Atatürk'ün unutulmaz Adalet Bakanı Bozkurt

Türk hukuk inkılabının başmimarı Mahmut Esat Bozkurt'un hayatı "Türkçü Devlet Adamı Mahmut Esat Bozkurt" adıyla kitaplaştı.

Atatürk'ün unutulmaz Adalet Bakanı Bozkurt
27 Ocak 2021 - 15:48

Bozkurt'un ölümünün 77. yıldönümünde okurla buluşan kapsamlı eser, "Son Türkçü Atsız" kitabı ile tanınan Hayri Yıldırım'ın 3 yıllık araştırma ve çalışmalarının bir ürünü. Mahmut Esat'ı ilk defa Türkçü bir bakışla ve Türk olduğunu belge ve kaynaklara dayanarak ortaya koyan bu eser, Atatürk'ü ve dönemini de Türkçü ve panoramik bir bakışla gündeme taşıyor.

İlk Meclis'e İzmir milletvekili olarak giren Mahmut Esat, parlak zekâsı ve hukuk tahsiliyle dikkatleri üzerine çekmekte gecikmedi ve karşımıza savaştan sonra Cumhuriyet'in ilanından önce toplanan İzmir İktisat Kongresi'nde Mustafa Kemal Paşa'nın İktisat Bakanı olarak çıktı. Ekonomik ve siyasal olarak SSCB'nin yörüngesinde bir siyaset izlenmeyeceği bu kongre ile Mahmut Esat'ın bakanlığı döneminde netlik kazandı. Daha sonra Mahmut Esat, hukuk inkılabının başmimarı olarak gündemde oldu. Özellikle Türk Medeni Kanunu' nun kabulüyle şerait adlı hukuk sistemini tarihe karıştırmış ve Türk aydınlanmasının yapıtaşlarından birine imza attı. 1923-30 yılları arasında Mahmut Esat, genelde Cumhuriyet'in iki numarası olarak görülür. 1930'da bıraktığı Adalet Bakanlığı'ndan sonra görevine köşe yazısı ve milletvekili olarak devam etmiştir. 21 Aralık 1943'te Yeni Sabah gazetesindeki odasında çalışırken bir kalp krizi sonucu hayata gözlerini yumdu.

***

Bu kapsamlı çalışmasıyla, "Mahmut Esat'ı önemli kılan nedir?" sorusuna cevap arayan Hayri Yıldırım şu değerlendirmeyi yapıyor:

"Hukuk Devrimini yapmış olması mı? Bozkurt-Lotus Davası'ndaki başarısı mı? İzmir İktisat Kongresini toplaması mı? Sert köşe yazıları mı? Atatürk'le beraber çalışması mı? Taşkın Türkçülüğü mü? Cumhurbaşkanı'nın Meclis'i fesih yetkisine karşı çıkması mı? İlk İnkılap Tarihi derslerini verenlerden biri olması mı? Kapitülasyonların tek taraflı kaldırılmasının uluslararası hukuka aykırı olmadığını ispatlayan doktora tezi mi? Ömrü boyunca aktif olarak siyasetin ve Türkçülüğün içinde yer alması mı? Aydın havalisinde Kuva-yı Milliye'yi örgütleyerek savaşması mı?

Bunların hepsi, Mahmut Esat'ı önemli kılmaktadır. Çünkü Mahmut Esat'ta Türk, Türklük ve Türkçülük; bir hareket noktasıdır, bir varıştır, bir amaçtır, bir hedeftir, bir aşktır... Tabi, buna Mustafa Kemal Atatürk'ü de dâhil etmek gerekir. Unutmayalım ki Atatürk' ü tam anlayabilmek için yalnızca dönemine değil dünyaya da Atatürk'ün bileşenlerine de iyi bakmak gerekir. İşte, bu bileşenlerin en başında gelenlerden biri de Mahmut Esat'tır."

Fransa'ya Lahey'de hukuk dersi verdi

Türk vapuru Bozkurt,  2 Ağustos 1926 tarihinde Ege denizinde Lotus adlı Fransız vapurunun çarpması sonucu battı. 8 Türk vatandaşı hayatını kaybetti. Bozkurt'un kaptanı ile Fransız gemisinin kaptanı İstanbul'da tutuklanınca uluslararası bir dava başladı. Fransa, tutuklama kararına itiraz ederek Fransız kaptanı Türkiye'nin tutuklama yetkisi olmadığını öne sürdü. Bunun üzerine Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'na başvuruldu, 1934 yılındaki Soyadı Kanunu ile Bozkurt soyadını alacak olan Mahmut Esat'ın Türkiye'yi savunduğu bu dava Türk tezinin kazanması ile sonuçlandı. Tarihe, "Bozkurt-Lotus Davası" olarak geçen davanın öncesini Mahmut Esat şöyle anlatır:

Bir gün Atatürk ve İnönü beni çağırdı. Meseleyi bir daha izah etmemi emrettiler. Anlattım ve sözlerimi şöyle tamamladım:

"Paşam, Lahey Adalet Divanına gidelim, kimin haklı olduğu meydana çıksın. Ben hakkımızdan eminim. Müsaade ederseniz davamızı ben müdafaa edeyim. Kaybedersem memlekete bir daha dönmem. Fakat kazanacağız. Hem Adalet Divanı önüne gitmeden Fransızların dediğini yapacak olursak Fransız Devletinin tehditleri karşısında boyun eğmiş olacağız, bu da onlara diğer meselelerde aynı tehditleri öne sürdürmek cesaretini verecektir. Halbuki Lahey Divanı'na gidersek davayı kaybetsek dahi şeref ve haysiyetimiz zedelenmez. Zira milletlerarası bir mahkemenin hükmüne uymak şerefsizlik değil, bilakis büyük şereftir."

Bu sözler üzerine Atatürk bana "Güle güle git kazanacaksın, kazanmasan da memleket seni bağrına basacaktır" diye karşılık verdi.

Hitabevi Yayınları Tel:(0312) 435 55 66

Kaynak Yeniçağ: Atatürk'ün unutulmaz Adalet Bakanı Bozkurt

Bu haber 618 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum