Bugun...
DÜŞÜNCE DÜNYAMIZDAN III


Muammer AZMAK
 
 

DÜŞÜNCE DÜNYAMIZDAN III

Anlatıcının çabalarının tamamı neredeyse dinleyicinin veya okuyucunun zihninde ve gözünde canlandırmasını sağlayabilmektir. Nesnelerin ya da varlıkların ayırt edici özellikleriyle, adeta kelimelerle resim yaparcasına, göz önüne getirilmesi, tasviri bir anlatımın baş belirtisidir. Gözlem, betimleme de temel esastır, anlatıcı kendi bakış açısıyla, kendi değerlendirmesiyle, görüşü ile sade, açık, anlaşılır bir dil kullanarak canlandırmayı, göz önüne getirtmeyi, anlatı yoluyla sağlama becerisidir. Tasviri anlatımın temel ilkelerinden biri isim soylu kelimelerin fiil soylu kelimelerden daha ziyade tercih edilmesidir zannımca, çünkü sözcüklerin oluşturduğu tablonun renklendiricisi birden fazla olan isim soylu kelimelerdir. Zaman olgusu tasviri anlatım içinde durağan bir yapı gösterir, çünkü adeta fotoğraf çekmek gibidir. Anı sabitlemektir ki işlem sonrası devinim devam eder. Betimleme o durgun olanı kelimelerle izah eylemektir.

Yaşanmış bir olayın karşısındakine yazı veya söz marifetiyle anlatılması, dinleyiciye ve okuma eylemini gerçekleştirenlere öykülenmesi ya da eskilerin deyişiyle tahkiye edilmesidir. Hikâye edilmesi sırasında kişi ve vakaların belli bir yerde, belli bir zamanda, geçmesi esas kabul edilir. Yaşanılan bir zamanın içinde akıp giden ırmak misali takdim edilir. Hareket halinde olmanın merakı kamçılayan bir öge olmaktan öte sınırlı vakit aralığında cereyan eden hadiselere ışık tutan film özelliğindedir. Olayların iç içe geçişleri, geriye dönüşler, kahramanların ilişkileri, olay örgüsü ve benzeri unsurlar anlatıcının elini kuvvetlendirir. Anlatımı güçlü kılan sebepler olarak sıralanır. Olmuş ya da olması mümkün olayların etrafında kurgulanır.

Yazılı veya sözlü anlatımın maksadı eğer okuyucu ve dinleyiciyi aydınlatma faaliyeti olarak icra ediliyorsa ya da bilgi vermeye matuf bir özellik sergiliyorsa o anlatım bilgilendirmek arzusuyla yapılmasından dolayı açıklamadır. Açıklayıcı anlatımın derdi bir bilinmeyeni bildirmek ve o bilinmeyeni bilinir kılmak ve hususiyetlerini dile getirmektir. Bu vesileyle karşı tarafa malumat vermek için açık, sade, anlaşılır bir dil ile duygularına yer vermeden salt bir bilgi aktarımında bulunur. Ve anlatımda nesnellik ağır basar. Açıklamaların tamamı bilinmeyen olarak kabul edileni tanıtmak, tanımlamak ve muhatapları bilgi sahibi kılmak içindir.

Anlatıcının kendine ait olan doğrularını okuyucuya veya dinleyiciye inandırmak çabalarının bir ürünü olarak ortaya çıkmış sonralarında kendi gibi düşündürmeye yönlendirmekte kullanılmış bir anlatım tekniğinin adıdır tartışma. Zaman zaman kastı aşan tanımlamalara muhatap edilmesi kendi masumiyetini ortadan kaldırmaz. Amaç yanlış düşünceyi çürütmek kendinin temellendirmesini kabul ettirmektir. Karşıt kabul edilen düşüncelerin zayıf ve eksik, kusurlu taraflarını gözler önüne sermektir. Bu yöntemde eleştirilecek düşünce zayıflatılarak önceden söylenir ardından doğruluğuna inanılan fikir söylenerek ikna yoluna gidilir.

Çeşitli amaçlara yönelerek yapılan anlatımların tesir edici olmasını sağlamak için çeşitli teknik ve yöntemlerden istifade edildiği malumunuzdur. İşte anlatımı güçlü kılmak okuyucu veya dinleyici nezdinde etkin kılmak adına müracaat edilen yöntemlere anlatım biçimleri diğer adı ile anlatım türleri veya anlatım çeşitleri denilmektedir. Anlatım biçimleri, iletilecek mesajın en etkili biçimde aktarılmasını sağlar. Bizde sizinle bu konudaki düşüncelerimizi paylaşmanın yararlı olacağı fikriyle yola devam dedik.

Muammer AZMAK

20/03/2020 



Bu yazı 736 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI