Bugun...


TÜRK EDEBİYATINDAN EN SON OKUDUĞUNUZ KİTAP NEDİR?
EN SON TÜRK EDEBİYATINDAN NE OKUMUŞTUNUZ?

TÜRK EDEBİYATINDAN EN SON OKUDUĞUNUZ KİTAP NEDİR?
+ -

KÜTÜPHANELER VE YAYIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN, TÜRK EDEBİYATININ YURT DIŞINDA TANITILMASI İÇİN ÇEVİRİ DESTEĞİ VERDİĞİNİ BİLİYOR MUSUNUZ?

Türkçenin uzun tarihi düşünüldüğü zaman seçkin ve zengin bir Türk edebiyatının olduğu görülecektir. Türkçe, aslında çeşitli dillerle kelime alışverişinde bulunmuş nadir büyük dillerden biridir. Balkanlar’dan Avrupa’ya, Avustralya’dan Amerika’ya, Çin’den Adriyatik kıyılarına varıncaya dek, Türkçenin geniş bir sahada konuşulduğu ve etkileşim içinde olduğu görülüyor. 

 Mesela Balkan dillerinde binlerce Türkçe kelimenin varlığı bu etkinin derinliğini gösteriyor. Sırpça, Hırvatça, Boşnakça, Arnavutça, Rumence, Bulgarca ve Yunancada binlerce Türkçe kelime bulunduğu bizzat Balkanlı araştırmacılarca ortaya konulmuştur.  Abdullah Škaljic’in 1966 yılında yayımlanan Sırpça ve Hırvatçada Bulunan Türkçe Kelimeler Sözlüğü’nde, 8.878 kelime ve 6.878 terim yer aldığı anlaşılıyor. Ivan Gaberov, 1998 yılında yayımlanan Bulgarcadaki Yabancı Sözler Sözlüğü’nde de, bu dilde halen 3.548 Türkçe kelimeninkullanılmakta olduğu ifade edilmektedir. Asıl ilginç olanı ise, Osmanlı devrinde Balkanlar’da yerli dillerin yanı sıra Türkçe, Arapça ve Farsçanın da kullanıldığı “Alhamiado” adı verilen bir edebiyat da teşekkül etmişti. 

Türk edebiyatı, İmparatorluk zamanlarında Fars ve Arap edebiyatlarından etkilenerek daha çok şiir külliyatı oluşturmuşken, 19. yüzyıldan itibaren Batı tesirinde bir Türk edebiyatı ortaya çıkmıştı. Roman, hikâye, modern şiir, tiyatro gibi çok farklı üslupta yazılan edebî metinler, Avrupaî bir edebiyatın Türk edebiyatını etkisi altına almasına yol açmış ve bugünkü çağdaş Türkçe eserlerin ortaya çıkmasını sağlamıştı. 

Ancak Batı tesirinde gelişen ve zenginleşen Türk edebiyatı farklı isimlendirmelerle incelenmiş, çeşitli kategorilerde değerlendirilmiştir. Bazı edebiyat profesörleri, Türk edebiyatının bu yenileşme dönemine “Yeni Türk Edebiyatı”, “Modern Türk Edebiyatı” veya “Batı Tesirinde Türk Edebiyatı” gibi isimler verdikleri biliniyor. 

“Bugünün Türk Edebiyatı” 

Peki çağdaş Türk edebiyatı bugün ne durumdadır?

Ahmet Hamdi Tanpınar, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Reşat Nuri Güntekin, Refik Halit Karay, Orhan Kemal, Kemal Tahir, Oğuz Atay, Tarık Buğra, Orhan Pamuk, Yahya Kemal, Necip Fazıl Kısakürek, Nazım Hikmet Türkçeye katkıda bulunmaya devam ediyorlar. 

Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türk edebiyatını ve yazarlarını dünya okuyucusuyla buluşturmak için önemli bir destek veriyor. Bu destek kuşkusuz çağdaş Türk yazarlarının eserlerinin dünya edebiyatlarındaki yerini alması açısından dikkate değerdir.  

Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünün, Türk edebiyatının yurtdışında tanıtılması için çeviri desteği verdiğini biliyor musunuz?

Dünyanın çeşitli ülkelerinden okuyucuyla buluşan kitapların arkasında Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı önemli bir kurumu olan Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü bulunuyor. Aslında Türkiye, bilim, sanayi gibi teknik konularda AR-GE çalışmalarına yüksek oranda destek veriyor. Bununla birlikte Türkiye, kültürel değerlerinin tanıtılmasında da küçümsenmeyecek oranda yurt dışında proje desteği vermeye devam ediyor. 

Türk Kültür, Sanat, Edebiyat Eserlerinin Dışa Açılımını Destekleme Projesi’yle (TEDA) Kültür ve Turizm Bakanlığının, Türk edebiyatının yurt dışında tanıtılması amacıyla inanılmaz maddi destek verdiğini daha önce yazmıştım. 

Proje aslında, “Türkçenin yazı dili birikiminin dünyaya tanıtılması amacıyla yurt dışındaki yayınevlerine destek veriyor. Türk kültür, sanat ve edebiyatının evrensel okuyucuyla buluşması bekleniyor.  

TEDA, kültür, sanat ve edebiyat alanındaki klasik ve çağdaş eserlerin yabancı yayınevlerince Türkçe dışındaki dillere çevrilmesi, yayımlanması ve tanıtılması esasına dayanıyor. Yani projeye bir bakıma çeviri ve yayım destek programı denilebilir.

Türkçe Eserler Kaç Dilde 

Çeviri Desteği Aldı?

TEDA, 2005 yılından şimdiye kadar Türk yazarlarının eserlerini 61 dilde çevrilmesini sağlamıştır.

Buna göre, Türk yazarlarının eserleri en çok Bulgarca, Almanca, Arnavutça, Arapça, İngilizce gibi diller başta olmak üzere 61 farklı dile çevrildiği anlaşılıyor. 

 TEDA’nın destekleriyle Türk edebiyatının seçkin eserleri Asya, Avrupa ve Amerika kıtalarında farklı ülkelerde okuyucuyla buluşmuştur. Kuşkusuz bu çeviri yoğunluğu, Almanya’dan Çin’e varıncaya dek yerel yayınevlerinin Türk eserlerine rağbet göstermesiyle ve Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verdiği destekle oluyor.  

En çok desteği Bulgaristan, Almanya, Makedonya, Arnavutluk, İran gibi ülkeler ve yayıncılarının aldığı anlaşılıyor. Türkiye’nin bu desteğinin elbette Meksika, Şili, Malezya, Özbekistan, Rusya gibi farklı kültür ve geleneğe sahip ülkelerle kültürel bir etkileşime katkı sağladığını söyleyebiliriz. 

Türk edebiyatından TEDA desteği ile yabancı dillere çevrilip basılan ve dünya okuyucusuna sunulan eser sayısı 2.222’ye ulaşmış durumda. TEDA’dan önceki yıllarda bu rakamın 500’ü bile bulmadığı düşünülürse TEDA’nın aktif çalıştığı ve rağbet gördüğü anlaşılacaktır. 

TEDA’ya 72 ülkeden 590 yayınevine başvurmuş ve 624 yazarımızın farklı eserleri altmış bir (61) dile çevrilmiştir.  Peki, Türkiye’nin Kültür ve Turizm Bakanlığı sizce ne kadar destek vermiş olabilir? Türkiye, bilime, inovasyona, teknolojiye değer verdiği ve yatırım yaptığı gibi kültür ve sanata da ciddi destekler veriyor:TEDA’nın şimdiye kadar sadece kitap için 8,7 milyon ABD Doları tutarında destek verdiğini biliyor muydunuz?

 Orhan Pamuk’un 2006’da Nobel Edebiyat Ödülü’nü almasıyla TEDA Programına olan ilgi de önemli ölçüde artmıştı.Aşağıdaki tabloda bu değişim ve dönüşüm görülüyor.

Türk edebiyatının seçkin eserleri ve meşhur yazarlarının kitapları farklı dillerde yayımlanmaya devam ediyor. Ahmet Hamdi Tanpınar’dan Orhan Pamuk’a, Orhan Kemal’den İskender Pala’ya, Reşat Nuri Güntekin’den Mustafa Kutlu’ya, Necip Fazıl’dan Mario Levi’ye, Nazım Hikmet’ten Hüseyin Su (İbrahim Çelik)’ya kadar pek çok yazarımızın eserine destek sağlanıyor.

Edebi Çeviri Atölyeleri 

 Ayrıca TEDA, Türkiye’nin Uluslararası Edebi Çeviri Atölyeleri de (TÜREÇAT) düzenliyor. Türkçenin yazı dili birikiminin dünyanın yaygın dillerine, onların ise Türkçeye daha nitelikli çevirilerle ulaştırılması amaçlanıyor. İki dilli edebî çeviri atölyeleri sayesinde profesyonel çevirmenlerin yetişmesine zemin hazırlanıyor. 

2006 yılında İngilizceye yönelik olarak başlayan edebi çeviri atölyelerine, 2011 yılında Almanca ve Fransızca, 2012’de Rusça, İspanyolca, Arapça ve Çince, 2013’te İtalyanca, Lehçe, Çocuk ve İlk Gençlik Edebiyatı, 2016’da Boşnakça-Sırpça-Hırvatça ve Ukraynaca, 2017 yılında Farsça ve Korece, bu yıl ise Bulgarcaya yönelik atölyelerin eklenmesiyle 15 farklı Edebi Çeviri Atölyesi aktif olarak çalışmalarına devam ediyor. 

TEDA desteğine başvurmak isteyen yayınevleri, yıl boyunca başvuru yapabiliyor. Bu başvurular Bahar ve Güz olmak üzere yılda iki kez toplanan TEDA Danışma ve Değerlendirme Kurulunda değerlendiriliyor. Destek çıkan yayınevlerinin destek aldığı eseri 2 yıl içinde yayımlamaları gerekiyor.

TEDA, Türk edebiyatını, çağdaş Türk yazarlarını dünya okuruyla buluşturmaya devam ediyor. Peki, siz en son hangi Türk yazarı okumuştunuz?

Kaynak:http://trdergisi.com/en-son-turk-edebiyatindan-ne-okumustunuz/






YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
YUKARI