Bugun...
ATATÜRK VE ÇOCUKLAR


M Yavuz ELBİRLER
m.yavuzelbirler@hotmail.com
 
 

ATATÜRK VE ÇOCUKLAR (2)
Sözlerinden ve anılarda yazılanlardan anlıyoruz ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk çocukları çok sever onlara özel bir önem verirdi. . Onun dilinde ve gönlün de çocuk, sevgi, gelecek demekti. Sevdiklerine, hangi yaşta olursa olsunlar, “çocuk” diye seslenirdi. Görüyor ve inanıyoruz ki Türk yavruları onun öz çocukları gibiydi.
Gelin çocuklar ile ilgili anılarını birlikte okuyalım.
Atatürk,. bir sabah Çankaya sırtlarında arkadaşlarıyla gezmekte iken yanlarına sokulan bir çocuğu yanına çağırır. Gülümseyerek sorar:
-Adın ne senin bakayım?
- Cemil
- Çankaya’da mı oturuyorsun?
- Yok. Ayrancı’da
-Mektebe gidiyor musun?
Çocuk başını öne doğru hızla eğdi
-E… Ne okuyorsun mektepte?
-Her bir şey okuyoruz.
-Peki ben kimim Cemil?
-Sen Gazi Paşasın.
Gülümser Atatürk,.
- Olmadı . Cemil ben senin Gazi Paşa değilim. Beni benzettin sen.
- Yok benzetmedim iyi biliyorum, sen Gazi Paşasın.
-Nereden biliyorsun?
Çocuk kendinden emin bir tavırla.
-Çünkü, der, sana hiç kimse benzemez…
Çocukla bir süre daha konuştuktan sonra yoluna devam ederken yanındakilere döner ve şöyle der:
- Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkamda kalmayacak.

Konuyla ilgili yani Atatürk’ün çocuklara karşı ilgi ve sevgisine işaret eden yaşanmış bir diğer hadise de şöyledir:

Çankaya’da o zamanki Hariciye Vekili Tevfik Rüştü Aras’ın evinde verilen bir davet de, misafirlerden bir ailenin 3-4 yaşlarında bir çocuğu da bulunmaktadır.. 
Atatürk, salkımıyla kurutulmuş bir kutu üzümden bir kaç tane yedikten sonra çocuğa dönerek:

- Al bakalım sen de ye!.. der.
Çocuk gayet rahat bir tavırla,
-Ben sevmem sen kendin ye!
Diyerek cevap verir.
Çocuğun annesi ve babası mahcup bir vaziyette çocuğa salkımı aldırmaya çalışıyorlar ise de, çocuk şımarık bir eda ile almamakta ısrar eder.
O'nun bu tavrı üzerine Atatürk çocuğa üzümü yedirmekten vazgeçerek uzattığı üzümü kendi ağzına atar.
. Çocuk bu sefer kızarak:

-Aman canın isterse!…
Der.
. Atatürk yine kızmaz ve gülerek:
- Ayol , dedi onu ben sana söyleyecektim. der.

Bu sahneyi seyreden Adliye Vekili Mahmut Esat beyin;
-Paşam, huzurunuzda bu şekilde sizinle konuşacak cihanda kimseyi tasavvur edemezdim. Demek ancak bir insan çocukluk çağında iken Reisicumhura bile hükmedebiliyormuş.
Demesi üzerine, gülerek şöyle cevap verir:

-Bugün bir hiç gibi gördüğün bu çocuk belki de yarının en büyük kahramanıdır. Onun için her kim olursa olsun istediği şekilde konuşmakta serbesttir

Hasan Rıza Soyak anlatıyor:
Bir gün yanına girdiğim zaman, onu (Ülkü’yü) yine büyük adamın kucağında bulmuştum; şakalaşıyorlardı. Çocuk katıla katıla gülerek onun altın saçlarını çekiyor, burnuna yapışıyor, ara sıra yumak elleriyle yüzüne küçük küçük tokatlar indiriyordu.
O da çocuklaşmış gibiydi; bir yandan kahkahalarla gülüyor, bir yandan da güya başını korumaya çalışıyordu.
Bir aralık bana baktı, gök parçası gözleri sevgi ve neşeden ışıl ışıldı:
-“Çocukluk ne güzel şey.. Çocuklar ne sevimli, ne tatlı yaratıklar değil mi? En çok hoşuma giden halleri nedir bilir misin?.. Riyakârlık bilmemeleri, bütün istek ve duygularını içlerinden geldiği gibi açıklamaları” dediğini anlatan Soyak, anılarına şöyle devam etmektedir:
Başka bir gün çocuk terbiyesinden konuşuyordu, bu konudaki mütalâalarını izah etti:
"Çoğu ailelerin öteden beri çok kötü bir alışkanlıkları var; çocuklarını söyletmez ve dinlemezler. Zavallılar lâfa karışınca, sen büyüklerin konusuna karışma der, sustururlar. Ne kadar yanlış, hatta zararlı bir hareket. Halbuki tam tersine, çocukları serbestçe konuşmaya; düşündüklerini, duyduklarını olduğu gibi ifadeye teşvik etmelidirler; böylece hem hatalarını düzeltmeye imkân bulunur, hem de ileride yalancı ve riyakâr olmalarının önüne geçilir.
Kısacası, artık çocuklarımızı düşüncelerini hiç çekinmeden açıkça ifade etmeye, içten inandıklarını savunmaya, buna karşılık da, başkalarının samimî düşüncelerine saygı beslemeye artık alıştırmalıyız. Aynı zamanda onların temiz yüreklerinde yurt, ulus, aile ve yurttaş sevgisiyle beraber doğruya, iyiye ve güzel şeylere karşı sevgi ve ilgi uyandırmaya çalışmalıyız. Bence bunlar, çocuk terbiyesinde ana kucağından, en yüksek eğitim ocağına kadar her yerde, her zaman üzerinde durulacak önemli noktalardır. Ancak bu suretledir ki, çocuklarımız memlekete yararlı bir vatandaş ve mükemmel birer insan olurlar."

Selam ve Dua İle !..



Bu yazı 19 defa okunmuştur.

YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI