Bugun...
Yansıma


Nihan BALLI
 
 

Yansıma

Daha önce lisansta ödev olarak seçtiğim Yansıma serisini çok beğenip okunulmaya değer bulmuştum. Ödevimde bu romanlardaki kadın karakterleri ve romana etkilerini incelemiştim. İnceleme ve eleştiri yazmaya ilk onlarla başladığım söylenebilir. Yansıma roman serisi, fantastik türe giriyor. Bu tür benzeri başka roman türleriyle karıştırılabilen ve onlardan  ince bir çizgi ile ayrılan bir türdür. Todorov’a göre fantastik romanı fantastik kılan özellik, gerçek ve yanılsama arasında oluşan gelgittir. Bu kararsızlık ve arada kalma, fantastiği oluşturur. Ayaklarınız realiteye basılıyken elleriniz gerçek üstüne tutunur. Bu yüzden benim en sevdiğim türlerden birisidir. Onu bilimkurgu türünden ayıran en önemli özellik de budur.
  
Türk edebiyatındaki ilk fantastik yazın örneği Giritli Aziz Efendi'ye ait olan Muhayyelât-ı Aziz Efendi’nin yayınlanması 1769’u bulmuştur. Daha sonra onu, Ahmet Mithat Efendi'nin Çengi,  Şehbenderzade Filibeli Ahmet Hilmi’nin A’mâk-ı Hayâl, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Gulyabani,  Peyami Safa’nın Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, Nazlı Eray’ın Arzu Sapağında İnecek Var, Orphée, Yıldızlar Mektup Yazar,  Ay Falcısı, Uyku İstasyonu, Deniz Kenarında Pazartesi, İmparator Çay Bahçesi, Pasifik Günleri,  Şık Papağan Barı, Örümceğin Kitabı, Elyazması Rüyalar, Ayışığı Sofrası, Latife Tekin’in Sevgili Arsız Ölüm, İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası, Kitabü-l Hiyel, Efrâsiyâb’ın Hikâyeleri, Sadık Yemni’nin Muska, Öte Yer, Alev Alatlı’nın Schrödinger’in Kedisi 1. Kitap: Kâbus, Barış Müstecaplıoğlu’nun Perg Efsaneleri gibi romanlar izlemektedir. 

Yansıma, bir çok yönüyle fanstastik türünde ele alınabilir.  Roman, içerisinde folklorik motifleri de barındırır. Kahraman Hande'nin karşılaştığı canavarlardan biri "Karakoncolos"tur. Bir önceki "alkarısı-samara" ilişkisi kurduğum sinema filminin aksine bu romanda karakoncolos doğru yansıtılmıştır. Bu yönüyle folklorik motifleri aktarımı açısından başarılıdır.
  
Roman, psiko-nevroz hastası Hande Nüvit’in editörlüğünü yaptığı Yansıma romanını okuması ve romanın içine girmesiyle başlar. Romanın içine girdiği ve yaşadığı ülkenin adı "Lande"dir. Hande orada  Nadven isimli “Yansıma” roman kahramanı ile tanışır, aşk yaşar. Romanın ilk serisi Yansıma: Lande, Hande’nin Lande’deki ve İstanbul’daki hayatı arasında gidiş gelişleri arasında geçen bir macerayı anlatır. Roman boyunca yaşanan olayların gerçek mi yoksa bir psiko-nevroz hastası bir kızın yanılsaması mı olduğu konusunda yaşanan tereddüt, eseri Todorov’un tanımına göre tam anlamıyla fantastik kategorisine sokar. Romanın yazarı Deniz Erbulak, ayağını sağlam bir zemine dayamakta ve Hande Nüvit’in hastalığından güç almaktadır.  Roman Hande’nin hayal-gerçek algısı üzerinde fantastik bir dünya kurmuştur.

Örselenmiş bir genç kızın kendisi olabilme şansını yakaladığında, yakaladığı şey hayal bile olsa ona sımsıkı tutunduğunu, deliliğini bağrına bastığını görürüz. Kahraman Hande Nüvit, kabul görülmediği için yalnız kalmış yalnızlığı dostunu da düşmanını da kendisinin yaratmasına sebep olmuştur. Dostu hayali arkadaşı İris, düşmanı kafasının içindeki sestir. Hande, romanın ilerleyişinde giyim kuşam ve tarz değişikliğine gider, kendisini sıradanlaştırır. Bu sıradanlaşma, kendi karakterini kaybetmesi, asıl ait olduğu ortamda kabul görülmediğinin ve oradan vazgeçişinin yansıması olarak değerlendirilebilir. Ruhuna hitap eden tek mekanın İstiklal olması ve İstiklal’i Lande ile özdeşleştirmesi, onun kendisinin nereye ait olduğunu daha net gözler önüne serer. Ayrıca romanda Landeli bir kadın olan Penale'nin kader inancı romanın ismi hakkında fikir sahibi olmamızı sağlar. Penale kaderin her gece üstlerine yansınığına inanır. Romanın içindeki Yansıma romanının kaderin bir yansıması olduğuna inanır. Yansıma isminin buradan geldiğini düşünmekteyim.

. Daha önce Türk kadın yazarlara karşı önyargılıydım. Çünkü bence iyi bir yazarın ismini okumadan romanı okuduğumuzda cinsiyetini zihnimizde belirlememeliyiz fakat kadın yazarlarının en büyük hatası kadın olduklarının cümlelerinden tahmin edilebilir olmasıdır.. Yansıma'nın yazarı Deniz Erbulak bunu başarmış bir kadın romancı... İzmir kitap fuarında kendisiyle tanışma fırsatı bulmuştum. Romanlarının kokusunu ve esintisini üzerinde taşıyan, fantastik bir kahraman görünümünde hoş bir kadındı... 

Yansıma romanları serisi okuyucuyu bir yanıyla tekinsiz, sihirli bir yolculuğa çıkarırken diğer taraftan güzel bir aşk sunuyor. Ben okurken Miyazaki'nin filmlerinden birisinde gezindiğimi hissettim. Seri Yansıma - Lande ile başlıyor ve Yansıma - Luda Kuka, Yansıma - Nadven olarak devam ediyor. Fantastik roman seviyorsanız ya da benim gibi kadın yazarlara karşı önyargılı yaklaşıyorsanız bu romanları mutlaka okumalısınız.





Reklam

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI