Allah ile Arayı Düzeltmek - Yazan: Mehmet Kurtoğlu

Allah ile Arayı Düzeltmek - Yazan: Mehmet Kurtoğlu
10 Ağustos 2020 - 15:08

Bana “Allahla aranı düzelt” diyorlar. Ben hiç bir zaman Allahla aramı bozmadım ki. Ben Allah’ı namaz, oruç, hac, zekat kelime-i şehadet ile hatırlamıyorum. Onun şahdamarımdan bana daha yakın olduğunun idrakiyle yaşıyorum. İçimdeki Allah sevgisi namazdan daha çok yakınlaştırıyor beni ona. Aç ve yoksulların acılarını ve açlıklarını dert edindiğim için yılın her günü oruçlu gibiyim. Mekke’ye gitmekle hacı olanların tersine ben Kabe’yi gönlümde taşıyıp gittiğim yere götürüyorum. Yeryüzü Allahın mescidi ve yeryüzü benim mabedim. Nereye dönsen Allah orada! Zekat verecek servetim ve param hiçbir zaman olmadı ama ekmeğimi paylaştığım fakirler ve gönül zenginliğimi paylaştığım dostlarım her zaman oldu. Kelime-i şehadete gelince onu dilimle değil, eylemlerimle ortaya koydum. Allah’tan başka ilah olmadığını adaletsizliklere, eşitsizliklere, sömürüye, zülme hayır diyerek karşı durarak, gücüm nisbetinde isyan ederek dile getirdim. Buna rağmen halen bana Allah ile aranı iyi tut diyorlar. Benim Allahla ilişkimin boyutunu şekil ve ritüellerde arayanlar hayal kırıklığı yaşarlar. Benim onunla dostluğumda ne cami var ne mescit! Ne şeyh var ne Mürşit! Allah ile aramı sevgi ile iyi tutmaya çalışıyorum. “Birbirinizi sevmediğiniz müddetçe iman etmiş olamazsınız” diyen Allah başta olmak üzere herkesi seviyorum. Peki beni itham eden Zahit! sen Allah ile aranı ne denli iyi tutmaya çalışıyorsun? Sevebiliyormusun insanları? Hayvanları çiçekleri böcekleri… Ben sevaplarım kadar günahlarımı da seviyorum. Çünkü Allah’ın bağışlama sıfatını günahlarımda görüyorum….

Para ve mal hırsıyla geceleri uykusu kaçan, helal harama dikkat etmeden kazancını kitabına uyduran, merhamet nedir bilmeyen, bir çocuğun başını okşayıp şefkat göstermeyen, eşini ezip çocuklarına zülmeden, parayı ailesinden ve insanlardan çok seven! Sen ey kaba softa, ham yobaz! Allah ile aranı namazın düzeltebileceğini mi sanıyorsun? “Namaz müminin miracıdır” diyen Peygamberin işaret ettiği kıstasta kaç defa gerçek anlamda namaz kıldın? Kaç defa namazda iken Mirac’a çıktın? Allah’ı iliklerinde damarlarında kaç defa hissettin? Namaz Allah’la arayı iyi etme değil, Allah’a hergün iyi insan olduğuna dair tekmil vermektir. Onunla hemhal olmaktır… Açın halini içselleştirmeden aç kalmayı oruç tutmak mı sanıyorsun ey Zahit! Cimriğin zenginliği, zenginliğin cimriliği beslediği ortada iken çoluk çocukların, fakir fukaranın boğazından kesip biriktirdiğin paralarla verdiğin zekatın sana sevap kazandırdığını mı düşünüyorsun? Komşun aç iken tok yatmak ne zamandan beri müslümanlık sayıldı? Hacca gidip Allah’ın evini ziyaret edip Say ve Merve arasında yedi defa gidip gelmek, şeytanı taşlayıp Arafatta yakarmak ile hacı olduğunu mu sanıyorsun? Say ve Merve arasında gidip gelirken Hacer’in yalnızlığını, aç susuz ve çaresizliğini hiç düşündün mü? Ya İsmail’in bir bebe olarak susuzluktan gözyaşı döküp topuğunu kızgın toprağa vurduğunu? Tövbe etmekle, hacı olmakla kul hakkının affedileceğini mi sanıyorsun? Yükseleceğin makamlar, zenginlikler ve güzel kadınlar hayal ederek yaptığın duaların kabul edileceğini mi sanıyorsun? Dünya hırsının sana yaptıracağı dua bundan öte bir şey değildir! Ancak Hacer gibi yürekten yakararak istersen, İsmail gibi bir çocuk masumiyetiyle topuğunu yere vurursan zemzem gibi fışkıran abı hayata kavuşursun… Sonra şeytanı taşlarken sembolik bu ritüelin gerçekte ilahlaştırdığın kibir, taptığın dünya hayatı ve para olduğunu unutma. Üç yerde şeytanı taşlamak içindeki kötülükleri, şeytani hevesleri üç defa öldürmektir. Unutma içindeki şeytan büyürken, dışındaki taş yığınını sakın şeytan sanıp taşlama! Taşa taş atmanın bir anlamı yoktur! Şeytanı dışında değil, içinde ara ve onu taşlayarak öldür! Ey zahit! Benim Allahla aram her zaman iyi çünkü ben aramı hiç bir zaman bozmadım ki? Onun arzını terk etmeden isyan edemeyeceğimi, onun rızasını almadan bir gül dahi deremeyeceğimin farkındayım. Sonra Allah’a o kadar yakınım ki Hallac gibi aşkın, Hayyam gibi zındık halimle kapısında bekliyorum. Horasan köpekleri gibi verdiğinde şükür vermediğinde sabır etmiyorum. Verdiğine de vermediğne de şükrediyorum. Narı ve nuruyla seviyorum. İsyan diye suçladığın sözlerim naz makamında söylenmiş sözlerdir. Benim naz makamı da söylediğim sözler senin yakarışlarından daha içten daha samimidir. Peki sen, ey zahit! Bu söylediklerimin kaçının idrakindesin? Ve neden beni namaz kılmadığım için yargılar, Allah ile aramın iyi olmadığını söylesin?

Kaynak: https://kafkassam.com/


Bu haber 297 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum