Bugun...
HUKUK’UN OLMADIĞI YERDE ÇERNOBİL FELAKETİ YAŞANIR


Fuat YILMAZER
a.f.yilmazer@gmail.com
 
 

HUKUK’UN OLMADIĞI YERDE ÇERNOBİL FELAKETİ YAŞANIR.

            Çernobil insanlık ve tabiat için bir felakettir. Bu felaketin üzerinden yaklaşık 36 yıl geçmesine rağmen hala sıkıntısı ve sonuçları devam etmektedir.

Çernobil Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyetinin kuzeyinde Pripyat kenti yakınlarında bir yerdir.

Burada 4. Nolu Nükleer Santral vardı.  25-26 Nisan 1986 tarihinde buradaki nükleer Santral de patlama meydana geldi. Dokuz gün boyunca yangın devam etti. Patlama ve radyoaktif sızıntıdan onlarca kişi hayatını kaybetti, çevre tarumar oldu.

Esas felaket dünyanın önemli bir bölümünün radyoaktif maddeye maruz kalmasıdır. Ölüm, hastalanma ve kanser oranı artmıştır.

Hala felaketin sonuçları olumsuz anlamda devam etmektedir.

Bizde de özellikle Karadeniz bölgemizi olay yerine yakınlığı nedeniyle bu felaketten nasibini almıştır.

                                                                      ***

            Hukuk, Adalet, akıl, İlim, ahlak olmadığı zaman o ülkede güzel şeylerin olmasını beklemek yanlıştır.

            Hukuk olmadan adalet, adalet olmadan da toplumda sulh ve sükûn sağlamak mümkün değildir.

            Hukuk ve adalet değerlerinin uygulanması noktasında dünya devletleri içinde çok gerilerdeyiz.

            M. Dueverger, “Hukukun etkisinin olmadığı yerde, kuvvetlinin hukuku geçerli olmaya başlar” der.

            Öyle ise insanın veya toplumun bulunduğu yerde “ hukuk, ilim ve akıl” mutlaka bulunmalıdır. Bunlardan birinin bulunmadığı yerde ilahi ve dünyevi nizamdan söz edilmesi mümkün olmaz.

            Türkiye’de uzun süredir hukukun uygulanabilirliği çok fazla gözükmemektedir.

            Hukukun uygulamadığı yerde de adaletten söz edilmesi inandırıcı olmaz.

            Bizdeki hukuk normlarının yeterince kullanılmadığı süre uzun yılları kapsar. Son zamanlarda bu çizgi hızlı bir şekilde olumsuz noktaya doğru inmektedir.

            12 Eylül İhtilalinde yapılan insan onuruna aykırı haksızlıkları hatırlamamak mümkün müdür.

            Suçlu deyip ceza vermek için hukukun adaletin dışında işlelerin yapılması,

            Sırf birini suçlu kabul etmek için akla ziyan davranışlar sergilenmesi,       

Reşit olmayan çocukları idam etmek gibi sadistçe bir düşüncenin eyleme geçirilip çocuk yaştaki gençlerimiz idam edilmesi,

            Suçları ispat edilmemiş onlarca insanın hapishanelerde yıllarca bırakılarak içerde ölmesi için imkân hazırlanması gibi,

                                                                     ***

            Yaşadığımız yıllarda da hukuksuzluk, adaletsizlik mevcut. İnsan hakları insan hakkı seviyesinde uygulanmıyor.

Zaman zaman hukukun ‘H’ sini, adaletin ‘A’ sını bile bulmakta zorlanmıyoruz.

Dün askere yapılanları unuttuk mu? 

Sarı kız, Ay ışığı, Ergenekon vs. davaları üretilerek insanlar yıllarca hapishanelerde yattı.

Sonra yanılmışız denilerek serbest bırakıldılar.

Sonuç ne oldu?

Haksızca hapis yatanların, suçsuz olduğu halde katlandığı cezanın hesabını kim verdi? Kim verecek?

Ailesinin çektiklerinin, mesleklerini kaybına sebep olan bu haksızlığın suçlusuna bir yaptırım uygulandı mı?

Adi suçlu tiplerinde de öyle. Suçlanarak hapishaneye tıkılanlar yok mu?

İnsanları suçlayanlar suçladıkları insanların suçluğunu ispatla mükelleftir.

İspatını yapma, kişiyi hürriyetinde alıkoy sonra öyle veya böyle suçsuzluğu ortaya çıkınca kusura bakma de gönder.

İnsan akılına ve vicdanına ters.

Bu haksızlığı bu bilgisizliği yapanlara herhangi bir yaptırım uygulanıyor mu? Hayır.

İnsanlar çektikleri ile kalıyorlar.

Hata yapanların hatasının cezasını ödemesi yok.

Peki, kamu vicdanının kanaması nasıl durdurulacak?

Taha Akyol bir yazısın da “Ekonomide 20 büyük ülke içindeyiz de hukuk ve adalette neden çok aşağılardayız?” Diyor.

Gerçekten de hukuk ve adalet açısından neden gerilerdeyiz?  Taha Akyol’un dediği gibi herkesin “Biz” demesinden mi kaynaklanıyor.  Erk’i elinde bulunduranlar elimizde bu güç varken lehimize olanları yapalım düşüncesi mi ağırlık kazanıyor..

12 Eylül zorbaları “Biz haklıyız “ diye mi tüm vatan evlatlarını işkenceden geçirdi ve bir kısmını katlettiler, yoksa birileri böyle yapılmasını istediği için mi?  Diye de sormadan edilmiyor.

Koflaşmış adalet, haysiyetsiz leşmiş ve ahlaksızlaşmış beyinler mi bu sonuca gitmemizi istiyor..

Unutmayalım; Çernobil milletler için bir felakettir,

Hukuk ve adaletin uygulanmaması da ondan daha önemli ve yankısı büyük bir felakettir.

 

           





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
YUKARI