, ancak Türkiye – Yunanistan Federasyonu kurulabilirse gerçekleşir”. Gerçekten de Kıbrıs’ta coğrafi esasa dayanan federasyon düşüncesi ölmüştür. Artık Türkiye Cumhuriyeti ile KKTC’nin bir araya gelerek yeni bir hedef koyma vakti gelmiştir.

Peki, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs’ın bir araya gelerek ortaya koyacağı bu hedefin parametreleri nelerdir?

-Birincisi, Kıbrıs’ta bağımsız iki devlet varlığı kabul edilmelidir.
-İkincisi, her şartta Türk askerinin KKTC’de bulunmaya devam edeceği ortaya konmalıdır.
Bu şartlar altında Kıbrıs’ta çözüm için artık federatif bir yapının geçerliliğini kaybettiği gerçeğinden yola çıkarak, Kıbrıs Türk Cumhuriyet
i’nin kurulması yönünde adım atılmasının vakti gelmiştir.
KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerini eğer Mustafa Akıncı kazanmış olsaydı, “Birleşik Kıbrıs Devleti” kurulacaktı. Böylece adanın tümü AB’ne ait olacaktı, yani Türkiye bölgede devre dışı bırakılacaktı. Kıbrıs seçimleri işte bu şer ittifakının oyunlarına darbe vurmuştur.
Ersin Tatar ve ona destek veren milli güçler şer ittifakının bu planını yok etmiş oldu. Şimdi; KTC- Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşu ilan edilerek asıl darbe vurulmalıdır
.

KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ, BAĞIMSIZ TÜRK DEVLETLERİ TARAFINDAN TANINMALIDIR

KKTC isminden “Kuzey” kelimesi çıkarılarak, ilan ve tescil edilecek yeni ‘Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ KTC’nin resmen tanınması için girişimlerde bulunulmasının vakti gelmiştir. Ayrıca Türkiye’nin dışında bağımsız Türk Cumhuriyetleri; Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni biran önce tanıması gereken ülkeler olmalıdır. Azerbaycan, Pakistan ve Libya gibi ülkelerin ön ayak olması için girişimde bulunulmalıdır.

Ersin Tatar – Recep Tayyip Erdoğan

KKTC SEÇİMLERİNDE ERSİN TATAR’IN KAZANMASI DOĞU AKDENİZ’DEKİ “SEVİLLA HARİTASI” PLANINI BOZMUŞTUR

KKTC’de seçimi Ersin Tatar’ın kazanması, sadece Kıbrıs’ta değil, Doğu Akdeniz’deki siyasi dengeleri Türkiye ve Kıbrıs Türkleri lehine değiştirmiş; Yunanistan ile Kıbrıs Rum Kesimi’nin 2007 yılından beri uygulamaya çalıştıkları bölgeye hakim olma amaçlarına ve Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den uzaklaştırmayı hedefleyen “Sevilla Haritası” senaryosuna da büyük darbe vurmuştur.

Doğu Akdeniz’in en önemli anahtarı Kıbrıs adasıdır. Dolayısıyla KKTC’deki Cumhurbaşkanlığı seçimleri işte bu zorlu süreçte gerçekleştirilmiş ve büyük bir tehlike atlatılmıştır. Ata Atun’un ifadesiyle “Kıbrıs müzakerelerini sürdüren liderlere baskı yapılıp, zoraki bir birleştirme planı kabul ettirilip imzalatılacak; böylece Birleşik Kıbrıs Devleti kurulacak ve bu sözde devlet de AB’ye üye olarak yapılacak. Hemen akabinde Doğu Akdeniz’i olduğu gibi kapsayan, Birleşik Kıbrıs Devleti’ne ait Münhasıran Ekonomik Bölgesi ilan edilip, alelacele BM tarafından tescili sağlanacak; böylelikle bu bölgenin bir kısmı Birleşik Kıbrıs Devleti’ne veya Yunanistan’a ait olmakla birlikte bölgenin tümü aslında Avrupa Birliği’ne ait olacak ve Türkiye de bu bölgeye sokulmayacaktı”…

Sevilla Haritası

Kuzey Kıbrıs’ta Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Türk milli çıkarlarına uygun sonuçlanması, Doğu Akdeniz’deki elimizi de güçlendirmiştir. Türkiye, Kıbrıs’ta vakit geçirmeksizin Türk Deniz Üssü’nü kurmalıdır. Burada kurulacak deniz üssü, Türk Donanmasının Akdeniz’deki etkinliğini artıracaktır. Donanmanın varlığı KTC’ni de güçlendirecek, Kıbrıs’taki dengeleri değiştirecektir.

Hem Doğu Akdeniz hem de Ege Denizi’nde yaşananlar, hem de Karadeniz’de doğalgaz kaynaklarının bulunması, Türkiye’nin denizcilik alanında atılım yapması gerektiğine işaret etmektedir. “Mavi Vatan”daki menfaatlerimizi korumak ve geleceğe taşımak için uçak gemileri ve uzaktan kumandalı deniz araçları noktasında adımlar atılmalıdır. Bunun için de Denizcilik Bakanlığı’nın ihdas edilmesi önem arz etmektedir.”

DAĞLIK KARABAĞ’IN İŞGALDEN KURTARILMASININ SONUCU OLARAK NAHCİVAN – AZERBAYCAN KORİDORU BİR AN ÖNCE AÇILMALIDIR

28 yıl önce Rusların askeri desteği ile Ermeniler tarafından işgal edilen Azerbaycan’a ait Dağlık Karabağ Bölgesi’nin yüzde 70’e yakın kısmının işgalden kurtarılmış olması ve kalan bölgelerin de yapılan anlaşmadaki göre terk edilecek olması şüphesiz Kasım ayının en önemli hadisesidir. Ancak Hankendi ve Hocalı’ya bir adım kalmışken, Moskova’nın “barışı sağlama kisvesi” altında devreye girerek harekatı sonlandırması şüphesiz hem Ermenistan’ın hem de Moskova’nın lehine olmuştur. Moskova tarafından hazırlanan 13 maddelik anlaşmaya göre; Karabağ ile Ermenistan arasında kalıcı koridorların açılmasına ve Rus askerlerinin de barışı koruma kisvesi altında Karabağ’a (Hankendi – Laçin koridoruna) yerleşmesine imkan tanımıştır.

Nahcivan Azerbaycan Koridoru

Karabağ sorununu yaratan taraf olan Rusya’nın, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki anlaşmaya üçüncü taraf ülke olarak imza koyması ve Türkiye’nin devre dışı bırakılması çıkarlarımız açısından doğru olmamıştır.

Karabağ’da Hankendi – Laçin koridoru Ruslara devredilirken, Zangazur’u alıp Nahçıvan ile birleşmeden savaşın durdurulması çıkarlarımıza aykırı olmakla birlikte 30 yıl sonra elde edilen bu zafer de unutulmamalıdır.

Eğer Hankendi – Laçin koridorunun açılmasına izin verilecek ise, bunun karşılığında Nahçıvan ile Azerbaycan arasında bir koridorun açılması için ciddi adımlar atılmalıdır. Daha sonraki aşamada Türk askerinin de Rus askerleri gibi gözlemci sıfatıyla görevlendirilecek olması önemli bir adım olmuştur. Şimdi sıra çok geç olmadan Nahçıvan ile Azerbaycan arasında Azerbaycan’a ait koridorun açılmasına gelmiştir.

TÜRK SOYLU MÜLTECİLERİN İKAMET VE VATANDAŞLIK MESELELERİ

Göçmen ve mültecilerin sığındığı ülkelerin başında yer alan Türkiye, her zaman mağdur ve mazlumların yanında yer almış ve almaya da devam edecektir. Türkiye’de uzun süredir ikamet eden 25-30 bin civarında Çin, Afganistan ve Irak’tan gelen kardeşlerimiz bulunmaktadır. Türkiye’de beş yılı aşkın süredir ikamet eden, 2015’den önce Türkiye’ye giriş yapmış olan ve güvenlik soruşturmasında sıkıntısı olmayan bu kardeşlerimizin uzun dönem ikamet almaları ve mesleki eğitim ve ülkemize faydalı özellikleri bakımından şartları uygun olanların da istisnai şekilde Türk vatandaşlığına alınmaları sağlanmalıdır.

Uzun dönem ikamet sahibi Türk soylulara otomatik olarak çalışma müsaadesi de verilmelidir. Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu üç yıldan fazla bir zamandır Türkiye’de ikamet eden Türk soyluların ikamet ve vatandaşlık listelerini hazırlamaya taliptir.

Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu, kendisine bağlı bulunan ve destek veren 40 civarı sivil toplum kuruluşu ile birlikte Türk dünyasının hemen her bölgesi için çalışmalar yapan, raporlar hazırlayan ve resmi kurumlar ile ortak çalışmalar yürüten önemli bir sivil toplum kuruluşudur. 1995 yılında kurulan federasyon, Etno- Spor festivallerinin organizasyonu, Türk kökenli göçmenlerin ve mültecilerin vatandaşlık sorunlarının çözülmesi, yardım faaliyetlerinin yürütülmesi ve Türk Dünyası işadamları için ortak çalışma alanları oluşturulması gibi pek çok çalışma yürütüyor.

Avrasya Türk Dernekleri Federasyonu

Kırım Haber Ajansı - QHA


Bu haber 431 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum