Bugun...


Yeni eğitim sistemi nasıl olacak? Ziya Selçuk'tan yeni eğitim sistemi açıklaması
Yeni eğitim sistemi 2019 yılında nasıl olacak? Liselerde yeni bir dönem başlıyor. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, Ortaöğretimde yeni modeli bugün kamuoyuna açıklayacak. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un yarın tanıtacağı yeni ortaöğretim modeliyle liselerde "reform" niteliğinde uygulamalar hayata geçirilecek. Buna göre, yeni lise sistemi ilk olarak 2020-2021 eğitim öğretim yılında 9'uncu sınıflardan başlayacak ve kademeli bir geçiş süreci olacak.

Yeni eğitim sistemi nasıl olacak? Ziya Selçuk'tan yeni eğitim sistemi açıklaması
+ -

Yeni eğitim sisteminin 2019 yılında nasıl olacağı merak ediliyor. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un yarın tanıtacağı yeni ortaöğretim modeliyle liselerde "reform" niteliğinde uygulamalar hayata geçirilecek. Buna göre, yeni lise sistemi ilk olarak 2020-2021 eğitim öğretim yılında 9'uncu sınıflardan başlayacak ve kademeli bir geçiş süreci olacak. Yeni sistemde ders sayısı 9. Sınıfta sekize, 10. sınıfta ve 11. sınıfta dokuza, 12. sınıfta ise yediye düşürülecek. Bakan Selçuk açıklamasında, “Soru çözmek ayrı bir şey sorun çözmek ayrı bir şey. Belli şablonları belirleyerek soru çözebilirler ama bunu çözerken neden böyle davranıldığını anlamakta zorlanabilirler. Bir çocuğun soru ile sorunu ayırt etmesi şart.” İfadelerine yer verdi. 

BİLGİ KURAMI DERSİ NEDİR? TIKLAYINIZ

ZİYA SELÇUK YENİ SİSTEMİ AÇIKLADI

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un açıklamasından bazı satırbaşları:

''Acele etmiyoruz, acele edersek çözümlemelerimiz daha sonra problem olur.

Sınıfta öğretmenleri güçlendirmeden bu tasarımın hayata geçmesi mümkün değil, bu konuyla ilgili çalışmalar var.

Çocuklarımızı 2035'lere hazırlıyoruz, zamanın ruhuna uymak zorundayız.

Sistemlerin birbiriyle irtibatı alınmadan değişiklik yapılmayacak kararına varmıştık.

Biz acele etmiyoruz. Acele edersek mevcut problemlerimiz artarak devam eder.

Bütün bunları milli birlik ve benlik ülküsü içinde ele almak zorundayız. Evrensel olduğu kadar yerel değerleri, bu toprakların, bu coğrafyanın değerlerini barındırmalı.

Çocuklarımıza bir özgeçmişten söz etmiyor bir öz gelecek yazmaktan söz ediyoruz.

5 milyon öğrencimizin şu sorusunu duyduk: Siz bizi neye hazırlıyorsunuz? Biz de bu sorunun cevabını vermek istiyoruz. Biz bu sorunun cevabını vermezsek neyle karşılaşacağımız son derece kritik.

Öğretmenler de öğrenciler de öğrendiklerini içselleştiremiyor diyor.

Önümüzde bir çağ var çok fraklı bir çağ geliyor. Tekillik dediğimiz bir çağ geliyor. Biyolojik, dijital fiziksel çağ geliyor. Beynimize damarlarımızda robotların dolaştığı bir başka çağa doğru gidiyoruz.

Neden başka ülkelerde 6-7 ders varken bide 16-17 ders vardı? Laboratuvarların artırılması, teorik matematik değil uygulamalarla karşılaşması son derece önemli.

Bizim bütün derslerimiz belirli disiplinle yürüdüğü için. Bütün bunları parça parça ayrık bir vaziyette almak çocukların zihninde bütünlük oluşmuyor.

Kavram üzerinden disiplinler üstü bir eğitime gitmemiz gerekiyor.

DERS SAYILARI AZALIYOR

Ders sayıları azalıyor. 9’uncu sınıflarda 15-16 dersten söz ederken, sekiz dersten söz ediyoruz. 10'uncu sınıflarda 10 ders olacak.

Anne babalar da soruyor. Çocuklar sabahtan akşama kadar soru soruyor peki günlük yaşamda sorunlarla karşılacına neden şaşırıp kalıyorlar. Çocuklarımız belirli şablonlara uygun olarak ezbere dayalı olarak soruları çözebilir. Gençlerin bu soruları çözerken anlamının ne olduğunu, niçin o şekilde olduğunu anlamaları gerekiyor. Soru çözmek ile sorun çözmeyi ayırarak işe başlamalıyız. Peki bu çocuklar sosyal duygusal becerileri nasıl elde edecekler, bunun için ne planlanıyor?

Çocukların hayal edebilmesi için hayatta toplumsal katkıya sağlamaları için (HEY) ile ulaşmak istediğimiz tasarım beceri atolyöleri daha ilkokuldan itibaren birçok atölyede yüzlerce binlerce denediği bazı süreçleri lisede devam ettirerek sürdürmesi istiyoruz.

Sanatla sporla ilgilenmesi gerekiyor çocuklarımızın. Yıllarca odalara kapanarak soru soran çocuklar için farklı beklentiler var. çocuk topluma hizmet etmiyor, hayvanlara yardım etmiyorsa yoldan geçen birinin ayağına değecek taşı kaldırmıyorsa toplumla entegre olmuyor demektir. Çocukların tecrübe kazanarak bir yere ulaşmasını çok önemsiyoruz.

Öğretmenler de çocukların lise sonlarına geldiği halde hangi mesleği seçeceğini bilmiyor diyor. Bunun için çocuğun kendisiyle buluşacağı bir sistem gerekiyor. Çocuklar, ilgisi ve yeteneğine uygun dersler alabilmeli.

TASARIM BECERİ ATÖLYELERİYLE ÇOCUĞUN YETENEĞİ ÖLÇÜLECEK

Çocuğun yeteneğini, kişiliğini ölçeceğiz. Kişisel kariyer rehberliği elbette mümkün olacak. Tasarı ve beceri atölyelerinde yeteneğinin ne yöne olduğunu görecek testlerle de bunlar tespit edilecek.

Eğitimciler, "Sınav odaklı sistem nasıl değişecek?" diyor. Bu bir kağıt, kalem, bilgi yapmak gibi bir şey değil. Bizim bir 300 yıllık maarif davamız var. Neden eğitim sistemi değişmiyor ya da sık sık değişyor deniyor. Önemli olan ne yaptığını bilmek. Biz çok büyük bir gökdelen inşa ediyoruz. Onun elektrik sistemi şu, statiği bu, mimarisi şu diyoruz. Bunun için zamana ihtiyacımız var. Hemen yapamayız, Toplum istese de yapamayız. Öğretmene yatırım yapmadan, içeriğe yatırım yapmadan değişim yapamayız.

Gömleğin ilk düğmesi diyeceğimiz eğitimde, sistem kavramı önemli. Çocuktan inekten söz ettiğimizde o da bir sistem diyebilmeliyiz. Çocuğun etrafında gördüğü her şeyin bir sistem olduğunu öğretmeliyiz. Yani bir sistemin bir parçası olduğunu öğretmeliyiz.

Bilgi kuramı dünyada birçok ülkede var. Bizim bilgiye ilişkimizi yenilememiz lazım. "Ne?" sorusuyla çok ilgileniyoruz. Çocuk bunun cevaplarını öğrenince sınavda başarılı oluyor. Ama bu muavvakiyet değil. Öğrendiği şeyin ona yardımcı olması demek. Ne sorusunun yanı sıra ne ve nasıl öğrendin, ne biliyorsun. Nasıl bildiğini nasıl biliyorsun? sorularının da yanıtlarını bilmeli.

Tasarım odaklı düşünme çocukların planlama, kurgu yapabilme, hayalini bir tasavvurla ilişkilendirmeye imkân sağlıyor. Bunun için temel metodolojinin gözden geçirilmesi gerekiyor.

EĞİTİMİ BİRBİRİYLE İLİŞKİLENDİRECEĞİZ

1-8’i de planlıyoruz. Bütün eğitimi birbiriyle ilişkilendireceğiz. Yükseköğretim kurumlarından sorular geliyor. Her yıl yüz binlerce öğrenci kazandığı bölümden mutsuz olup yeniden sınava giriyor. Bu soru cevaplandırılabilir mi, elbette cevaplandırılabilir. Bunun için okulun profilinin belirlenmesi, kariyer planlaması, yönlendirme gerekiyor. Bütün bunları yapabilir miyiz, yapabiliriz. Kişisel e-Rehberlik, portfolyo hazırlanması... Bütün bunları hemen devreye sokabiliriz.

Sadece ders çizelgesi değişikliği değil. Taksonomi ve uluslararası derecelendirmeyi program değiştirmeyi gerektiren bir değişim bu. Bu Türkiye'nin ekonomisinin gelecekte nasıl olması gerektiğiyle ilgili. İş insanları, üniversiteye giremeyen lise mezunlarla niye buluşamıyoruz. Yani lise mezunları ne yapar hayatta?. Meslek liseleriyle ilgili aylardır çalışmalarımız var. Bu işverenlerle sektörle çalışmalarımızın sonucu. Lisede sertifika programlarını öne çıkarmamızın anlamı var. Bir çocuğun ulusal ya da uluslararası seviyede sertifika sahibi olursa, akredite bir kurum sertifikalandırırsa bunları kullanarak kısmi zamanlı ya da farklı şekilde çalışabilmelerine imkân sağlamak istiyoruz. Pilot çalışmalarımız birkaç aydır sürüyor.

Bu sertifika programları sadece okulun içinde mi alınmalı hayır, uzaktan eğitimle de bu sertifikalar alınabilir. Çocuğun biriktirdiği portfolyo da önemli. Çocuk ilkokuldan lise bitirene kadar birçok çalışma yapıyor ama bunları gösteren bir dosya yok. Hazırladık, yazılım altyapısı bitti. Pilot çalışmalar sürüyor.

SINAV BASKISI AZALACAK

Gençlerimiz de soruyor. Çok farklı alanlarda; fen liselerinde, imam hatiplerde, mesleki teknik okullarda okuyan gençlerin eleştirilerini aldık. Bize, "Tamam çok güzel ama üniversite sınavı böyleyken ne olacak?" dediler. Türkiye, okullar arasındaki imkân farklılıkları fazla ülke. Biz bu farkı azaltırsak sınavın baskısı azalacak. Özellikle mesleki teknik eğitime yatırımlarımızla, bu sistemin daha esnek olmasına katkı sağlıyoruz. Ne bekliyoruz sınavın baskısını azaltarak? Sınav amaç haline gelmeyecek araç olacak. Bunun için zamana ihtiyacımız var. Çünkü ciddi parasal yatırıma ihtiyacımız var.

YENİ SİSTEM 2024'E DENK GELİYOR

Bu ortaöğretim tasarımına uygun bir yükseköğretim sınavı nasıl yapılır, ortaöğretimde sınavlar nasıl olmalı. Bunun için çalışıyoruz. Yeni sistem 2024’e denk geliyor. O zamana gelmeden önce bunu netleştireceğiz. Kendimize sorduk. Bunun nasıl tek bir parça halinde bütünleştireceğiz. Asıl zaman alan bu. Biz akademik gelişimi çok önemsiyoruz. Disiplinler üstü çalışmaları çok önemsiyoruz. Örneğin doğa bilimleri, sosyal bilimler gibi bütünleşik mantıkla ders almasını çok istiyoruz. Aynı zamanda duygusal ve bilişsel gelişimi önemsiyoruz.

Burada 10 ve 11'inci sınıf çok önemli. Bilgi kuramı burada devreye görüyor.

9, 10 ve 11'inci sınıflarda haziran aylarında çocukların yıl içinde öğrendiklerini projelendirmeleri, yani hasat haftası ayı gibi bir dönem istiyoruz. Bunu şu anda birçok okul yapıyor. Ama tüm okulları kapsayacak bir hasat dönemi istiyoruz.

Biz burayı üniversiteye hazırlanma dönemi olarak görüyoruz. Burada ortak dersler ve ayrıca seçmeli dersler olacak. Proje, portfolyo çalışmaları yapılacak. Bunun için altyapı eksikliklerimizi, öğretmen eğitimiyle ilgili mesafeyi öğrenme ortamına ait yatırımları yapmalıyız. Gençlerimiz dünyadaki diğer öğrenciler ne yapıyorsa fazlasıyla yapar yeter ki engellemeyelim, imkân sağlayalım. 10 ve 11 sınıfın dersleri seçmeli olacak ve belirli gruplardan belirli sayıda dersler seçilebilecek. İlgi alanları ve gelecekte yapmak istedikleri meslekle ilgili eğitim alacaklar.

12'NCİ SINIF ÇOK ÖNEMLİ

Asıl 12'nci sınıf çok önemli. Kariyer dersi dediğimiz, yükseköğretime hazırlamak dersleri devreye giriyor. Matematik Uygulamar, biyoteknoloji, yapay, zeka, davranışsal ekonomi, hukuk... Bu dersler bizim icat ettiğimiz dersler değil. Belli başlı ülkelerde verilen sıradan dersler olarak veriyorlar."

Ziya Selçuk, “Ders seçimiyle ilgili bir örnek yapalım” diyerek salondan iki öğrenciyi davet etti. Öğrenciler, ders seçimi robotu aracılığıyla ders seçimi yaptı.

YENİ EĞİTİM SİSTEMİ NASIL OLACAK?

İşte eğitimde yeni sistemin ayrıntıları:

1. Ders sayısı azalıyor.

2. Liselere Kariyer Ofisleri geliyor.

3. 12. Sınıflarda Ders saatleri azaltılıp destek çalışmaları geliyor.

4. Her öğrenci üniversitedeki gibi kendi istediği dersleri seçebiliyor.

5. Yeni lise sistemi ilk olarak 2020-21 yılında 9.sınıflardan başlıyor. Kademeli geçiş olacak.

6. Bilgi Kuramı zorunlu ders haline geliyor.

7. Yaparak uygulayarak öğrenme ağırlık kazanıyor.

8. 12.sınıfta çok enteresan yenilikçi dersler geliyor.

9.12'nci sınıflarda ders saatlerinin azaltılarak destek çalışmalarının getirilmesinin de planlandığı modelde, her öğrenci üniversitedeki gibi kendi istediği dersleri seçebilecek.

10.Derslerde yaparak, uygulayarak öğrenme ağırlık kazanacakken özellikle 12'nci sınıflar için yenilikçi dersler getirilecek.
Haziran ayında ders yerine "yaşam becerileri" etkinlikleri yapılacak
 
11.Yeni modele göre ayrıca öğrencilerin her alandan ders alabileceği dengeli bir ders çizelgesi oluşturulacak. Haziran aylarında dersler yerine proje sunumları, portfolyo hazırlıkları gibi yaşam becerileri etkinlikleri gerçekleştirilecek.

12.Ortaöğretimde yeni modele ilişkin detaylar, yarın Bakan Selçuk tarafından açıklanacak.

YENİ EĞİTİM SİSTEMİ NE ZAMAN AÇIKLANACAK?

Yeni eğitim sistemi 18 Mayıs tarihinde açıklanacak.

OKULLAR NE ZAMAN TATİL OLACAK?
Milli Eğitim Bakanı Selçuk, "18-22 Kasım 2019'da ilk ara tatil yapılacak. 6-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek. Ara tatillerde bir ana tema başlığı altında bilim, kültür, sanat, spor, gezi, fuar gibi etkinlikler planlanacak." açıklamasını yaptı.

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: "Yapılandırılmış ara tatillerde çocuklara ve öğretmenlere dinlenme ve etkinliklere katılım imkanı sunulacak" dedi. 

YENİ EĞİTİM TAKVİMİ
• 2019-2020 eğitim öğretim yılı 9 Eylül 2019’da başlayacak.
• 18-22 Kasım 2019’da ilk ara tatil yapılacak.
(Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün)
• 25 Kasım’dan 17 Ocak’a kadar birinci dönem devam edecek.
• Yarıyıl tatili 20-31 Ocak 2020 tarihleri arasında olacak.
(Hafta sonu tatilleri ile birlikte 16 gün)
• İkinci yarıyıl eğitim-öğretim dönemi 3 Şubat 2020’de başlayacak.
• 06-10 Nisan 2020 tarihleri arasında ikinci ara tatil verilecek.
(Hafta sonu tatilleri ile birlikte 9 gün)
• 13 Nisan’da başlayacak ikinci dönemin ikinci yarısı 19 Haziran’da tamamlanarak 11 haftalık yaz tatiline girilecek.

 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI